Davutoğlu: Ülkede Kaosa İzin Vermeyeceğiz

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de kaosa izin vermeyeceklerini açıklayarak, “Bedeli ne olursa olsun kamu düzeninin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.Davutoğlu, Kayseri’de MÜSİAD’ın düzenlediği işadamları yönelik yemeğe...

Davutoğlu: Ülkede Kaosa İzin Vermeyeceğiz



Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de kaosa izin vermeyeceklerini açıklayarak, “Bedeli ne olursa olsun kamu düzeninin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Davutoğlu, Kayseri’de MÜSİAD’ın düzenlediği işadamları yönelik yemeğe katıldı. Büyükşehir Belediyesi ziyareti sonrasında iki saatlik gecikme ile katıldığı programda konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri’nin önemli bir isim olan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü çıkarttığını belirterek, “İki arkadaş iki dost yüce makamı birbirine devretti. Hiçbir şey olmadan devletin en üst makamı Sayın Gül tarafından Sayın Erdoğan’a teslim edildi. Bu yeni Türkiye’nin başlangıcı için yeterlidir. Onun içinde bugün huzursuzluk çıkartılmak isteniyor. Bu erdemi yaşattıkları için iki cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum" dedi.

Başbakan Davutoğlu, Kobani olayları, bugünkü saldırılar, 17 Aralık ve Gezi olaylarında olduğu gibi içerde ve dışarda birileri rahatsız olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu; “Halk ile devletin buluşmasından rahatsız oldular. İstiyorlar ki enerjimizi içerde tüketmemizi. Toplumun bir kesimi başka kesim için harekete geçsin ve dünya genelinde iddialı söylemleri ve sesini kıssın. Geçen yıl Gezi olayları yaşandığında IMF son borcumuzu ödedik. Yeni köprü ve hava limanların ihalesi oldu. Yükselen ülke idi. Öyle bir türbülansa sokmak istedikleri yeni Türkiye’nin önünü kesmek istedi. Ardından demokratikleşme paketi yapıldı. Başörtüsü kamusal alana girdi. Sonra 17 ve 25 Aralık ile darbe vurulmak istendi. Çözüm süreci doğru ilerlerken içerde şüphe oluşturmak istendi. 30 Mart’ta millet bir dakika dedi. Benim iradem onların yanında dediler. 30 Mart’tan sonra cumhurbaşkanlığı seçimleri etrafında çabalar oldu. Yine millet dur dedi. Kalabalıklar dur dedi. Burada ne olduğunu bilen derin millet var dedi. Derin ve paralel devlet anlayışlarına karşı tekrar millet hükmünü vurdu. Bu sefer başka oyunlar içine girmeye çalışıldı. Parti içinde türbülans olur mu denildi. Hükümetimiz kuruldu. Yeni hükümetimiz yoluna devam etti. Eğitimde referandumlar yaptı. 8 aylık hükümet programa bekleyenler, görevi devraldıktan sonra geceleri de çalışarak hükümet programı yazarak biz üç gün içinde 9 yıllık hükümet programı çıkardı ve kitap gibi basarız dedik.”

"ATEŞ ÇEMBERİ İÇİNDE TÜRKİYE’NİN OLMASINI İSTEYENLER KOBANİ’Yİ BAHENE ETTİLER"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobani’nin bahane edildiğini belirterek, şunları söyledi; “Kaos bekleyenler, ateş çemberi içinde Türkiye’nin de olmasını isteyenler Kobani’yi bahane ederek harekete geçtiler. Şehirlerde vandalizmle hareket edenler 100 yıl önce oynanan oyunları oynandı. 100 yıl önce dedelerimiz birlikte savaşırken kimse Kürt mü, Türk mü, Çerkez mi, Laz mı diye sormadı. Bakü’ye giden Kudüslü, Halepli şehitler var. Şimdi alakasız gibi görünür ama öyle değil. Farklı coğrafyada olunsa bile bugün ahirette nasıl birliktelerse bugünde omuz omuza vereceğimiz kardeşlerimizdir. Omuz omuza vermeye karar verdiğimizde Suriye’den gelenlere ne olduğunu sormadık. Gelsinler kayıtlara baksınlar kim geldiyse bizim ecdadımızın topraklarından geldikleri diye bağrımıza bastık. Esad zulmünden kaçanlara niye kucak açtığımızı söyleyenler, CHP ve HDP, BM’nin 5 daimi üyeleri şimdi dönmüşler Kobani üzerinden Türkiye’den hesap sormaya kalkışıyorlar. Biz 3.5 yıl önce söyledik. Uyardık. Benle ilgili gensoru verildi. Batıda ABD’de, Rusya, İran’a defalarca anlattık. Terörün tırmanacağını söyledik. Yüzde 12’lik azınlık yüzde 85’lik kesimi yönetir ve zulmederse kitlelerin nereye gideceğini söyledik. Esad’a söyledik. Bizi kimse dinlemedi. Ne BM, ne diğer ülkeler bu vebalden kaçamazlar. Bugün Hicri yılbaşı. Bizler hicreti sadece bir grup insanın lütfu olarak görmeyiz. Mekke’den çıkan insanların Peygamberle birlikte hareket ettiğini biliyoruz. Kapımızı sınırımıza doğru kim geliyorsa gelsin onlara kapımızı açarız. Kapılarınızı kapatın dediler. Kılıçdaroğlu 1,5 milyon Suriyeli’yi kabul etmek ihanet dedi. Hazreti Hüseyin’in mirasına sahip çıkan bizler olarak, gariplere ve kimsesizlerle eşlerine sahip çıkıyoruz. Bunu yapmasak hazreti Hüseyin’in yolunu terk etmektir.”

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiği yönünde dışarıya bilgi verenleri ihanetle suçlayarak, “Türkiye’yi ateş çemberi içinde bizi içine sokmaya çalışan içerde ve dışarda olan planların farkındayız. 7-8 ülke idare edilemez halindedir. Dünya genelinde yaşananlar böyle. Bütün bu ateş çemberi içinde bir ülke var ki her şeye rağmen yükselişini sürdürüyor. AK Parti il başkanları toplantısı her ilde yapılacak. Her siyasi parti bunu her ilde yapabilme başarısı gösterişe o zaman ülkede huzur olur. Sadece bir parti bir yerde açıklama yaparsa olmaz. Yeni Türkiye iddiasını ülkemizin her yerinde siyaseti yapma girişimdeyiz. Vizyonu olup ülkelerini yönetebilenler büyüyecek. Vizyonu olmayıp ülkede yönetim kabiliyetine kaybedenler ise düşüşe geçecek. Suriye’de vizyonu yok düşüşe geçti” dedi.

"KAOSA İZİN VERMEYECEĞİZ"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de kaosa izin vermeyeceklerini açıklayarak, “Bedeli ne olursa olsun kamu düşenini sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. Kamu düzeni sarsıldığında özgürlükler savunamaz, iktisadi gelişmeler yapılamaz. Neden Kobani olaylarında işyerlerine saldırdılar. Çözüm süreci ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinin yeni güneş doğuyordu. O bölgede ekonominin canlanmaya başladığını gördüler. Kaos peşindeki yarasalar gelişmeden memnun olmazlar. Barajlara saldırdılar. Araçları yakarlar. Türkiye’de kaos çıkartıp Türkiye’yi ateş çemberinin içine çekilmesini istiyor. Buna müsaade etmeyeceğiz. Bunu hesabını yapacağız. Çözüm sürecinin istismar edilmesine müsaade edilmeyeceğiz” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.