Erdoğan: Sisi’ye Meşruiyet Kazandıracak Bir Lider Değilim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son BM Genel Kurulu’nda Mısır Cumhurbaşkanı Aldülfettah El Sisi’nin de yer aldığı yemeğe katılmadığı konusuna değindi. Erdoğan, “O adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir...

Erdoğan: Sisi’ye Meşruiyet Kazandıracak Bir Lider Değilim



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son BM Genel Kurulu’nda Mısır Cumhurbaşkanı Aldülfettah El Sisi’nin de yer aldığı yemeğe katılmadığı konusuna değindi. Erdoğan, “O adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Ve tabi katılmadım. Benim sandalyem orada boş durdu. Niye? Bizim izzetimiz, onurumuz var.” dedi.

Bezmialem Vakıf Ünivresitesi’nin yeni akademik yıl açılışına katılan Recep Tayyip Erdoğan, en uzun MGK toplantısına değindi. Toplantıda güvenlik konularını tartıştıklarını belirten Erdoğan, “Geçen hafta Perşembe günü ilk kez başkanlığını yaptığım Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısını gerçekleştirdik. 10,5 saat gibi rekor bir süre içerisinde güvenlik konularını tartıştık. Özellikle gelişmiş demokrasilerde Amerika Birleşik Devletleri, Japonya gibi ülkelerde, Avrupa Birliği ülkelerinde bizim maruz kaldığımız tehditlere maruz kalan bir başka yok. Bulunduğumuz coğrafyanın özelliğinden kaynaklanan ya da sahip olduğumuz potansiyelden kaynaklanan çok farklı tehditlere maruz kalmaktayız. İçeride ve dışarıda terör örgütleri var. Yanı başımızda devam eden ve bizi doğrudan etkileyen çok büyük sorunlar var. Paralel yapı misali değişik ihanet şebekeleri var. Bir üst akıl bunların hepsini yönetiyor. Bu ülkelerin adını vermeme gerek yok.” ifadelerini kullandı.

“İleri demokratik standartlara sahip ülkelere bakın, bu tür risklerle karşı karşıya olmadıklarını görürsünüz. Ya da o ülkelere bakın, kendilerine yönelik bir tehdit söz konusu olduğunda o ileri demokratik standartları nasıl tartışmaya açtıklarını görürsünüz.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de Gezi olayları yaşandığında Batı’nın ve Batı medyasının tavrına bakın. Kendi topraklarında benzeri olaylar yaşandığında ortaya koydukları tavra bakın. Türkiye’de askere, polise, bekçiye silah doğrultup katleden kişilerin ‘gazeteci’ denilerek nasıl savunulduğuna ve Türkiye’nin bu noktada nasıl eleştirildiğine bakın. Gazze’de 2 ay içinde ölen 16 gazeteci için ortaya konulan, daha doğrusu hiç konulmayan tavra bir bakın. 16 gazeteci öldürülüyor, dünya medyasının sesi çıkmıyor. Türkiye’de böyle bir şey olsa dünya medyası ne yapar? Kıyametler koparır. Türkiye’de şiddet içeren gösteriler karşısında polisimizin en ufak bir hatasını haftalarca dillerine dolayanlara bakın. Aynı kişilerin Mısır’da halkın oylarıyla seçilmiş cumhurbaşkanına yapılan darbeye karşı, ardından katledilen binlerce insana karşı tek çift söz söylemediklerini görürsünüz. Yakın siyasi tarihimizde bir günde 3 -4 bin kişinin katledildiği hiçbir ülke yoktur. Sesleri çıktı mı? Çıkmadı. Niye? Çünkü Mursi farklı bir insandı. Onların dünyalarının insanı değildi. Fakat darbeyi yapan Sisi görevliydi. Sıkıntı burada. ‘İstediğimiz kadar demokrasi’ mantık bu. Gençler! demokrasi kavramına uygun, onun içeriğine uygun demokrasi savunulur. Yoksa egemen güçlerin, emperyalist güçlerin istediği demokrasi değil. ‘Ben ne kadar istiyorsam o kadar demokrasi’ böyle bir şey olmaz. Bu kavramın içindekilere hepsinin saygı duyması gerekir.”

‘GERİLİMDEN DEĞİL, HAKTAN YANAYIM’

Son BM toplantısında Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin de yer aldığı yemeğe katılmadığını söyleyen Erdoğan, “Geçenlerde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda bizi bir masaya oturtacaklar, işte dünyanın büyükleri orada. ‘Aynı masada kimler var bir getirin bakalım’ dedim. İşte 12 kişi oturacağım. Aralarına Sisi’yi de koymuşlar. ‘Ben dedim bu yemeğe katılmam’ Niye? O adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Ve tabi katılmadım. Benim sandalyem orada boş durdu. Niye? Bizim izzetimiz, onurumuz var. Biz bu izzeti korumak durumundayız. Birileri değişik şeyler söyleyebilir. ‘Erdoğan gerilimden yana’ diye. Ben haktan yanayım, gerilimden yana değilim. Hakkı tüm zulümler karşısında da olsa, tek kalacağımı da bilsem savunmaya mecburum. Bizim ecdadımızdan aldığımız terbiye budur, medeniyetimizden aldığımız terbiye budur, geleneklerimiz de bunu gerektirir.” şeklinde konuştu.






İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.