Bahçeli: Seçilmiş Cumhurbaşkanı Ve Yandaşları Hukuku Bizatihi Boğazlıyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’de hukukun, bizatihi seçilmiş cumhurbaşkanı ve yandaşları tarafından boğazlandığını belirterek, “Erdoğan halihazırda taşıdığı yüksek görevin ruh, disiplin ve liyakatinden çok uzak olup...

Bahçeli: Seçilmiş Cumhurbaşkanı Ve Yandaşları Hukuku Bizatihi Boğazlıyor



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’de hukukun, bizatihi seçilmiş cumhurbaşkanı ve yandaşları tarafından boğazlandığını belirterek, “Erdoğan halihazırda taşıdığı yüksek görevin ruh, disiplin ve liyakatinden çok uzak olup Anayasa’yı takmamaktadır.” dedi.
12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı’nı AK Parti’nin başına konuşlandırarak BOP’un Türkiye cuntasını tam olarak kurduğunu ifade eden Bahçeli, “Anlaşılmaktadır ki, BOP’un Türkiye şubesi halen açık ve faaldir.” cümlesini sarf etti.

Devlet Bahçeli, 10 Ağustos Cumhurbaşkanı seçiminden sonra yaşanan hukuksuzluklar ve Anayasa ihlalleri kapsamında yazılı bir açıklama yaptı. Yürürlükte bulunan Anayasa’nın 1. maddesinin devlet şeklinin Cumhuriyet, 3. maddesinin ise Cumhuriyet’in nitelikleri arasında sosyal hukuk devlet prensibinin olduğunu ifade ettiğine işaret eden Bahçeli, “En net tanımıyla Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu değişmez ilke demokrasinin kurul, kurum ve kurallarıyla etkin bir şekilde işlemesinin de teminatıdır. Hukuk devleti anlayışı demokrasinin varlık güvencesi, kişisel hak ve hürriyetlerin koruyucu zırhıdır.“ dedi.

“EGEMENLİĞİN KULLANILMASI, HİÇBİR KİŞİYE, ZÜMREYE VEYA SINIFA BIRAKILMAYACAKTIR”

MHP lideri Bahçeli, Anayasa’nın 6. maddesinin Türk milletinin egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre ve yetkili organlar eliyle kullanacağını hüküm altına aldığına vurgu yaparak, şöyle devam etti: “Yine anılan maddeye göre, egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılmayacaktır. Bunun yanı sıra, söz konusu Anayasa maddesi, hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacağını belirtmektedir. Buna göre iktidarın tüm siyasi ve idari tasarruflarının temelinde Anayasa yer almaktadır. Anayasa’da karşılığı bulunmayan, Anayasa’ya alenen aykırılığı tartışma götürmez bir gerçek olan fiil, karar, icraat, tavır, davranış ve uygulamanın meşruiyetinin sakat olması bir yana, suç teşkil edeceği de kuşkusuzdur. Başbakan ve bakanlardan oluşan hükümet, devletin en üst yönetim kuruluşu olarak otoritesini ve yaptırım gücünü Anayasa ve yasalardan almaktadır.”

Hükümetin gerek işleyiş, gerekse de hükmü şahsiyet yönünden hukuka bağlı olmak, faaliyetlerini hukukla sınırlandırmak durumunda olduğunu hatırlatan Devlet Bahçeli, bunun ihtiyari bir durum olmayıp zorunluluk arz ettiğini söyledi.

“TÜRKİYE; HUKUKSUZLUĞUN KOL GEZDİĞİ DÖNEMDEN GEÇMEKTE”

“Aksi bir uygulama ise yasa ve Anayasa’yı çiğnemek anlamına gelecektir.” şeklinde açıklamasını sürdüren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: “Her şart altında, hükümet, hukukun çizdiği sınırlar dahilinde ve hukuka uygun hareket etmek mecburiyetindedir. Hukuk kaidelerindeki oynamalar, esnemeler, aşınmalar ve tahribatlar demokrasiyi budayacak, polis devletinin önünü açacaktır. Hukuk devletinden verilen ödünler demokrasinin içini boşaltacak, temsil ve katılımı işlevsiz kılacaktır. Türkiye; hukuksuzluğun kol gezdiği, hukuk devletinin sürekli ağır yaralar aldığı bir süreç ve dönemden geçmektedir.”

“AK PARTİ HÜKÜMETİ ANAYASA VE YASALARI RAFA KALDIRDI”

AK Parti hükümetinin Anayasa ve yasaları rafa kaldırdığını, seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pervasızca Anayasa’yı ihlal ettiği, suç işlediğini aktaran Bahçeli, Yüksek Seçim Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Seçimi’nin kesin sonuçlarını açıkladığı tarih olan 15 Ağustos’tan beri resmen Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın, Anayasa’nın 101. maddesine aykırı hareket ettiğini vurguladı. MHP Genel Başkanı söz konusu maddenin açık ve anlaşılabilir bir içeriğe sahip olduğuna dikkat çekerek, “Nitekim Anayasa’nın 101. maddesinin son fıkrasına göre; Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erecektir. Artık Recep Tayyip Erdoğan 12. Cumhurbaşkanı’dır. 15 Ağustos’tan sonra siyasi faaliyetlere katılması, Başbakanlık, parti genel başkanlığı ve milletvekilliği görevlerini uhdesinde taşıması Anayasa’ya göre imkansız olacaktır. Ancak Erdoğan hala görevlerinden ayrılmayarak, adeta meydan okur gibi parti ve hükümet işleriyle ilgilenmekte, AKP’ye Genel Başkan atamaktadır. Anayasa’nın 104. Maddesi Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini sıralamaktadır.” izahında bulundu.

