2014 Fitre Miktarı - Bu Yıl Fitre Ne Kadar Ne Kadar Fitre Verilecek Fitre Kaç Lira 2014 Fitre

2014 Fitre Ne Kadar?, Fitre Nedir?, 2014 Fitre Miktarı, Bu yıl Ne Kadar Fitre Verilecek?, 2014 Fitre, Fitre Nedir, Her Yıl Fitre Verilir Mi?, Fitre Vermek farz Mı?, 2014 Fitre Miktarı Ne Kadar?

2014 Fitre Miktarı - Bu Yıl Fitre Ne Kadar Ne Kadar Fitre Verilecek Fitre Kaç Lira 2014 Fitre



 Ramazan ayında verilen fitre miktarı açıklandı. Diyanet fitre miktarı ne kadar? Fitre için verilir. Fitreyi kimler verir. Zekat ve Fitre Arasında ne gibi farklar vardır? Zekat nedir, Zekat kimlere verilir? Fitre vermek zorunlu mudur? 2014 Ramazan ayı fitre fiyatları ne kadar? Zekat ne zaman verilir? Fitre ne zaman verilir? Zekat kimlere verilmez? Kimler zekat verir? 2014 Fitrekaç TL? Fıtır sadakası, Safaka-i fıtır ve Ramazan 2014 ile ilgili her şey:

​2014 Fitre Miktarı, 2014 Fitre ne kadar, Ramazan ayı fitre miktarı, Fitre nedir, Fitrenin anlamı nedir, fitre farz mıdır, fitre vacip mi sünnet mi, 2014 Fitre Miktarı, Bu yıl Ne Kadar Fitre Verilecek? 2014 Fitre, Fitre Nedir, Her Yıl Fitre Verilir Mi? Fitre Vermek farz Mı? Fireyi Kimler Verir, Fitre Kimlere Verilir? Zekat Nedir, Zekat Kimlere Verilir? Zekat Ne Zaman Verilir? Fitre Ne Zaman verilir? Zekat Ve Fitre Arasında Ne Gibi Farklar Vardır? Zekat Kimlere Verilmez? Kimler Zekat Verir? 2014 Fitre Kaç Tl? Diyanet işleri Bakanlığı Fitre mİktarını Açıkladı. 2014 Fitre Ne kadar?

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığınca 2014 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2015 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar en düşük sadaka-i fıtır miktarı 10,00 TL (On lira) olarak belirlenmiştir.

Miktar belirlenirken hadis-i şerifler, ülkenin mevcut sosyal-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacı göz önüne alınmıştır.

Belirlenen bu miktar, "asgari miktar"olup, sadaka-i fıtırda verilecek meblağ konusunda bir üst sınır bulunmamaktadır. Bu konuda ideal olan, herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesidir. Söz konusu meblağ, gıda gibi ayni olarak veya para şeklinde nakdi olarak ödenebilmektedir.

Fitre nedir?

Ramazan ayının sonuna yetişen, zekat vermekle yükümlü her hür Müslüman’ın vermesi gereken bir sadakadır. Fıtır sadakası da denir.

Fitre Kimlere Vâcibdir?

Fitre vermek için şart olan, müslüman olmak, hür olmak ve aslî ihtiyaçlar dışında nisab miktarı mala sâhip olmaktır. Akıl ve bülûğ fitrede şart değildir. Zengin akıl hastalarının ve çocukların fitreleri, velileri tarafından verilmelidir.

Fitre vâcib olduktan sonra nisab miktarı olan mal telef olsa bile, fitrenin ödenmesi şarttır.

Fitre Ne Zaman Ödenmelidir?

Fitre, Ramazan bayramının birinci günü sabahı, fecrin doğuşundan itibaren vâcib olur. Fitreyi vermenin müstehab olan şekli ise, fecrin doğuşundan itibaren namazdan çıkmadan önce fakirlere verilmesidir. Fakat fitrenin bayramdan birkaç gün, hatta birkaç ay önceden verilmesinde de bir beis yoktur. Böylece fakirlerin bayram ihtiyaçlarını önceden karşılamaları, noksanlarını telâfi etmeleri sağlanmış olur. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir.

Bu görüş İmam Ebû Hanife'nindir. Diğer üç İmama göre, fitre, Ramazanın son akşamı güneşin batmasından itibaren vâcib hâle gelir. Ödemenin bayram namazından sonraya te'hiri de câiz değildir.

