Akademisyenler Akademik Zammın Torba Yasa'ya Girmesini İstiyor!

Öğretim Elemanları Derneği (ÖGEDER) Genel Başkanı Vahdet Özkoçak başkanlığındaki akademisyenler, akademik zammın Torba Yasa'ya girmesini talep ediyor. İşte Memurhaber'in özel haberiyle akademik zam çıkmazı...

Akademisyenler Akademik Zammın Torba Yasa'ya Girmesini İstiyor!



 Akademisyenler Twitter'da akademikzam hashtagi ile gündem oluşturmayı başardılar. İşte ÖGEDER'in akademik zam konusundaki kanun teklifinin detayları...
Bilindiği üzere Öğretim Elemanları Derneği (ÖGEDER) Akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesi ve Mobbingin Türk Akademisinden sona erdirilmesi için 13 Kasım 2013’te siyaset üstü çalışma yapmak amacıyla kurulmuş Akademisyen ve adaylarına hizmet eden bir STK’dır.

Öğretim elemanlarının sahip olduğu, günümüz koşullarında menfi denilebilecek yetersiz özlük hakları, mevcut akademik personelin çalışma şevkini olumsuz etkilemektedir. Üstelik bu durum mezun öğrencilerin de üniversitelerden uzak durmasına yol açmaktadır.

Türkiye Kamu Sen ve Türk Eğitim Sen Araştırma Geliştirme Merkezi'nin 2014 Mayıs ayına ait asgari geçim endeksi sonuçlarına göre, "Çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı bin 930,02 TL, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi (yoksulluk sınırı) ise 3 bin 910,11 lira olarak belirlendi. 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2014 yılı Mayıs ayında bin 513,69 lira olarak tahmin edilmiştir.

Akademik personelin mevcut maaşları ve yukarıda zikredilen rakamlar göz önüne alındığında, pek çok akademisyenin yoksulluk sınırının altında gelir düzeyine sahip oldukları gerçeği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırma Vakfı (SETA) tarafından, akademisyen maaşları konusunda hazırlanan rapor da, öğretim elemanlarının maaşlarına ilişkin olarak uluslararası eksende ne kadar olumsuz bir yerde olduğumuzu göstermektedir. Rapora göre Türkiye’deki öğretim elemanları Nijerya, Hindistan, Malezya, Güney Afrika, Brezilya ve Arjantinli meslektaşlarına göre daha az maaş almaktadır. Bir başka deyişle, ülkemizin gelişmişlik düzeyine kıyasla benzer seviyede olan ülkelerde dahi, akademisyen maaşları Türkiye'dekinden çok daha fazladır. Ülkemizin gelişmişlik düzeyine en çok katkı yapan meslek gruplarından biri olan akademisyenlerin, bu gelişmişlik ve refah düzeyinden yeteri kadar yararlanmadığı ve üstelik yukarıda da belirtildiği üzere yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürdüğü, ülkemizin esef verici bir gerçeğidir.

Akademisyenlerin mali haklarına ilişkin bu durum herkes tarafından malum olmakla birlikte, AK Parti iktidarı tarafından gerekli adımlar bu güne kadar atılmamıştır. Son 12 yılda kamu personeline yapılan mali iyileştirmelerin kapsamına öğretim elemanları alınmamış, 2011 yılında çıkarılan ve pek çok kamu personelinin maaşlarında artış öngören 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) de öğretim elemanları maaşlarına yer verilmemiştir. 666 KHK ile Eşit işe EZİK ücret alan tek kamu görevlisi akademisyenler olmuştur. Nitekim maaş artışları diğer kamu personelinin çok altında kalmış olan akademisyenlerin gelirlerinin son 12 yıllık dönemde reel olarak eridiği, YÖK’ün sunmuş olduğu tüm raporlarda yer almıştır.

Bu veriler göz önüne alındığında mahkûm edilen ücretler ile hem bilimsel çalışma yapmak hem de zaruri ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalan Akademisyenlerin büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında aldıkları maaşla kıt kanaat geçinmek zorunda kalmaktadırlar. Bir üst paragrafta da belirttiğimiz gibi 2011 yılında çıkarılan ve pek çok kamu personelinin maaşlarında artış öngören ancak öğretim elemanları maaşları hakkında herhangi bir ibareye rastlanmayan 666 sayılı KHK de akademisyenlere zam yapılmaması üniversitelerde çalışan akademisyenlerimize büyük bir haksızlık ve Anayasamızdaki eşitlik ilkesinin ihlal ediliyor düşüncesinin oluşmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerde çalışan personelin özlük haklarının, maaşlarının, ekonomik durumlarının iyileştirilmesi ülke açısından son derece önemlidir.

Öğretim Elemanları Derneği olarak, akademisyenlik mesleğinin cazibesinin artırılması ve onların yüksek motivasyonla çalışabilmesi için maaşların tatmin edici düzeye yükselmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu iyileştirme ülkemiz için hem nitelikli akademisyenlerin yetişebilmesi hem de evrensel standartlarda akademik çalışmalar yapabilmek, önce toplumumuza ve sonra insanlığa faydalı olabilmek için elzem görünmektedir.

ÖGEDER

Öğretim Elemanları Derneği (ÖGEDER) olarak 130 bin kişilik büyük bir aile olan akademisyenlerimizin en büyük sorunu olan maaş iyileştirmesinin acilen yapılması hususunda, Plan Bütçe Komisyonunda görüşmeleri başlanan Torba yasa da akademikzam ın yer alması için hükümeti ve muhalefeti göreve çağırıyoruz.

Bu çerçevede, Kanun teklifim ile 11 Kasım 1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa 12’nci maddeden sonra gelmek üzere eklenen 12/a maddesi ışığında, unvan ve kıdem farkı gözetmeksizin tüm öğretim elemanlarının maaşlarında, 2014 Temmuz ayı itibariyle üniversite ödeneğine 100 puanlık artış ile 729 TL ve 2015 Ocak ayı itibariyle yine üniversite ödeneğine 100 puanlık artış ile 729 TL olmak üzere toplamda 1458TL iyileştirme öngörülmektedir.

ÜNİVERSİTE ÖDENEĞİ

Madde 12 – (Değişik : 20/3/1997 - KHK - 570/4 md.)

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru bürüt aylık (ek gösterge dâhil) tutarının;

Öğretim Elemanlarının tamamına unvan ve kıdem farkı olmaksızın 100 puanlık artış ile,

Her ay üniversite ödeneği olarak ödenir.

Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve kısmi statüde görev yapanlara ödenmez.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.