Eğitimciler Balkonla Umutlandı!

Başbakan Erdoğan 10 Ağustos’ta yapılan seçimle cumhurbaşkanı olmaya hak kazandı ve artık gelenekselleşen balkon konuşmasını da yaptı. Yapılan bu balkon konuşması 17 Aralık sonrası darbe yiyen kamu çalışanları arasında bir beklentiye yol açtı.

Eğitimciler Balkonla Umutlandı!



PERSONELMEBHABER.NET/ÖZEL HABER

Başbakan Erdoğan 10 Ağustos’ta yapılan seçimle cumhurbaşkanı olmaya hak kazandı ve artık gelenekselleşen balkon konuşmasını da yaptı. Yapılan bu balkon konuşması 17 Aralık sonrası darbe yiyen kamu çalışanları arasında bir beklentiye yol açtı.

İşte beklentiye sebep olan cümleler:

“74 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının tamamını sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Herhangi bir inceleme-soruşturmaya tabi tutulmadan yerel bazı unsurların nesnel değerlendirmeleriyle görevlerinden alınan ve toplum nezdinde zor durumda kalan eski yöneticiler yeni eğitim uzmanları da aynı sevgi ve saygıyla selamlanıp maddi manevi mağduriyetleri giderilecek midir?

“(Partililerin muhalefete yönelik "Çatlasın" sloganları üzerine) Kardeşler, çatlamasın... Onları da kucaklayacağız, onları da aramıza alacağız... Zira böyle yaptığımız için, kucakladığımız için demokrasi tarihinde, çok partili dönemde 3. dönem milletimizden yetki almanın heyecanını yaşıyoruz.”

Bu ifadelerden artık particilik yapılmayacak anlamı çıkarabilecek miyiz? Örneğin bir atama ya da görevlendirmede EBS’liler kadar TES’liler ve Eğitim Sen’liler de aynı hakka sahip olacaklar mıdır?

“Bugün benim işçim, memurum, emeklim, çiftçim, engellim, genç kardeşlerimiz, yavrularımız kazanmıştır.”

Memurların tamamı bu konuşmadan sonra geleceğe güvenle bakıp: ‘Hangi cemaate mensup olursam olayım, hangi dünya görüşüne sahip olursam olayım hükümetim ve devletim bana adil davranır, beni haksız yere görevden almaz, haksız yere sürgüne göndermez.’ Diyebilecek midir?

“Bugün demokrasi kadar, barış, adalet ve istikrar kazanmıştır.”

Örneğin önümüzdeki süreçte yapılacak eğitim kurumları yöneticileri görevlendirmesinde EBS’li olmamak ‘zenci’ olmak anlamına gelmeyecek mi?

“Türkiye'nin önünü yeni, yepyeni tertemiz bir sayfa açılmıştır. Şundan herkesin emin olmasını istiyorum. Önceki AK Parti hükümetinde olduğu gibi, yeni AK Parti hükümeti de 74 milyonun hükümeti olacak.”

Mesela bundan böyle; yönetici ya da öğretmen olarak görevlendirme talep eden birine bizzat ilçe milli eğitim müdürü (EBS yöneticisi olup görevlendirme çalışan yüzlercesi) tarafından ‘Talebini yerine getirmem için EBS’ye üye olman lazım.’ gibi ahlaksız teklifler yapılmayacak mı?

“…Çünkü biz kimseyi dışlamadık, kimseyi ayırmadık. Herkesi kucakladık. Yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Milletin fertleri arasında hiçbir ayrım yapmadık…”

Başbakanken Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’ın bu ifadeleriyle umutlanan ve kendilerini yeniden birinci sınıf şerefli Türk vatandaşı gibi hissetmek isteyen eğitimcilerin durumu bu cümleye dahil midir?