Ramazan bayramının 1. günü fecrin doğuşundan evvel vefat eden veya fakir düşen kimseye fitre vermek vâcib olmaktan çıkar. Fecrin doğuşundan sonra vefat eden zengine ise, fitre vâcibdir. Mirasından ödenir.

Nisab miktarını bulan mal, fitrenin vâcib olmasından sonra, ödenmeden telef olsa fitre sâkıt olmaz.

Kimler Fitre Verir?

Nisab miktarı malı olan bir müslüman, hem kendisi için, hem fakir olan çocukları için, hem de hizmetçisi için fitre verir. Zengin olan çocukların fitreleri, İmam-ı A'zam'a göre o çocuğun malından verilir. İmam-ı Muhammed'e göre ise, onu da babası verir.

Bülûğa girmekle beraber aklî dengesi yerinde olmayan çocukların fitresini de yine babası verir. Henüz doğmayan çocuk için ise, fitre verilmez.

Bir kimse, kendi evinde otursalar bile, babası, anası, dedesi, ninesi için fitre vermekle mükellef değildir. Akrabalar da böyledir. Babaları hayatta olsun olmasın dede, oğlunun fakir çocukları (torunları) için fitre vermekle mükellef değildir.

Bir kimse kendi hanımıyla büyük ve akıllı olan oğlunun fitresini vermekle mükellef değildir. Çünkü bunlar kendilerine sahip ve tek başlarına tasarrufa yetkilidirler. Fakat bunların müsaadesini alarak kocanın veya babanın onlar yerine fitre vermesi câiz olur. Ve bunlar kendi evinde ve idaresi altında iseler izinsiz de verebilir. Fakat aslolan herkesin kendi fitresini kendi malından ödemesidir.

İmam-ı Şâfiî'ye göre kadının fitresini kadın zengin bile olsa kocası öder. Fitre zekât gibi veren tarafından niyet edilmelidir. Ve fakirlere temlik suretiyle verilip fakirin mülkiyetine geçirilmelidir. Fitre verirken verilen şey'in fitre olduğunu belirtmek şart değildir.

Fitreyi aralarında evlilik veya babalık - oğulluk (usul - füru') ilişkileri olanlar birbirlerine veremezler. Meselâ bir kimse fitresini fakir olan kocasına veya babasına veya oğluna veremez.

Fitre Nasıl Ödenir?

Bir kimse fitresini bir fakire verebilir. Fakat bir fitre bölünerek birkaç fakire verilemez. Müteaddit kimseler fitrelerini birleştirip tek bir fakire verebilirler.

Müteaddit fitreler sahiplerinin izniyle karışmış halde fakirlere verilebilir. Her fitreyi ayrı ayrı vermek lüzumu yoktur. Bununla beraber ayrı ayrı verilmesi daha güzel görülmüştür.

Fitreler mükellefin bulunduğu yerin fakirlerine verilmelidir. Başka yerlere gönderilmek mekruhtur.

Fitrenin Miktarı Ne Kadardır?

Fitre başlıca 4 madde üzerinden verilir:

1 - Buğday veya buğday unundan. Bunun vâcib olan miktarı, yarım sa' (520 dirhem: 1667 gr.) dır.

2 - Arpadan veya arpa unundan. Bunun miktarı ise, bir sa' (1040 dirhem: 3333 gr.) dır.

3 - Her türlü kuru üzümden. Bunun miktarı da bir sa' (3333 gr.) dır.

4 - Kuru hurmadan. Bunun miktarı ise yine 1 sa' (3333 gr.) dır.

Bu 4 gıda maddesinden herhangi birine göre fitre verilebilir. Bu fitreler aynen hurma, buğday, üzüm olarak verilebileceği gibi, kıymetleri para olarak da verilebilir. Hattâ kıymetlerinin para olarak ödenmesi, daha da efdaldir.

Kişinin fitresini verirken kendi malî imkânını ve zenginliğini göz önünde bulundurarak, fitresini bu 4 gıda maddesinden birinin kıymeti üzerinden ödemesi gerekir. Meselâ çok zengin olanlar fitrelerini hurmanın değeri üzerinden ödemelidirler. Çünkü en yüksek fitre miktarı hurmadır. Onun o zenginliğine münasib olan, fitresini hurma üzerinden ödemektir. Artık zenginlik derecesine göre, kuru üzüm, arpa ve buğday olmak üzere fitre ödenecek gıda maddesi değişir. Her yıl Ramazan ayında, müftülükler bu 4 gıda maddesine düşen fitre bedellerini ilân ederler. O bedellere göre fitreyi ödemek mümkündür.

