"alın Teriyle Kazanılan Lokmayı, Alın Teri Olmadan Kazanılan Mala Tercih Ederiz"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, emeğin insan bedeninin onuru, sanatın ise insan ruhunun onuru olduğunu söyledi. Emek için örgütlenen bütün yapıları hürmetle, değerle ve saygıyla karşıladıklarını belirten Davutoğlu, “Alın terimizle elde...




Başbakan Ahmet Davutoğlu, emeğin insan bedeninin onuru, sanatın ise insan ruhunun onuru olduğunu söyledi.

Emek için örgütlenen bütün yapıları hürmetle, değerle ve saygıyla karşıladıklarını belirten Davutoğlu, “Alın terimizle elde ettiğimiz bir lokma ekmeği alın teri olmadan başka yollarla elde edilmiş bir alem mala tercih ederiz. Helal yolla kazanılmış ve neslimize helal yolla ikram edilmiş bir lokma gıdayı bir lokma ekmeği o anlamda karşılığında ne servet konulursa konulsun bütün servetin terkedilmesi gerektiği bir gayret edilecek yol olarak görürüz." dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, HAK-İş Konfederasyonu’nun 39. Kuruluş Yıl Dönümü Etkinlikleri kapsamında düzenlenen 3. ‘Emek’ Kısa Film Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı. Rixos Otel’de düzenlenen ödül törenine Davutoğlu’nun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, TBMM İdare Amiri Hak İş Onursal Başkanı Salim Uslu, Hak İş Genel Başkanı Mahmut Aslan ve pek çok davetli katıldı.

Hak İş Genel Başkanı Mahmut Aslan, HAK-İŞ’in 12 sendika, 81 il temsilciliği ve çeyrek milyona yaklaşan üyesi sayısıyla Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu olduğunu söyledi.

Buradaki konuşmasında, emeğin insan bedeninin onuru, sanatın ise insan ruhunun onuru olduğunu anlatan Başbakan Davutoğlu, “Birisi varoluşun bedensel onurunu temsil eder, diğeri ruhun estetik yansımasını temsil eder. İkisinin bir araya gelmesi HAK İŞ gibi bu yolda gayret sarf eden ince ve derin bir felsefi anlamı emek dünyasına katmaya çalışanların bir araya getirdiği bilinci yansıtmakta. Bizler emeği bu onurun parçası olarak görmek suretiyle aslında emek için örgütlenen bütün yapıları da aynı hürmetle değerle ve saygıyla karşılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İnsanoğlu’nun bu ortak özelliği dışında bizim inancımızın aynı anda insanoğluna alın terinden daha hayırlı bir şey yok diyen bir inancın temsilcileriyiz” diyen Davutoğlu, “Alın terimizle elde ettiğimiz bir lokma ekmeği alın teri olmadan başka yollarla elde edilmiş bir alem mala tercih ederiz. Helal yolla kazanılmış ve neslimize helal yolla ikram edilmiş bir lokma gıdayı bir lokma ekmeği o anlamda karşılığında ne servet konulursa konulsun bütün servetin terkedilmesi gerektiği bir gayret edilecek yol olarak görürüz. Buradan helal rızık için yola çıkmış olan şuanda biz bu güzel törende bir arada iken toprak altında veya maden ocaklarında inşaatlarda çok zor şartlarda çalışmakta olan emekçilerimize bir kez daha buradan hürmetle selamlıyorum. Allah onların emeğini her zaman değerli kılsın bütün kazalardan azade eylesin. Onların nesillerinin helal rızıkla yaşamayı nasip etsin.” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz Pazar günü Akil İnsanlar heyeti olarak sendika, iş dünyası ve aydınların katıldığı çözüm sürecini ile aldıkları bir toplantı düzenlediklerini kaydeden Davutoğlu, şunları söyledi; "11 saat süren bu toplantıda bir başka emeğe saygı için oradaydım. O emek 1071’den bu yana Türküyle Kürdüyle her aşiretiyle bu topraklarda kardeşliği inşa etmiş tohumunu atmış büyükmüş çınar yapıp devlet kurmuş bütün geçmişlerimizin emeğini vardı. Büyük emeklerin büyük fedakarlıkların şehadetlerin büyük acı ve ızdırapların üzerinde yükseldi. Ne o acı ve ızdıraplar nede büyük zaferler birbirine düşman kılınmış taraflarca gerçekleşmedi. Kardeşler ve omuz omuza veren hiçbir etnik ve mezhep farkı gözetmeden ortak bir idareyi temsil eden kardeşler arasında gerçekleşti. Aslında çözüm süreci bir emeğe saygı sürecidir. Nesillerin onlarca neslin sadece alın teriyle değil ter temiz kanlarıyla oluşturdukları bir kardeşlik emeğine saygı için bir araya geldik. Kim ne yaparsa yapsın kim hangi fitneyi bu topraklara dikmek isterse istesin kim hangi düşmanlık tohumunu kardeşler arasına atmak isterse istesin HAK-İş’in varlığı HAK- İş gibi kuruluşların varlığı emeğe saygı duyanların varlığı en önemlisi de doğusuyla batısının kuzeyi ile güneyi ile kendilerini birbirleriyle kardeş azleden aziz vatandaşlarımızın varlığı bütün bu tuzakları bozmaya yetecektir.”

Özgürlüklerin korunması için ve huzur olsun diye iç güvenlik reformu yaptıklarını anlatan Davutoğlu, “Şimdi ve bundan sonra bu kararlılığımız devam edecek. Sendikalarımızın emekçilerin haklarını koruyabilmesi için işverenlerin daha çok yatırım yapıp daha çok iş sağlayabilmeleri için üniversitelerimizin genç nesilleri iş piyasasına çıkarması için bütün bunların gerçekleşebilmesi için istikrarın huzurun ve barışın egemen olması lazım. Biz bu konuda kararlıyız.” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.