Dinçer:eğitim Şurası’nda Bilim Odaklı Tartışmalar Beklentilerin Gerisinde Kaldı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, eğitimde bilim ve teknolojinin önemine işaret etti. Dinçer, “Bilim ve teknoloji ile ilgili hedefler koyuyoruz. Ancak son Eğitim Şurası’nda bilim, teknoloji...

Dinçer:eğitim Şurası’nda Bilim Odaklı Tartışmalar Beklentilerin Gerisinde Kaldı



Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, eğitimde bilim ve teknolojinin önemine işaret etti. Dinçer, “Bilim ve teknoloji ile ilgili hedefler koyuyoruz. Ancak son Eğitim Şurası’nda bilim, teknoloji ve eğitim ekseninde tartışmanın beklentilerimizin gerisinde kaldığını da söyleyebiliriz.” dedi.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu'nun (TÜRKONFED) 10. Kurluş Yıldönümü Zirvesi’nde söz alan Dinçer, girişimcilik, Ar-Ge, inovasyon, üretkenlik temelli büyüme, ihracat gibi alanlarda hedeflerin önemli olduğunu dile getirdi. Dinçer, şunları ifade etti:

“Bu hedefleri ancak bu yönde katkı sunabilecek 21. asrın temel becerilerini kazandırabilecek nitelikte bir eğitimden geçen, eleştirel ve analitik düşünebilen, sorgulayan bir gençlikle gerçekleştirebiliriz. Yine, bu birikimi ortaya koyabilecek eğitimli, özgür düşünebilen, yaratıcı, üretken ve potansiyel açısından nüfusun yarısını oluşturan kadınlarımız ile gerçekleştirebiliriz. Ancak, yine belirtmeliyim ki, ne gençlerimizin, ne de kadınlarımızın geleceğine yönelik tartışmalar son dönemde maalesef çok fazla ilham verici değil.”

Zirvede Avrupa Birliği (AB) sürecinin önemine değinen Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu an AB, maalesef, Gümrük Birliği veya TTYO gibi alanlarla sınırlı bir tartışma platformuna indirgeniyor. Bunu çok yanlış buluyoruz. Bir seri asimetrik ticari gelişmeyle Türkiye’nin çıkarlarına uymayan Gümrük Birliği başlıkları ve TTYO ilişkisi elbette gözden geçirilmeli ve geliştirilmeli. Ancak Kopenhag siyasal kriterleri, Türkiye demokrasisi açısından halen önemli bir çıpadır. Demokrasi, özgürlük, eşitlik, saydamlık gibi transatlantik dünyanın ürettiği değerler, bugün evrensel meşruiyet kazanmış durumdadır. Transatlantik bloğun ve özellikle AB’nin temel yumuşak gücü de bu meşruiyetten ileri gelmektedir. Türkiye’nin 2000’li yıllarda gerçekleştirdiği her alandaki ivmelenme ve bu dönemde elde ettiği yumuşak gücü, laik demokratik sistemi ve AB üyelik perspektifi ile yakından ilgilidir. Türkiye ile AB arasında uzaklaşma görüntüsü veren temelsiz her türlü tutum ile uğraşmaya ve bu algının oluşmasına olanak vermemeye çaba sarf ettik ve bundan sonra da çaba sarf edeceğiz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.