Eğitim Yönetimi Semineri Sona Erdi.

Eğitim Yönetimi Semineri Sona Erdi.

Eğitim Yönetimi Semineri Sona Erdi.



  Okul/Kurum Müdürlerine yönelik düzenlenen 5 günlük Eğitim Yönetimi Seminerinin son gününde Sayın Valimiz Ahmet Hamdi NAYİR konuk oldu. NAYİR; Üretilen hizmetler içerisinde takdir edersiniz ki eğitim hizmetimizin sayılı bir yeri var. Hiçbir hizmeti eğitim hizmetinin üzerinde görmemiz mümkün değil, hiçbir hizmeti eğitim hizmetinin dışında görmemiz mümkün değil. Eğer iyi bir sağlık hizmeti diyorsak yine iyi bir eğitime ihtiyacımız var. Sanayi de belli yerleri hedeflemişsek yine eğitime ihtiyacımız var. Kültürümüzde bir eksiklik görüyorsak yine eğitime ihtiyacımız var. Sporumuzu geliştirmek istiyorsak yine o konunun eğitimine genel manada eğitime ihtiyacımız var.

    İlin üst yönetici olarak bir yönetimde neler olması gerektiği konusunda sizlerle kısa bir paylaşımda bulunmak istiyorum. Eğitim kurum ve kuruluşlarımızın, okullarımızın yönetici olarak sizler kurum başındaki en üst yönetici de olsanız başarının yalnızca sizin başarınızla eşdeğer olmayacağını bilmeniz, bir ekip çalışması içerisine girmeniz gerekir. Onun için öncelikle bu ekibin kıymetini bilmeniz lazım. O ekibe kıymet verdiğinizi, değer verdiğinizi onlara hissettirmeniz lazım. Okul müdürlerimiz, kurum müdürlerimiz kıymet bilme yönündeki ifadelerinde çok cimri davranmamalıdırlar. Önce yönetim ekiplerini sonra oradaki eğitim faaliyeti içerisinde bulunan öğretmenlerimizi, öğrenci velilerimizi ve öğrencilerimizi kıymetlerinin bilindiği noktasında mutlaka açık fikirle onların yüzlerine bunu ifade ederek siz kıymetlisiniz. Bizim sizlerden beklentilerimiz büyük, bunu hissettirmeniz lazım. Eğer kıymet verilmiyor ifadesi onlar tarafından hissediliyorsa bu bizim başarımızda önemli bir eksiğe neden olacak. Halbuki bizim artılara ihtiyacımız var. Bizim kıymeti bilinen yardımcılarımız, kıymeti bilinen öğretmenlerimiz, kıymeti bilinen öğrencilerimiz, kıymeti bilinen velilerimiz duygularından hareketle hedeflerimize ulaşmada onların yüklenecekleri sorumluluk da çok önemli mesafeler kat edeceğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir diğer husus yürüteceğiniz her faaliyette, hedef olarak koyduğunuz her hususta gerekçelerinizi önce kendinize iyi bir kabul ettirin. Ben şunu yapmak istiyorum. Hangi gerekçeyle bunu yapmak istiyorum? Sırf buranın idarecisi olarak şunu da yapalım değil. Şu gerekçelere binaen şu kamu yararına binaen bunu yapmak istiyorum. Bu gerekçeleriniz yalnızca size kalmasın. O gerekçeleri uygulayıcılarıyla birlikte paylaşın, onları da anlatın. O gerekçeler konusunda onları da inandırın yoksa yine başarıda sıkıntılarınız ortaya çıkıyor. Ben amirim, ben söyleyeceğim sizde yapacaksınız. Hayır, şu gerekçelerle bunu yapacağız. Bu gerekçelerde bir sıkıntınız varsa, buna sıra gelmedi önümüzdeki işimiz şu diyorsanız önce onu bir görüşelim, ona göre paylaşalım diye arkadaşlarımızın o konuda ketumiyet içerisinde olmadan herkesin paylaşabileceği, konuşacağı konular olarak şunu düşündüm, şu faaliyeti şu gerekçeyle birlikte gerçekleştirmemiz lazım diye düşünmemiz lazım. Karar süreçlerine mutlaka önce idaredeki arkadaşları, sonra öğretmenlerimizi, sonra öğrencilerimiz ve velilerini katın. Karar sürecinde onların katılımcı olması bu gerekçelerin daha iyi oluşmasına ve anlaşılmasına da yol açacaktır. Artık geldiğimiz süreçte yönetimden daha ziyade yönetişim diye bir kavramdan bahsediyoruz. Bizler yöneticiler olarak yönetimimizde bulunan kişilerin de yönetim konularındaki fikirlerini almak, onlarla karar sürecinde birlikte hareket etmek gerektiğine inanıyoruz. Okulda bir yönetim birimi, eğitim faaliyetlerinin içerisinde bir kurum, bir birim. Oradaki kararların oluşmasında da arkadaşlarımız, okul idarecilerimiz önce yardımcılarıyla, öğretmenleriyle olmak üzere öğrencileriyle, velilerle bu karar süreçlerinde birlikte hareket etmeyi gaye edinsinler. Ondan büyük fayda görecekler. Arkadaşlarımız, kurum yöneticilerimiz ve okul yöneticilerimiz ulaşılabilir olsunlar. Öğretmenlerimiz çok rahat ulaşsın, dertlerini söyleyebilsinler, araya kapılar, duvarlar oluşturmasınlar. Öğrencilerimiz merak hissiyle de olsa ben bir okul müdürüyle görüşmek istiyorum diyenlere kapıları açık olsun. Bunları söylerken şu manayı çıkarmayın. On aylık görev sürem içerisinde bunlar eksikliğini duyduğum hususlar olarak sizlere anlatılan hususlar değil ama 27-28 yıllık idarecilik görevi içerisinde neyin olması gerektiği konusunda sizlerle paylaşmak istediğim hususlar. Eğer bu saydıklarımı sizleri suçlayacak mahiyette hususlar olarak değerlendirmeyin lütfen. Ulaşılabilir olun, mutlaka dinleyin. Bu en baştaki konuya getirir, kıymet bilme konusuna getirir.

