AYM Kararları Geriye Dönük Yürütülebilir mi?

Görevden alınan taşra yöneticilerinin AYM kararından sonra zihinlerinde şu soru oluştu; Anayasa Mahkemesi Kararları geriye doğru yürütülebilir mi? Karardan olumsuz etkilenenler kararların kesinlikle geriye doğru yürütülemeyeceğini iddia etmektedirler. UEYDER hukuk bölümündeki arkadaşlarımız ile birlikte hazırladığımız hukuki metni sizlerle paylaşmak istiyoruz;

AYM Kararları Geriye Dönük Yürütülebilir mi?



Anayasa Mahkemesinin kararlarının zaman içindeki etkisi, bir başka deyişle geriye yürüyüp yürümeyeceği her zaman tartışma konusu olmuştur. “İptal” ifadesi, hem Anayasa Mahkemesi kararları için hem de idari yargı kararları için kullanılmakta ancak her iki yargı kolunda farklı anlamlar yüklenmektedir. İdari yargıda iptal kararı tespit edici niteliktedir ve bir işlemin hukuka aykırı olduğu kanısına varan mahkeme, ilgili işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldıracak şekilde iptal kararı verir. Bir başka deyişle iptal kararı veriliş tarihinden geriye yürüyerek, işlemi hukuk aleminden, yapıldığı ilk andan itibaren kaldırır.

Oysa Anayasa Mahkemesinin iptal kararının karar tarihinden veya iptal kararının Resmi Gazete’de yayınlanması tarihinden itibaren etki doğurduğu ve geçmişe etki etmediği, dolayısıyla tespit edici değil kurucu nitelikte olduğu ifade edilmektedir. Ancak iptal kararının içeriğine bakıldığında, dava konusu olan işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti söz konusudur ve bu aykırılık esasen hukuka uygunluğu denetlenen işlemin yapıldığı andan itibaren ortaya çıkar veya denetimde referans alınan üst normun denetim konusu olan işlemden sonra yapılması halinde, referans normun yapıldığı andan itibaren ortaya çıkar.

İptal kararına tespit edici değil de kurucu bir nitelik atfetmek iptal kararının niteliği ile bağdaşmamaktadır. Aksi bir kabul, denetimi yapan mahkemeye, denetime konu olan ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemin, iptal kararına kadar hukuka uygunluğunun tesisi yetkisinin tanınması anlamına gelecektir. Anayasa Mahkemesi kararları özelinde ele alırsak, bir başka deyişle, içeriği itibariyle Anayasaya aykırı olan bir kanun, Anayasa Mahkemesinin kararı ile karar tarihine kadar hukuka uygunluk kazanmaktadır. Bu ise hukuka aykırı işleme sonradan icazet verilmesi niteliğindedir ve hukuk devleti ilkesi ile normlar hiyerarşisine aykırıdır.

İptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının mutlak bir şekilde uygulandığı hallerde, iptal kararına kadar kanunun uygulanmasından zarar görenler cezalandırılmış veya kanunun uygulanmasından menfaat elde edenler imtiyaz elde etmiş olacak ve iptal kararı ile artık kanun uygulanamaz hale geldiğinden eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusu olacaktır.

Eşitsizlik yaratmama ve Anayasaya aykırı olan bir kanunun kişilerin hukuki durumuna sirayet etmesinin önleyerek hakkaniyete uygun bir sonuca varma ile Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği yönündeki hükmün nasıl bağdaşacağı önemli bir sorun olarak görünmektedir. Bu çelişkinin giderilmesi için yukarıda da ifade edildiği üzere, hükmün lafzi yorumunun değil amaçsal yorumunun dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümemesi ile amaçlanan, kanunun uygulanması ile elde edilen kazanılmış hakların korunması ve hukuk güvenliğinin zedelenmemesidir. Nitekim Danıştay da pek çok kararında Anayasadaki geriye yürüme yasağını bu şekilde yorumlamaktadır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesinin 6528 sayılı yasada verdiği iptal kararları geriye doğru işleyecektir. Uygulanmadığı takdirde yüksek mahkemenin kararı abesle iştigal etmek anlamına gelecektir. İl Müdür Yardımcısı ve İlçe Milli Eğitim Müdürleri ile ilgili MEB gelecek hafta içerisinde bir yol haritası belirlemez ise şahsa bağlı eğitim uzmanları Anayasa Mahkemesi Kararını ilgi tutarak atanma talebinde bulunacaklardır. Alacakları olası red talebinden sonra ise idare mahkemesine başvuru yapacaklardır.

UEYDER

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.