Chp'li Kadın Vekiller Ayaklandı: “milli Eğitim Şurası'nda Alınan Kararları Tanımıyoruz!“

CHP'li Nur Serter, Dilek Akagün Yılmaz, Sedef Küçük, Aylin Nazlıaka, Nedret Akova, Binnaz Toprak ve Sakine Öz ortak açıklama yaparak, CHP'li kadın milletvekilleri olarak, 19. Milli Eğitim Şurası'nda alınan kararları tanımadıklarını ve o kararların uygulanmaması için karşı duruş sergileyeceklerini açıkladı.

Chp'li Kadın Vekiller Ayaklandı: “milli Eğitim Şurası'nda Alınan Kararları Tanımıyoruz!“



 CHP'li kadın vekiller ayrıca,"harf devrimi köpekleştirmedir" ve "çalışan kadın fuhuş ortamı yaratır" diyen Nurettin Yıldız ile Ömer Tuğrul İnançer hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını ve dava açacaklarını belirtti. 

İŞTE NUR SERTER'İN OKUDUĞU AÇIKLAMANIN TAM METNİ

ŞURA KARARLARI DİN ODAKLI BAKIŞ İLE ALINDI

19. Milli Eğitim Şurası, eğitimin temel sorunlarını görmezden gelerek, personel bilimsellikten tamamen uzak bir anlayışla yürütülmüş ve AKP’nin din istismarı projesinin uygulama alanı haline dönüştürülmüştür. Eğitim, bilim yerine din odaklı bir bakış açısı ile ele alınmış, eğitim bilimleri ve pedagoji dışlanmış, Şura AKP’nin çağdaş ve laik eğitimle savaş alanına dönüşmüştür. Karma eğitimi sona erdirmenin köşe taşları döşenmiş ve Milli Eğitim Bakanı Şura sonrasında “Karma Eğitim zorunlu değil” açıklaması ile geleceğe dönük planlarını açıkça itiraf etmiştir.

AİHM KARARI YOK SAYILDI

AİHM’nin zorunlu din dersinin kaldırılmasına ilişkin kararı “yok” sayılmış ve ilkokul 1-2 ve 3. Sınıflarına zorunlu din dersi konularak uluslararası hukuka meydan okunmuş, eğitim pedagojisine darbe yapılmış, farklı inanç gruplarındaki ailelere baskı ve zulüm dönemi başlatılmıştır.

KIZ ÇOCUKLARINA SAPKIN BAKIŞ...

Okul öncesi eğitimde karma eğitimin sona erdirilmesi konusunun, AKP’nin yandaşı, tetikçisi ve 4+4+4’ün mimarı bir sendika tarafından gündeme taşınarak tartışılması, kız çocuklara, hatta kız bebeklere bile cinsiyet odaklı ilkel ve sapkın bir bakış açısının Şura’da etkin olabildiğinin acı verici bir göstergesi olmuştur.

YAŞAM TARZI DAYATILACAK

3-5 yaş arası çocuklara “değerler eğitimi” adı altında, içeriği belirsiz ancak amacı belirgin bir eğitim konulmuştur. Böylelikle “Soyut değerleri” algılama becerisi olmayan çocuklarda bir değerler karmaşasının yaratılması ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesi ile “yaşam tarzı dayatması” yapılması için karar alınmıştır.

ÇOCUKLAR HAFIZLIK EĞİTİMİ İLE OKULDAN KOPARILACAK

9 yaşındaki çocukları, okulun sosyal ortamından kopararak 2 yıl boyunca Hafızlık eğitimi adı altında Kuran Kurslarında, Kuranı ezberleten “hafızlar” olarak yetiştirme kararı alınarak, yetki MEB’den Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmiş ve 12 yıllık zorunlu eğitim ihlal edilmiştir. 2 yıl sonra, bu çocukların tekrar okul sistemine dahil edilmesi ise, MEB’in zorunlu eğitim karnesine bakıldığında, pek de olası görünmemektedir. Çünkü 2013-2014 döneminde 500 bin öğrenci kayıptır. Sistem dışı kalmış ve Bakanlık bu konuda ciddi bir düzenleme yapamamıştır.

Dini eğitim, milli eğitimin yerini alırken, Ortaokullarda okutulan ve 4 yıllık eğitim döneminde toplam süresi sadece 2 saat olan “İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük” dersinin gözden geçirilerek, güncellenmesi kararı ise, TC Devletinin kuruluş felsefesi ve cumhuriyet değerleri ile sürdürülen kavganın itirafı olmuştur.

