EĞİTİMDE SICAK YAZ MESAİSİ !

Eğitim dünyası sınavların ard arda yapıldığı bir sezonu daha geride bırakırken bir hayli yorgun görüyor..

EĞİTİMDE SICAK YAZ MESAİSİ !



     TEOG’tan, üniversite sınavlarına kadar her sınavın neredeyse bir davayla bağlantısı var. Bu yıl sadece üniversiteye hazırlanan adayların değil değil, 7’den 70’e herkesin kafası karma karışıktı.

      Sınav için belirlenen takvimler ‘Alaman saati’ gibi tıkır tıkır işlese de, sınavların içerik ya da teknik yönü hukuka takıldı. Son olarak Anayasa Mahkemesi’nin dershanelerin özel okullara dönüşmesini öngören yasayı iptalinin ardından siyasiler, eğitimciler ve veliler akıllarından geçen birçok soruya cevap aradı. Bu noktada siyasilerin bin düşünüp bir karar vererek açıklama yapması oldukça önemli görünüyor. Özellikle de Milli Eğitim Bakanı sayın Nabi Avcı’nın… SayınAvcı, son değerlendirmesinde, net ifadeler kullandı ve "Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı ne olursa olsun gereğini yaparız. Hiçbir öğrencimizi mağdur etmeyiz. Öğrencilerimizi ortada bırakmayız, kurda, kuşa kaptırmayız" dedi. Bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi MEB’de yaz mesaisi devam ediyor. İptal kararını herkes kendi cephesinden yorumlarken, asıl mesele gelecek sene sınava girecek adayların ve temel liselere kayıt olanların ne yapacağında düğümleniyor. Sonuçta, farklı tekniklerle de olsa sınava hazırlanma süreci devam ediyor. Sınav sorularının hazırlanış şeklinde bir değişiklik olmadığına göre bu yıl geçmiş yıllara benzer bir modelle ilerlenileceği kanaati yaygın.

        Adı ister dershane olsun isterse takviye kursu adayların motivasyon ve morallerini bozmadan bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor. Devlet okullarındaMilli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı takviye kursları ne denli kuvvetli olursa, ticari mantıkla ilerlemeye çalışanların kendilerine çeki düzen verme şansı da o denli yüksek olacaktır. Özel okullar cephesinde ise bu yıl değişen bir şey olmayacak. Hatta birçok özel okulda 12. Sınıf öğrencileri erken ders zili ile sınava hazırlık çalışmalarına hız verecek. Mahkemeye temel liselerin iptal edilmesiyle ilgili bir başvuru olmadığına göre bu liseler de ilk öğrencileri ile yollarına devam edecek. Üstelik tatlı bir rekabet içinde… Sonuç olarak, mahkemenin gerekçeli kararı ne olursa olsun, eğitim camiası büyük bir imtihandan geçiyor. Bu imtihanı en soğukkanlı ve hazırlıklı bir şekilde atlatanlar için finalin başarılı olacağı kanaatindeyiz. Bu nedenle hükümetin kurulması sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın paylaşım pazarlığına konu yapılmadan AK Parti’de kalması ve AK Parti’nin geçmişten alacağı derslerle bakanlığını her yönden kuvvetlendirmesini tavsiye ediyoruz. Yoksa eleştirilerin hedefi olacak bir bakanlık koalisyon hükümetinin de ömrünü kısaltacaktır. Bugünden sonra CHP ile koalisyon sürecinde bir adım daha atma niyetinde olan Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı sayın Ahmet Davutoğlu’nun kurmaylarının ekonomi kadar eğitim meselesine de hassas yaklaşmaları hem kendilerinin hem de memleketin menfaatine olacaktır. Ekonomi ve Milli Eğitimin güçlü olmadığı ( AK Parti’de olmadığı) bir hükümetin kurulamayacağını da şimdiden söyleyelim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.