Davutoğlu: Hedefimiz Cari Açığı Yüzde 5,2, İşsizliği Yüzde 7'ye Çekmek

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Öncelikli Dönüşüm Programı Eylem Planı'nda yer alan bazı programları açıkladı. Davutoğlu, hedeflerinin bu sektörel dönüşüm programları ile 2018 sonuna kadar, 4 yıl içinde GSYH'yi 1.3 trilyon dolara çıkarmak,...

Davutoğlu: Hedefimiz Cari Açığı Yüzde 5,2, İşsizliği Yüzde 7'ye Çekmek



Başbakan Ahmet Davutoğlu, Öncelikli Dönüşüm Programı Eylem Planı'nda yer alan bazı programları açıkladı. Davutoğlu, hedeflerinin bu sektörel dönüşüm programları ile 2018 sonuna kadar, 4 yıl içinde GSYH'yi 1.3 trilyon dolara çıkarmak, cari açığı yüzde 5,2'ye çekmek, işsizlik oranını da yüzde 7 civarına indirmek olduğunu söyledi.

'EYLEM PLANLARI BİR TEMENNİ DEĞİL'

Davutoğlu, 9 programı ve ilgili eylem planlarını Ankara Palas'ta düzenlediği bir basın toplantısı ile duyurdu. Soru-cevap bölümü ile yaklaşık 1,5 saat süren toplantıda Başbakan Davutoğlu, "Bu hedefler ilkeler ve perspektif ışığında 9 programımızı ve program içindeki temel eylem planlarını paylaşacağım. Temel diyorum çünkü 417 eylem planı var. Hepsini burada zikretmek mümkün değil." dedi.

Davutoğlu, programları açıklamadan önce de şu şekilde konuştu: "Bu eylem planları ve sektörel dönüşüm programları kesinlikle bir temenni değildir. 12 yıllık AK Parti iktidarını bilenler, izleyenler gayet iyi hatırlar ki bizim söz verip yapmadığımız, temenni düzeyinde bıraktığımız hiçbir taahhüdümüz olmamıştır. Ulaşımda, sağlıkta verilen sözlerin ötesine geçilmiştir. Eğitimde çok ciddi adımlar atılmıştır. Şimdi ilan edeceğimiz eylem planları da sakın ola ki bir temenni veya sistematize edilmiş bir çerçeve olarak görülmemelidir. Aksine bu eylem planları bir çerçeve hazırlanırken ilgili bütün bakanlarımız en detayına kadar çalıştılar. Her bir eylem planının hangi bakanlığımızca ele alınacağı, izleneceği ola ki bir gecikme olursa nasıl bir denetim ile bu gecikmelerin aşılacağı da hiçbir tereddüde mahal bırakmadan ortaya koyulmuştur."

Davutoğlu ardından 9 programı açıkladı: "Bugün eylem planını açıklayacağımız 9 programımız şunlardır: Birincisi ithalata olan bağımlılığın azaltılması programı. İkincisi öncelikli teknoloji alanlarında ticarileştirme programı. Üçüncüsü kamu alımları yoluyla teknoloji geliştirme ve yerli üretim programı. Dördüncüsü yerli kaynaklara dayalı enerji üretim programı. Beşincisi enerji verimliliğinin geliştirilmesi programı. Altıncısı tarımda su kullanımının etkinleştirilmesi programı. Yedincisi sağlık endüstrilerinde yapısal dönüşüm programı. Sekizincisi sağlık turizminin geliştirilmesi programı. Dokuzuncusu taşımacılıkta dönüşüm programı."

