Eğitim ve Sınav Sistemi !!

Anadolu Eğitim Sendikası (AES) İl Başkanı Nihat Örs eğitim ve sınav sisteminin adeta sorun ve karmaşa üreten bir makine gibi işlediğini belirterek ‘ Bir ülke için hayati önem taşıyan eğitim gibi önemli bir konunun bu kadar plansız ve öngörüsüz bir şekilde uygulanmasın telafisi zor hasarlara yol açmakta, veli, öğrenci ve eğitim çalışanlarından oluşan mutsuz ve geleceğinden endişeli insanlar topluluğu sorunlar yumağında kaybolup gitmektedir.’ dedi..

Eğitim ve Sınav Sistemi !!



       Eğitimin hangi yarasına neşter atmak için yeni uygulamalar yapılsa eskisinden daha beter karmaşanın ortaya çıktığını ifade eden Anadolu Eğitim Sendikası İl Başkanı Nihat Örs  eğitimin güncel siyasete, yandaş kadro oluşturmaya, plansız uygulamalara, yeteneksiz kişilerin insafına kurban edildiğini kaydettiği açıklamasında şu görüşlere yer verdi.

ÖĞRETMENİ MUTSUZ BİR EĞİTİM ORDUSU İLE YÜCE DAĞLAR AŞILMAZ

      Eğitim öğretimin uygulayıcısı, bütün sistemin gelip dayandığı son kişi olan öğretmenlerin huzurunun olmadığı, yarınından endişe duyduğu, değişen hangi yönetmelikle haklarının elinden alındığı ya da kısıtlandığı,ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir eğitimde istenilen başarı elde edilemez. Öğretmenlerin kariyer basamakları sınavı her yıl yapılması gerekirken 2005 yılında bir kez yapılmış ve bu yıldan sonra yapılmamıştır. Aradan geçen ondört yılda sınava giremeyenlerin maddi kayıpları olmuştur. Plansız yapılan okul dönüşümleri neticesinde her okulda norm fazlası durumuna düşme riski ile çalışan öğretmen kendini okuluna verememektedir. En son olarak öğretmene uygulanmak istenen rotasyon ise kime ne fayda sağlayacağı belli olmayan eğitimin hangi yarasına neşter vuracağı bakanlık tarafından bile doğru düzgün izah edilemeyen bir uygulama ile tarihe geçecektir. Öğretmeni göçmen kuş gibi gören bir zihniyet eğitimin hangi yarasına derman olabilir? Kamuda en düşük ücret alanlar sınıfında olan öğretmenlerin omuzlarındaki yükü hafifletmek mi, yoksa her geçen gün ağırlaştırmak mı Milli eğitimin görevidir? Sendikamız hukuk sekreterliğinin rotasyon ve aday öğretmenlere uygulanacak yazılı ve sözlü sınavın Danıştay’da dava açtığını da kamuoyu ile paylaşmak isteriz.

     MEB OKUL MÜDÜRLERİ İLE İLGİLİ MAHKEME KARARINI UYGULAMALIDIR

    Danıştay kararıyla Ek-1 formunun objektif kıstas öngörmediği gerekçesiyle iptal edilen okul müdürlerinin görevden alınmasının durdurulması kararı uygulanmalıdır. Adaletin sağlanmadığı,yandaş kadrolaşmanın ne pahasına olursa olsun korunmak istediği bir düzen vicdanları sızlatan bir durumu ortaya çıkarır.Üstünlerin hukukundan şikayet edip hukukun üstünlüğünü savunmak yetki ele geçtiğindeki uygulamalarla belli olur. Güncel siyasete  göre şekillenen adalet adalet değildir. İnsanların güvenecekleri tek liman hukuk ve adalettir. Bu duygu yerle bir edilirse bunun altında sadece adaletsizliğe uğrayanlar değil, bütün toplum kalır.

