15 Mayıs’tan 15 Mayıs’a Hatırlanan Eğitim Emekçileri..

UNUTMAYINIZ Kİ, bu kördüğümden, açmazdan, darboğazdan kurtulmak SİZLERİN ELLERİNDE...

15 Mayıs’tan 15 Mayıs’a Hatırlanan Eğitim Emekçileri..



Eğitim emekçilerinin sorunlarına, hükümet tarafından gelecek olumsuz bir tepkiden ürktüğünden dolayıdır ki bunlara ‘CISS...’ diye muamele ettiği için bunlardan 1 yıl boyunca uzak duran, GIK, TIK, ÇIT demeyen malum sendikanın, bugünlerde, 15 Mayıs’ın yaklaşması hasebiyle olsa gerek üye devşirmek ve kapmak için sahalarda değişik yolları denediği ayyuka çıkmış ve Türkiye’de sendikacılığı dar kalıpta adeta her geçen gün erittiği müşahade edilmiştir. 1 yıl boyunca olağan sendikal refleksleri dahi gösteremeyen malum sendika, sendikal hareketsizlik rahatsızlığından ötürü eğitimcilerin müşahadesi altında tutulmaktadır. Müşahade altındaki malum sendikanın teşhis edilen bu rahatsızlığına en uygun ve tek tedavi yolunun ise eğitim emekçilerinin, bu sendikadan belli bir süre elini eteğini çekmek olduğu belirlenmiştir. Bu tedavi yolunun, eğitim emekçileri tarafından 15 Mayıs’a kadar izlenmesi durumunda, malum sendikada kuvvetle muhtemeldir ki, tepetaklak bir hal ortaya çıkacaktır. Eğitimcileri, 15 Mayıs’a yakın zamanlarda değişik korkutma ve vaat metotlarını kullanarak çantada keklik gören malum sendikaya ARTIK minnet etme ve tırsma hallerini bırakıp OMURGALI eğitimci tepkisi koyarak yetkili durumdan çıkarma hatta MEN etme vakti gelmiştir. UNUTULMAMALIDIR Kİ, EĞİTİMCİ NE KADAR OMURGALI OLURSA, ONU MASADA TEMSİL EDECEK OLAN SENDİKADA O KADAR OMURGALI OLACAKTIR. Zira; onca sorun açmazının arasında artık bunalım geçiren hatta cinnet getiren eğitimcilerin, son günlerde artış gösteren öğretmen intiharlarından anlaşılmaktadır, kolay lokma olmadıklarını, cümle aleme göstermeleri için şu önümüzdeki 1 ay büyük önem arz etmektedir. 

EVET, ARTIK, DİLİMİZDEKİLERİ EYLEME DÖKMELİYİZ, YAPILACAK MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ İLE KETUM DURUMUNA GELMEDEN... Eğitimcilerin, ÖZELLİKLE BU SÜREÇTE birçok sorununa karşı fütursuz ve ketum duruma gelmemeleri için eylemsel olarak fırsat alanları yaratan sendikalara tam destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda, bugünlerde ise sorunlara karşı eğitimcilerin avazları çıktığınca bağırmaları için EYLEMSEL OLARAK fırsat alanları yaratanlarla; FIRSATÇI alanları yaratanları birbirine karıştırmamak gerekiyor. Bir tarafta, sağlıkçılar nöbet görevlerinden aldıkları ücretlerin artırılması için eylem yapar iken; diğer tarafta eğitimciler hala nöbet angarya diye öğretmenler odasında laklak etme noktasındalar. Bunun için alanlara çıkan öğretmen sayısı ise bir avuç. Hal böyle iken; bu yalnızca bir örnek, nicel gücünü mütemadiyen dillendirerek caka satan yetkili malum sendikanın, bu gücünü eylemsel sahalara neden sirayet ettirmediğini düşünmeliyiz. Şunu çok iyi biliyoruz ki, eğitimcileri basamak olarak kullananlar, onların sırtından geçinenler, bunlar uğruna üye kazanma sahalarında belli zamanlarda görülenler eğitimcilerin sorunları, mağduriyetleri, hak kayıpları, uğradıkları haksızlıklar noktasında eylemsel sahalardan çok IRAK dururlar. Nitekim, böyle de oluyor... Ayrıca, eğitimcilerin, kendilerine hak kazanımları diye sunulanların, al gülüm ver gülüm oyunlarının birer sonucu olduğunu görmeleri, bilmeleri ve idrak etmeleri gerekmektedir. Ödün vermeden, bir grubun makam ve mevki atlamak için eğitimcileri kullanmasına, eğitimciler olarak ASLA müsaade etmemeliyiz... 