HEDEF 2018'DE İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANINI YÜZDE 70'e ÇIKARMAK

Davutoğlu, bu programların Türk ekonomisi için taşıdığı öneme değinerek, bu programlar için üzerinde duracakları eylem planlarını da şöyle açıkladı: "Birinci programımız ithalata olan bağımlılığın azaltılması programı. İthalata olan bağımlılığın azaltılması programı, bu sanayi yıllarının ilk yıllarından beri en temel problematiğimizden biridir. Şu anda da ekonomimizin ciddi meydan okumalarının başında gelen cari açığın da arkasında ithalat bağımlılığı var. İthal ikamesi politikalarının arkasında da bu problemi çözmek vardı, dünya ekonomisine açılırken özellikle ara mallar konusundaki eksikliğimizin giderilmesi hususunda da hemen hep bu konu gündeme geldi. Bu programın içerdiği önemli eylemler şunlardır: Türkiye girdi tedarik envanteri ihtiyacı dikkate alarak, Girdi Tedarik Stratejisini (GİTES) güncelleyeceğiz. MTA'nın yurt dışında da madencilik faaliyeti yapabilmesini sağlayacağız. Madenciliği sadece Türkiye içinde bir faaliyet alanı olmaktan çıkarıp, Türkiye'nin belli özel alanlarda kapasitesini yurt dışına taşımaya kararlıyız. Enerji üretim tesislerinde kullanılan teçhizatın yurt içindeki üretimini destekleyeceğiz. Zaten enerji ithalatı konusundaki önemli açığımız ortada iken teçhizatın yurt dışından alınmasının getirdiği yükü ortadan kaldırmak için bu teçhizatın ülke içinde üretimini destekleyeceğiz. Demir-çelik sektörünün hurda girdisine olan bağımlılığını azaltacağız. İnorganik kimya, biyoyakıt, alternatif kompozit malzemeler gibi alanlarda Ar-Ge faaliyetlerini teşvik edeceğiz. Sanayi stratejisini revize edecek sektörel stratejiler hazırlayacağız. Burada daha önce ilan edilen sanayi stratejilerinde revizyona gidilmemesi halinde teknolojinin getirdiği yeni sanayi alanlarında politika belirlemekte güçlük çekiliyor. Üretim teknolojisinin dinamik olarak değiştiği bir süreçten geçiyoruz. Dolayısıyla sanayi stratejisi belirli aralıklarla revize edilecek, daha detaylı sektörel bazda alt stratejik planlamalar yapılacak. Orta ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik yeni yatırım destek programları oluşturacağız. Teşvik paketini açıkladık, o teşvik paketi içinde de yine teknoloji yoğun alanlarda belli bölgelere yeni teşvik paketleri hazırlamanın çabası içindeyiz. Elektrikli araçlar için prototip batarya üretimini gerçekleştireceğiz. Tohumculuk geliştirme ve üretim kapasitemizi artıracağız. Yerlilik oranını artırmak amacıyla tedarik zincirindeki işletmeler arasındaki işbirliğinin ve katma değer artışını sağlayacak kümelenme faaliyetlerini destekleyeceğiz. Bu kümelenme faaliyetleri aynı zamanda üretimin ülke sathına yayılmasını da temin edecek bir artı değer oluşturacak. Yüksek teknolojili ürünlere yönelik yatırımları ülkemize çekmek üzere serbest bölgelerin cazibesini artıracağız. Tasarım konusunda üniversite-sanayi işbirliği alanlarını genişleterek yenilikçi üretim yapısını güçlendireceğiz. En önemli alanlardan birisi Türkiye'de bilimsel birikim ile üretim kapasitesi arasındaki ilişkiyi sağlıklı şekilde hala kuramamış olmamızdır, şimdiye kadar yaptığımız çalışmalar üzerinde özellikle üniversite-sanayi işbirliği alanını ve bu çerçevede teknoparklar olmak üzere bu konudaki pekçok çalışmayı geliştireceğiz. Yerli makine üreticilerinin rekabet gücünü artıracak mekanizmalar oluşturacağız. Atıkların ekonomiye kazandırılmasına önem vereceğiz. Bütün bu eylem planları içinde hedefimiz 2018 yılında ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 70'e ve üzerine çıkarmaktır."

