Davutoğlu: Annelere Doğum Yardımı, Babalara Doğum İzni Geliyor

Başbakan Ahmet Davutoğlu, aile ve nüfusun korunmasına yönelik bir dizi yasal düzenleme, program ve projeyi bugün açıkladı. Açıklanan düzenlemeler arasında annelerin izin günlerinin artırılması, babaya doğum izni verilmesi, annelere doğum...

Davutoğlu: Annelere Doğum Yardımı, Babalara Doğum İzni Geliyor



Başbakan Ahmet Davutoğlu, aile ve nüfusun korunmasına yönelik bir dizi yasal düzenleme, program ve projeyi bugün açıkladı. Açıklanan düzenlemeler arasında annelerin izin günlerinin artırılması, babaya doğum izni verilmesi, annelere doğum yardımı, kreş ve gündüz evlerinde yenilikler, evleneceklere çeyiz hesabı desteği gibi maddeler yer alıyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün Ankara Palas’ta düzenlenen “Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı” başlıklı basın toplantısıyla aile ve nüfusun korunmasına yönelik bazı eylem planları, yasal düzenlemeler ve projeleri içeren bir paket açıkladı

EN BÜYÜK YÜK KADINLARIN ÜZERİNDE

Davutoğlu, paketi açıklamaya başlamadan önce kısa bir konuşma yaparak üç hususta ailenin önemine değindi: “Bir; ailenin korunması. Buradan anladığımız organik insanoğlunun tarihin başlangıcından itibaren en önemli kurumu olan ve doğal hayatın parçası olan aile ortamının korunması sadece bir geleneksel değerin korunması değil gelecek nesillerin korunması anlamını taşır. Bütün fiziki yapılar tahrip edilse ekonomide krizler yaşansa dahi bunlar telefi edilebilir. Ama eğer aile gibi bir kurum tahrip edilirse onu bir daha ikame edebilmek yeni bir yapıyla onu destekleyebilmek mümkün değildir. Her ne surette olursa olsun aile hayatımızın korunması gelecek nesillerin ve temel normlarımızın değerlerimizin ahlaki referans ölçülerimizin de korunması bağlamında büyük bir önem taşıyor. Kentleşme göç artışı küreselleşme gibi olgular bazen insan doğasının da etkileyen sonuçlar doğuruyor. Eskiden aile içinde geniş aile yapısında mahalle ortamında birbirleriyle yüyüze iletişime geçmiş olan nesiller şimdi bazen aynı aile içinde ayrı odalarda dünyanın bir köşesindeki bir muhatabıyla İnternet üzerinden iletişime geçebiliyor ama yan odadaki kardeşi ile geçemeyebiliyor. Bunlar bugün yaşadığımız hayatın gerçekleri. Bu çerçevede en büyük yük de kadınlarımızın üzerinde söz konusu. Psikolojik ve sosyal yük. Biz ailenin korunması bağlamında kadınlarımızın üzerindeki bu yükü alacak çok önemli tedbirler alma konusunda kararlıyız.”

ANNELİK İLE PROFESYONEL MESLEK SAHİBİ OLMAK ARASINDA KATEGORİK BİR KARŞITLIK OLMADIĞININ GÖSTERİLMESİ LAZIM

İkinci olarak ise kadının istihdamı ve kadınların çalışma hayatı içindeki konumları hususunu izah eden Davutoğlu, “Ailemizi bir taraftan korurken diğer taraftan kadınların sosyal hayatta yer almaları çalışma hayatına aktif bir şekilde katılmalarını temin etmek lazım. Annelik ile profesyonel meslek sahibi olmak arasında kategorik bir karşıtlık olmadığının gösterilmesi lazım. Annelik en kutsi bir misyonun ifa edilmesidir ama aynı zamanda kadınlarımızın sosyal hayatta üslendikleri sorumlulukları yerine getirmeleri de ve kendi iradeleri sosyal hayata katılmaları da en önemli insan haklarından biridir. Bu paketle bu dengeyi korumaya çalışıyoruz. Burada ortaya çıkabilecek bazı zaafların giderilmesine çalışıyoruz.”

