Alan Değişikliğine Tepki!

Sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenlerinin alan değişikliği yoluyla özel eğitim öğretmeni olarak atanmasına 13 üniversitenin eğitim fakültelerinde yer alan özel eğitim bölümlerinin başkanlarından itiraz geldi. Akademisyenler, yaptıkları...

Alan Değişikliğine Tepki!



Sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenlerinin alan değişikliği yoluyla özel eğitim öğretmeni olarak atanmasına 13 üniversitenin eğitim fakültelerinde yer alan özel eğitim bölümlerinin başkanlarından itiraz geldi. Akademisyenler, yaptıkları ortak açıklama ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın sınıf ve branş öğretmenlerinin, alan değişikliği yoluyla özel eğitim öğretmeni olarak atamasının doğru olmadığını ve bu uygulamanın durdurulup yapılan atamaların iptal edilmesini istedi.

Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Macid Ayhan Melekoğlu, bölüm başkanları adına yaptığı ortak açıklamada, engelli (özel gereksinimli) çocukların eğitiminin bu alanda özel olarak yetiştirilmiş özel eğitim öğretmenleri tarafından sağlanması gerektiğini söyledi. Özel eğitim gereksinimi olan çocukların öğretmenlerinin en az dört yıllık özel eğitim lisans programlarından başarılı bir şekilde mezun olması gerektiğini aktaran Doç. Dr. Melekoğlu, "Dört yıllık özel eğitim lisans programlarında özel gereksinimli çocuklara yönelik tutum ve davranış değişikliği, öğretim yöntem ve stratejileri ve öğretmenlik uygulaması deneyimleri kazanılmaktadır. Özel eğitim öğretmen yeterliliklerinin birkaç ayda 540 saatte verilen eğitimlerle sağlanması mümkün değildir. Ayrıca, verilen eğitimin 220 saatlik kısmının uygulamalı olduğu görülmektedir. Eğitimlerin uygulamalı görünen kısmının nasıl gerçekleştirildiği, nasıl değerlendirildiği ve niteliğine ilişkin ise çok ciddi kaygılar bulunmaktadır. Verilmiş olan eğitimlerde görev alan personel ve personelin uzmanlığı konusunda çok ciddi sıkıntılar olduğu görülmektedir." diye konuştu.

"6 BİN ADAYIN BAŞARILI OLMASI DÜŞÜNDÜRÜCÜ"

Eğitimleri tamamlamak için ilgili derslerden sadece 45 puan almanın yeterli olması ve her nasılsa eğitimi alan 6 bine yakın adayın tamamının başarılı olmasının da oldukça düşündürücü olduğunu dikkat çekti. Bunun yanı sıra, dört yıllık bir lisans eğitiminde, bir özel eğitim öğretmeninin 2 bin saat ders almasının, hem nitelik açısından çok zayıf hem de daha kısa sürede verilen bir eğitimin ne kadar amacına hizmet edeceği önemli bir tartışma konusu olduğunu kaydeden Melekoğlu, üstelik sertifika programlarının konunun uzmanı kişi ve kurumlar tarafından verilmesi gerektiğini belirtti. Melekoğlu, dolayısıyla, üniversitelerden herhangi bir öğretmenlik alanından mezun olan kişilere, üniversitelerde eğitim verilmeden sertifika verilmesi ve unvan verilmesinin hiçbir gerekçe ve dayanağının bulunmadığının altını çizdi.

"ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLARIN HAKLARI BAKANLIKÇA İHLAL EDİLİYOR"

Ayrıca, sınıf ve branş öğretmenlerini alan değişikliği ile özel eğitim öğretmeni yapma uygulaması özel gereksinimli çocukların eğitsel ve sosyal ihtiyaçlarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından göz ardı edildiğini ortaya koyduğunu ifade etti. Melekoğlu, “Nicelik olarak özel gereksinimli çocuklara öğretmen sağlanmış olunacak fakat niteliğin hiçbir önemi olmayacaktır. Dolayısıyla özel gereksinimli çocuklara etkili ve nitelikli eğitim sağlanmayarak bu çocuklarımızın hayatlarından yılları çalınmış olacaktır.” diye konuştu. Bunun yanı sıra, özel eğitim öğretmenlerinin ‘özel’ olarak yetiştirilmesi gerekliliğinin yasa ve yönetmeliklerde de yer almakta olduğunu hatırlatan Melekoğlu, özel gereksinimli çocukların eğitilmesi için özel olarak yetiştirilmiş öğretmenlerin istihdam edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"540 SAATLİK EĞİTİMLE ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ UNVANI ALINMASI DOĞRU DEĞİL"

540 saatlik bir eğitimle hiç kimsenin özel eğitim öğretmeni unvanı alamayacağını ve özel eğitim öğretmeni olamayacağını ifade etmek istemekteyiz. “Sınıf ve branş öğretmenlerinin norm kadro nedeniyle atanamadıkları yere atanması amacıyla yapılan bu değişiklik bilimsellikten uzaktır.” diyen Melekoğlu, şöyle konuştu: “Düzenleme, öğretmenin ve eğitim alan bireyin olumsuz etkilenmesine yol açacak olup, ülkemizin taraf olduğu Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin eğitimi düzenleyen 24. maddesine, Anayasa ve ulusal hukukumuza uygun düşmemektedir. Sonuç olarak herkesin kendi yetiştirildiği mesleği yapması gerektiğini ve birkaç ayda ve 540 saatlik bir eğitimle hiç kimsenin özel eğitim öğretmeni unvanı alamayacağını ve özel eğitim öğretmeni olamayacağını ifade etmek istemekteyiz. Bu uygulamanın devam etmesi durumunda ileride özel eğitim öğretmenliği mesleğiyle ilgili çok önemli hukuki sorunların ortaya çıkabileceği konusunda da uyarıda bulunmak isteriz.”

Üniversitelerin özel eğitim bölümlerinin bölüm başkanları olarak özel gereksinimli çocuklarımızın eğitimleri için sadece özel olarak yetiştirilmiş özel eğitim öğretmenlerinin istihdam edilmesi gerektiğini vurguladıklarını kaydeden Melekoğlu, “Milli Eğitim Bakanlığı'nın sınıf öğretmenlerine ve branş öğretmenlerine alan değişikliği yoluyla özel eğitim öğretmeni unvanı verme, bu yolla norm kadroları işgal etme uygulamasının derhal durdurulmasını yapılan işlem atamaların derhal iptal etmesini talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.