Eğitimciler Arasında Fitne Büyüyor!

Dün il ve ilçelerde Öğretmenler Günü kutlandı. Haberler alıyoruz. EBS mensubu öğretmenler ayrı, diğer öğretmenler ayrı etkinlik yaptılar. İnsanlar birbirine saygısını ve sevgisini kaybetti.

Eğitimciler Arasında Fitne Büyüyor!



Öğretmenler Günü 24 Kasım 1981 gününden beri aynı tarihte kutlanıyor. Atatürk’ün Başöğretmen unvanını aldığı 24 Kasım 1928 tarihinden dolayı bizde bu tarihte kutlanıyor, yoksa dünyada öğretmenler günü 5 Ekimdir. Her neyse, konuyu dağıtmayalım.

1980 öncesini bilenler bilir. Her gün silahlı çatışma, kardeşin kardeşe düşman olduğu siyasi bir ortam, insanların sokağa çıkmaktan korktukları daha doğrusu sokakların parsellendiği bir bölünmüşlük ve anarşi ortamı. Seksen darbesiyle bıçakla kesilir gibi olaylar kesildi bilirsiniz ve o günden sonra çok ciddi bir bölünme ve kamplaşma olmadı.

Hadi 28 Şubat süreci demokrasi dışı bir ortamdı ama o dönemde bile insanlar bir arada yaşayabiliyorlardı. En azından ‘sağ’ kesim arasında bir fitne yoktu. Milliyetçisi, tarikatçısı, cemaatçisi, her kesimden sağcılar gönül birliği içindeydiler.

O dönemde öğretmenler odasında bölünme olmadı, solcusu sağcısı yer yer tartışsa da aynı ortamda yeri geldi birlik oldu. O beğenmediğiniz 28 Şubat sürecinde okul müdürleri ve şube müdürleri için sınavlar açıldı ve sadece yazılı sınavla her görüşten insan yönetici olabildi.

Hasılı; 1980’den sonra hiçbir dönemde bugünkü gibi bir kırılma, ayrışma, yan bakma, bölünme, kinleşme, buğz etme, intikam yemini etme hali, diş gıcırdatma, selamı sabahı kesme görülmedi.

Dün il ve ilçelerde Öğretmenler Günü kutlandı. Haberler alıyoruz. EBS mensubu öğretmenler ayrı, diğer öğretmenler ayrı etkinlik yaptılar. İnsanlar birbirine saygısını ve sevgisini kaybetti. Eğitim Bir Sen’in pervasızca ve kaba saba kadrolaşması fena bir kırılma oluşturdu. Kimse kimseye güvenmez oldu. Çok başarılı ve ilçenin her türlü etkinliğinde ‘amele’ gibi çalışan müdürler mülakatlarda 30-40 puan alabilirken; üç tane sığır versen ikisini kaybedip gelecek olan beceriksizlik simgesi mat zekalar 90-100 puan alabildiler.

Her ne kadar ben yöneticilerin seçiminde siyasilerin de etkili olmaması gerektiğine inanıyorum. Eğitim teknik bir iştir ve siyaset üstü olmalıdır. Ancak EBS’nin günümüzdeki dozer etkisini anlatmak için yazıyorum. İlçenin birinde A şahsının müdür mülakatlarında yüksek puan alması için parti ilçe başkanı ve belediye başkanı devreye giriyor, sözler veriliyor ama EBS il yönetimi onay vermediği için A şahsına çok düşük puan veriliyor.

Yine EBS’nin basında da tanınan yöneticilerinden biri kendi ilçesinin ilçe müdürü için diyor ki: “Ben onu istemiyorum, ilçede EBS üyesi yeterince artmadı.” Bak sen! İlçe müdürünün görevi senin sendikalı sayını artırmak mı?

Ben bir şeyi anlamıyorum. EBS’li olmayan insanlar yine bu toplumda yaşamayacaklar mı? Hadi diyelim milli irade. Peki, alınan oylar dışında kalan %55’i milli iradeden hariç mi görüyorsunuz? Bu ülkede hep beraber ve adalet içinde yaşamayı neden denemiyoruz?

Yok yok, bu gidiş gidiş değil. Eğitim camiası; yokuş aşağı inen, damperli, kasası sorunlardan oluşan yükle dolu, lastiği yıpranmış, freni boşalmış bir kamyon gibi her saniye hızlanarak bir bilinmeze doğru ilerliyor.

Nereye toslar bilemem!

Müstakim KORKMAZ
personelmeb.net


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.