"2023 YILINDA 65 YAŞ NÜFUS ORANI YÜZDE 10’U AŞACAK"

Bir üçüncü boyutun ise nüfus dinamizminin korunması olduğunu belirten Davutoğlu, “Türkiye genç nüfusuyla diğer ülkeler arasındaki arayı kapattı, kapatmaya çalışıyor. Bu genç nüfusun iyi eğitilmesi genç nüfusun en önemli değer üreten kaynak olarak korunması bizim için sadece etik değil stratejik bir hedeftir. Zenginleşmeden yaşlanan toplumların bir müddet sonra çok büyük sosyal patlamalarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. 65 yaş üstü nüfusumuz yüzde 7 civarında. Türkiye düşünülenin aksine yaşlanma bakımından hızlı bir trend takip ediyor. 2023 yılında 65 yaş nüfus oranı yüzde 10’u aşacak. 2050 yılında yüzde 50’yi aşması söz konusu bu trend devam ederse.” şeklinde konuştu.

"ASDEP GÖREVLİLERİ GPS İLE TAKİP EDİLECEK"

Bu programda üç bileşenden oluşan bir hedef gözettiklerini belirterek sözlerini sürdüren Davutoğlu, “Birincisi; aileye yönelik hizmetlerin geliştirilmesi. İkincisi; aile refahın ve nesiller arası dayanışmanın artırılması. Üçüncüsü; dinamik nüfus yapısının korunması.” dedi. Bu üç bileşen altında 38 eylem bulunduğunu, bunların gerçekleşmesi için yapısal bir değişim öngördüklerini ve Aile Sosyal Destek Programı kapsamında bütün sosyal destek ihtiyacı içinde olan ailelere ulaşacak yeni bir yapısal reform gerçekleştirdiklerini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti: “Aile Sosyal Destek Programı yani ASDEP ile sosyal yardıma ihtiyacı olan bütün dezavantajlı vatandaşlarımıza ulaşacağız. Öncelikle Türkiye’nin risk haritaları çıkartılacak sosyal destek anlamında, envanteri ortaya konacak. Sonra da ASDEP görevlilerimiz bütün bu bölgelere gönderilecek. 500 Tükiye 500 aile için bir sosyal hizmet görevlisi düşecek şekilde bölgelere ayrılacak. Aynen aile hekimliği gibi 500 aileye bir sosyal destek anlamında ihtiyaçlarını takip edecek denetim faaliyetinde bulunacak verilen desteklerin nerede nasıl kullanıldığını gözetecek yeni bir ekip oluşturuyoruz. Türkiye son dönemde sosyal destek anlamında dünyaya örnek olacak bir performans sergiliyor. Yaşlılara engelliye çocuğa sahip olan ailelere desteğimiz, şehit ve gazi yakınlarına olan desteğimiz toplumumuzun büyük bir kesimi bu desteklerden istifade ediyor. Kuracağımız ASDEP süreciyle bu desteklere ulaşma imkanı olmayan aileleri tespit edeceğiz. Onlar bize başvurmadan biz onları bulundukları yerde desteklemenin planlamasını yapacağız. Ayrıca şu ana kadar destek verdiğimiz ailelerde bu desteğin nasıl kullanıldığı, ola ki hedef kitlemiz olan sosyal destek gruplarına gitmeden bu destekler istismar edilebilir. Bu çerçevede denetim mekanizmasını güçlendireceğiz. Şu anda bu projede 2 bin personelimiz var, 5 bin yeni personel alacağız. Özellikle psikolojik destek, danışmanlık ve rehberlik alanı, sosyoloji, sosyal hizmet alanlarında 5 bin eleman istihdam edeceğiz. Bu elemanlar mobil bilişim imkanına sahip olacak, ellerindeki bilgisayarlarla 500 aileyi sürekli tarayacaklar. Görevli bir şekilde. Üzerlerindeki GPS ile bu bilgisayarlarda bu elemanlarımızın bu ailelerle yaptıkları iletişimi biz de takip edeceğiz. Dolayısıyla yepyeni bir mekanizmayla sosyal destek programlarımızın hedefe ulaşması yönünde kapsamlı bir eylem planı geliştirmiş olacağız.”

