Beş Çocuğu Elinden Alınan Beyazıt Ailesinin Hukuk Mücadelesi Sürüyor

Fransa'das beş çocukları birden ellerinden alınan Beyazıt ailesinin hukuk savaşı sürüyor. Cihan Haber Ajansı’nın gündeme taşıdığı aileye, Paris Büyükelçiliği ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) destek vermek için çalışma başlattı....

Beş Çocuğu Elinden Alınan Beyazıt Ailesinin Hukuk Mücadelesi Sürüyor



Fransa'das beş çocukları birden ellerinden alınan Beyazıt ailesinin hukuk savaşı sürüyor. Cihan Haber Ajansı’nın gündeme taşıdığı aileye, Paris Büyükelçiliği ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) destek vermek için çalışma başlattı. Beyazıt ailesinin yardımına koşan bir diğer STK ise Almanya’dan Umut Yıldızları Derneği oldu. 2015 Haziran ayına kadar çocukları elinden alınan Beyazıt ailesi, çocuklarına yönelik şiddet iddialarını reddederek karara itiraz edeceklerini açıkladı.

Fransız Çocuk Mahkemesi’nin Beyazıt ailesinin beş çocuğuna el koyma kararı Fransa ve Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Mahkemenin verdiği karara itiraz eden Beyazıt ailesinin hukuk mücadelesi devam ediyor. Şahsına yöneltilen bütün iddiaları reddeden anne Hülya Beyazıt, “Bize yardım edebilecek kurumlardan ve derneklerden destek bekliyoruz. Lütfen sesimizi duysunlar ve çocuklarımıza tekrar kavuşmamız için yol göstersinler.” çağrısında bulundu.

Haziran 2015 tarihine kadar beş çocuğuna el konulan Beyazıt ailesi, mahkemede kendilerini yeteri kadar savunamadıklarını ve hukuki sürecin hangi aşamada dahi olduğunu bilmediklerini belirtiyor. Mahkemede iddia edildiği gibi kendisinin hiçbir çocuğuna şiddet uygulamadığını dile getiren Hülya Beyazıt, “Fransızcamız yok. Bütün görüşmelere tercümansız gitmek zorunda kaldık. Ne kendimizi ne de çocuklarımızı doğru dürüst savunamadık. Ama bizi resmi kurumlara şikayet edenler, bütün kapıların yüzümüze kapanmasını başardı.” dedi.

BEYAZIT AİLESİ “AYRIMCILIK” KURBANI MI?

Oturdukları apartmanda karşılaştıkları olumsuz yaklaşımlardan da bahseden Hülya Beyazıt, “Alt kat komşumuz polis memuru. Polis memuru komşumun iki kızı ve eşi çocuklarımın okuduğu okulda gözetmen. Bir diğer komşumuz okul müdürü, bir diğeri ise kütüphane müdürü. İlk günden itibaren apartmanda istenmeyen kişi ilan edildik. Bu tutumun çocuklarımızın alınmasına sebep olacağını hiç düşünemezdik.” dedi. Polis komşusu tarafından şikayet edilen Beyazıt ailesi mahallede yaşayan tek Türk aile. Okulda da tek Türkiye kökenli öğrenciler Beyazıt ailesinin çocukları. Beyazıt ailesi, bütün bu olumsuz şartlardan hareketle, ayrımcılığa uğradıklarına dikkat çekiyor. Bu komploya kurban gittiklerini belirten Beyazıt ailesi, okul ve yaşadıkları Wissous şehrinde bütün yetkililerin kendilerine ön yargı ile yaklaştığını iddia ediyor.

ELÇİLİK VE BAŞKONSOLOSLUĞUN ÖNCELİKLİ KONUSU

Beş çocuğu elinden alınan ailenin hukuki durumunu yakından takip eden elçilik ve konsolosluk yetkilileri Beyazıt ailesinin çocuklarına kavuşması için aileye destek olma kararı aldı. Bu çerçevede Anne için haftada bir gün psikolojik destek verilirken, hukuki sürecin sağlıklı şekilde işlemesi için de elçilik ve konsolosluk yetkilileri tarafından iki avukat görevlendirildi. Dava dosyasını yakından incelemeye alan avukatlar kapsamlı bir çalışma yürütmeye hazırlanıyor.

ALMANYA'DAN DA DESTEK VAR

Almanya’da gençlik dairelerinin verdiği kararlar ve Türk ailelerin yaşadığı problemlerle ilgilenen Umut Yıldızları Derneği, Beyazıt ailesinin yardımına koşuyor. Aile ile irtibata geçen dernek başkanı Kamil Altay, Avrupalı Türk ailelere önemli uyarılarda bulundu. Fransa’ya gelerek aile ve avukatlar ile özel bir çalışma yapacaklarını açıklayan Atalay, Beyazıt ailesinine destek olacaklarını belirtti. Avrupa’da hızla aile yapısının bozulduğuna dikkat çeken Altay, gelecek yıllarda mahkeme kararı ile el konulan Türk çocuklarının sayısının artmasından endişe ediyor. El konulan Türk çocuklarının Türk kimliklerine çizgi çekildiğine değinen Altay, “ Türk çocuklarının göçmen oldukları göz ardı ediliyor. Bilinçli olarak kendi kültürlerinden arındırılıyor. Ailelerin ve kurumlarımızın bu konuda daha bilinçli olması gerekiyor. Ailelerinden alınan çocuklar çok iyi şartlarda yaşayabilir. Sağlıklı ve bütün ihtiyaçları karşılanabilir fakat çocuklarımız kültür ve kimlik noktasında büyük bir kopuş yaşayacaklarını unutmamalıyız.” dedi.

Türkiye’nin de artık yeni ve etkin politikalar geliştirerek, ailelerinden alınan çocuklar konusunda daha etkin çalışma yürütmesi gerektiğine vurgu yapan Altay, “Gerek konsolosluklarımız gerekse de derneklerimiz çocuk mahkemeleri ve hukuki süreçler hakkında çalışmalar yapmak zorunda.” ifadelerini kullandı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.