2018 YILINA KADAR ÖNCELİKLİ SEKTÖRLERDEKİ ÜRÜN VE MARKA SAYISI ARTIRILACAK

Davutoğlu, ikinci alan olan 'öncelikli teknoloji alanlarında ticarileştirme programı' eylemlerini ise şöyle izah etti: "Bu yolla Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini ticarileşme kapasitesini artırmaya çalışacağız. Bu programın içerdiği önemli eylemleri de şu şekilde zikredebiliriz: Öncelikli sektörlerde teknolojik ürün yatırımlarını ve prototip geliştirme süreçlerini destekleyeceğiz. Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma sektörleri gibi öncelikli sektörlerde teknolojik ürün yatırımlarını destekleyeceğiz. Sanal ve gerçek ortamlarda kamu-üniversite-sanayi işbirliği platformları oluşturacağız. Ülkemizde akredite test altyapısını güçlendireceğiz. Araştırma merkezlerini özel sektörün kullanımına daha fazla açacağız. KOBİ'ler başta olmak üzere girişimciler ve yatırımcılar arasındaki ağlar ile mentörlük hizmetleri gibi mekanizmaları merkezi ve yerel düzeyde geliştireceğiz. Girişimcileri desteklemek için finansman eksiğinin en çok hissedildiği erken aşamaya yönelik bir fon koyacağız, bu son derece önemlidir. Erken aşamada girişimcileri desteklediğimiz zaman daha sonraki aşamalarda önemli atılımlar yapmasına da zemin hazırlamış oluyoruz. Yenilikçi girişimcilerin ticarileştirme projelerine yönelik destek sağlayabilecek kredi-garanti mekanizmasını oluşturacağız. Öncelikli sektörlerde yenilikçi girişimciliği desteklemek amacıyla kuluçka merkezleri ve hızlandırıcılar koyacağız. Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma teknolojileri başta olmak üzere kümelenme çalışmalarını destekleyeceğiz. Fikri ve sınai haklar konusunda ticarileştirmeyi destekleyecek düzenlemeler yapacağız. Bu yolla 2018 yılına kadar öncelikli sektörlerdeki ürün ve marka sayımızı artıracağız ve ürün ve marka sayısı üzerinden rekabet gücümüze ivme katacağız."

YERLİ FİRMALARIN KAMU İHALELERİNDEN DAHA FAZLA PAY ALMASI SAĞLANACAK

Üçüncü önemli programın, kamu alımları yoluyla teknoloji geliştirme ve yerli üretim programı olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bu program ile kamu alımlarında orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerdeki yerli firmaların paylarını artırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarında farkındalığı ve kapasiteyi artıracağız. Uluslararası yükümlülüklerimizi de dikkate alarak yüksek teknolojili ürünlerde kamu alım garantili tedarik modelinin uygulanabilmesi için Kamu İhale Kanunu ve ilgili birincil ve ikincil mevzuatta gerekli düzenlemeleri yapacağız. Yüksek teknolojili ürünlerde kamu alım garantisine dayalı üretim yapılabilmesi için ürün bazlı yerli tedarik modelleri geliştirecek ve uygulayacağız. Uygulamanın etkinliği için koordinasyon ve izleme mekanizmaları kuracağız. Bu eylemlerle yerli firmaların kamu ihalelerinden daha fazla pay almasını sağlayacağız." dedi.

ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILACAK, YERLİ KAYNAK PAYI YÜZDE 35'E ÇIKARILACAK

Dördüncü önemli alan olarak yerli kaynaklara dayalı enerji üretimi programına ait eylem planlarını ise Davutoğlu şöyle açıkladı: "Bu program ile enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı amaç ediniyoruz. Bu çerçevede bu alana özgü yeni destek ve finansman modelleri geliştireceğiz. Bürokrasiyi azaltarak yatırım ortamını geliştireceğiz. Kurumlar arası koordinasyonu güçlendireceğiz. Arama ve Ar-Ge çalışmalarına ivme kazandıracağız. Güneş, rüzgar, jeotermal gibi yenilenebilir enerji alanında envanterimizi yenileyip, kapasitemizi geliştirecek çalışmaları hızlandıracağız. Linyit kaynaklarımızı akılcı bir şekilde azami düzeyde ekonomimize kazandıracağız. Bu programdaki eylemlerle ve bunu tanımlayan diğer adımlarla 2018 yılında enerji üretimindeki yerli kaynak payını yüzde 35'e çıkarmayı planlıyoruz. Böylece dış ticaret açığı gibi önemli bir konuda da önemli bir zaafı giderme konusunda ciddi bir mesafe almayı ümit ediyoruz."