Zekat nedir?

Zekat; dinin tarif ettiği ölçüde zengin olan Müslümanların yılda bir defa malının kırkta birini dinin belirlediği kimselere vermesidir.

Zekatı kimler verir?

Hür, Müslüman, akıllı, erginlik çağına gelmiş, asıl ihtiyaçlarından ve borçlarından başka nisab miktarı mala sahip olan ve malının üzerinden bir yıl geçen kimselere zekat vermek farzdır.

Zekat kimlere verilmez?

Ana, baba, dede, nine, oğullar, kızlar ve bunlardan olan torunlar servetin kendisiyle korumaya alınıp desteklenmesi gerektiği için, bunlara zekat verilmez. Bununla beraber muhtaç olması durumunda; evlenerek başka aileye karışmış kız ve erkek kardeşlere, bunların çocuklarına yani yeğenlere, hala, amca, dayı, teyzeye ve bunun çocuklarına daha sonra diğer akrabalara ve komşulara zekat verilir.

Zekatı vermede çevremizdekiler uzaktakilere öncelikli değil midir?

Zekat ve fitre vermede ihtiyaç sahibi yakınlarımız ve malın kazanıldığı muhitteki diğer ihtiyaç sahipleri öncelikle hak sahibidir. Öyleyse çevremizdekilerin ihtiyaçları bir ölçüde karşılandıktan sonra uygun görülen uzak yerlere de gönderilmelidir ki; buralardaki kardeşlerimiz de ihtiyaçlarını karşılayıp bayram sevincini hep beraber tadabilsinler.

Zekat vermek için Ramazan ayını beklemek zarureti var mı?

Zekatı vermek için nisab miktarı mala hicri takvime göre bir yıl sahip olmak gerekir. Bu miktara sahip olunduğu andan itibaren bir yıl takip edilir ve dolunca zekat verme süresi başlar. Yani Ramazan’da verme şartı yoktur ancak Ramazan’da ibadetlere katlanarak verilen ecirler, oruçla yoksulun halini anlama kişileri Ramazan’da zekat vermeye sevk etmektedir.

Ticaret için olmayıp kullanmak için alınan arabadan, oturulan evden, kiraya verilen mülkten zekat verilir mi?

Bunlara zekat düşmez fakat eğer varsa getirdiği gelir üzerinden verilir.

Bir yıl dolmadan gelecekte verilecek zekatı şimdi vermek uygun mudur?

Zekatı uygun yer bulunca zamanından önce peşinen vermede mahzur yoktur. Zamanı gelince yeniden vermeye de gerek kalmaz.

Zekat veya fitre verirken verilen kişiye söylemek gerekir mi?

Zekat veya fitre verirken verilen kişiye söylemeye gerek yoktur. Fakat hayır kurumlarına verilirken ne olarak verildiği mutlaka bildirilmelidir.

Evi olmayıp, ev parası biriktiren kişiye bir yıl geçince zekat gerekir mi?

Her ne kadar kişinin evi olmasa da para birikimi olduğu için 80 gr. altın miktarına ulaşınca bir yıl üzerinden geçer geçmez bu birikime zekât düşer.

Zekâtın faydaları nelerdir?

Zekât zenginle yoksulu birbirine yaklaştırır.

Zekât çalışmaktan aciz olanlara normal bir hayat sürme imkanı sağlar.

Zekât kişiyi cimrilikten ve bencillikten korur, cömert yapar.

Zekât Allah’ın verdiği servet nimetinin şükrüdür. Zekâtla kiri giderilen mal, bereketlenir ve artar.

Zekâtı veren kişi içinde yaşadığı topluma karşı da görevini yerine getirmiş olur.

Zekât kimlere verilir?

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Sadakalar (zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak ancak şunlar içindir: Fakirler, düşkünler, zekât memurları, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlar, (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihat edenler ve yolda kalmış yolcular…” (Tevbe; 9/60)

Buradaki sekiz grubu şöyle izah etmek mümkündür:

Fakir: Nisap miktarından fazla mala sahip olmayan ve bu sebeple zekât vermekle mükellef olmayan kimsedir.

