Anadolu Liseleri Nereye?

ANADOLU LİSELERİNDEKİ DÖNÜŞÜM CİDDİ SORUNLAR İÇERMEKTEDİR

Anadolu Liseleri Nereye?



2013-2014 öğretim yılını geride bıraktık. Türkiye’de örgün eğitimde toplamda 17,5 milyon öğrenci 13 Haziran da tatile girerken 873 bin civarında öğretmen de iki haftalık seminer döneminden sonra tatile girdi.

Milli eğitim camiasının hâlihazırda en hararetli tartışması eğitim yöneticilerinin görevlendirme yöntemiyle yeniden atanması ile ilgilidir. Çıkarılan kanun ardında ilan edilen yönetmenlikle okullarda görevli müdür ve müdür yardımcılarının görevi 13 Haziran 2014 tarihi itibarı ile sona erdi. Yeniden atanma şartlarının hayli tartışmalı olması, sonbaharda okulların açılması ile birlikte eğitim camiasını hayli sıkıntılı günlerin beklediğinin habercisidir. 

Normal bir gündemi olan bir ülkede veya şehirde olması gereken tartışma bizim ülkemizde ne yazık ki yaşanmıyor. Türkiye genelinde 20 milyon civarında öğrencinin tatile girdiği bir zamanda bütün kurum ve kuruluşlarıyla, sendika ve STK larıyla eğitim yılının muhasebesinin en ince detaylarıyla tartışılması beklenirdi. Beklenirdi ki başta eğitim kurumları olmak üzere sendikalar ve ilgili STK lar ellerinde yılın istatistiklerini içeren dolu dolu dosyalarıyla bir araya gelsin. Örneğin; aşağıda başka boyutlarıyla ele alacağımız Anadolu liselerinde lise birinci sınıflarda sınıfta kalma oranının neden yüzde 10 ile yüzde 30 arasında ortaya çıkmıştır? Akademik amaçlı açılmış olan bu liselerde neden ilk defa bu oranda sınıfta kalma gerçekleşmiştir? Bu durum normal mi? Sınavla alınan bu liselerde dönüşüm öncesi sınıfta kalma oranı neredeyse sıfır olduğu noktadan neden şimdi yüzde 10 ile 30 arasında bir sonuç çıkmıştır? Bu sorular sadece bugün ele alacağımız konumuzla ilgili olduğu için soruyoruz.

Oysa tartışılmaya ve incelenmeye değer yüzlerce başlık sıralayabiliriz: Örneğin;

*Hükümetin milyarlarca lira harcayarak gerçekleştirmeye devam ettiği FATİH (Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) projesinin liselerde nasıl ve ne durumda olduğu,

*Yine FATİH projesinin önemli bir parçasını teşkil eden ve yüklü bir milli servetin bağlandığı tablet bilgisayarların öğrencilerin başarısını ne oranda etkilediği konusu,

*Teknoloji üssüne dönüşen sınıflarda öğretmen ve öğrenci sağlığı konusu,

*Gençler arasında suç oranları, uyuşturucu vs. durumu nedir?

Bütün bu tartışma başlıkları dediğimiz gibi normal gündemi olan bir ülkede ve kentte olur.
Türkiye gündeminin idareci atamalarına kilitlendiği bir atmosferde Anadolu liselerinin geleceği ile ilgili düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşmaya kalkışmak ne kadar isabetlidir bilemem. Kimsenin ilgisini çekmeyeceğini de biliyoruz. Ancak biz yinede milyonlarca aileyi ilgilendiren bir konuda küçükte olsa bir farkındalık oluşturabilir miyiz umuduyla, ortaya çıkmaya başlayan verileri de dikkate alarak bu okulları tartışmaya açmaktan yanayız. 

Öncelikle tam olarak neden söz ettiğimizi okuyucularla paylaşalım: 

Anadolu liseleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülke genelinde yabancı dille öğretim yapacak okullar olarak tasarlanarak ilk kez 1955 yılında Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya ve Samsun’da ‘Maarif Koleji’ adıyla açıldı. Aradan 20 yıl geçtikten sonra 1975 yılında bakanlığın kararı gereğince bu okulların adları ‘Anadolu Lisesi’ne dönüştürüldü. Bugün Anadolu Lisesi denildiği zaman akademik iddiası en üst düzeydeki öğrencilerin gittiği, üniversite başarı oranları yüksek olan ve yabancı dil öğretimi konusunda özellikli olan okullar anlaşılıyor.(du) En azından, eğitime ve bu okullara dışarıdan bakanlar açısından durumun böyle olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Ancak artık algılamalar ile gerçeklerin tam olarak örtüşmediğini söylemek zorundayız.
İşte bu makalemizin konusu 2010 yılında başlamak üzere Genel Liselerden Anadolu liselerine dönüştürülen okulların amaçlandığı üzere başarılı olup olmadıklarını sorgulamak olacaktır. Zira genel liselerin kapatılma nedeni akademik olarak başarısız olmalarıydı. Akademik başarıdan kasıt söz konusu bu okul mezunlarının YGS ve LYS sınavlarından sonra üniversitelerin farklı bölümlerine girmeleridir. Bu liselerin başarılı olup olmadıklarını ise doğal olarak bu iki sınavda gösterecekleri başarı ile ölçülecektir.