SINAVLARDAKİ SKANDALLAR  MEB’İN VE ÖSYM’NİN SİCİLİNİ,

EĞİTİMİN PAYDAŞLARININ DA SİNİRİNİ BOZDU

    Öğrencilerimizin büyük emek vererek hazırlandığı, velilerin bütçelerinden önemli bölümü ayırdığı, öğretmenlerin de öğrencilerinin iyi bir yere yerleşmeleri için emek harcadığı sınavlardaki skandallar  MEB’in ve ÖSYM’nin sicilini, eğitimin paydaşlarının da sinirini bozdu. Hatalı ve iptal edilen, mahkemelik olan sorular, sınavlar açıklandıktan sonra değişen sıralamalar, zamanında açıklanmayan okul kontenjanları, din dersinden muaf öğrencilerin dersi almış gibi gösterilip sıfır not verilmesi, seçmeli ders notlarının e-okula kaydedilmemesi, açıklanmayan başarı sıralamaları, dereceler eğitim sistemimizin içine düştüğü durumu gözler önüne sermektedir. DERSANELERİN KAPATILMASI YERİNİ DOLDURAN UYGULAMA OLMAYINCA ÇÖKTÜ Dershanelerin velilere ekstra yük getirdiği gerekçesiyle kapatılmasının ardından oluşan boşluğu dolduracak ne bir alt yapı ne de planlamanın olmaması sınava hazırlanacak öğrencileri kör kuyuya bırakmak anlamına gelmiştir. Şu anda kimse önümüzdeki sen ne olacağını tam olarak bilememektedir. Halk Eğitim Merkezlerinde okullarda açılacak olan kursların sınava hazırlanacak öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayamayacağı açıktır. Çünkü gerekli donanım buralarda bulunmamaktadır. Şimdiden merdiven altı denilen yapı devreye girmiştir. Devlet okullarından Temel Lise adı verilen dersaneden dönüşen  özel okullara sınav kaygısı ile öğrenci kaymaları başlamıştır. Binlerce dershane öğretmeni  ve dershanelerde çalışanlar açıkta kalmış MEB Bakanlığı dershane öğretmenlerini kadroya alma sözünü tutmamış çok çüzi bir kadro açmıştır. Ayrıca binlerce atama bekleyen öğretmene haksızlık yaparak dershane öğretmenlerini KPSS’siz kadroya alacağını duyurarak yıllardır atama bekleyen öğretmenlerin hayallerini suya düşürmüştür.