BİRİNCİL ENERJİ YOĞUNLUĞU AZALTILACAK

Beşinci olarak enerji verimliliğinin geliştirilmesi programını anlatan Davutoğlu, "Bu çerçevede gelişmiş ülkelere göre yüksek olan enerji yoğunluğunu düşürecek eylemleri hayata geçireceğiz. Bu çerçevede enerji verimliliği konusunda bilinçlendirme faaliyetlerini yoğunlaştıracak, uygulama örneklerini yaygınlaştıracağız. Enerji verimliliği alanında yönetim bilgi sistemini oluşturacağız ve koordinasyonu güçlendireceğiz. Enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı için yeni modeller geliştireceğiz. Taşıtlar dahil olmak üzere vergilendirme sistemimizde enerji verimliliği lehine farklılaştırmalar yapacağız. Enerji performans sözleşmeleri modelini yaygınlaştıracağız. Sanayide yüksek verimli elektrik motorları üretimini ve kullanımını destekleyeceğiz. Başta konutlar olmak üzere mevcut binalarda enerji verimliliği konusundaki yatırımları desteklemeye devam edeceğiz. Akıllı ulaşım sistemlerini yaygınlaştıracağız. Enerji verimliliği alanında KOBİ'lere dönük özel destek programları geliştireceğiz. Termik santrallerde ve sanayide atık ısılardan azami oranda yararlanacağız. Bu program ve eylem planlarıyla birincil enerji yoğunluğunu azaltırken, kamu binaları ve tesisleri başta olmak üzere enerji verimliliğini yaygınlaştıracağız." dedi.

MODERN SULAMA TESİS SAYISI 2018'E KADAR HER YIL YÜZDE 10 ARTIRILACAK

Altıncı dönüşüm programı olan tarımda su kullanımının etkinleştirilmesi programı konusunda ise Davutoğlu şu eylem planlarını duyurdu: "Bu program ile sulama oranını artırmayı ve modern sulama metotlarını yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bu programın içerdiği önemli eylemler ise şu şekildedir: Mevcut sulama tesislerinin rehabilitasyonunu bir program dahilinde gerçekleştireceğiz. Açık sistemleri kapalı hale dönüştürmeye yönelik başlattığımız programı hızlandıracağız. Su tasarrufu sağlayan yağmurlama, damlama, sulama gibi yöntemleri yaygınlaştıracağız. Arıtılmış suların sulamada kullanım yollarını araştıracağız. Tarımda verimliliği ve su tasarrufunu artıracak olan arazi toplulaştırma çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz. Sulama yatırımlarında cazibeli ve düşük pompajlı olanlara öncelik vereceğiz. Çiftçiler başta olmak üzere etkin su kullanım ve tasarrufu konusunda bilinçlendirme, kapasite geliştirme çalışmalarını hayata geçireceğiz. Tarımsal destekleri, havza özelliklerini ve su kısıtını dikkate alacak şekilde gözden geçireceğiz. Sulama şebekelerinde modern izleme sistemlerini yaygınlaştıracağız. Su yönetimini ve fiyatlandırma sistemini, su tasarrufunu artıracak yaklaşımla gözden geçireceğiz. Uygun geçiş düzenlemeleriyle, yer altı su kullanımında kontrolü sağlayacağız. Bu program ile modern sulama tesis sayısını 2018'e kadar her yıl yüzde 10 artıracağız. Böylece modern sulama tesisi sayısının toplam içindeki payını yüzde 25'e çıkarmayı hedefliyoruz bu süre içinde."