    Karar süreçlerinde mutlaka önce idaredeki arkadaşları sora öğretmenlerimizi sonra öğrencilerimizi ve velileri katın. Karar sürecinde onların katılımcı olması bu gerekçelerin daha iyi olmasına ve anlaşılmasına da yol açacaktır. Artık geldiğimiz süreçte yönetimden daha ziyade yönetişim diye bir kavramdan bahsediyoruz. Bizler yöneticiler olarak yönetiminizde bulunan kişilerin de yönetim konularındaki fikirlerini almak onlarla karar sürecinde birlikte hareket etmek gerektiğine inanıyoruz. Okul da bir yönetim birimi, eğitim faaliyetleri içerisinde bir kurum bir birim. Oradaki kararlarında oluşmasında da okul idarecilerimiz önce yardımcılarıyla, öğretmenleri ile olmak üzere öğrencileriyle ve velilerle karar sürecinde birlikte hareket etmeyi gaye edinsinler. Oradan büyük fayda görecekler.

    Kurum yöneticilerimiz ve okul yöneticilerimiz ulaşılabilir olsunlar. Öğretmenlerimiz çok rahat ulaşsın, dertlerini söyleyebilsinler. Araya kapılar, duvarlar oluşturmasınlar. Öğrencilerimiz merak hissiyle de olsa ben bir okul müdürüyle görüşmek istiyorum dediğinde kapıları açık olsun. Bunları söylerken şu manayı çıkarmayın. 10 aylık görev sürem içerisinde bunlar eksikliğini duyduğum hususlar olarak anlatılan hususlar değil. Ama 27-28 yıllık idarecilik görevi içerisinde neyin olması gerektiği konusunda sizlerle paylaşmak istediğim hususlar. Yani bu saydıklarımı sizleri suçlayacak mahiyette hususlar olarak lütfen değerlendirmeyin.

    Tecrübe insanlığın genel mirası. Mutlaka başka tecrübelerden istifade etmeniz lazım. Güzel örnekler bulmanız lazım. Herkes bir şeyleri yeniden keşfetmek durumunda olmuyor. Birilerinin yapmış olduğu güzel uygulamayı paylaşmanız lazım. Varsa sizin oluşturduğunuz güzel uygulamalar da başkalarına güzel örnek olarak onların da sunulması lazım Onların da tanıtılması, idareler tarafından, ‘şu okulda gördüğümüz şu uygulama gayet güzel uygulamayı. Diğer okullara da diğer illere de diğer öğretim kurumlarına da bunların ulaştırmamız lazım’ diye düşünmemiz lazım. Görevimiz önemli, sorumluluğumuz ağır ama bahsettiğim gibi bununla birlikte başarıldığı taktirde tatmin duygusu da yüksek, mutluluğu da yüksek olan bir görev içerisindeyiz. Bu görevleri bir statü olarak düşünmeyelim. Bir makam aldık diye düşünmeyelim. Bir sorumluluk aldık diye düşünelim. Sorumluluğun yerine getirildiğinde de mutlak karşılığında hukuki, vicdani, aklınıza gelebilecek bütün tatmin duyguların da olacağını ve geleceğimize ait, ülkemize ait, insanlığa ait önemli bir görevi yerine getirdiğimizi de inanarak arkadaşlarımız görevlerini bu duygularla yapmaya çalışsınlar.  Bizler idare olarak, valilik olarak eğitim hizmetlerinin başarısını çok önemsiyoruz. Elimizden gelen varsa bir gayretimiz, bu gayret bir takdir noktasında da olabilir, çalımları teşvik noktasında da olabilir veya elimizdeki imkânlarla desteklemek noktasında da olabilir. Sizlerin yanınızda olduğumuzu, sizlerle birlikte daha iyi şeyler başarabileceğimize inanıyorum. Bu tür çalışmaların devamını diliyor. Hepinize görevlerinizde başarılar diliyorum.” dedi.

 

    Sayın NAYİR´den sonra okul/kurum müdürlerinin taleplerini dinleyip eğitimin en üst seviyelere ulaştırmanın yolları üzerinde konuşan Milli Eğitim Müdürümüz İsmail ALTINKAYNAK, eğitim süresi boyunca kendilerini sabırla ve dikkatle dinledikleri için katılımcılara teşekkür ederek seminere son verildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.