ASLA denmeyerek ödün payı bırakıldığı için malum sendikanın türlü oyunları içinde her 15 Mayıs’lar öncesinde, bu oyun senaryolarını yaşamaya HEP mahkum oluruz. Bu mahkumiyet altında da, itibarımız yerle yeksan olur, unutulmamalıdır ki türlü oyunların üstesinden gelerek bu oyunları bozan yani altında kalmayan KARARLI, İNANÇLI bir eğitimci duruşu, hayal bile edemeyeceğiniz kazanımların habercisidir. Bunun için önce BİREY olduğumuzun ve BİR OLARAK BİR GÜÇ olduğumuzun farkına varmalıyız... RANT, FIRSAT, KOZ, NEMALANMA ALANLARINI, EĞİTİMCİLER OLARAK GÖSTERECEĞİMİZ DURUŞ İLE DARALTABİLİRİZ... İNANINIZ Kİ, BU DURUŞ ONLARI DARALTACAKTIR... 

Daha geçen gün, yürekli bir sendika temsilcisinin ağzından dinledim malumsenin sendikal eylem sahalarından çok, üye devşirmek ve kapmak için nasıl kişisel fırsat sahaları yarattığını. Şöyle diyordu sendika temsilcisi: ‘Yeni MEB yasası ile birlikte birçok yönetici için görev sürelerinin uzayabilmesi, malum bürokratların iki dudağı arasında. Herkes, her ne kadar performansı beğenilenlerle devam edilecek dese de, özellikle malum sendika bunu koza çevirmekte üstün başarı göstermiştir. Diğer sendikaları, yalnızca bu yönden gölgede bırakmıştır. Gölge etme yeter denmiş ve haksızlıklara karşı oluşturulan eğitimcilerin toplandığı eylemsel sahalardan ırak ırak sıvıştığı gözlenmiştir. Eğitimciler zorda ve darda iken sıvışan, 15 Mayıs öncesi ise eğitimciler arasına sızan bu malum sendika yöneticileri, bizim ve başka sendikalara üye olan ilçemizde görevli tüm yöneticilere ayağına kadar gitmişler ve görev sürenizin uzaması için bize üye olun diye yöneticileri korkutmuşlardır. Korkan birçok yönetici sırf yöneticiliğim devam etsin diye malum sendikaya üye olmuştur. Malum sendika yöneticilerinin bunlar dışında, bazı mevcut üye yöneticilere ve üye yapılan yöneticilere ise; ayrıca maiyetindekilerden bize üye olmayanları da bize üye yap, şu görevlere seni terfi ettirelim diyerek çeşitli vaatlerde bulunduklarını duyuyoruz. 15 Mayıs öncesi üye kapma noktasında bu kadar faal görülen bir sendikanın, yılın daha önceki dönemlerinde eğitimciler için bu kadar faal olduğu görülmemiştir. Bu ise malum sendikaya üye eğitimciler için esefle karşılanacak bir durumdur. ’ 

Sendika temsilcisinin ağzından naklettiğim olaylar, özellikle şu dönemde, Türkiye’nin dört bir yanında yaşanmaktadır. Malum sendika şubeleri, 15 Mayıs’a yakın zamanda üye devşirmek ve başka sendikalardan üye kapmak için MEB’in çıkarmış olduğu yasayı, propaganda aracı olarak kullanmaktadır. Normal şartlarda bir sendika, üye kazanmak için 1 yıl boyunca eğitimle ilgili sorunlara dair kaç saha eylemi yapmış, bunlar dışında başka ne gibi sendikal faaliyetlerde bulunmuş ise bunların çetelesini tutar ve 15 Mayıs’a YAKIN ZAMANDA bunlarla eğitim çalışanlarına propagandasını yapar. Ama malum sendikanın, 1 yıl boyunca görülen sendikal hareketsizlik rahatsızlığından dolayı sendikal faaliyet bakımından TAM TAKIR KURU BAKIR halinde olduğu gün gibi ortadadır. MEB’in çıkardığı yasaları rant olarak gören ve buna bağlı olarak da rant ve fırsatçı gruplar yaratan ayrıca çıkar ve menfaat yollarını açan bu sendikanın, MEB’e de büyük zararının ileriye dönük olarak dokunacağını öngörüyorum. MEB, çıkardığı yasaların ve yönetmeliklerin bu sendika tarafından bu yönlü propaganda araçları olarak kullanılmasına izin vermemelidir. Bu malum sendikanın, MEB’in merkezi üst düzey bürokrat ve taşra yönetici insan kaynağı olma yolunda VAATlere dayalı faaliyet yürütmesine ASLA izin verilmemelidir. Malumunuzdur ki, sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yemelidir... 

Sonuç olarak, eğitim emekçilerini, 1 yıl boyunca adeta avutur bir dil kullanan, haksızlıklar karşısında birçok beklenen sendikal tepkiyi ortaya koyamayan yetkili malum sendikanın, aramıza karışarak üye kazanma yolunda sahalara geri dönüşü karşısında tüm eğitimcilerin ağız birliği etmişçesine, 1 yıl boyunca bu sendikanın eğitim sorunlarına karşı suskunluğunu protesto etmeleri elzemdir. Eğitimcilerin ortaya koyacakları bu tepkinin, elbette onlara geri dönütü İTİBAR olacaktır. İTİBARIN devamında kazanımlar çorap söküğü gibi gelecektir... UNUTMAYINIZ Kİ, bu kördüğümden, açmazdan, darboğazdan kurtulmak SİZLERİN ELLERİNDE... 



Yahya ASLAN/Kamugazetesi

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.