529 Meşaleli Yürüyüş..

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: ” Bizim için Mısır’daki darbeci düzenin idam kararları hükümsüzdür. Katil Sisi Mısır halkına hesap vermelidir. Asıl yargılanması gereken SİSİ’dir.” Memur-Sen üyeleri, Mısır’da 529..

529 Meşaleli Yürüyüş..



Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: ” Bizim için Mısır’daki darbeci düzenin idam kararları hükümsüzdür. Katil Sisi Mısır halkına hesap vermelidir. Asıl yargılanması gereken SİSİ’dir.”
Memur-Sen üyeleri, Mısır’da 529 kişiye verilen idam kararını protesto etti. Demokrasi Parkında buluşan binlerce Memur-Sen üyesi Birleşmiş Milletler binasına yürüdü.
529 Meşaleli Yürüyüş
Yürüyüşün önünde 529 Memur-Sen üyesi ellerinde meşaleler taşıdı. Yürüyüş esnasında, “Katil cunta İsrail’e kukla”, “Mısır’a bin selam direnişe devam”, “Direnen Mursi kazanan İhvan”, “İdam sehpası, yıldıramaz gençleri”, “Siyonizmin Pisi, darbeci Sisi”, “Yakılacak sehpalar yok olacak kuklalar”, “Firavun Sisi hesap verecek”, “Zalimler için yaşasın cehennem”, “Kahrolsun zalimler, işbirlikçi hainler”, “İhvan ezilme, ümmet seninle” sloganları atıldı. Meşaleli yürüyüş BM önünde sona erdi.
 

Bm Önünde Özgürlük Ateşiyle Darağacı Yakıldı
BM önünde ise temsili darağacı yakıldı, cunta lanetlendi. BM önünde Eğitim-Bir-Sen ve  Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise bir konuşma yaptı.
Sözlerine idam kararlarını kınayarak başlayan Gündoğdu, “Bildiğiniz gibi, Mısır’ın demokrasiyle tanışmasını sağlayan serbest seçimlerde halkın yüzde 52’sinin oyunu alan Muhammed Mursi, seçildiği günden 3 Temmuz darbesine kadar geçen süreçte dikta döneminin fiili ve hukuki kalıntılarıyla boğuşmuştu. Mısır’ı özgürlükle, demokrasiyle ve kendi değerleriyle buluşturma adına verdiği bu büyük mücadelenin ardından Mursi,  dikta rejimden miras kalan askeri ve yargı bürokrasisinin müdahalesine maruz kaldı.  İçinde Siyonist işgalci ve terörist devlet İsrail, ABD, AB ve körfez diktatoryasının da yer aldığı uluslararası konsorsiyumun desteğiyle gerçekleştirilen darbeyle Mursi yönetimden uzaklaştırıldı ve hapse atıldı” dedi.
Kanlı Mürekkep Kullanan Senaristlerin Kirli Oyunu
Gündoğdu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bugün anlaşılmaktadır ki; başta ABD olmak üzere demokrasi, insan hakları ve özgürlük pazarlamacılarının sessiz kalarak da desteklediği bu kirli tezgah, Siyonist işgalci İsrail’in güvenliğinin sağlanması, Mısır’dan Filistin’e açılan özgürlük tünellerinin ve refah kapılarının kapatılması, Arap sokağını saran demokrasi ve özgürleşme ateşinin söndürülmesi, elinde kandan, zihninde vahşetten başka bir şey olmayan Suriye diktatörünün ve Baas rejiminin desteklenmesi için kurgulandı ve uygulandı. Mısır’ı yangın yerine döndüren, çocuk, kadın, yaşlı demeden insanı hedef alan vahşet uygulamalarını rutinleştiren Sisi darbesi, sadece Mısırı ve Mısırlı kardeşlerimizi değil bütün İslam coğrafyasını ve Müslüman toplumları cezalandırmanın yeni miladı olarak kurgulanmıştır. Bu yönüyle, Mısırda gerçekleşen darbe, İslami hassasiyeti yüksek siyasi iktidarların ve aktörlerin yok edilmesi, örgütlü İslami yapıların zayıflatılması, itibarsızlaştırılması, kriminalize edilmesi ve bu sayede söz dinleyen kukla yönetimlerin önünün açılması kapsamlı uluslararası bir projenin Ortadoğu ve Arap Yarımadasına yönelik parçasıdır. Bangladeş’te Cemaati İslami’nin yönetici ve mensuplarını hedef alan yargı darbesi ile sözde general gerçekte Siyonizmin emir eri Sisi’nin Mursi ve İhvan’a yönelik darbesi, bu bağlamda akraba darbelerdir. Her ikisi de, kalemlerine kandan mürekkep dolduran senaristlerin senaryosudur. Gerçekleştirdiği katliamlarla insanlığa dair yeni utanç vesikalarının altına imza atan Suriye canisi katil Esed’in hala muktedir olması da aynı senaristlerin bir başka büyük oyunudur.”
Sessiz Kalanlar Darbe Ve Katliamın Ortağıdır
“Senaryolarını sahneye koyarken Müslüman kanını vazgeçilmez dekor olarak kullanan bu kirli uluslararası şebekeyi durdurma ve İslam coğrafyası üzerinden söküp atmak için beklemek, zulme sessiz kalmaktır” diyen Gündoğdu, “Haksızlıklara, vahşete, çocukların ve kadınların katline, özgürlük isteyenlere, demokrasi diyenlere, İslami hassasiyeti bulunanlara ölüm hediye edilmesine karşı sessiz ve duyarsız kalmak, dilsiz şeytanlığı kabul etmektir. Yapılanlara ve yaşananlara suç ortağı olmaktır. Darbeye, duruma göre açık ya da örtülü destek veren ABD, AB, BM darbenin, darbeciler eliyle gerçekleşen insanlık ayıplarının suç ortağıdır. Darbeyi bertaraf etmeye yönelik girişimlerde bulunmayan İslam İşbirliği Teşkilatı suç ortağıdır ve en az diğer kuruluşlar kadar sorumludur” dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.