Bakan Avcı’nın Kongrede Yaptığı Konuşma

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilecik Belediyesi Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen, AK Parti Bilecik 5. Olağan İl Kongresi’ne katıldı.

Bakan Avcı’nın Kongrede Yaptığı Konuşma



 Bakan Avcı’nın kongrede yaptığı konuşmada öne çıkan başlıklar şöyle: 

“Türkiye’nin Genç Nüfusu Aynı Zamanda Genç Bir Hafızası Olduğunu Da Gösteriyor”

“Yeni Türkiye diyoruz, Türkiye genç bir ülke, nüfus ortalamamız hamdolsun genç ve öyle kalması için de başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yetkililerimiz sık sık gerekli uyarıları yapıyorlar. Türkiye’nin genç nüfusu aynı zamanda genç bir hafızası olduğunu da gösteriyor, dolayısıyla Yeni Türkiye dediğimiz zaman eski Türkiye’nin ne olduğunu bilmeyen çok büyük bir kitleyle konuşuyoruz demektir. 

Gençlerimizi kırmadan, incitmeden, onların başına kakmadan eski Türkiye’nin ne olduğunu, nereden geldiğimizi, nasıl bir Türkiye devraldığımızı ve ne yapmaya çalıştığımızı uygun bir üslupla tekrar tekrar hatırlamakta, hatırlatmakta, anlatmakta fayda var.”

 

“Katsayı Uygulaması Yüzünden Türkiye’de Meslek Liseleri Tırpanlandı”

“Eğitimde neredeydi eski Türkiye, aramızda yaşı bana yakın olanlar eski Türkiye’de eğitim şartlarını çok iyi hatırlayacaklardır. Eski Türkiye’de katsayı diye bir şey vardı. Neydi katsayı? Aynı üniversite imtihanına giren çocuklardan aynı puanı alanlar, sonra ayrıca bir değerlendirmeye daha tabi tutuluyorlardı. Neye göre ayrıca değerlendiriliyorlardı, mezun oldukları okullara göre. Kime yönelikti bu katsayı, özellikle imam hatip okullarına ve onların yanı sıra bütün meslek okullarına. Ve bu uygulama yüzünden Türkiye’de meslek liseleri tırpanlandı. Sektör gerekli yetişmiş eleman bulmakta hala şikâyet ediyor. Sırf bu uygulamalarla budanan meslek liselerimiz nedeniyle sektör bugün bile yetişmiş eleman sıkıntısı çekiyor. Kılığından kıyafetinden ötürü okullara alınmayanlar, sadece öğrenciler olarak değil, çalışanlar olarak da kamu hizmeti verenler olarak da öğretmenler olarak da.”

 

“13 Sene Zarfında Alınan Öğretmenlerin Sayısı Bütün Cumhuriyet Tarihi Boyunca Alınan Öğretmenlerin Sayısı Kadar” 

“Başka ne vardı eski Türkiye’de öğrencilerin bursları vardı, neye yetiyordu bir öğrencinin bir aylık giderinin sadece onda birini karşılamaya yetecek kadardı. Pansiyon yoktu, derslikler sıkıntılıydı, FATİH diye bir projenin adı bile yoktu, bilgisayarın, taşımalı eğitimin adı bile yoktu. Öğretmen yoktu, bu 13 sene zarfında alınan öğretmenlerin sayısı bütün cumhuriyet tarihi boyunca alınan öğretmenlerin sayısı kadar. Yani bugün görev yapan iki öğretmenden biri bu dönemde alındı. Ve bu atamaların hiçbiriyle ilgili de en küçük bir şaibe imasında dahi bugüne kadar bulunulamadı çok şükür. 

Sene başında okullar açılırken velileri bir telaş alırdı, ‘Nereden kitap bulacağız’ diye, kırtasiyecilerden önceden yer ayırtmaya çalışan veliler gördünüz. Şimdi 10 yıldan beri her öğrenci okulların açıldığı gün masasının üzerinde kitaplarını hazır buluyor. Dolayısıyla emekli dedelerimiz artık torunları için sabahın köründe kırtasiyecilerin önünde kuyruğa girmiyorlar.”

 

“Bilecik’in İl Nüfusunun Beş Katını Her Gün Türkiye Genelinde Okullara Taşıyoruz”

“Arkadaşlarımız sağlıkta yapılanları anlattılar, biraz önceki emekli arkadaşımızın hatırlatması üzerine emeklilerimiz artık sabah saat 4’te gidip kuyruğa girip aylarca sonrasına randevu almıyorlar. Eğer evde bakıma muhtaç bir engelli varsa onu bir ayıp gibi saklamak gereği duymuyorlar çünkü evde bakım gerektiren her bir engelli yurttaşımız için ayrıca bakım ücreti ödüyoruz. Sadece onlar için değil öğrencilerimiz için de okula erişemeyen her öğrencimizi, bir öğrenci bile olsa, evinde eğitiyoruz, evine öğretmen gönderiyoruz, okula gelemeyen öğrencilerimizi evinde eğitiyoruz. Bilecik’in il nüfusunun beş katını her gün Türkiye genelinde okullara taşıyoruz, 1 milyon 300 bin öğrenciyi okullarına götürüyoruz. Bunun için 104 bin araç kullanıyoruz onlara ilgili olarak da eğitimlerimizi tekrar gözden geçiriyoruz, kontrollerimizi tekrar gözden geçiriyoruz. Bu yarıyıl tatilini taşımalı eğitim şoförlerimizin eğitimi için özellikle değerlendirdik. 

