Bahçeli: Erdoğan'da İftira Vardır, Yalan Vardır, Gıybet Vardır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın, bir yandan İsrail’i en ağır şekilde eleştirirken diğer yandan jet yakıtı ihraç ederek bu ülkenin ölüm saçan uçaklarını havalandırdığını ileri sürdü. Bahçeli, “12 yıldır...

Bahçeli: Erdoğan'da İftira Vardır, Yalan Vardır, Gıybet Vardır



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın, bir yandan İsrail’i en ağır şekilde eleştirirken diğer yandan jet yakıtı ihraç ederek bu ülkenin ölüm saçan uçaklarını havalandırdığını ileri sürdü. Bahçeli, “12 yıldır Türkiye, geri dönüşüm kutusu dolan, silgisi kaleminden önce biten, bir dediği diğerini tutmayan bir adamın elinde israf olmuştur. Erdoğan’da iftira vardır, yalan vardır, gıybet vardır, karartma vardır. Bizim İsrail’in işini kolaylaştırmak için her türlü çirkinliği yaptığımızı iddia etmesi de müfteriliğinin, müflis siyasi zihniyetinin en açık kanıtıdır." dedi.

Devlet Bahçeli, İzmir Halkapınar Spor Salonu’nda partililerle bayramlaştı. Bayramlaşma töreninde konuşan Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yüklendi, cumhurbaşkanı seçiminde Ekmeleddin İhsanoğlu’na destek istedi. Konuşmasına herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak başlayan Bahçeli, Müslüman dünyasının yaşadığı zulümlere değindi.

