"büyükşehirlerde Yapacakları Eylemlerle Bize Güneydoğu'yu Unutturabilirler"

Hakkari eski Emniyet Müdürü Tufan Ergüder, hükümetin öngörüsüzlüğünün çok ciddi bir şekilde ortaya çıktığını belirterek, örgütün boş bırakılan alanlardan bugüne kadar tarihinin gelmiş geçmiş en büyük halk ayaklanması provasını...




Hakkari eski Emniyet Müdürü Tufan Ergüder, hükümetin öngörüsüzlüğünün çok ciddi bir şekilde ortaya çıktığını belirterek, örgütün boş bırakılan alanlardan bugüne kadar tarihinin gelmiş geçmiş en büyük halk ayaklanması provasını yaptığını söyledi. Ergüder, "30 yılın en büyük halk ayaklanması provasıdır bu. Bundan sonra da benim öngörüm; özellikle büyükşehirlerde yapabilecekleri eylemlerle bize Güneydoğu'yu unutturabilirler." dedi. AK Parti idarecilerinin süreci kesinlikle öngöremediklerini de savunan Ergüder; Van Valisi, Emniyet Müdürü, Milli İstihbarat Bölge Başkanı'nın olaylar başladığında izinde olduğunu, böyle bir durum da izne çıkılamayacağını vurguladı.

"VALİ, EMNİYET MÜDÜRÜ ÜST SEVİYEDE KORUNUR"

Bingöl'deki Emniyet mensuplarına yönelik saldırıyı Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) değerlendiren Ergüder, illerde en iyi korunanların valiler ve emniyet müdürleri olduğuna dikkat çekti. Bu seviyede korunan bir emniyet müdürüne böyle bir saldırı düzenleniyorsa bölgede kontrolün ciddi bir şekilde kaybolduğunu gösterdiğini dile getiren Ergüder, teröristlerin jandarma timleri tarafından öldürülmemesi halinde 40 tane senaryo yazılacağını ve kamuoyunun da komplolara inanmaya müsait olduğunu kaydetti.

"AKP İDARECİLERİ SÜRECİ KESİNLİKLE ÖNGÖREMEDİ"

Jandarmanın bu faaliyetinin çok değerli olduğunu vurgulayan Ergüder, örgütün Türkiye çapında sokak faaliyetlerini çok planlı bir şekilde yürüttüğünü ifade etti. Örgütün istedikleri şekilde kitleyi harekete geçirebildiğinini anlatan Ergüder, bu durumun çok ciddi bir boşluğun olduğunu gösterdiğini söyledi. AKP idarecilerinin süreci kesinlikle öngöremediklerini anladıklarını belirten Ergüder, Van Valisi, Emniyet Müdürü, Milli İstihbarat Bölge Başkanının olaylar başladığında izinde olduğunu hatırlattı. Kadrolarda bir öngörü olmadığını dile getiren Ergüder, böyle bir durumda izne çıkılamayacağını vurguladı.

Yaşanılanlardan dolayı polisin morali, AKP'ye olan güveninin kalmadığını belirten Ergüder, çünkü hukukun uygulanmadığını, anayasanın çiğnendiğini söyledi. AKP'nin bu süreci öngöremediğini, ciddi boşluklar bıraktığını, çok dar alanda hareket ettiğini dile getiren Ergüder, bu organizasyonun tamamen alanın boş bırakılmasından kaynaklandığını kaydetti.

"HÜKÜMET VERDİKLERİNİ CEBİNDEN DEĞİL DEVLETİN CEBİNDEN VERDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR"

Halk arasında 'verelim kurtulalım' anlayışı olduğunu hatırlatan Ergüder, "Vererek kurtulamazsın. Türkiye'nin en büyük Kürt kendi İstanbul, Diyarbakır değil ki. En korkulan şey, sokakların hareketlenmesi olur." ifadelerini kullandı.

Hükümetin bu müzakerelerde verdiklerini kendi cebinden vermiş olarak görmediğini belirten Ergüder, devletin cebinden verdiğini düşündüğünü ve bunun acayip bir psikoloji olduğunu kaydetti. PKK'nın dünyanın pekçok istihbarat örgütü ve devletiyle doğrudan veya dolaylı görüşmeleri olduğuna dikkat çeken Ergüder, örgütün ciddi bir şekilde üst bir akılla yönetildiğini söyledi. Örgütün yine İran'la da ciddi ilişkileri olduğunu anlatan Ergüder, İran'ın bütün olaylarda bölgede Türkiye'nin üzerinde bir rol oynadığına dikkat çekti.

Türkiye'nin bölgede yaptığı her hamle yanlış çıkınca etkinliğini kaybettiğini dile getiren Ergüder, bölgede şuan hamle yapabilecek bir İran olduğunu ifade etti. PKK'nın İran ile strateji paylaşmasının akla uzak gelmediğini, mümkün olduğunu belirten Ergüder, örgütün temel talebinin Bağımsız Birleşik Kürdistan'ı kurmak olduğunu söyledi. Bu hedefe giderken her kim katkı sunarsa örgütün bunu kabul edeceğini dile getiren Ergüder, metropollerde eylem yapılmaya başlandığı anda Güneydoğu'nun unutulacağına dikkat çekti.

"İSTİHBARATIN YÜZDE 90'INI İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANLIĞI ÜRETİR"

Son 10 aydır güvenlik kuvvetleri anlamında Türkiye'de ciddi bir kaos olduğunun altını çizen Ergüder, şöyle devam etti: "Hükümet bütün değerlendirmesini 17-25 Aralık soruşturmalarını örtmek yönünde kullandığı için bütün gücünü, bu alanı ciddi şekilde boşalttı. 17 Aralık'a kadar bu ülkenin yurt içi istihbaratının yüzde 90'ını üreten yer İstihbarat Daire Başkanlığı'ydı. Şimdi siz bunu komplo ile atıl hale getirdiniz. Milli İstihbarat Teşkilatı zaten bütün olaylarda arkadan gelen bir teşkilat. Hükümetin öngörüsüzlüğü çok ciddi bir şekilde ortaya çıktı. Boş bıraktığı alanlardan bugüne kadar tarihinin gelmiş geçmiş en büyük halk ayaklanması provasını yaptı örgüt. 30 yılın en büyük halk ayaklanması provasıdır bu. Olaya böyle bakmak lazım. Bundan sonra da benim öngörüm; özellikle büyükşehirlerde yapabilecekleri eylemlerle bize Güneydoğu'yu unutturabilirler diye düşünüyorum."

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.