OTELLERDE DE ALKOL YASAKLANACAK

Mesleki eğitim de Şura’ya egemen olan ilkel ve çağdışı düşünce sisteminden payına düşeni almış ve Otelcilik ve Turizm Meslek Liselerinden “alkollü içki ve kokteyl hazırlama” dersi kaldırılmıştır. Sıra, alkol servisinin otellerde yasaklanmasına gelmiştir.

FİŞLENEN ÖĞRENCİYİ AÇIK LİSEYE GÖNDERECEKLER

Okul güvenliğini tehdit bahanesi ile öğrencilerin fişlenmesinin önü açılmış, sorun yaratan öğrencilerin okuldan dışlanarak “açık liseye” gönderilmesi kararı alınmıştır. Milli Eğitim Şurasında Liselere Osmanlıca derslerinin konulması kabul edilmediği halde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şura kararlarını yok sayarak “Osmanlıca’nın isteseler de istemeseler de öğretileceği” açıklaması ile yine dayatmacı tavrını ortaya koymuştur.

OSMANLICA DAYATMASI HARF DEVRİMİNE DARBEDİR

Öncelikle “Osmanlıca” diye bir dil yoktur. Osmanlı döneminde kullanılan dilin adı, “Osmanlı Türkçe”sidir. Bu dil Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra, özellikle Saray erkanı ve Medrese görmüşlerin kullandığı, Arapça ve Farsça ağırlıklı bir dil olup, devletin yazışmaları bu dille yapılmaktadır. Bu dil, halkın konuştuğu dil değildir. Edebiyatın da bu dönemde Divan edebiyatı ve halk edebiyatı olarak ayrışmış olduğu bilinmektedir.

Okullarda edebiyat dersinin kapsamlı biçimde okutulmaması sonucu, Türkçe’nin kısırlaşması ve öğrencileri kelime hazinelerinin yoksullaşması, son 15-20 yılın sorunudur. Ancak bunun da sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yetersizlikleri gidermenin yolu, Osmanlıca ders koymak değil, Edebiyat dersinin içeriğini zenginleştirmektir.

Recep Tayyip Erdoğan, Kaçak Saray da yaşarken, saray dilini de yaşama geçirmeye çalışmaktadır. Ancak bu Osmanlıca dayatmasının gerçek nedeni, Harf devrimine karşı bir darbe yapmak ve Arap Alfabesini eğitime dahil ederek, yavaş yavaş dönüşümü sağlamaktır.

Türk gençlerinin mezar taşı okumaktan daha fazla öğrenecekleri vardır. Cumhuriyet düşmanlığı iliklerine işlemiş bu zihniyet, genç beyinleri cumhuriyet tarihi ve Cumhuriyet değerleri ile hesaplaşmanın bir aracına dönüştürmek için kollarını sıvamıştır. Milli eğitim, gençlerin beyinlerini geçmişin karanlık dehlizlerine sürüklemek yerine, onları geleceğin yaratıcı, aydınlık, umutlu dünyası ile buluşturmanın yollarını aramalıdır.

ŞURA KARARLARI, YOK HÜKMÜNDEDİR!

Özetle;

Şura kararları bilimselliği tümüyle aykırıdır. Özgür düşünen, sorgulayan birey yerine “kul” yetiştirmeyi hedeflemiştir. “Ahlak” adı altında baskıcı, ilkel, ayırımcı, cinsiyet eşitliğini reddeden, kızları bir tehdit unsuru olarak gören sapkın düşüncelilerin oyun alanına dönüşmüştür.

Çağdaş ve laik eğitime karşı darbe yapılmış, otoriter yönetim anlayışı ile “dindar ve kindar AKP gençliği” için çocuklarımızın yaşamına ipotek konulmuştur. Bizler, CHP Kadın Milletvekilleri olarak 19. Milli Eğitim Şurasında alınan bu çağdışı, ilkel, anti-demokratik kararları yok sayıyor ve bunların uygulamaya geçirilmesini engellemek konusundaki kararlılığımızı milletimizle paylaşıyoruz. Biliyoruz ki, bu karanlıkta sona yaklaşılmıştır. Aydınlık günler yakındır. 


KARSİGAZETE.COM


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.