Ebs: Doğru Yerde Durduk, Doğru İşler Yaptık, Kazandırdık !

EBS: Doğru Yerde Durduk, Doğru İşler Yaptık, Kazandırdık !

Ebs: Doğru Yerde Durduk, Doğru İşler Yaptık, Kazandırdık !



 Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer, sendika olarak, bürokratik oligarşinin, toplum mühendisliğinin ve jakoben yaklaşımların yerine millet iradesinin hakim olması için çalıştıklarını ifade ederek, “Doğru işler yapmak kadar doğru yerde durmayı da önemsiyoruz. Bizi diğer sendikalardan ayıran en büyük özellik işte bu duruşumuzdur” dedi.  
 
Özer, eğitim çalışanlarının mali durumlarının güçlendirilmesi, sorunlarının çözüme kavuşturulması için var güçleriyle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
 
Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No’lu Şube ile Bolu 1 No’lu Şube’nin olağan genel kurul toplantılarında konuşan Ahmet Özer, bugün Türkiye’de ileri demokrasi diye cümle kuruluyorsa, millete rağmenciler kaybediyor, sessiz çoğunluk sesini yükseltiyor, muhtıra ve darbe girişimleri eskisi kadar başarılı olamıyorsa, bunda Eğitim-Bir-Sen’in, Memur-Sen’in dik duruşunun çok önemli payı bulunduğunu kaydetti.


 
Demokrasinin rafa kaldırıldığı, millet iradesinin temsilcisi partilerin kapatılma girişimlerinin yaşandığı dönemlerde meydanlara çıkarak, 100 binlerin katılımıyla ‘Ortak Akıl’ mitingleri düzenlediklerini ve seslerini yükselttiklerini vurgulayan Özer, vesayetten kurtulmanın en önemli eşiği olan Anayasa değişikliği referandumunda ‘Toplu Sözleşmeye de, Toplumsal Sözleşmeye de Evet’ diyerek, yüzde 58’in alınmasında önemli katkılarda bulunduklarını kaydetti. Taksim Gezi Parkı olaylarında yaşanan oyunu deşifre ettiklerini, 17 Aralık küresel operasyonunda darbe karşıtı duruşlarını bozmadıklarını ve sonunda haklı çıktıklarını belirten Özer, “Kobani olayları diye adlandırılan, hafızalara kirli görüntülerle kazınan, yağmalarla, vahşetle, şiddetle anılan, kardeşlik iklimini hazmedemeyenlerin bozmaya çalıştığı, çözüm sürecini sekteye uğratmaya çalışanlara ‘bu yol çıkmaz sokak’ diyerek, sağduyuyu temsil ettik. Çözüm sürecinde elimizi taşın altına koyduk ve koymaya devam ediyoruz. Bu ülke küresel güçlerin ameliyat masası değildir ve olmamalıdır. Tezgahları önceden gören ve buna bütün gücüyle direnen bir teşkilatız. Yıllarca inkarcı asimilasyon politikalarına karşı durduk. Sistemin ötekileştirdiği insanlar olarak kardeşliğimize kurşun sıkanlara direndik. Direnmeye de devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
 



Mücadele Ettik, Kazanıma Dönüştürdük
 
Katsayı uygulamasının, 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasının, üniversite önlerindeki dramların, kamu gücüyle kamuda ve kamuoyuna yapılan zulümlerin, Milli Güvenlik derslerine gelenler marifetiyle yapılan fişlemelerin, dışlamaların ve ötekileştirmelerin bir daha yaşanmasını istemediklerini dile getiren Ahmet Özer, şöyle devam etti:
 