Düşkün: Hiçbir şeyi olmayan; günlük ihtiyaçlarını, yiyecek ve giyeceğini dahi ancak başkalarının yardımıyla karşılayabilen kimse demektir.

Zekât memuru: Devletin zekât toplamakla görevlendirdiği memurlar -zengin de olsalar- bu işle iştigal ettikleri sürece, kendilerine ve bakmakla yükümlü oldukları kimselere yetecek miktarda zekât malından alabilirler.

Kalpleri İslam’a ısındırılacaklar: İslam’a meyilli olanlarla sıcak ilişki kurup hak ve hakikate ulaşmalarında yardımcı olmak ve İslam’la henüz müşerref olmuş bulunanların sebat ve bağlılığının güçlenmesine katkıda bulunmak gibi amaçlarla zekât fonundan kendilerine bir pay ayrılabilir.

Köle: Köleliğin yürürlükte olduğu devirlerde İslam, kölelere isterlerse sahipleriyle bir miktar para karşılığında özgürlüklerini satın alma anlaşması yapma hakkı getirmiştir. İslam, ödeme yapma imkânı bulunmayan köleye de özgürlüğüne kavuşmasını sağlamak için zekât fonundan belli bir ödeme yapılmasını öngörmüştür.

Borçlu: Borcu olan ve borcundan başka nisap miktarı mala sahip olmayan kimsedir. Bu durumdaki kimseye zekât vermek, borcu olmayan fakire zekât vermekten daha öncelikli ve sevaptır.

Allah yolunda cihat edenler: İ’lâ-yı kelimetullah uğruna veya vatan savunması için Allah yolunda cihada iştirak etmiş olan, ancak nafaka, techizat vb. ihtiyaçları bulunan kimsedir.

Yolda kalmışlar: Gaza, hac veya ilim tahsili gibi yüce bir maksatla yola çıkıp yabancısı olunan memleketlerde nafakası tükenerek yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlardır. Böyle kimseler zengin bile olsalar, memleketlerindeki zenginliklerinden o anda faydalanamıyorlarsa zekât alabilirler.

Zekât ibadetinin mahiyeti nedir?

Zekât, insanı madden ve manen arınmaya ve olgunluğa ulaştıracak mali bir ibadettir. Allah zekâtı farz kılarak zenginlere, mallarının/paralarının belirli bir kısmını her yıl düzenli olarak fakirlere, ihtiyaç sahiplerine vermelerini emretmiş; bunu fakirin hakkı ve zenginin yerine getirmesi gereken bir görevi saymıştır. Kur’an’da Allah (c.c.), takva sahiplerinin yeryüzünde güzel davranan kimseler olduğundan bahsederken “…ve mallarında muhtaç ve mahrumların hakkı vardır.” (ez-Zâriyât; 51/19) “Bunlar sahip oldukları mallarda muhtaç ve mahrumun belli bir hakkı bulunduğunu unutmazlar.” (el-Meâric; 70/22-25) diyerek daha Mekke dönemindeyken Müslümanları bu kutlu vazifeye hazırlamıştır. Bu görevi yerine getiren kişiler, zekâtın kelime anlamına da uygun olarak kendilerini ve içinde bulundukları toplumu arındırmış olacaklardır: “Onların mallarından sadaka (zekât) al. Onunla kendilerini temizlemiş ve arıtıp geliştirmiş olursun.” (et-Tevbe, 9/103)

Fitre ile zekât arasında ne gibi farklar vardır?

Fitrede, sahip olunan malın ticaret malı olması ve artış gösterme özelliği bulunması gibi zekât yükümlülüğü için gereken birtakım şartlar aranmaz. Yine zekât mükellefiyetinde aranan “çocuk olmama ve akıl sağlığı bozuk bulunmama” şartı da fitre için mevcut değildir. Yani çocuklar ve akıl sağlığı yerinde olmayanlar da mali durumları uygun ise fitre vermekle mükelleftir. Onların yerine bu görevi veli ve vasileri yerine getirir.

Bir diğer fark da fitrenin buğday, arpa, üzüm ve hurmadan ibaret olan dört çeşit mal esas alınarak hesaplanmasıdır. Fitre bu ürünlerden hangisi üzerinden hesaplandığında fakirlerin menfaatine daha çok uygun düşüyorsa, o ürün üzerinden hesaplanmalıdır.