Bugüne kadar 100 binlerce tablet bilgisayarı okullarımıza, öğretmenlerimize dağıttık. Şimdi yeni   675 bin bilgisayar alımı için ihaleyi sonuçlandırmak üzereyiz. Önümüzdeki aylarda onları da 9. sınıf öğrencilerimize dağıtacağız.”

 

“Millî Eğitimle İlgili Yoğun Bir Dezenformasyon Kampanyası”

 “Bugünlerde sizin de dikkatinizi çekmiştir özellikle millî eğitimle ilgili yoğun bir dezenformasyon kampanyası olduğunu göreceksiniz, belli bir kesimden özellikle sistematik biçimde yürütülen dezenformasyon en küçük bir olumsuzluk abartılarak ‘Millî eğitim çöktü, şöyle oldu böyle oldu’ propagandası için malzeme olarak kullanıldığını görüyorsunuz. Bunun da arkasında birilerinin tekerine çomak sokmuş olmamız yatıyor. Kurumlar, 1 Eylül 2015 tarihinde dershane adı altında faaliyet gösteremeyecek. Ne yapacaklar? Sağladığımız teşviklerle, gerek arsa, gerek vergi kolaylığı, gerek kredi kolaylıklarıyla 1 Eylül 2015’e kadar özel okula, özel eğitim kurumlarına dönüşecekler.

 

Bu Düzenden, Bu Tezgâhtan Nemalananların Medya Organlarında Millî Eğitimle İlgili Sistematik Bir Kampanya Yürüttüklerini Siz De Görüyorsunuz, Biz De Görüyoruz”

“Başarılı çocukları okullardan seçip, onları özel sınıflara alıp, zaten sınavda yüksek puan alacağı belli olan çocukları bir de ayrıca özel sınıflarda eğitmiş gibi yaptıktan sonra bir de üzerlerine tişörtler giydirip sanki bütün başarı bu kurumlarınmış gibi reklam malzemesi olarak kullanamayacaksınız. Yani okullarımızda verilen eğitimi, o eğitimi veren öğretmenlerimizin emeğini inkâr edemeyeceksiniz, görmezlikten gelemeyeceksiniz, o emeğin üzerine oturup reklamınızı yapamayacaksınız. Dolayısıyla bu düzenden, bu tezgahtan nemalananların medya organlarında millî eğitimle ilgili sistematik bir kampanya yürüttüklerini siz de görüyorsunuz, biz de görüyoruz ama çoğu gitti azı kaldı.”

 

“Eğitimle İlgili Yatırımlar Ancak Çok Uzun Vadede Sonuçları Görülecek Yatırımlardır”

“Eğitimle ilgili yatırımlar ancak çok uzun vadede sonuçları görülecek yatırımlardır. Eğitimde alacağınız sonuçlar biraz daha uzun vadelidir. Biz zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık, bu ne demektir? Bugün okula başlayan çocuklarımıza uygulamaya başladığımız programların sonuçlarını, projelerimizin sonuçlarını bu çocuklarımız üniversiteye geldikleri zaman, hatta o zaman bile değil birçoğunu üniversiteye bitirdiklerini görecekler. Kendileri de aileleri de yaptıklarımızın gerçekten kendilerine neler kazandırdığını yıllar sonra görecekler. İnşallah o zaman da hayırla hatırlanacağımızı ümit ediyoruz. Öğretmenlerimizin, eğitimcilerimizin, yöneticilerimizin o günlerde de hayırla hatırlanacağını biliyoruz. Dolayısıyla eğitimle ilgili bu sistematik dezenformasyon kampanyaları konusunda sizleri bir kere daha uyarmak için 17 milyonu aşkın bir öğrenci, 1 milyona yaklaşan bir öğretmen kitlesinden ve bunlara ilişkin yüzlerce projeden söz ettiğimizi eğitimimizin de tıpkı ulaşım, adalet, sağlık gibi istikrara bağlı olarak çok olumlu bir çizgide gelişmekte olduğunu, bunu da bilfiil yaşayan öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve velilerimizin çok yakından bildiklerini bir kere hatırlatmak istiyorum.”

 

“Bilecik Çok Şükür Eğitimin Bütün Göstergeleri Bakımından Türkiye Ortalamasının Çok İlerisinde”

“Biz özellikle üniversiteye girişte hangi ilin ne kadar başarılı olduğu konusunda illerin durumunu açıklamıyoruz çünkü iller arasında gereksiz bir ‘kıskançlık’ demeyelim de imrenmeye yol açacağını biliyoruz. Hangi ilin hangi alanda, hangi konuda ne kadar başarılı olduğunu, ne kadar başarısız olduğunu, bu başarısızlık varsa eğer herhangi bir konuda onun sebeplerini, öğretmen eksiğinden mi, altyapı eksiğinden mi, nereden kaynaklandığını da biliyor ve tedbirlerimizi ona göre alıyoruz. Bilecik çok şükür eğitimin bütün göstergeleri bakımından, Türkiye ortalamasının çok ilerisinde. Ama kâfi mi? Hayır, değil. Yapacak daha çok işimiz var, nitekim onlarla ilgili yürüyen projelerimiz var.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.