“Bütün bunların ortadan kaldırılmasını sağlamış, seçmeli din eğitimi dersleri noktasında önemli adımların atılmasına vesile olmuş, kamuda kılık kıyafet dayatmasını toplumsal talebi örgütleyerek 12 milyon 300 bin imzayla siyasi iradeye sunmuş ve 7 aya yakın sivil itaatsizlik eylemiyle ‘kamusal alan’ yalanını bitirmiş bir teşkilatız. Sadece üyelerimizden değil, halktan, hatta bazen diğer sendikalara üye olanlardan bile teşekkür alıyoruz. Sadece ülkemizde özgürlüklerin artmasını değil, bunları yaparken aynı zamanda çalışanların biriken sorunlarının ortadan kaldırılması ve mali taleplerinin yerine getirilmesi noktasında ortaya koyduğumuz çözüm önerileri ve verdiğimiz mücadeleyle önemli kazanımlara da imza attık. 2001’de çıkan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu sonrası 9 adet toplu görüşme gerçekleşti. Bu görüşmelerin 4’ünde solumuzdaki, 5’inde ise sağımızdaki sendika vardı. 9 yıllık toplu görüşmeler sonrası eğitim çalışanlarına özel olarak alınan kazanım sayısı sıfırdır. Toplu sözleşme hakkını alan sendika olarak iki defa yetkili sendika kimliğimizle masaya oturduk. Birinde, öğretmenlerin ek ödemesi dolayısıyla yaşanan mutabakatsızlık üzerine iş bıraktık ve protesto ettik. Diğerinde ise ek ödeme dâhil birçok kalemde sağladığımız kazanımla tarih yazdık. Bir toplu sözleşmede eğitim çalışanlarına özel 18 kazanımla bir ilki gerçekleştirdik.”


 
Sorunların Çözümü İçin Var Gücümüzle Çalışmaya Devam Ediyoruz
 
“Eğitim çalışanlarının mali durumlarının güçlendirilmesi, sorunlarının çözülmesi için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sorunlardan beslenmiyoruz, çözümlerle güçleniyoruz” diyen Özer, eğitim-öğretime yönelik taleplerini şöyle sıraladı:
 
“Karma eğitim mecburiyeti kaldırılmalıdır. Din eğitimi dersleri ana sınıfından başlamalıdır. Müfredat, ideolojik saplantılardan arındırılmalı; ders kitapları yeni müfredata göre yazılmalıdır. Öğretmen ihtiyacının karşılanması için yeni alımlar yapılmalıdır. Öğretmen yetiştirme sistemi baştan sona yeniden ele alınmalıdır. Her alanda nitelikli hizmetiçi eğitim uygulamasına geçilmeli ve uygulanabilirliği sağlanmalıdır. Her eğitim kurumuna yeterli bütçe ayrılmalıdır. Okul ve derslik yapımına hız verilmelidir. İbadet için okullarda mekan tahsis edilmelidir. Sınav merkezli eğitim-öğretimden vazgeçilmelidir.”
 


 
Eğitim Çalışanlarının Özlük Haklarına İlişkin Talepler
 
Eğitim çalışanlarının özlük haklarına ilişkin taleplerini de sıralayan Özer, öğretmenlerin ek göstergelerinin 3600’e çıkarılmasını, vergi matrahının yükseltilmesini, ek ders ücretlerinin artırılmasını, nöbet görevlerine ek ders ücreti ödenmesini, ek ders dağılımındaki eşitsizliğin giderilmesini, eğitim-öğretime hazırlık ödeneğinin bütün eğitim çalışanlarına verilmesini, kalkınmada öncelikli yerlerde görev yapan eğitim çalışanlarına ilave ek tazminat ödenmesini, parasız yatılı ve bursluluktaki kısıtlamaların kaldırılmasını, yardımcı hizmetlilerin görev tanımlarının yapılmasını, görevde yükselme sınavının en kısa zamanda yeniden yapılmasını, kariyer basamaklarındaki çözümsüzlüğün giderilmesini, kılık kıyafet yönetmeliğinin erkek çalışanlarla ilgili kısmının yeniden düzenlenmesini istedi.
 