FITIR SADAKASI NEDİR?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, fıtır sadakasını; Ramazan orucunu tutup iftar etme imkânını elde etmiş olmanın bir şükrü olarak, dinen zengin olan ve Ramazan ayının sonuna yetişen Müslüman’ın belirli kimselere vermesi gereken vacip bir sadaka olarak tanımladı.

Diyanet, fıtır sadakası ile alakalı olarak şu bilgileri verdi: “Kişi kendisinin ve küçük çocuklarının fitrelerini vermekle yükümlüdür.

Hz. Peygamber (SAV), köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her Müslüman’a fitrenin gerektiğini ifade etmiştir.

Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan Bayramı’nın birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir.

Fitre

Fitre ya da fıtır sadakası, temel ihtiyaçlarının dışında belli bir mala sahip ve durumu iyi olan oruç tutamıyacak durumda olan Müslümanların Ramazan ayında fakirlere verdikleri yardım.

2014 Fitre Ne Kadar?, Fitre Nedir?, 2014 Fitre Miktarı, Bu yıl Ne Kadar Fitre Verilecek?, 2014 Fitre, Fitre Nedir, Her Yıl Fitre Verilir Mi?, Fitre Vermek farz Mı?, 2014 Fitre Miktarı Ne Kadar?, Fireyi Kimler Verir, Fitre Kimlere Verilir?, Zekat Nedir, Zekat Kimlere Verilir?, Zekat Ne Zaman Verilir?, Zekat Farz Mıdır?, Zekatı Kimler Verebilir?, Fitre Ne Zaman verilir?, Zekat Ve Fitre Arasında Ne Gibi Farklar Vardır?, Zekat Kimlere Verilmez?, Kimler Zekat Verir?, 2014 Fitre Kaç TL?, Diyanet işleri Bakanlığı Fitre miktarını Açıkladı. 2014 Fitre Ne kadar? 2014 Fitre Fiyatları ​Diyanet 2014 fitre miktarı belli oldu mu? Diyanet 2014 fitre miktarı belli oldu mu? Fitre için verilir. Fitreyi kimler verir. Zekat Ve Fitre Arasında Ne Gibi Farklar Vardır? Fıtır sadakası, Safaka-i fıtır ve Ramazan 2014 ile ilgili her şey
İslam dinince zengin sayılan bütün Müslümanların, fıtır sadakalarını vermeleri vaciptir.

Zekât

Kelime olarak; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak anlamına gelir. Dinî terminolojide ise; Şeriatte "asli ihtiyaçlar" dışında nisap miktarı mala sahip olan ve bu sebeple zengin sayılan Müslüman'ın, bu zenginliği üzerinden 1 tam yıl geçtiğinde vermesi gereken verginin adıdır.

Veren kimseyi cimrilikten, kirlerinden ve günahlardan temizlediği ve malında berekete vesile olduğuna inanıldığı için, kelime manası ile dinî manası arasında bir bağ kurulur.

Dini terminolojide mecburi olmayan, belirli şartlarla kısıtlanmayan bağışlar için sadaka kelimesi kullanılır.


Karabük Müftüsü Halil Bektaş’tan Fitre Açıklaması

Karabük Müftüsü Halil Bektaş, borcundan, asli ihtiyaçlarından fazla nisap miktarı malı veya o kıymette parası olan Müslümanların fitre vermesinin vacip olduğunu söyledi.Bektaş, bu yıl fitrenin miktarının en az 10 lira olarak belirlendiğini ifade ederek,“Herkesin kendi ekonomik seviyesine ve aile fertleri için yaptığı gıda harcamalarına uygun olarak daha fazla vermesi çok daha güzel olur.Süreklilik gösteren hastalık veya yaşlılık nedeniyle oruç tutamayanların ileride kaza etme imkan olmadığı için her oruç günü için vermeleri gereken fitre miktarıyla aynıdır. Bir kişi aile fertlerine zekat ve fitre veremez. Fitre ve zekat fakirlerin hakkıdır. Dolayısıyla cami, çeşme, okul, köprü gibi yerlere verilemez.