"DOĞUM İZİNLERİ KADEMELENDİRMEYE DAHİL OLACAK"

Bunun dışında iş ve aile hayatını uyumlaştırmak, hem aileyi korumak hem kadınlarımızın üzerindeki yükümlülükleri azaltmak kadınlarımıza destek olmak babında bir dizi kanuni düzenleme yapmayı planladıklarını aktaran Davutoğlu, bu düzenlemeleri ise şöyle açıkladı: “Birincisi; doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerin derece kademe ilerlemesinde değerlendirilmesini sağlayacağız. Şimdiye kadar ücretsiz doğum sebebi ile alınan izinlerinde derece kademe ilerlemesi yapılamıyordu. Şimdi biz bu yeni düzenleme ile borçlanma yapmaksızın derece ve kademe ilerlemelerine sayılmasını sağlayacağız. Erkeklerin askerlikten kazandıkları hak gibi kadınlar da doğumdan aynı hakka sahip olacaklar. Erkekler askerlikte geçirdikleri dönem için kademelendirmeden istifa ediyorlar, kadınlarımızın da doğum nedeniyle aynı haklardan istifade etme imkanına kavuşacaklar.

"ANNELİK İZİNLERİNDE DÜZENLEME"

İkincisi; doğuma bağlı yarı zamanla çalışma konusunda düzenlemeler yapacağız. Şu anda analık izni sonrasında yarı zamanlı çalışma imkanı yok. Sadece kamudan annelik izninden sonra 12 aya kadar süt izni hakkı var. Yapacağımız düzenleme ile analık izni bitiminden sonra ilk çocuk için 2 ay, ikinci çocuk için 4 ay, üç ve üzeri çocuklar için 6 ay olmak üzere yarı zamanlı çalışma imkanı getireceğiz. Yani anneler istemeleri halinde yarı zamanlı mesai yapmak suretiyle geri kalan vakitlerinde yeni doğan çocukların yanlarında bulunma imkanına sahip olacaklar. Aradaki fark kesinlikle kesintiye uğramayacak. Yani tam ücret alarak yarı zamanlı çalışacaklar. Bu yarı zamanın ücretini işveren geri kalan tazmine edilecek olan izinli sayılan zamanı ise biz devlet olarak karşılayacağız. Bu vesileyle de annelerin kendi çocuklarının yanında daha uzun süre kalmaları temin edilmiş olacak. 0-12 ay bebekleri evlat edinenleri de aynı kapsama alacağız. Bu süreyi engelli çocuk doğuranlar için 12 aya çıkartacağız. Çoğul gebelik halinde de ikiz, üçüz, dördüz, beşiz, bir sınır koymak mümkün değil, bütün bu süreler her bir çocuk için birer ay uzatılacak. Bütün bu ücretin tamamını da devlet karşılayacak. Böylece annelik gibi kutsi bir misyonu üstlendiği ilk aylarda annenin neredeyse bedenini bir parçası olma psikolojisini yaşayan çocukla bir arada kalma süresini uzatmış olacağız.

"5 YAŞINA KADAR ÇOCUĞU OLANLARA EĞİTİM İZNİ"

Üçüncüsü; çocuk okul çağına gelene kadar ebeveynlere kısmi süreli çalışma hakkı getireceğiz. Buradaki fark şu; 5 yaşına gelene kadar ben çocuğumla kalmak istiyorum diyen annelere ebeveynlere 30 saate kadar kısmi çalışma hakkı getireceğiz. Bu şekilde bu dönemde ebeveyn işinden olmayacak, 30 saat çalışarak hem iş garantisi devam etmiş olacak. Hem profesyonel hayattan kopmamış olacak. Ama çocuğunu da eğitime hazırlayacak şekilde çocuğuyla bir birlikteliği geçirme imkanı bulacak.

"ANNE VEFAT EDERSE İZİN BABAYA DEVREDİLECEK"

Dört; prematüre doğum ve evlat edinme ve annenin vefatı halinde izin haklarını yeniden düzenliyoruz. İşçiler için şayet anne doğum sonrasında hayatını kaybederse geri kalan izinleri baba kullanabilecek. Anne doğum esnasında hayatını kaybetti ama bebek sağ, aynı hakları babaya sağlıyoruz ki baba bebeği ile ilgilenebilsin. Anne vefatından doğacak merhamet eksikliği bebekte ortaya çıkmasın. Yine kamuda çalışanlar evlat edinme durumunda izin hakkında yararlanabilecek. Bu hakkı işçi kardeşlerimize de veriyoruz. Memurlar için prematüre doğumlarda ilave izin hakkı da sağlıyoruz. Prematüre bir doğrum söz konusu ise çocuğun, bebeğin çok daha fazla bakıma ihtiyacı var. 7,5 aylık dünyaya gelmişse geri kalan 1.5 ay da bu izinlerden sayılmaksızın ek olarak izne intibak ettirilecek.