 
Yardımlarımızla Acıları Hafifletmeye Çalıştık
 
Üyesinin, ülkesinin ve insanlık ailesinin sorunlarına duyarlı, hedefi ve çalışmalarıyla tutarlı bir sendika olarak nerede bir gözyaşı ve nerede feryat varsa oraya el uzattıklarını, sosyal sorumluluklarını, yaptıkları çalışmalarla yerine getirdiklerini ifade eden Özer, “Somali, Pakistan, Orta Afrika, Myanmar/Arakan, Saraybosna, Telafer, Filipinler, Filistin, Mısır, Suriye, Doğu Türkistan gibi savaş, kıyım ve doğal felaketlerle imtihan olunan ülkelerin ve bölgelerin acılarını birlikte hissettik ve bu saydıklarım başta olmak üzere sayamadığım daha birçok yere yardım kuruluşlarını toplayarak yardım seferberliğini birlikte başlattık. Bir süre önce ülkemize Suriye’den gelen kardeşlerimize yönelik 7 bin battaniye ile yiyecek ve içecek yardımını teslim ettik. İsrail saldırıları sonucu yerle bir olan Gazze’de Mehmet Akif İnan Mescid-i Aksa Okulu ve Memur-Sen Şifa Hastanesi yapımı için kampanyamız sürüyor. Myanmar’da iç karışıklık ve zulüm nedeniyle Bangladeş’e göç etmek zorunda kalan Arakanlı Müslüman çocukların eğitim ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak için Bangladeş’te yaptırmayı planladığımız külliye ve yetimhanenin temelini attık. Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan adını verdiğimiz külliyede 300 yetim ve öksüz çocuğun barınma ve eğitim ihtiyacını karşılayacağız. Sadece ülke dışındaki olaylarda değil, ülkemizdeki felaket ve mağduriyetlerde de duyarlı davranan kuruluşların başında geliyoruz. Samsun’da yaşanan sel felaketi, Van depremi, Soma maden faciası gibi birçok konuda duyarlı davrandık, yardımlarımızla acıları hafifletmeye çalıştık” diye konuştu.
 
 
50 Bin Sınıfı 50 Bin Yetim Kardeşle Buluşturmayı Hedefliyoruz
 
Musibet, felaket ve savaşların mağdurunun genellikle kadınlar ve çocuklar olduğunu söyleyen Ahmet Özer, şunları söyledi: “Türkiye’de İHH tarafından başlatılan en büyük merhamet hareketi olan ‘Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Olsun’ projesinin paydaşlarından birisiyiz.  İHH, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Eğitim-Bir-Sen olarak, yetimlere sınıflarda ve kendi dünyamızda yer açmak için başlattığımız kampanyada hedefimiz, 50 bin sınıfı 50 bin yetim kardeşle buluşturmaktır. Aylık 90 TL ile bir yetimin bütün ihtiyaçlarını karşılamış, evimize, sınıfımıza bir kardeş daha eklemiş oluyoruz. Bu kampanyada birbirimizle yarışacağımızı biliyor, sorumluluğunu yerine getiren ve ben de yarın bu konuda sorumluluğumu yerine getireceğim diyen sizlere, bu konuda duyarlılık gösteren herkese teşekkür ediyorum.”



 
Normalleşmeden yana oldukları, ötekilik oluşturulmasına karşı oldukları için, milli birlik ve kardeşliğe giden yolda olmazsa olmaz olarak gördükleri çözüm sürecinin başarıya ulaşması amacıyla yürütülen tüm çalışmalara destek verdiklerini, vermeye de devam edeceklerini kaydeden Özer, özgür,  eşit, katılımcı, vesayetlerin olmadığı, sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin dikkate alındığı ‘Yeni Anayasa’nın hazırlanması konusunu gündemde tutmaya devam edeceklerini vurguladı.
 
Yapılan seçim sonucunda Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No’lu Şube yönetimi şu şekilde oluştu: Celal Demirci (Şube Başkanı), Bünyamin Çelik (Başkanvekili/Başkan Yardımcısı), Hüseyin Bağcı (Başkan Yardımcısı), Adem Özel (Başkan Yardımcısı), Abdullah Kayışoğlu (Başkan Yardımcısı), Selamettin Tunç (Başkan Yardımcısı), Barbaros Doğan (Başkan Yardımcısı).
Eğitim-Bir-Sen Bolu 1 No’lu Şube’de ise, 3. Olağan Genel Kurula mevcut Başkan Ahmet Koçak tek liste ile girdi. Koçak, yeniden başkanlığa seçildi. 

Eğitim Bir Sen

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.