Demirtaş: Diyanet'ten Mercedes'i Aldık, Sarayı Da Alacağız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP'nin Yüksek Seçim Kurulu'na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Seçim yasaklarını açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle uyarılması' istemiyle yaptığı başvuruya değinerek, "Cumhurbaşkanının...

Demirtaş: Diyanet'ten Mercedes'i Aldık, Sarayı Da Alacağız



HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP'nin Yüksek Seçim Kurulu'na Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Seçim yasaklarını açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle uyarılması' istemiyle yaptığı başvuruya değinerek, "Cumhurbaşkanının işi, meydanlarda yalan söylemek değildir. Halkın parasıyla siyasi partilere miting yapmak değildir. Suçtur bu, suçtur. Cumhurbaşkanın şuanda yaptığı suçtur. Hiçbir savcı da cesaret edip de bunun hesabını soramıyor. YSK'ya bugün suç duyurusunda bulunduk. Cumhurbaşkanını uyarması lazım. İhtar etmesi lazım." dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in 1 milyon liralık Mercedes marka makam aracını iade edeceğini açıklamasına vurgu yapan Demirtaş, şunları söyledi: Bir trilyonluk makam aracını Diyanet'ten geri aldık değil mi? Halkın hakkı o. Sizin hakkınızdır o. Sizin camilerde gönülden verdiğiniz yardımlarla toplanmış parayla, lüks bir trilyonluk Mercedes alınır mı? İade etmen gerekirdi, doğrusu bu. Ama ibreti alem demişsin ya. Kime ibret olacak bu fakir fukaraya mı? Saraydakine ibret olacak saraydakine. Sarayı da geri alacağız inşallah."

'MADEM BAŞBAKANLIK KOLTUĞUNA OTURTTUN, BIRAK KENDİNİ İYİ HİSSETSİN'

Demirtaş, seçim çalışmaları kapsamında İzmit'teki Perşembe Pazarı alanında düzenlenen mitingde konuştu. Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim yasaklarını ihlal ettiğini belirterek, şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanının işi, meydanlarda yalan söylemek değildir. Halkın parasıyla siyasi partilere miting yapmak değildir. Suçtur bu, suçtur. Cumhurbaşkanın şuanda yaptığı suçtur. Hiçbir savcıda cesaret edipte bunun hesabını soramıyor. YSK'ya bugün suç duyurusunda bulunduk. Cumhurbaşkanını uyarması lazım. İhtar etmesi lazım. Suç işliyorsun demesi lazım. Yok eğer Cumhurbaşkanı vazgeçmiyorsa, Cumhurbaşkanı ben AKP'ye oy toplamaktan vazgeçmiyorum diyorsa, başbakana yazıktır. Onun ne işi vardır meydanlarda. O zavallının ne suçu, günahı var. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakana fırsat vermiyor ki adam iki kelime konuşsun. Kendini biraz başbakan gibi hissetsin diye iki dakika izin vermiyor sayın başbakana. Müsaade et oda biraz konuşsun. Madem koltuk verdin. Madem başbakanlık koltuğuna oturttun, bırak kendini iyi hissetsin. Başbakan gibi hissetsin bari. Başbakan hakkını korumakta bize düşüyor ne yapalım. Çünkü cumhurbaşkanı, başbakanı tanımıyor. Kendine oy istiyor kendine. AKP seçim bildirgesini hiçe sayıyor. AKP'nin seçim bildirgesini tanımıyor. Bakın başbakan bu ülkenin başbakanıyım diye meydan meydan gezinen kişi. Bir seçim vaadinde bulunuyor, bir seçim beyannamesi açıkladı AKP ve başbakan. Ama cumhurbaşkanı o seçim beyannamesini tanımıyor. Çünkü ben başkan olacağım diyor. Kendisinin başka bir seçim beyannamesi var. Bu durumda AKP seçim kazanırsa Ahmet Davutoğlu başbakanımız olmayacak. Doğru mu. Bunu söylüyorlar. Sayın başbakan meydan meydan dolaşıp bana oy verin, ben başbakanlıktan kurtulayım diyor. Cumhurbaşkanından çektiği bir değil, iki değil. Fakat biz başbakanımızı ezdirmeyiz. Biz başbakanımızı cumhurbaşkanına karşı ezdirmeyiz. Biz sahip çıkacağız."

