Atanma Hakkının İptali İçin Dilekçe Verdi

''Başörtüsü yasağı'' yüzünden öğretmenlik mesleği elinden alınan Sultan Kara, yıllar sonra MEB'in 28 Şubat mağduru öğretmenlerin göreve geri dönmesine ilişkin verdiği hakkının iptali için dilekçe verdi.

Atanma Hakkının İptali İçin Dilekçe Verdi



 Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, ulusal basında 11 yıl aktif gazetecilik yaptığını, 17 yıl boyunca şirket ve sendikalarda genel müdürlük, genel koordinatörlük, basın danışmanlığı ve başkan danışmanlığı görevlerinde bulunduğunu belirten Kara, Türkiye'de ''başörtülü fotoğrafla'' ilk sarı basın kartı alan gazeteci olduğunu söyledi.

Halen Bem-Bir-Sen Genel Koordinatörlüğü ve Genel Başkan Danışmanlığı görevini sürdüren Kara, bir dönem gazeteciliğe ara vererek Refah-Yol hükümeti döneminde yapılan düzenlemeyle öğretmenliğe adım attığını, sınıf öğretmeni olarak ilk görev yerinin Diyarbakır olduğunu belirtti.

28 Şubat 1997'de Ankara'da Ulubey İlköğretim Okulu'nda görevli olduğunu anlatan Kara, Kılık Kıyafet Yönetmeliği gerekçe gösterilerek öğretmenlerin çok ciddi soruşturmalar geçirdiğini ifade etti.

Kara, ''İfade alma uygulamaları skandallarla doluydu. Bizi odalara hapsettiler, 7'şer müfettişle ifadelerimiz alındı'' diyerek, bir sürü hukuksuz uygulamanın ardından, severek yaptığı öğretmenlik mesleğinden ihraç edildiğini söyledi.

O dönemde hiçbir koşulda haklarını arayamadıklarını aktaran Kara, ''Ankara'da atılan ilk öğretmenin atılma yazısı bana getirildi ve başımı açmam istendi. 'Yoksa başına gelecek bu' dendi bana'' dedi.

''6 yaşındaki çocuklara bunu izah edemedim''

Sadece 16 ay öğretmenlik yapabildiğini belirten Kara, ''O zaman 1. sınıfı okutuyordum. 6 yaşındaki çocuklara bunu izah edemedim, etmek de istemedim. Çocukların devlete karşı zihninde bir düşmanlık oluşmasını istemedim'' diye konuştu.

Son iş gününde hiçbir şey yokmuş gibi davrandığını, öğrencilerine ödevlerini verip, öperek evlerine uğurladığını anlatan Kara, ertesi gün erkenden gelerek eşyalarını toplayıp kimseye de veda etmeden okuldan ayrıldığını söyledi.

''Bir süre benim izinli olduğumu varsaydılar'' diyen Kara, daha sonra öğrencilerine ''Sizin öğretmeniniz devlete karşı geldiği için atıldı'' diyen öğretmenlerin olduğu bilgisinin kendisine geldiğini kaydetti.

''İntihar edenler, boşananlar oldu''

O dönemde ciddi mağduriyetler yaşayanların olduğunu vurgulayan Kara, ''Çalışma koşulları ellerinden alındı, sosyal güvenlikle ilgili hak mağduriyetleri oluştu. İntihar edenler, boşananlar oldu. Yıllarca psikolojik tedavi görenler oldu'' dedi.

Yıllarca bunların ızdırabını yaşadıklarını belirten Kara, ''Bugünlerin geleceğini biliyorduk, biraz uzun sürdü. 17 yıl sonra haklar geri teslim edilmeye başlandı. MEB'in ara dönemlerde çıkardığı aflar ne yazık ki 28 Şubat mağdurlarına o dönem uzanamadı. Daha sonra benim gibi 28 Şubat'ta atılmış öğretmenlere hak tanındı. Geç kalındı ama bir hak teslimi gerçekleşti'' diye konuştu.

MEB'in öğretmen atamalarındaki şartlar arasında yer alan ''40 yaş sınırı''nı kaldırmasını da değerlendiren Kara, şöyle konuştu:

''Bu ciddi bir problemdi. O dönem atılanlardan ziyade, o dönem öğrenci olanları ilgilendiren bir konu. Onlar okullarını yarıda bırakmak zorunda kaldılar, mezun oldular atanamadılar. O dönemin üniversite öğrencileri 40 yaşın üstü. Bunlar ellerinden devlet memuru olma hakları alınmış kişilerdi. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarının önemli çalışmaları oldu. Bu çabaların sonuç bulmuş olması memnun ediyor. O dönemdeki üniversite öğrencilerinin şimdi yeniden bir hakka kavuşturulması, demokratikleşme adına ciddi bir adım.'' Devamı için tıklayınız.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.