EĞİTİM UZMANINDAN ÖLÜM ÇIĞLIĞI!

Tamamı belirli aşamalardan ve birikimlerden geçmiş olan şahsa bağlı eğitim uzmanları için bir kenara atılmak ve adeta vebalı muamelesi görmek ağır gelmiştir.

EĞİTİM UZMANINDAN ÖLÜM ÇIĞLIĞI!



Adana eski Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muharrem Gelen maalesef kendini asarak intihar etmiş. Kendisine Allah’tan rahmet yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Doğrusu şahsa bağlı eğitim uzmanlarının 6528 sayılı kanun gereğince görevden alınmalarının böyle uç bir acıyı netice vermesi son derece üzücü olmuştur.

Peki, ilçe milli eğitim müdürü ve il milli eğitim müdür yardımcısıyken şahsa bağlı eğitim uzmanı yapılan yöneticiler ne tür bir muameleyle karşılaştılar ki içlerinden biri canına kıyabildi?

6528 sayılı kanun hazırlanırken sürpriz bir şekilde işin içine ilçe milli eğitim müdürleri ve il milli eğitim müdür yardımcılarının görevden alınmaları da eklendi. Bu teklifi veren kişi kendisi de eski bir öğretmen olan Mersin Milletvekili Çiğdem Münevver ÖKTEN’di. Canla başla görevlerini yaparken birden bire görevden alınmayla karşılaşan anılan yöneticiler şaşkınlık içinde kaldılar.

14 Mart 2014 tarihinde resmen görevden alınan yöneticiler o gün mesai sonuna kadar evraklara imza atmadılar. Mesai bitimine yakın bir zamanda ‘Görevden alınan ilçe milli eğitim müdürleri ve il milli eğitim müdür yardımcıları yerlerine atama ya da görevlendirme yapılıncaya kadar geçici görevle görevlerinin başında olacaklar.’ içeriğinde bir yazı gönderildi.

Bilindiği gibi idari işlemlere karşı dava açma süresi 60 gündür ve bu yöneticilerin büyük çoğunluğu “Bir eksiğimiz ve suçumuz yok, görevimizi elimizden geldiğince layıkıyla yapmaya çalışıyoruz, görevimize yeniden atanırız zahir.” gibi bir düşünceyle dava açmadı ve 60 günlük süre bitiminde adeta ‘aldatılarak’ görevlerinden alındılar.

Görevden alınan şahsa bağlı eğitim uzmanlarına çoğu ilde mekân bile verilmedi ve verilenlere de ‘gözden ırak’ küçük odalar gösterildi.

Çok yoğun bir çalışma ortamından sonra birden bire kenara atılan bu yöneticiler adeta sudan çıkmış balığa döndü. Üstüne üstlük toplumda ‘vardır bir kusuru’, ‘Bir şey olmasa görevden alınır mıydı?’, ‘O da mı paralelmiş?’ gibi sapır saçma, küçük düşürücü ve asla hak edilmeyen dedikodu ve söylentilerle yüz yüze kaldılar.

Şahsa bağlı eğitim uzmanları ‘Koltuğa mı yapışacaklar?’, ‘Biraz da başkası yapsın.’, ‘Analarından müdür mü doğdular?’ gibi adice suçlamalara karşı: ‘Yahu adam, biz koltuğa yapışmıyoruz. Görevden alınma biçimimiz bir kazanılmış hak kaybıdır ve bu Anayasa ve tüm alt hukuk normlarına aykırıdır. Ayrıca maaşlarımız eğitim uzmanlarıyla eşitlenene kadar donduruldu ve bu da yine tüm hukuk normlarına aykırıdır. Bizim mücadelemiz budur. Aktif olarak yöneticilik yaptırmak istemiyorsa idarenin kararına saygılıyız ama çoluğumuzun çocuğumuzun rızkı için ve onurumuz için hiçbir hukuki mücadeleden de geri durmayız.’ demekten yoruldular.

Tamamı belirli aşamalardan ve birikimlerden geçmiş olan şahsa bağlı eğitim uzmanları için bir kenara atılmak ve adeta vebalı muamelesi görmek ağır gelmiştir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi bilindiği gibi 6528 sayılı kanunun şahsa bağlı eğitim uzmanlığı maddesini iptal etmiştir. Yani şu an itibariyle ‘şahsa bağlı eğitim uzmanlığı’ diye bir şey yoktur. MEB’in yeni bir düzenleme yapması gerekmektedir. Bu insanlara verilmesi istenen şey bir lütuf değil Anayasa Mahkemesinin iade ettiği haklarıdır. Şahsa bağlı eğitim uzmanı olan eski yöneticilerin görevlerine iadesi ya da eş değer yeni bir görev tanımıyla özlük ve mali haklarının iadesi Anayasal güvence altına alınmıştır. Bu iş sürüncemeye bırakıldıkça psikolojik gerginlik artacaktır.

Bir meslektaşımızın ölümü üzerinden fırsatçılık yapmaktan ve haklarımızı gündeme getirmekten hayâ ederim. Allah’a yemin olsun ki Muharrem Gelen hocamızın hayatı ve sevdikleriyle mutlu yaşaması hepimizin görev ve haklarından önemlidir. Ancak rahmetli ağabeyimiz Muharrem Gelen ölümüyle bir çığlık atmıştır. Ağabeyimiz; kenara atılmışlık, itibar gaspı, küçük düşürülmüşlük hissi gibi ağır duyguların altından kalkamamıştır.

Demokratik ülkelerde insanların zihinlerinin kenarında şu duygu yatar: “Bana haksızlık yapılırsa mahkemeye gider hakkımı alırım.” İşte eğer mahkemeye gidip kazandığı halde hakkını alamıyorsa insanda ve toplumda tükenmişlik, bitmişlik, umutsuzluk ve ye ‘is hâkim olur!

 

Bekir KARABULUT

İlçe Milli Eğitim Müdürüyken

Şahsa Bağlı Eğitim Uzmanı

Yapılan ve AYM Tarafından

Görevi İptal Edilen ve 

Görevinin Ne Olduğu

Belli Olmayan Bir Eğitimci!

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.