'SAVCIYI İÇERİYE OPERASYON YAPANLAR ÖLDÜRDÜ'

Demirtaş, korku ortamı oluşturulmak istendiğinin altını çizerek, şunları kaydetti: "İstanbul'da adliyede bir savcı katledildi, infaz edildi. Şimdi merak ediyorum. Soruşturma gizlendi. Gizli soruşturma yürütüyorlar. Ama namuslu bir savcı çıksın. Kendi meslektaşının nasıl öldürüldüğünü iyice incelesin, göreceksiniz, o savcıyı orada öldürenler de içeriye operasyon yapanlardır. Operasyon ekibi savcıyı infaz etmiştir. Göreceksiniz buda ortaya çıkacaktır. Buradan Türkiye'de şiddet korku ortama oluşturmak istediler. Bütün bu provokasyonun amacı vatandaşı korkutmak ve AKP'ye mecbur bırakmaktı. Vatandaş korkutan neye uğradığını şaşırsın. Her yer de ölümler. Her yer silahlar patlasın. Savcı bile adliyede öldürülüyor desinler. Her yere cenazeler, asker cenazeleri gelsin desinler ve AKP'nin etrafında tekrar birleşsinler diye kendi savcısını askerini göz göre göre ölümü gönderen bir iktidarın sonu gelmiştir. Meşruiyeti bitmiştir. Artık AKP'nin Türkiye'de sayfasının kapanmasının, ampulünün sönmesinin zamanı gelmiştir."

'SANA VERİLMİŞ OYLARI HIRSIZLIK YAPTIRMAK İÇİN KULLANDIN'

Demirtaş, konuşmasında Erdoğan'a yüklenerek, şöyle konuştu: "Elbette 7 Haziran gelecek. Elbette sandık kurulacak. Elbette o sandıklar açılacak. O zaman senin tansiyonunu göreceğiz. O zaman senin yüz ifadeni göreceğiz. 7 Haziran akşamı sana balkon konuşturması yaptırmayacağız. Pencereden, perdenin arkasından bile bakacak yüzün olmayacak. Ömrü hayatında bir daha da o balkonu göremeyeceksin. Bir daha da sana o balkondan konuşma yapmak zevkini tattırmayacağız. Artık, yenilgi, yenilgi, yenilgi göreceksin, başka bir şey görmeyeceksin. Çünkü kendi değerlerine ihanet ettin. Çünkü seni destekleyen, sana oy veren, sana gönül veren müminlere, inananlara ihanet ettin. Çünkü sana verilmiş oyları hırsızlık yaptırmak için kullandın. Çünkü sana verilen oyları sokakta insanlara işkence yapmak için kullandın. Sana verilen oyları saray yaptırmak, saltanat sürdürmek için kullandın. O nedenle yenilgiyi hak ettin. Artık senin etrafında bir halk ordusu yok. Sarayda yalnızsın. Sen biliyorsun ki o sarayda yalnız yaşamaya devam edeceksin. Andolsun gücümüz olursa, yetkimiz olursa o sarayı cumhurbaşkanı sarayı olmaktan çıkartacağız. Çünkü senin için yapılmadı orası. El koydun zorla oraya. Saray senin için yapılmadı. Sarayın harcamasının her kuruşunun hesabını soracağız. Dünyanın her yerinden getirttiğin o pahalı çinilerin, pahalı fayansların, TIR'larla yüzlerce milyar ödeyip yurt dışından getirttiğin çiçeklerin ve sultan özentisi olarak sarayın her köşesinin kaplattığın altınların hesabını soracağız."

"İBRETİ ALEM DEMİŞSİN YA..."

Demirtaş, Diyanet'in iade edeceği makan aracına değinerek, "Daha iktidara gelmeden Mercedes'i geri aldık değil mi? Bir trilyonluk makam aracını Diyanet'ten geri aldık değil mi? Halkın hakkı o. Sizin hakkınızdır o. Sizin camilerde gönülden verdiğiniz yardımlarla toplanmış parayla, lüks bir trilyonluk Mercedes alınır mı? İade etmen gerekirdi, doğrusu bu. Ama ibreti alem demişsin ya. Kime ibret olacak bu fakir fukaraya mı? Saraydakine ibret olacak saraydakine. Sarayı da geri alacağız inşallah." ifadelerini kullandı.

Demirtaş, adaylarla birlikte poz verdikten sonra alandan ayrıldı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.