BABALARA DA İZİN GELİYOR

Beş; iş kanunu kapsamındaki babalık izinlerini yeniden düzenliyoruz. Özel sektörde çalışanlar babalık izninden yararlanamıyorlar. İşçiler için ise sadece mazeret izni bulunuyor. Yapacağımız düenleme ile işçiye eşinin doğum yapması halinde 5 gün izin vereceğiz. Yani babaya 5 gün izin vererek, annenin ve çocuğun yanında olmasını sağlayacağız. bu şu demek, arada Cumartesi Pazar da girdiği için net bir hafta izin anlamına gelir. Ama tabi bu babanın bu izni aldıktan sonra kahve köşelerinde veya stadyumlarda olmamasını teminen belki anneden de bu beş gün içinde benim yanımda bana hizmet etti diye bir yazı alabiliriz. Böylece baba bebeğine merhamet şefkat göstermek eşine destek olmak için bir hafta süreyle izinli sayılacak. Çocuğun Çocuğun yüzde 70 oranında engelli olması veya sürekli bir hastalığının bulunması halinde ebeveynlerden birine bir yıl içinde 10 güne kadar izin getiriyoruz. Yani çocuk hastaneye gitmesi gerekiyor, elde doktor raporu var. Bu durumda ebeveynlerden birine, hangisi müsaitse, 10 güne kadar izin kullanabilecek, çocuğunu ve engeli durumunda olan yakınını hastanelere gidip gelmesi için ayrıca bir izin talebine ihtiyaç olmayacak.

DOĞRUDAN ANNEYE DOĞUM YARDIMI"

Yine annelerimiz için çok özel bir uygulama getiriyoruz. Biz şu anki uygulamalara baktığımızda kendisi ve eşin kamuda çalışan kadının doğum yapması durumunda 192 TL civarında doğum yardımı yapılıyor ve bu para da babanın hesabına yatırılıyor. Dün akşam arkadaşlarla görüşürken, baba doğum çilesini çekiyor ki babanın hesabına yatırıyoruz dedim. Buna bir düzenleme getiriyoruz. Önce bu parayı annenin hesabına yatıralım, anne çalışmıyorsa anneye bir çek gönderelim değdik. Bundan sonra sadece memurlar için söz konusu olan bu uygulama genişletiyoruz. Her bir anneye doğum yaptığı anda devletimizden bir doğum hediyesi olarak ilk çocukta 300 TL, ikinci çocukta 400 TL, üçüncü çocukta 600 TL doğrudan anneye yardım ulaşacak. Devlet anneye ve bebeğe ilk altını devlet takacak. Bu şekilde her bir anneye biz de bir altın takarak bu altınlar belki bir müddet sonra bir hatıra olarak da ihtiyacı olmayanlar tarafından saklanabilir, nesilden nesile aktarılabilir. Böylece sembolik olarak bizim annelerimize verdiğimiz değeri, onların o doğum çilesi büyük fedakarlıklarını takdirimizin bir nişanesi olarak her bir anneye doğum gününde bu hediye takdim edilecek. Babalar da iyi hizmet ederlerse başka hediyeleri ilerde hak edebilirler. Şimdiye kadar ki uygulamaya son veriyoruz. Bu hediyeyi hak eden gerçekte annelerdir. Annelerimize her türlü desteği vereceğiz.

"KREŞ VE GÜNDÜZ EVLERİNDE DÜZENLEME, BELEDİYELERDE ZORUNLU OLACAK"

Yedi; Kreş ve gündüz bakımevlerini yaygınlaştırmak için bu kurumların okul öncesi eğitim kurumlarına tanınan vergi teşviklerinden yararlanmalarını sağlayacağız. Kreş ve bakım evleri vergi teşviklerinden istifade edecek böylece çalışan kadınlarımızın çok daha iyi şartlarda çocuklarını bırakabilecekleri ortamlar oluşturulacak.