ATANAMYAN ÖĞRETMENLER MEUR VE HİZMETLİ SORUNLARI

     Tespit Edilen Sorunlar ve Çözüm Önerileri -Hizmetli kadrosunda görev yapan egitim çalisanlarinin en önemli sorunlarindan biri, çalisma saatlerinin belirsizligi ve yapmakla yükümlü olduklari islerin tanimsiz olmasidir. Okul müdürlerince teblig edilen “görevleriniz” konulu okul içi görevlendirme yazilarinda, görev alanlari keyfilik arz edecek sekilde ortaya konulmaktadir. Bu nedenle hizmetli ve memurlarin görev tanimlari yapilmali, görev yazilarinin sonuna eklenen “amirin verdigi diger isleri yapar” ibaresi kaldirilmalidir.   -Ikili egitim yapilan kurumlarda görev yapan hizmetliler, personel yetersizligi gerekçe gösterilerek günde 12 saat veya daha fazla çalistirilmakta, fazla çalisma karsiliginda ücret ve izin verilmemektedir. Hizmetli ve memurlarin fazla çalismalari karsiliginda mutlaka ücret ödenmelidir.   -Ilkögretim ve Ortaögretimde Parasiz Yatili veya Burslu Ögrenci Okutma ve Bunlara Yapilacak Sosyal Yardimlara Iliskin Yasa’nin 4. maddesi ile Ilkögretim ve Ortaögretim Kurumlarinda Parasiz Yatililik, Burs ve Sosyal Yardimlar Yönetmeligi’nin 10. maddesindeki ‘ögretmen çocuklari’ ibaresi yerine ‘egitim çalisanlari’ ibaresi getirilerek, memur ve hizmetli çocuklarina da, tipki ögretmen çocuklari gibi, yatili ve burslu kontenjanindan yararlanma imkani saglanmalidir.   -Egitim kurumlarinda hizmetlilerin gece bekçisi olarak görevlendirilmeleri uygulamasina son verilmeli, özel güvenlik egitimi almis elemanlar alinarak güvenlik sorunu çözüme kavusturulmalidir.   -Her egitim kurumunda hizmetli ve memurlar için oda tahsis edilmeli, bu odalar dinlenmelerine imkân saglayacak sekilde donatilmalidir.   -Hizmetli ve memurlarin lojman sorunu çözülmeli, kamu lojmanlarindan yararlanmada kontenjan ayrilmalidir.   -Personel yetersizligi gerekçe gösterilerek, memur ve hizmetlilerin es, saglik, ögrenim gibi özür durumlari basta olmak üzere istege bagli il içi ve iller arasi yer degistirme talepleri reddedilmekte ve muvafakat sarti aranmaktadir. Yer degisikliginde muvafakat sartina son verilmelidir. Hizmetli ve memurlarda atama ve yer degistirme usulü, ögretmenlerde oldugu gibi, belli dönemlerde puan esasina göre il içinde valiliklerce ve iller arasinda ise Bakanlik tarafindan yapilmalidir.   -Giyim Yardim Yönetmeligi çerçevesinde hizmetlilere verilen yardim ayni degil, nakdi olarak ödenmeli. Ayrica, yapilan giyim yardimi çok gülünç kaldigindan, piyasa arastirmasi yapilarak devlet memuruna yakisir kiyafet alabilecegi bir rakama yükseltilmelidir.   -Yiyecek yardimi, yalnizca Il Milli Egitim Müdürlükleri’nde görev yapan memur ve hizmetlilere degil, tüm memur ve hizmetlilere verilmelidir.   -Okullardaki karar alma süreçlerine memur ve hizmetliler de katilmali, fikir ve görüsleri dikkate alinmalidir.   -Diger devlet kurumlarinda (Maliye Bakanligi, Saglik Bakanligi, Adalet Bakanligi, Içisleri Bakanligi) çalisan tüm personele döner sermayeden, vakiflardan, fonlardan çesitli adlar altinda ek ücret verilmektedir. Anayasanin esitlik ve adalet ilkesine aykiri olan bu durumun önlenmesi için Milli Egitim Bakanligi ve üniversitelerde çalisan personele de benzer ödemeler yapilarak adaletsizlik giderilmelidir.   -Milli Egitim Bakanligi’nin çesitli birimlerinde memur, sef, mimar, mühendis, tekniker ve teknisyen ihtiyaci bulunmaktadir. 2006 yilindan beri Milli Egitim Bakanligi Personeli Görevde Yükselme Sinavi ile Milli Egitim Bakanligi Merkez ve Tasra Teskilati Seflik Sinavi yapilmamistir. Memur ve sef ihtiyacini karsilamak üzere görevde yükselme ve seflik sinavlari biran önce yapilmalidir. Ayrica, 2008 yilinda yapilan unvan degisikligi sinavini kazanan personel sayisi, ihtiyaç olan kadrolardan daha az olmustur. Sinavi kazanan personel sayisinin ihtiyaçtan az olmasi nedeniyle bazi kadrolar bos kalmistir. Söz konusu bos kalan mimar, mühendis, tekniker ve teknisyen kadrolarina atama yapilmasi için en kisa sürede unvan degisikligi sinavi yapilmalidir.   -Kaloriferci egitimi alan hizmetlilerin istekleri esas alinarak, kaloriferci olarak görevlendirmeleri yapilmali. Aksi takdirde görevlendirme yapilmamalidir. Zehirlenmelere karsi kaloriferciler için gereken tedbirler alinmalidir.   -Egitimin niteliginin yükselmesi için, memur ve hizmetlilerin, basta ücret olmak üzere, sosyal ve özlük sorunlari, talepleri dikkate alinarak en kisa sürede çözülmelidir. Dün oldugu gibi, bugün ve gelecekte de memur ve hizmetlilerin sorunlari çözüme kavusuncaya kadar mücadeleye devam edecegiz.

EĞİTİMİN SORUNLARI  EĞİTİMCİLERE SORULARAK ÇÖZÜLÜR

    Genel seçimler öncesi siyasi partilere sendikamız tarafından gönderilen 26 sayfalık eğitimin sorunları  ve çözüm önerileri ile ilgili rapor eğitimcilerin tespit ettiği sorunlardan oluşmaktadır. Eğitimin öğretmen,genel idari ve yardımcı hizmetler sınıfları kadrolarında çalışan bütün aktörleri ile ele alınması gerekmektedir. Bunun için de çözüm eğitimcilere sorularak bulunabilir. Bu anlamda titiz bir çalışma ile hazırlanmış olan sendikamızın hazırladığı rapor sendikamızın sadece sorunları dile getiren değil aynı zamanda somut çözüm önerileri de ortaya koyan bir sendika olduğunun göstergesidir. İyi olan şeyleri desteklemek, kötüyü eleştirmek gerçek sendikacılıktır. Yıllardır eğitimin sorunlarını göstermelik olarak yapılan Milli Eğitim Şuralarında tartışmak.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.