Fitre ve zekâtı kişinin kendisi verebileceği gibi, güvenilir kişi ve kuruluşlar aracılığıyla vekâlet yoluyla da verilebilir. Fitre Ramazan ayında muhtaçlara verilmesi gereken bir sadakadır. Asıl olan bayramdan önce verilmesidir. Çeşitli mazeretler nedeniyle Ramazanda verilememişse daha sonra da verilmesi gerekir. Fitre ve zekât verilirken kalbimizden niyet etmemiz yeterlidir. Verdiğimiz kişiye bunu söylemeye gerek yoktur. Zira fitre ve zekât başa kakmadan, kimseyi rencide etmeden ve sırf Allah rızası için verilmelidir” dedi.

KADİR GECESİNİN ÖNEMİ

Kadir Gecesi, Müslümanlara göre çok hayırlı ve mübarek sayılan bir gecedir. Kadir gecesinden Mekke devrinde nazil olan ve Kur’an-ı Kerim’in doksan yedinci suresi olan beş ayetlik Kadir Suresi’nde bahsedilir. Bu surede Kur”an”ın indirildiği kadir gecesinden bahsedildiği için bu sureye Kadir Suresi denmiştir. Kadr, ‘azamet’ ve ‘şeref’ demektir. Kadir Suresinde Kur”an”ın kadir gecesinde indirildiğinden, kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğundan, kadir gecesinin rahmet ve berekete vesile olduğundan, bu sebeple insanlık için taşıdığı değerden bahsedilir.

İnna enzelnahu fi leyletil kadr. Ve ma edrake ma leyletül kadr. Leyletülkadri hayrun min elfişehr. Tenezzelül melaiketü verruhu fiha biizni rabbihim min külli emr. Selamün hiye hatta madla'il fecr.

Meâli:

“Hakikat, biz onu (Kur’anı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin (o büyük fazl u şerefini) sana bildiren nedir? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle, herbir iş için iner de iner. O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir selâmdır.”

KADİR GECESİ'Nİ NASIL GEÇİRMELİYİZ?

1- Yatsı namazında zammı sure olarak Kadir suresini okumalı.
2- Bir iki sayfa Kur'an-ı kerim okumalı.
3- Az da olsa sadaka vermeli.

KADİR GECESİ'NDE NASIL İBADET ETMELİ?

Bu gece 4 rekat Kadir Gecesi Namazı kılınır.
1.rekatta: 1 Fatiha , 3 İnna enzelnâhü
2.rekatta: 1 Fatiha , 3 İhlası Şerif
3.rekatta: 1 Fatiha , 3 İnna enzelnâhü
4.rekatta: 1 Fatiha , 3 İhlası Şerif

Namazdan sonra;
1 defa "Allahü ekber Allahü ekber La ilahe illalahü vallahü ekber Alahü ekber ve lillahil hamd"
100 defa Elem neşrah leke...
100 defa İnna enzelnâhü
100 defa da Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz'in Hazret-i Âişe (r.a.) Vâlidemiz'e öğrettiği şu duâ okunup, sonra duâ yapılır:

''Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni''
"Ey Allah! gerçekten Sen çok affedicisin, affı seversin, öyleyse beni affet."

Mümkünse, kandil gecesi olması sebebiyle bir de TESBİH NAMAZI kılınır.

KADİR GECESİ NASIL ANLAŞILIR?

1- Denizlerin suyu bir an tatlılaşır.
2- Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur.
3- Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.
4- Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen alimler de olmuştur.

KADİR GECESİ HADİSLERİ

Allah Resulü (sas) bu geceyle ilgili olarak bizlere şunları söyler: “Kim inanarak ve sırf Allah rızası için Kadir Gecesi'nde kalkarsa geçmiş günahları bağışlanır.” buyurur. Demek ki, bu geceyi değerlendirmenin birinci şartı kalkmak, yani gafletle geçirmemektir. Allah Resulü (sas) namaz kılmış, Kur'an okumuş, dua ve tefekkürde bulunmuştur. Yine Allah Resulü (sas): “Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan ondan nasibini almıştır.” buyurur.

Bir ayet - O geceyi bilir misiniz?
Biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gecede, Rabb'lerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. (Kadir, 1/5)

Bir hadis - Bir ömre bedel gece
Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e ümmetinin ömrü gösterilmiş. Resûlullah (aleyhisselâtu vesselâm), önceki ümmetlerin ömrüne nispetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye bu ömrü kısa bulmuş. Bunun üzerine Cenab-ı Hak bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi'ni vermiştir. Muvatta, İ'tikaf 15, (1,321).