2010 yılında Anadolu liselerine dönüştürülen okullarda okuyan öğrenciler bu yıl YGS ve LYS sınavlarına girdiler. İlk dönüştürülen okullar genellikle merkezi okullar olmasına rağmen yinede YGS ve LYS sonuçları incelendiğinde genel başarı düzeyinin aşağıya doğru düştüğünü aşağıda vereceğimiz rakamlardan rahatlıkla görülecektir. 

Örneğin;
Dönüşüm öncesi son mezunlarını 2013 yılında veren Anadolu liselerinin;
YGS puan ortalaması: 298,03 iken,(ÖSYM)
Dönüşüm sonrası ilk mezunlarını 2014 yılında veren Anadolu liselerinin;
YGS puan ortalaması: 279,03’ e düşmüştür. (ÖSYM)

2013 yılında Anadolu liselerinden mezun olan ve YGS ye giren aday sayısı: 193.062 iken, 
2014 yılında Anadolu liselerinden mezun olan ve YGS ye giren aday sayısı: 251.226 kişiye çıkmıştır.
2010 yılında dönüşüm sonrası yaklaşık 60 bin öğrencinin sisteme dâhil olması ile YGS puan ortalamasında 18 puanlık bir düşüş yaşanıyorsa 2015, 2016 ve 2017 yılında ve sonrasında mezun olacak öğrencilerin YGS puan ortalamasının nereye kadar düşeceğini varın siz hesaplayın.

Asıl büyük düşüş ise 2013 yılında dönüştürülen ve genellikle kentlerin periferisinde yer alan öğrencilerin YGS ve LYS sonuçlarında ortaya çıkacaktır. Zira bu okullara giren öğrencilerin SBS puanları incelendiğinde 201 ile 300 puan arasında olduğu ve 250 puan ortalamasında yoğunlaştığı görülecektir. Ancak biz bu öğrencilerin sonuçlarını görmek için 2017 yılının YGS ve LYS sonuçlarını beklememiz gerekecektir. 

Milli Eğitim Bakanlığı 2017 yılında bütün çıplaklığı ile ortaya çıkacak olan bu sistemi şimdiden revize edecek mi yoksa 2017 yılını mı bekleyecek bunu bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz ve malum olan bir gerçek var ki o da vakit geçirilmeden sonuçları uç vermeye başlayan Anadolu liselerinin tez elden gözden geçirilmesidir. 

Bu düşüş sadece YGS sonuçlarında karşımıza çıkmıyor. LYS sonuçları incelendiğinde de Anadolu liselerinin son yıllarda görünür bir düşüş yaşadığı açıkça görülmektedir. Bu düşüşün Genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülmeye başlandığı 2010 yılından itibaren hız kazanması ise dikkat çekicidir. 

2010-2014 arası LYS sonuçları (1)

2010 LYS
Anadolu liselerinin aday sayısı:167.201
MF(Matematik- Fen) puan ortalaması:340,803
TM (Türkçe-Matematik) puan ortalaması:331,063
TS (Türkçe-Sosyal) puan ortalaması:334,728
Toplam puan ortalaması: 335,531

2011 LYS 
Anadolu liselerinin aday sayısı:178.757
MF(Matematik- Fen) puan ortalaması:331,303
TM (Türkçe-Matematik) puan ortalaması:321,440
TS (Türkçe-Sosyal) puan ortalaması:324,654
Toplam puan ortalaması: 325,799

2012 LYS
Anadolu liselerinin aday sayısı:192.888
MF(Matematik- Fen) puan ortalaması:314,594
TM (Türkçe-Matematik) puan ortalaması:304,639
TS (Türkçe-Sosyal) puan ortalaması:303,532
Toplam puan ortalaması: 307,588

2013 LYS 
Anadolu liselerinin aday sayısı:162.976
MF(Matematik- Fen) puan ortalaması:289,216
TM (Türkçe-Matematik) puan ortalaması:293,148
TS (Türkçe-Sosyal) puan ortalaması:308,296
Toplam puan ortalaması: 296,886

2014 LYS
Anadolu liselerinin aday sayısı:209.828
MF(Matematik- Fen) puan ortalaması:269,564
TM (Türkçe-Matematik) puan ortalaması:273,616
TS (Türkçe-Sosyal) puan ortalaması:291,064
Toplam puan ortalaması: 278,081

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin ortaya koyduğu sonuçlar bize Anadolu liselerinin nereye doğru gittiği konusunda önemli ipuçları vermektedir. Diğer ayrıntılara girmeden sadece toplam puan ortalamasına bakmamız bile düşüşün hızını göstermeye yetmektedir. 2010 yılında 335,531 ile başlayan puan ortalaması 2011 yılında 325,799’ a, 2012 yılında 307,588’ e, 2013 yılında 296,886’ya ve nihayet yakın zamanda açıklanan 2014 yılı LYS puan ortalaması 278,081 ‘e düşmüştür.