“Hangi partiye oy vermiş olursa olsun her bir kardeşimizin huzur, güven, barış ve  adalet içinde yaşamını idame ettireceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

Siyasetle ilgilenmeyip işine gücüne bakan ve milletine hizmet eden yüz binlerce eğitimci; işinde başarısız olup EBS’ye üye olarak açığı kapatmaya çalışan ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup partizanlık yapan, partizanlığı da karşı tarafa sövmek olarak sığlaştıran acar sendikacılara ezdirilmeyecek mi?

“Milletimizden aldığımız güçle, yetkiyle demokrasi daha ileri standartlara kavuşacak, özgürlükler çok daha ilerleyecek, herkes kendini daha rahat ifade edecektir.”

Bundan böyle gizli gizli fısıldaşmadan memleket meseleleri açıkça konuşulabilecek midir? Örneğin: ‘Aslında gezi olaylarında en başta Sayın Erdoğan biraz daha yumuşak olabilirdi.’ Cümlesini kuran biri, salyasını akıta akıta koşan onursuz biri tarafından: ‘Falanca kişi Başbakanımıza hakaret etti.’ Şeklinde ispiyonlandığında o ilk ‘biri’lerinin bundan böyle üzeri çizilmeyecek midir?

“Bir kez daha tekrar etmek istiyorum; kazanan, Türkiye’dir, demokrasimizdir, kardeşliktir. Hiç kimse hüzünlenmesin; hiç kimsenin sevinci, coşkusu diğerlerini üzmesin. Çünkü biz hep birlikte Türkiye’yiz.”

Bu cümleden sonra tüm memurlar kendilerini ‘emniyette’ ve güvende hissedip ‘devlet memuru’ olarak çalışabilecek midir?

“Biz beraberiz, kardeşiz, bunu unutmayın. Her zaman ifade ettiğim gibi bugün hesaplaşma değil helalleşme günüdür.”

17 Aralık sonrası can havliyle birden bire görevden alınan ya da görev yerleri istekleri dışında değiştirilen binlerce memur için yeni bir sayfa açılıp hakları iade edilecek midir?

“Kampanya sürecinde istemeden kalbini kırdığımız, üzdüğümüz kardeşlerimiz varsa hepsinden başta şahsım, tüm arkadaşlarım adına helallik diliyorum. Kampanya sürecinde yaşananların, söylenenlerin, yanlış anlamaların, incitici kelamın meydanlarda kalmasını diliyorum. İstemeden incittiğimiz siyasiler varsa onlardan da helallik diliyorum. Ben aziz milletime, tüm siyasi partilere hakkımı helal ediyorum, hakkımızı helal ediyoruz.”

Eğitim camiasında incinen, görevden alınan veya ötekileştirilen binlerce kişi de haklarının ve itibarlarının iadesi şartıyla helalleşmeye hazırdır. Eğitimcilerle de helalleşilecek midir?

Bu vatan hepimizin, bu bayrak hepimizin, bu ülke hepimizin. Hangi görüşte olursa olsun herkes Sayın Erdoğan’ın açtığı beyaz sayfayla birlik beraberliğe hazırdır.

Sayın Avcı, Sayın Tekin ve diğer MEB yöneticileri bu ‘barış bildirisi’ üzerine yeni bir anlayışa bürünmelidirler. Suçu usulüne uygun yapılan inceleme/soruşturmayla tespit edilmeyen herkes ‘tertemiz’ sayılmalıdır.

Eğitim camiasında birlik ve beraberlik ancak adaletle sağlanır.

Bu arada bize ulaşan bir talebi de MEB yöneticilerine iletmek istiyorum: Eğitim uzmanları ile ilgili çıkan görevlendirme yazısında isteyenlerin öğretmenliğe dönebilecekleri de yazıyordu. Öğretmenliğe dönmeyi isteyen eğitim uzmanları Alan Değişikliği yapmak istiyorlar. Önümüzdeki haftalarda çıkacak olan Alan Değişikliği duyurusunda: ‘Eğitim uzmanları da Alan Değişikliği başvurusunda bulunabilirler’ gibi bir madde bulunursa sorun çözülmüş olur.

Oğuz AVŞAROĞLU
personelmebhaber.net


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.