108 Branş İçin 2015 Nisan Ayında 40 Bin Öğretmen Ataması

Atama Bekleyen Öğretmenlerin, Bilinmeyen Gerçekleri

108 Branş İçin 2015 Nisan Ayında 40 Bin Öğretmen Ataması



Bugün ülkemizde çeşitli branşlarda, 330.000’den fazla öğretmenimiz atama beklemektedir. Okullarımızda ise resmi rakamlara göre 120.000 civarında öğretmen açığı bulunmaktadır.

Ancak bu açığın bir kısmı “ücretli öğretmenlik” uygulamasıyla bir kısmı ise diğer branştaki öğretmenlere “ek ders” olarak verilip kapatılmaya çalışılmaktadır. Öyle ki alanında uzman öğretmenlerin ilgili derslere girip ders vermeleri gerekirken, atama bekleyen binlerce öğretmen varken bu uygulamalar çok tartışılan bir konu olmuştur. Benzer şekilde yine atama bekleyen öğretmenler dururken birçok norm fazlası öğretmene “alan değişikliği” fırsatı tanınarak onların alanı dışındaki birçok branşa geçişi, asıl ilgili branştaki öğretmenlerin tepkisini çekmiştir. Formasyon verilerek işsiz öğretmen sayısına yenileri eklenip açıkta kalan birçok öğretmenimiz vardır. Yine bu uygulama da birçok öğretmenimizi mağdur etmiştir… Bütün bu durumlar ve sayılamayacak kadar birçok mağduriyet konusu beraberinde ataması yapılmayan öğretmenlerin bilmediğimiz acı gerçeklerini de beraberinde getiriyor. Her birinin ayrı yaşanmışlıkları var ama sonuçları hep aynı noktada birleşiyor: Atama… Bunlardan bazılarını paylaşmak istedik. (Bütün bu anlatımlar öğretmenlerimizin kendi anlatımlarından alınmış gerçek yaşantılardır. Öğretmenlerimizin isteği üzerine sadece farklı isimler yazılmıştır.)

 Deniz Öğretmen

(30) 2007 mezunu. Çok az bir kadro verildiği için atanmayı virgülle kaçırmış. O bir anne… Ve anlatıyor: ” 3 yaşında bir oğlum var. Benden bir şeyler almamı istediğinde , param yok oğlum, diyorum. O bile küçük yaşında bunu öyle kanıksamış ki; yine bir şey istediğinde ‘bana atanınca alırsın değil mi anne?’ diyor. O an bunları duymanın acısını tarif edemem” diyor ve ağlıyor…

Selma Öğretmen

(32) 2009 mezunu. O da çok az kadro verilen mağdurlardan. anlatıyor ” Ne hayallerle girmiştim üniversiteye. Atanınca öğrencilerimle aramda uçurumlar olmayacaktı. Onlara saygı düzeyini koruyarak maddi manevi sıkıntılarına destek olan güvendikleri bir arkadaş gibi olacaktım. Ki bunu “ücretli öğretmenlik” yaptığımda da başarmıştım. Oysa şimdi… İçime kapandım ne evde ailemle beraber sohbet ediyorum, ne misafir geldiğinde yanına giriyorum. Çok işim olmadıkça dışarıya bile çıkmıyorum. Bütün bunları yaşarken en büyük destekçim annem. Yemek yemiyorum diye yemeğimi bile ayağıma getiriyor, her atama sonunda hüsrana uğrayınca yanıma gelip ‘geç olacak ama en güzeli olacak merak etme’ diyor. Onun bu kadar fedakar olması canımı yakıyor ve ideallerim bir yana sadece anneme atandım müjdesini vermek için bile atanmalıyım. Bunca yaşadıklarımı hafifletecek mutluluklardan biri de atanmak olacak…” diyor ve iç geçiriyor.