Sekiz; belediyelere kreş ve gündüz bakımevi kurma yükümlülüğü getireceğiz. Belediyelerimiz yerel otoriteler olarak oradaki doğan çocuklardan ve çocukların bakımlarından bir anlamda sorumlu olacak ve kreş ile gündüz bakımevi kurma yükümlülüğü getireceğiz. Bunlar pratik olarak hemen uygulamaya sokacağımız ve şunu da ifade edeyim bu bahsettiğim hususların yasalaşması için bir kısmı ASDEP projesi gibi herhangi bir yasal düzenleme gerektirmeden devreye sokacağımız uygulamalar. Yani hemen başlayacak uygulamalar. Diğerleri ise şu anda meclisimizde bulunan yasalarla birlikte entegre bir şekilde düşünülüp en kısa zamanda yasalaştırılacak ve uygulamaya geçilecek.”

"ÇEYİZ HESABI GELİYOR"

Bunun dışında gerek aileyi korumak gerek nüfus dinamizmini korumak üzere hayata geçirmeyi düşündükleri bazı planlar olduğunu belirten Davutoğlu, bu maddeleri ise şöyle açıkladı: “Bunlardan birincisi; gençlerde evliliği teşvik etmek amacıyla destek modelleri geliştireceğiz. Bu destek modellerinden birisi çeyiz hesabı. Anadolu’da bir çocuk doğduğunda o ilerde evlendiğinde değerlendirilir düşüncesiyle bir ağaç, kavak bir şey dikilir. Bizim oralarda vardır. Hatta adıyla da anılır. Bu kez biz ebeveynleri tasarrufa teşvik, evlilik günü geldiğinde zaten başlık parası denilen uygulamayı tümüyle kaldırmak lazım ama, diğer ihtiyaçları karşılamak için acaba gelin alırken ben ne yapacağım mobilyaları evi nasıl tanzim edeceğim düşüncesinden aileleri kurtarmak için, ya da kızımı evlendirirken bir anda karşı karşıya..Sevginin aşkın vakti olmuyor babalar anneler bir anda aşk ile karşılaşmış gençlerin evlilik talepleri ile karşı karşıya gelebiliyorlar. Bunun için ebeveynlere çeyiz hesabı şeklinde bir uygulama düşünüyoruz. Doğumunu müteakip veya herhangi bir aşamasında 18 yaşına kadar çocuklar tarafından kullanılacak 18 yaşında sonra kullanılacak bir tasarruf hesabı açacağız buna da çeyiz hesabı denecek. Ebeveyn bu hesaba ne kadar yatırmışsa, evleneceği zaman ebeveynin yatırdığı bu miktara takriben ortalaması kademelendirilmiş bir çalışma düşüneceğiz ama ortalama yüzde 15 civarında devlet katkı yapacak. 100 bin lira aile 18 yılda biriktirmişse devlet ona 15 bin lira ekleyecek. Aileyi evliliğe önceden hazırlamak evlilik teşviki yapmak, bu yüzde 15 ortlama rakam, bazı kademelendirilmiş model geliştirmeyi düşünüyoruz, bazı durumlarda farklı, mesela çocuk doğduğu andan itibaren ödenmeye başlanmışsa yıllara bakılarak daha fazla eğer 18 yaşından 3-4 sene önce başlamışsa daha az ama ortalama yüzde 15 olacak şekilde devlet çeyiz hesabına katkıda bulunacak. Böylece gençlerimizin iş eş aş üçü birden olabilmesi için iş sahibi olması, eş sahibi olma aşamasına geldiğinde de aşına katkıda bulunacak şekilde devlet bizzat devreye girecek. Ve imkanlarımız da bütün bu güzel evliliklerden hayırlı nesiller gelmesi duasıyla anneye gönderdiğimiz bir altında da bu duayı yapacağız, çeyiz hesabına yapacağımız yüzde 15 civarında katkıyla da hayırı nesiller bereketli bir gelecek için katkıda bulunacağız.

"UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE DESTEK MERKEZLERİ KURULACAK"

İkincisi; kötü alışkanlıkların ve bağımlılıkları azaltmaya yönelik hizmetleri daha etkin hale getireceğiz. Zaten uyuşturucu ile mücadele konusunda çok kapsamlı bir çalışmayı devreye soktuk. Bunun yanında var olan merkezler dışında geliştirilen mekanizmalar dışında uyuşturucu ve istismara maruz kalmış çocuklar için çocuk destek merkezleri kuracağız. Sadece çocuklara dönük. Ola ki bir istismarla karşı karşıya kalmışsa psikolojik bir sorun yaşıyorsa bu merkezlerde bu çocuklarımıza destek olamaya devam edeceğiz. Yeni geliştirdiğimiz ANKA projemizi de bu merkezlerde uygulayacağız.

Beni geçen 4 ay içinde en fazla mutlu eden yaptığımız reform hamlelerden biri de şehit ve gazi yakınlarının istihdamı için kura çekimiyle onlara iş vermemiz, ve koruma ve bakım evlerinde yetişen çocuklarımıza iki hafta önce yine kurayla binlerce çocuğumuza iş imkanı sağlamamız.

"AİLE EĞİTİM VE DANIŞMANLIK PROGRAMLARINI YAYGINLAŞTIRACAĞIZ"

Üç; evlilik öncesi eğitim programları,aile eğitim programları, aile danışmanlığı gibi uygulamaları yaygınlaştıracağız. Genellikle evlilik hayatın başka bir aşamasına geçiş sürecidir. O aşamaya geçmeden önce bütün gençlerimizin istemeleri halinde evlilik öncesi eğitimden geçmeleri, birlikte ya da tek tek olabilecek sorunları veya karşılaşabilecek güçlükleri ortak göğüsleyebilmek için yapacakları çalışmaları bu aile danışmanlığı merkezinde birlikte ele alacağız.

Dördüncüsü; aile dostu kültürel ortamlar oluşturacağız. Bebeklerin ev ziyaretlerinde bebek var gelemiyorum argümanı söz konusu olamayacak şekilde sosyal hayatın bütününde anne ve bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemeler getireceğiz. Bu alışverş merkezlerinden sosyal merkezlere kadar anne ve bebeğin yalnız kalabileceği, o ortamlarda evdeymişcesine rahat edebileceği çevre şartlarını oluşturmaya gayret edeceğiz. Engelli, yaşlı ve çocuk dostu şehirler modelini geliştireceğiz. Yaşlılar konusunda özeli bir çaba sarf edeceğiz. Çocuk ve yaşlıların rahatlıkla ve psikolojik olarak en iyi şartlarda hayatlarını sürdürecekleri şehir modelleri geliştireceğiz. Park düzenlemelerinden sosyal kültürel merkez düzenlemelerine kadar şehirlerimizde bunu yaygınlaştıracağız.

"YAŞLI HİZMET MERKEZLERİNİN SAYISI ARTIRILACAK"

Altıncısı; Yaşlı hizmet merkezlerinin sayısını artıracağız, faaliyet alanlarını genişleteceğiz.

Son olarak ayrı bir kampanya başlatmayı düşünüyoruz. O da çok önemli bir yaramız; kadına karşı ve çocuğa karşı şiddet konusunda başka bir çerçevede çok kapsamlı bir seferberlik başlatacağız. Şiddet her yerde kötüdür. Dün Fransa’da olduğu gibi. Ama en affedilemez şiddet, aile içinde kadına ve çocuğa karşı uygulanan şiddettir. Ailenin esası muhabbettir. Ailenin esası diğergamlıktır. Her şeyi bir diğeri için verebilme kararlılığıdır. Çok geniş bir kampanyayla kadına karşı şiddet konusunda devlet olarak etkin mücadeleye devam edeceğiz.”

Konuşmasının sonunda bu programlarla aileyi desteklediklerini vurgulayan Davutoğlu, “Kadının istihdama katılımını da aynı oranda destekliyoruz. Arada oluşacak farkları da devlet kendisi kapatmayı taahhüt ediyor. İşte bu yeni Türkiye.” dedi. Yasal düzenlemelerin 1-2 ay içinde tamamlanacağını belirten Davutoğlu, diğer uygulamaların da aynı süre içinde başlayacağını kaydetti. Davutoğlu, ASDEP projesinin ilk olarak Kırıkkale, Sakarya, Altındağ ve Rize’de başlayacağını bildirdi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.