2018 SONUNDA İLAÇ İHTİYACININ YÜZDE 60'I YERLİ ÜRETİMLE KARŞILANACAK

Davutoğlu, yedinci sektörel dönüşüm alanı olan sağlık endüstrilerinde yapısal dönüşüm programı için de şöyle konuştu: "Bu yapısal dönüşüm programıyla hem ülkemizin ilaç ve tıbbı cihaz ihtiyacını büyük oranda karşılamayı hem de bu alanda ihracat gelirimizi artırmayı amaçlıyoruz. Bu programın içerdiği önemli eylemler ise şöyle: Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Komitesi oluşturacağız. Yerli Ar-Ge ve üretimi destekleyecek şekilde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını kuracağız. İlaç ve tıbbi cihaz alımlarında yerli üretimi özendirici ve geliştirici tedbirler alacağız. Geri ödeme ve fiyatlandırma politikalarıyla ruhsat süreçlerinde yerli üretim ilaç ve tıbbi cihazlara öncelik vereceğiz. Bioteknolojik ilaç, biomalzemeler, biomedikal ekipman alanlarında araştırma altyapımızı geliştireceğiz. Plazma ürünleri ve aşıların yurt içinde üretimini gerçekleştireceğiz. Sağlık endüstrisi alanında üretim yapacak KOBİ'lere yönelik finansal destek mekanizmaları geliştireceğiz. Buralarda sağlık sektöründe de üniversite sanayi işbirliğini artıracak ve şirket kümelenmelerini özendireceğiz. Ülkemizin ihtiyaca göre planlanarak gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetleri sonucunda üretilen ürünleri fiyat ve geri ödeme uygulamaları açısından destekleyeceğiz. Bu alanda da 2018 sonunda tıbbı cihaz ihtiyacımızın yüzde 20'sini, ilaç ihtiyacımızın ise yüzde 60'ını yerli üretimle karşılar hale geleceğiz."

SAĞLIK TURİZMİ ALANINDAKİ GELİR 9 MİLYAR DOLARI GEÇECEK

Davutoğlu, sekizinci sektörel yapısal değişim programı olan sağlık turizminin geliştirilmesi programına ilişkin de şu ifadeleri kullandı: "Bu program ile medikal, termal ve ileri yaş engelli turizmi alanında rekabet gücünün artırılmasını amaçlıyoruz. Bu programın içerdiği önemli eylem planlarını ise sağlık turizminde hedef ülke bazlı eylem planları hazırlayıp, uygulamaya koyacağız. Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu oluşturacağız. Bu alanda hizmet verecek tesis ve kurumlara yönelik akreditasyon altyapımızı güçlendireceğiz. Bu alanda teşvik sistemlerimizi sadeleştireceğiz ve etkin çalışmasını sağlayacağız. Bu hizmetlerle ilgili olarak fiyat farklılaştırmalarına ilişkin mevzuat düzenlemesini yapacağız. Yabancı dil başta olmak üzere sağlık personelinin donanımını artıracağız. Tıp eğitiminde yabancı öğrenci kontenjanını arttırarak sağlık sektöründe yeni bir insan kaynağı oluşturacağız. Yurt dışı tanıtım çalışmalarının kapsamını geliştirecek ve etkinleştireceğiz. Program kapsamındaki eylemlerle sağlık turizmi alanındaki gelirimizi, 9 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz 2018 sonuna kadar."

