Avrupa’da Öğretmenleri Bile Kilise Atıyor

Avrupa’daki dini eğitimde kilisenin rolü, AİHM’in Türkiye kararındaki gavurluğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. AİHM Türkiye’de zorunlu Din Kültürü dersinin kaldırılmasını isterken, Avrupa’da var olan dini eğitimin öğretmenlerinin de kiliseler tarafından atandığı ortaya çıktı.

Avrupa’da Öğretmenleri Bile Kilise Atıyor



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin Türkiye’deki zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle ilgili olarak verdiği kararda skandalların ardı arkası kesilmiyor. 

AİHM Türkiye’de zorunlu Din Kültürü dersinin kaldırılmasını isterken, Avrupa’da var olan dini eğitimin öğretmenlerinin de kiliseler tarafından atandığı ortaya çıktı. Birçok Avrupa ülkesinde din eğitimleri kiliselerin kontrolünde yapılıyor ve çocuklar uygulamalı eğitim için kiliselere götürülüyor. 

Ayrıca Mahkemenin almış olduğu bu kararın Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ve AB Anayasası’na da aykırı olduğu belirtiliyor. Akit’e konuşan Eğitim Uzmanı Ahmet Fidan, “AİHM almış olduğu kararla kendini inkâr etmektedir” dedi. 

DİN MÜFREDATINI KİLİSE BELİRLİYOR

Bir şikâyet üzerine AİHM’in “Türkiye’de zorunlu din dersi kaldırılsın” yönünde almış olduğu kararın yanlı ve Türkiye’yi hedef aldığı belirtiliyor. Birçok Avrupa ülkesinde din dersleri kiliseler kontrolünde verilirken, eğitimi veren öğretmenler de yine kiliseler tarafından atanıyor. Örneğin, Belçika ve Avusturya’da din derslerinin programları ilgili dinin temsilcileri tarafından yapılıyor. Bu çerçevede, Katolik din dersinin programı Katolik Kilisesi tarafından, Protestan din dersinin programı Protestan Kilisesi tarafından belirleniyor. Almanya’da Katolik ve Protestan din derslerinin programları ilgili dinin onayı ve devletin pedagojik denetimi ile yapılırken din dersi öğretmenleri ile ilgili son kararı da ilgili dinin temsilcileri veriyor. 

“AİHM İNKÂR ETTİ”

Avrupa’daki din eğitimleri hakkında gazetemize bilgi veren deneyimli Eğitim Uzmanı Ahmet Fidan, AİHM kararının çelişkilerle dolu olduğunu söyledi. Kararın hem Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne hem de AB Anayasası’na aykırı olduğu vurgulayan Fidan, “AİHM almış olduğu kararla kendini inkâr etmektedir. Bunun 2 sebebi var. Birincisi 1946 yılında Türkiye’nin de kabul ettiği, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 26. maddesine göre her veli çocuğuna inandığı dine göre eğitim seçme hakkına sahiptir. Maddenin 3. bölümünde ‘Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır’ deniliyor. Selanik’te kabul edilen Avrupa Birliği Anayasası’nın 14. maddesinin birinci bölümünde de ‘Avrupa Birliğine üye ülkelerde herkes çocuğuna istediği dini eğitimi verebilir ve devlet bunun gerekliliğini yerine getirmek zorundadır’ der. AİHM Türkiye hakkında verdiği bu kararlarla birlikte bu maddeleri inkâr etmiş oluyor” dedi. 

“KARARI TANIMIYORUZ”

Türkiye’de verilen din eğitiminin din öğretimi şeklinde olmadığını kaydeden Fidan, verilen dersin “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” olduğunu hatırlattı. Verilen kararın art niyetli olduğunu söyleyen Fidan, kararın geçerli olmadığını vurguladı. Fidan, “Verilen karar mahkemenin kasıtlı bir karardır. Art niyetli olduğu içinde geçerliliği yoktur.  Türkiye’nin bu kararı tanımadığı ilan etmesi gerekiyor. ‘Hukuki gerekçesi olmayan bu kararı tanımıyoruz’ diye belirtilmeli” ifadelerini kullandı. 

“AVRUPA’DA DİN EĞİTİMİ KİLİSEDE YAPILIYOR”

Avrupa ülkelerinden de örnekler veren Ahmet Fidan, AB ülkelerinde din eğitimlerinin kiliselerde verildiğini anlattı. Fidan şöyle konuştu: “Almanya okullarında çocukların din eğitimi kiliselerde yapılıyor. Diğer dinleri de öğretmek için o dinlerin ibadethanelerine geziler düzenleniyor ve dini yetkililerden kendi inançlarını anlatmaları isteniyor. Laik Fransa da bile papazlar dini eğitim vermektedir. AİHM bu kararıyla bizi son 10 yıl içinde girdiğimiz yoldan döndürmek istiyor. İçte yapamadıklarını dıştan yaptırmaya çalışıyorlar.”

akit

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.