RAMAZAN'IN SON 10 GÜNÜNDE TEK GECELERDE ARAYIN
Nihayet âlem-i İslam olarak en kutlu ve mübarek geceyi ihya etme fırsatı yakaladık. Nurların yeryüzüne cömertçe dağıtıldığı gece için Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününde ve tek gecelerde arayın.” buyuruyor.

Rabbimizi bizlere tanıtan en büyük muarrif ve ebedî mucize Kur'ân-ı Kerîm'dir. Ramazan Kur'ân ayı, Kadir Gecesi de Kur'ân-ı Azîmüşşan'ın inzal buyurulduğu pek mübarek bir gecedir. Bu gecenin fazileti Kadir Sûresi'yle beyan edilmiştir. Başlıbaşına bir sûre ondan bahsetmektedir. Sûrenin başında Cenab-ı Hak buyuruyor: "Biz Kur'ân'ı Ramazan ayında, Kadir Gecesi'nde, levh-i mahfuzdan dünya semasına, oradan da Cibril vasıtasıyla yeryüzüne, Ahmed, Muhammed, Mustafâ'ya indirdik!"

Kur'an'ın Kadir Gecesi'nde indirilmesi, o gecenin azamet ve şanının büyük olduğunu gösterir. Allahu Teâlâ, gelecek senenin Kadir Gecesi'ne kadar sene içinde cereyan edecek hâdiseleri Kadir Gecesi'nde takdir ve tesbit eder. Kadir Gecesi, mahlûkat hakkında Rabbülâlemîn'in hüküm ve karar gecesidir. Cenab-ı Hak soruyor: "Ve mâ edrâke mâ Leyletü'l-Kadr?" (Yâ Muhammed! Kadir Gecesi'nin kemal ve faziletini sana ne şey bildirdi? Eğer Allah bildirmeseydi sen nereden bilecektin? Bilmiş ol ki:) "Leyletü'l-Kadri hayrün min elfi şehr!" (Kadir Gecesi'nde yapılan amel ve ibadet, içinde Kadir Gecesi olmayan bin aydan daha hayırlıdır, O gece güneşin batmasından sabah. oluncaya kadar melekler yeryüzüne iner, Cebrail (as) de iner, Allah'ın emriyle her hayırlı emir için inerler.) "Selâmün hiye..." (Kadir Gecesi selim ve selâmettir.) "Hattâ metla'ilfecr." (Sabah oluncaya kadar melekler mü 'minlerin üzerine selâm ve selâmet, af ve mağfiret duası okurlar. Mü'minlerle müsafaha ederler.)

Melekler Kadir Gecesi, Müslümanların bulunduğu her yere girerler. Yalnız içinde köpek bulunan, hınzır beslenen, içki içilen, haram işlerin işlendiği evlere veyahut resim, gölgeli gölgesiz suret, put ve heykel bulunan yerlere melekler girmezler. Oralar şeytanların yuvasıdır. Kadir Gecesi'nin rahmet, bereket ve feyzinden, af ve mağfiret-i umumiyesinden mahrum kalmak bir insan için en dehşetli bir mahrumiyettir. Rabbim ehl-i îmanı mahrum etmesin! Aziz mü'minler! 1400 yıldanberi beşeriyeti tenvir eden, her asırda milyonlarca talebesi bulunan, her hükmüne ve dâvasına milyonlar ehl-i hakikat tasdik ile imza basan ve her dakikada milyonlar hafızların kalbinde kudsiyet ile bulunup lisanlanyla beşere ders veren misilsiz kitap Kur'ân-ı Kerîm bir güneş gibi Kadir Gecesi'nde doğmuştur. O İlahî güneşin doğmasıyla insanlık zulmetten nura çıkmış, cehaletten ilim ve irfana kavuşmuştur. İnsanlara sonsuz hayatı ve ebedî saadeti müjde veren Kur'ân'dır. İnsanlığın bütün yaralarını tedavi edecek, ızdıraplarını dindirecek, ferdî ve içtimaî huzur ve saadeti temin edecek, terör ve anarşiyi önleyecek Kur'ân-ı Azîmüşşan'dır. Dünya Kur'ân'a muhtaçtır. İnsanlar dünyanın fânî ve geçici, medeniyet fantaziyelerinin aldatıcı ve uyutucu olduğunu görmeye başlamıştır. Kur'an'ın elmas kılıcıyla gaflet ve dalâlet perdeleri yırtılmış, sert ve sağır olan tabiatçılık perdesi parçalanmıştır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.