Müslüman coğrafyasında yaşanan katliamlara dikkat çeken Devlet Bahçeli, “Farkındaysanız, sistematik olarak Müslümanlar ölüyor, öldürülüyor. Türkler ölüyor, öldürülüyor. İslam coğrafyasında karışıklık ve vahşet hüküm sürüyor. İmparatorluğumuzdan kopan toplumlar sanki diri diri gömülüyor. Osmanlı barışı altında sükûnet ve kardeşlik içinde yaşayan halklar şimdilerde imdat diyor, düzen ve dirlik çağrısı yapıyor. Maalesef ki zalimler İslam’a kara çalmaktadır. Küresel hesaplar, Müslüman varlığına kastetmektedir. Daha kötüsü, içimizden devşirilen işbirlikçiler bildik zalimlerle kol koladır. BOP’a eşbaşkanlık yapan zalim yamağını siz iyi biliyorsunuz. Müslüman kanına doymayan küresel saldırganlara boyun eğen, bölgesel senaryolarda oynatılan malum adamı iyi tanıyorsunuz. İsrail Gazze’yi yakarken bu adam sadece konuşmuştur. Mısır’da darbe yapılırken bu adam sadece gürültü çıkarmıştır. İki pilotumuz şehit edilirken, Mavi Marmara’da 10 vatandaşımız katledilirken, Reyhanlı’da 53 vatandaşımız bombalı saldırıya kurban giderken bu adam sadece ipe un sermekle meşgul olmuştur. Bu adam ki Caber’deki Süleyman Şah Türbesi tehdit edilirken sesini çıkaramamış, hattâ Türkiye’ye dışarından füze attırıp Suriye’yle savaşa sokmayı bile planlamıştır. Türkiye’nin tarihsel gücü, aday Erdoğan tarafından eritilmiştir. Türkiye’nin saygınlığı, aday Erdoğan tarafından heba edilmiştir. Türkiye’nin milli ve kültürel birikimi, aday Erdoğan’ın hışmına uğramıştır. Aday Erdoğan tüm komşularla sıfırı tüketmiş, tüm komşularla aramızı açmıştır. Türkiye bölgesinde yalnızlaşmış, içine kapanmıştır. Darbeci diye yaftalanan Sisi, Gazze’de akan kanın durması için mekik diplomasisi yürütürken, Filistin Devlet Başkanı Mısır’a umut bağlamışken aday Erdoğan günü gün etmiş, yalan ve ikiyüzlülükle vakit geçirmiştir. Aday Erdoğan İsrail’e önde hakaret ederken arkada oğlu, tıka basa doldurduğu gemileriyle İsrail limanına çoktan yanaşmıştır. Aday Erdoğan İsrail’i sahnede terör devleti diye suçlarken perde gerisinde boynundaki Yahudi cesaret ladalyasını parlatmış, aldığı yüz binlerce dolarlık ödülü saymıştır.” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın, bir yandan İsrail’i en ağır şekilde eleştirirken diğer yandan jet yakıtı ihraç ederek bu ülkenin ölüm saçan uçaklarını havalandırdığını ileri süren Bahçeli, “Erdoğan konuştukça batmış, meydanlara çıktıkça bitmiş, maskesi düşmüştür. 12 yıldır Türkiye, geri dönüşüm kutusu dolan, silgisi kaleminden önce biten, bir dediği diğerini tutmayan bir adamın elinde israf olmuştur. Erdoğan’da iftira vardır, yalan vardır, gıybet vardır, karartma vardır. Bizim İsrail’in işini kolaylaştırmak için her türlü çirkinliği yaptığımızı iddia etmesi de müfteriliğinin, müflis siyasi zihniyetinin en açık kanıtıdır. Bize İsrail dalkavuğu demek için bir insanın Calut’un soyundan gelmesi, Firavun’un izinden yürümesi yeterlidir. Sözüm ona biz, gündemi Gazze’den alıp başka yerlere çekmek istiyormuşuz. Hattâ Türkmen kardeşlerimizi de istismar ediyormuşuz. Erdoğan hakikaten de ruh sağlığını acilen gözden geçirmelidir. İsrail’in işini kolaylaştıran, siyonizme bekçilik yapan, büyük İsrail hedefine hizmet eden, füze savunma sistemiyle İsrail’e koruma kalkanı inşa eden kendisi değilmiş gibi konuşmaktadır. Yani yavuz hırsız, ev sahibini bastırma teşebbüsündedir. Erdoğan, geceler boyunca tek endişesinin Filistin olduğunu söylemektedir. Hal böyleyse Erdoğan’ın elini tutan yoktur. Önünde engel de bulunmamaktadır. Çoluğunu çocuğunu, villadaki ganimetleri gemilerinden birisine yükleyip İsrail’in izin ve icazetiyle hemen Gazze’ye iltica etmelidir. Madem tek endişesi, tek derdi Filistin’dir, o halde aday Erdoğan derhal Türkiye’yi terketmeli, Hamas’a katılmalıdır. Dikkatinizi çekerim ki bizim Erdoğan’dan en bariz farkımız burada ortaya çıkmaktadır. Biz de Filistin’e üzülür, sıkılır ve yanarız fakat geceler boyunca Türkiye’yi, Türkmenleri ve Türk milletini düşünür, bunlarla ilgili kaygı taşırız. Aday Erdoğan, Gazze’yi milli mesele gördüğünü açıklamaktadır. Sanki Türkiye’nin milli meselelerini benimsemiş ve savunmuş gibi sırayı Gazze almıştır. Erdoğan’a sesleniyorum, sen millilikten ne anlarsın? Senin sözde milliliğin, sandık görülünce meydana çıkar. Aday Erdoğan, bil ki sen milli olamazsın, sen milli kalamazsın. Bir insanın milli olması için vatana, bayrağa ve millete şaşı bakmaması lazımdır. Bir insanın milli olması için gayrimilli unsurlara eğilip diz çökmemesi şarttır. Kozmopolit perişanlıktan millilik çıkmaz. Kaos tüccarına, Türk düşmanına, kimlik hasmına, Mustafa Kemal’e ayyaş diyen, T.C.’ye kast eden, Türklüğü etnik seviyeye indirmeye yeltenen bir şahsiyete milli değil, militanlaşmış milliyetsiz denir. Mürai, yani ikiyüzlü siyasetçiden milli olmaz, hele milliyetçi olmak hiç yakışmaz. Erdoğan, sözde bizi itham ederek, IMF’den aldığı borçları ödemesine millilik demektedir. Dış yükümlülüklere karşı Merkez Bankası’nın kasasında tutulan rezerv artışını millilik olarak tasvir etmektedir. Kimin cebine gittiği muamma olan milli gelirdeki artışı millilik olarak göstermektedir ancak Türkiye’yi kaçakçılara, kara paracılara, altın hırsızlarına, sıcak paracılara, ekonomik tetikçilere, para baronlarına, faiz ve rant merkezlerine teslim etmesinin ne anlama geldiğini itiraf edememektedir. Ben size söyleyeyim, bunun adı Türk milletinin topluca yoksullaşması, işsiz kalması ve ekmeğinden olmasıdır. Gelen sermayeden daha fazlasının çıkmasını sağlayan ekonomik sömürü düzeninin bir ucunda küresel para babaları, diğer ucunda ise aday Erdoğan ve yandaşları vardır. Şu hazin gerçeğe bakınız ki İsrail, Kürdistan’ı teşvik edip bağımsızlığını özendirirken Erdoğan nedense hiç rahatsız olmamıştır, çünkü aday Erdoğan, Öcalan, Anglo-Sakson komplo, Barzani ve Netanyahu, tarihi şark meselesi liginin Kürdistan sahasında ter akıtan beş oyuncusudur. Erdoğan, Rabia işaretindeki başparmağı da açarsa işlem tamam olacak, hem rüşvet kadrosunun hem de Kürdistan korosunun niyet ve sayısı tam olarak deşifre olacaktır.” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.