Mehmet Öğretmen

(32) 2008 mezunu. “Üniversitede okurken her şeyim planlıydı her şeyin yeri ve zamanı belliydi çok sevdiğim bir kız arkadaşım vardı ve çok istediğim mesleğimi yapmama sadece 2 sene kalmıştı. Öğretmen bir babanın çocuğuyum ben elbette başka bir meslek düşünemezdim. Onun için bin bir hevesle eğitim fakültesi okudum… 2008’de mezun oldum, öyle hayal ettiğim gibi bir son bulmadı beni… Yeterince yük olduğum babamın başına dershane masraflarını yığmam yetmemiş gibi 2 yıl sonra da terkedilmiştim. Evleneceğim kız sırf atanamadım diye beklememişti beni. Şimdi hala dershane ücretlerini babam karşılıyor. Şimdi çalışıyorum yarı zamanlı garsonluk, oda ulaşıma yemeğe kitaplara ancak yetiyor. Kız arkadaşıma gelince kadrolu birini bulmuştu en son evlilik hazırlıklarındaydı… Ben kütüphanelerde dershanelerde hala kitaplarla boğuşurken ötelerde bir yerde benim olan hayatı başkaları kuruyor…“

Kader Öğretmen

(35) 2009 mezunu. “Üniversiteyi dereceyle bitirmiş hatta iki üniversite diplomasına sahip bir öğretmen adayı olarak sandım ki mezun olur olmaz bu sınavı da alır mesleğimin başına geçerim üstelik tüm hocalarının ağızlarından geleceğin öğretmeni sıfatını almış biriyken çok basit olacaktı her şey…
Sene 2009 ilk sınavım ilk yanılgım, günde 14 saat çalışarak aldığım ilk yenilgi…
Sene 2010 ikinci mücadelem; her şeyim hazır puanımda fazla fazla ve kopya skandalı… Ayrıca bir sınavın getirisiyle 2. kez düşüşüm… Olmadı ama mücadele şarttı hadi kızım dedim kalk hedef koy önüne hem ders çalış hem para kazan artık… Neler biriktirdim kendi mesleğim olmayan meslek hayatıma: pazarda satıcılık, işportacılık, dj’lik, direksiyon hocalığı, pazarlamacılık, kendi adıma açılmış farklı dükkanlar, etüt merkezleri…
Sene 2014 son sınavım… 1.5 yaşındaki bir çocuk ve eşimle beraber ders çalışma denemeleri… Oldu gayet başarılıydık ta ki sınav sorularını görene kadar. Aylarca uykusuzluk bebeğinden çalınan saatler eşten vazgeçirilmiş muhabbetler ve dahası bir anda çöpten ibaret… Hani diyorlar ya başka iş mi yok kendinizi oralarda değerlendirin diye… Yok, olsaydı eğer bu kadar mesleğin içinde şuanda ev hanımı olarak oturmazdım…“

 Ali Öğretmen

(28) 2010 mezunu. “Ben atanamadım diye askerliğimi 4 yıl erteledim. Ödeyemiyorum diye öğrenim kredisi borcum 6 bin liradan 8 bin liraya çıktı. Kartıma haciz kondu. Atanmadığım için evlenemedim. En kötüsü toplumun üzerimizdeki üvey evlat muamelesi…“

Bunlar ve bunlar gibi nice yaşanmışlıkları ve bilmediğimiz hikayeleri vardır öğretmenlerimizin. Kimileri az kadro verildiği için atanamamış, kimileri virgüllü sayılarla atanmayı kaçırmış, kimilerinin branşına alan değişikliğiyle kadro sayıları daraltıldığı için atanamamış, kimileri yine benzer sebeplerden dolayı yüksek puanlarla açıkta kalmış… Sonuç olarak öğretmenlerimizin yüzü gülmüyor; atanmak için en azından birçok öğretmenin ve ailenin yüzünün gülmesi için devlet büyüklerinden istedikleri

108 branş için 2015 NİSAN ayında 40 BİN ÖĞRETMEN ATAMA MÜJDESİ…

Unutmayalım ki gelecek nesillerin teminatı, üretken ve topluma faydalı bireyler yetiştiren, ülkeleri aydınlık geleceğe taşıyacak kuşaklar yetiştiren, kişilerdir öğretmenler. Son olarak Atatürk’ün şu sözü de yerinde olacaktır: “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir.” Mustafa Kemal ATATÜRK


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.