GÜMRÜK KAPILARININ SAYISI ARTIRILACAK

Son olarak taşımacılıktan lojistiğe dönüşüm programı hakkında bilgi veren Davutoğlu, "Bu program ile lojistiğin büyümeye katkısını artıracağız. Bu çerçevede eylem planları ile lojistik alanda çalışan tüm kurumlar arası eşgüdümü sağlamak üzere Lojistik Koordinasyon Kurulu kuracağız. Türkiye'de ilk defa lojistik master planı hazırlayacağız. Lojistik merkezlerde modern yönetim modellerini geliştirecek ve hayata geçireceğiz. Üçüncül bir lojistik mevzuatı hazırlayarak yürürlüğe koyacağız. Kamu ve özel sektöre hizmet edecek istatistikleri toplayarak lojistik veri tabanı oluşturacağız. Ulaşımda elektronik sistemleri yaygınlaştıracağız. Üretim alanlarının, ticari çıkış noktalarına demiryolu bağlantısını güçlendireceğiz. Türkiye için bir liman yönetim modeli belirleyerek hayata geçireceğiz. Lojistikte kritik bir kurum olan TCDD'nin yapılandırılmasını tamamlayacağız. Kent içi ulaşımı, ulusal lojistik planlarıyla uyumlaştıracağız. Komşu ülkeler ve dış ticaretimizin bulunduğu diğer ülkelerle gümrük işlemlerini hızlandıracağız. Kamu özel işbirliği modeli kullanarak, gümrük kapılarının sayısını artıracak, kapasite ve kalitesini geliştireceğiz. Gümrüklerde tek pencere sistemini tamamlayacağız. Filyos limanı yapımını tamamlayarak, Çandarlı ve Mersin konteyner liman yapım projelerini bitirip, liman kapasitemizi artıracağız. Öncelikli demiryolu ve karayolu projelerini süratle tamamlayacağız. Bu programdaki eylemlerle Türkiye'nin lojistikteki uluslararası konumunu güçlendireceğiz. Ürünlerimizi daha az maliyetle ve daha kısa sürede hedef pazarlara ulaştıracağız." dedi.

'PROGRAM TEMENNİ VE VAATLERDEN, SOYUT TEMENNİLERDEN İBARET KALMAYACAK'

Davutoğlu, açıkladığı programlar hakkında sözlerini şöyle bitirdi: "Bütün 9 sektörel dönüşüm programı ve 417 eylem planının temel hedefi, ülkedeki verimliliği artırmak, öngörülebilirliği ve sürekli kalkınmayı teminat altına almak ve hesap verilebilirliği güçlendirmektir. Siyasi istikrar ve güvene dayalı ekonomik kalkınma, insani kapasitenin geliştirilmesi, ki en önemli kalkınma faktörümüzdür bizim için, teknolojik yenilenmeyi sağlayacak üretim teknolojisindeki her gelişmeyi takip ederek ülke ekonomisini iç bünyesine bunu kazandıracak değişim programları, ekonomiyi bir bütün olarak görüp birbirini destekleyen hem sağlık sektörü hem turizm sektörü, iki sektörü iç içe geçiyor. Benzer şekilde su kullanımında enerji projelerinde birçok sektörün etkin bir biçimde çalıştığını görürüz. Bu çerçevede de ülke ekonomisindeki kalkınmayı uluslararası ekonomide yansıtacak lojistik ve ulaştırma alanında yapılacak çalışmalar ve diğer faaliyetlerle aslında Cumhuriyet tarihinin en önemli yapısal dönüşüm hamlelerinden birini başlatıyoruz. Bu yapısal dönüşüm hamlesi, 12 yıllık birikim üzerinde Türkiye'nin kalkınmasını sürdürebilir kılması açısından zaruridir. Ve kesinlikle sadece 5 yıllık, 10 yıllık programlar çerçevesinde değil ay bazında takip edilerek, izleme komiteleriyle gelişim seyrini yöneteceğimiz önemli dönüşüm programıdır. Kesinlikle temenni ve vaatlerden soyut temennilerden ibaret kalmayacaktır. Uygulamada getirdiğimiz her yeniliğin sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacağız. Bu sonuçlardan hareketle Türkiye'de çağdaşlaşma ve çağdaşlaşmanın son aşaması anlamında küreselleşmeyle gelen bütün meydan okumalara cevap verecek dirençte, güçte ekonomik yapıya kavuşacağız."

Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu katıldı.

Açıklamanın ardından basın mensuplarının soruları Başbakan ve ilgili bakanlar tarafında cevaplandırıldı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.