Son beş yılda 57,45 puanlık bir düşüş Anadolu liseleri için hayra alamet sonuçlar değildir.
Makalemize son verirken Anadolu liselerinin bugün için mahsurlu gördüğümüz bazı yönlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

1-2014 YGS ve LYS sonuçları Genel liselerin Anadolu liselerine dönüşümün başarıyı arttırmayacağı yönünde işaretler vermiştir.

2-Bu sistem bilhassa kentin periferisinde bulunan okulları başarısızlığa mahkûm edecektir. Zira veli algısı merkezi okullara yöneliktir. Her yıl açıklanan taban puan listesini eline alan veli ve öğrenci, bir önceki yıl en yüksek puandan almış olan okuldan başlamak üzere bir tercih sıralaması yapmaktadır ki bu algıyı değiştirmek mümkün olmayacaktır.
3-Sınav esaslı bu sistem mahalle okulunu ortadan kaldırdığından her sabah milyonlarca öğrenci servis araçlarıyla hareket halinde olmaktadır. Bu durum; 

A) Ailelerin bütçesine yük getirmektedir.

B) Kentlerde ciddi bir trafik sorununa yol açmaktadır.

C) Mahallenin dışına çıkan ve yeni bir ortama giren öğrenciler arasında uyum sorunu ortaya çıkarmaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığının daha önce sadece ilkokula yeni başlayan öğrenciler için uyguladığı uyum eğitimini liselerde de başlatmış olması bunu göstergesidir.

D) Söz konusu bu liselerde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler yapılamamaktadır. Zira servis araçlarıyla gidip-gelen bu öğrencileri uygun mevsimlerde bile çıkış zilinden sonra okulda tutmak mümkün değildir.

4- Dönüştürülen okullar arasında beklenen rekabet gerçekleşmeyecektir. Zira taban puanı 450 civarında olan bir okul ile taban puanı 203 olan bir okulun rekabetinden söz edilemez. Rekabet aynı puan aralıkları arasında öğrenci alan okullar arasında beklenebilir. 

5- Bu okullara alınan öğrenciler “akademik bandı” dikkate alınarak alınmamaktadır. Dönüşüm öncesi Anadolu liselerin taban puanı genellikle 350- 360 bandında olurdu. Son sınıf düzeyinde olmasa bile ikinci ve üçüncü yılda üniversiteyi kazanma oranları yüzde 60-70 civarında idi.(2) Dönüşüm sonrası ilk mezunların Türkiye geneli YGS puan ortalaması 298,03’ten 279,03’ e, LYS puan ortalamasının ise 335,531’den 278,081’e düşmesi (ÖSYM) SBS puanı 201 ile 300 arası ve 250 bandında yoğunlaşan son dönüşüm öğrencilerin 2017 deki ortalamasını tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok.

Anadolu liseleri bu gidişatla hayal kırıklığına uğratacaktır. Dönüşümün başarısı ile ilgili ciddi tereddütler var. 2013 yılı içerisinde Sayın Genel müdürümüz Ercan TÜRK Malatya’da lise müdürleriyle yaptıkları bir toplantıda kendisine Anadolu liselerinin dönüşümü ile ilgili birtakım ayrıntıları verdikten sonra şu soruyu sormuştum:

“Bu bilgiler dikkate alındığında Anadolu liselerinin dönüşümünün başarılı olacağına inanıyor musunuz?”
Sayın Genel Müdürümüzün cevabı: “Veli baskısını dikkate aldık” şeklinde olmuştu. Veli baskısının nasıl ortaya çıktığını ise açıklamamıştı.

Yukarıda paylaştığımız rakamlar Anadolu Liselerin Türkiye geneli verileridir. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinden elde ettik. Peki, tek tek illerin durumu nedir diye sorsak nasıl bir manzara ile karşılaşırız. Bu bir devlet sırrıdır! Açıklayamayız. Zira ÖSYM il bazında ve Türkiye geneli il sıralamalarını artık yayınlamayacağını söyledi.(3)


DİPNOTLAR
*Akçadağ Anadolu Lisesi Müdürü/Tarih Öğretmeni
1-Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkez 2010-2011-2012-2013-2014 sonuçlarına bakınız.
2- Bazı okullar şöyle: İstanbul Lisesi : %96,55, Balıkesir Gönen Anadolu Lisesi : %92,13, Düzce Akçakoca Anadolu Lisesi : %91,67, Bursa Nilüfer Milli Piyango Anadolu Lisesi : %91,11, Bursa Anadolu Lisesi : %90,26
3- Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi 2013 yılında aldığı bir karar ile İllerin başarı sıralaması ve diğer ayrıntıları yayımlamayacağını açıkladı.

Orhan TUĞRULCA
Tarihçi/Yazar


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.