Bu çerçevede sayılan görevlerin yanında Cumhurbaşkanı’nın; devletin başı olduğu, bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil edeceği, Anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözeteceğinin netliğinden söz eden Bahçeli, Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda Anayasa’nın uygulanmasını gözetmekle sorumlu olduğunu hatırlattı.

“BU KANUNSUZLUK, HUKUK DEVLETİNİ KATLETTİ”

Fakat, Erdoğan’ın halihazırda taşıdığı yüksek görevin ruh, disiplin ve liyakatinden çok uzak olup Anayasa’yı takmadığını belirten Devlet Bahçeli, açıklamasını, “Bu kanunsuzluğun hukuk devletini katlettiği, demokrasiyi zehirlediği meydandadır. Türkiye’de hukuk, bizatihi seçilmiş Cumhurbaşkanı ve yandaşları tarafından boğazlanmaktadır. Durum çok vahim, çok kritiktir. Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere, adalet kurumları yaşanan Anayasa felaketine sessiz ve tepkisiz kalmamalıdır. Her fırsatta konuşan ve değişik meseleler hakkında fikirlerini paylaşan Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın suskun ve durgun vaziyette gelişmeleri seyretmesi da anlaşılır gibi değildir. Şayet hukuksal boşluk büyür, Anayasa tamamen geri plana düşerse; Türkiye’nin toplumsal dirliği, milli birlik ve beraberliği çok ciddi düzeyde sarsıntı geçirecektir.” diye sürdürdü.

Bahçeli, sorumluluk mevkiinde olan herkesin bu yakın tehlikenin önüne bugünden geçmekle görevli olduğu uyarısını yaptı.

“ERDOĞAN, BOP’UN TÜRKİYE CUNTASINI TAM OLARAK KURDU”

Öte yandan Erdoğan’ın, başarısız, yetersiz, aciz ve maceracı olarak tanımladığı Dışişleri Bakanı’nı AK Parti’nin başına konuşlandırarak BOP’un Türkiye cuntasını tam olarak kurduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, şunları dile getirdi:
“Anlaşılmaktadır ki, BOP’un Türkiye şubesi halen açık ve faaldir. Küresel plan ve projelerin bölgesel düzlemde takip ve temininde tüm gücüyle efor ve enerji sarfeden Dışişleri Bakanı’nın Başbakan olması ülkemiz adına travmadır. 1 Mayıs 2009 tarihinden itibaren Dışişleri Bakanlığı görevini ifa eden Davutoğlu’nun siyasi mazisi felaket, fantezi ve hüsranla anılmaktadır. Türkiye’yi BOP katarına eklemleyenlerden birisi olan bu şahsiyetin, milli dinamiklerin hilafına hareket etmesi, Türk devletinin imkan, iddia ve yaptırımlarını hiçe sayması sicilinin en karanlık noktalarıdır.”

“AKP’YE UZAKTAN KUMANDA GENEL BAŞKAN…”

Erdoğan’ın hiçbir yetkisi olmadığı halde AK Partiyi çekip çevirdiğini, kendisinden sonraki siyasi düzen ve tablo için telaşla dizayn yaptığını anlatan Bahçeli, açıklamasına, “Ve bu maksatla AKP’ye uzaktan kumanda Genel Başkan yerleştirerek gelecekle ilgili niyetlerini de ele vermektedir. Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin vermediği bir yetkiyi hukuk anarşisiyle Ahmet Davutoğlu’na lütfetmiş, olağanüstü kongrenin iradesini beklemeden ve çirkince dayatmalarla AKP’ye bostan korkuluğu dikmiştir. Egemenlik Anayasa’ya tamamen zıt olacak şekilde bir şahsın ve etrafında öbekleşen zümrenin eline geçmiştir. AKP’deki oligarşik yapılanmanın Türk milletinin, Türk demokrasisinin ve Türk hukuk sisteminin hayrına olmayacağı kesindir.” cümleleriyle devam etti.

“HİÇ KİMSE, MİLLİ İRADEDEN VE HUKUKTAN DAHA BÜYÜK DEĞİLDİR”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin, yaşanan Anayasa cinayetlerine en üst düzeyden tepki vermeyi sürdüreceğini aktaran Bahçeli, “Hiç kimse, milli iradeden ve hukuktan daha büyük değildir. Seçilmiş Cumhurbaşkanı, inat ve ısrarla devam ettirdiği Anayasa’yı tanımayan tutumuna son vermezse, sonuçlarına elbette katlanacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi gelişmeleri çok yakından takip ederek mücadelesini şevk ve heyecanla yürütecektir. Bilinsin ki, Türkiye; Recep Tayyip Erdoğan’ın mülkü ve keyfi olarak kullanacağı miras malı değildir. Bu ülkede eksik de olsa hukuk vardır, kurallar vardır, teamül ve devlet gelenekleri hala ayaktadır.” değerlendirmesini yaptı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.