Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu Arasında Protokol Polemiği

Ankara'da bugün başlayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Kurulu'na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında protokol polemiği yaşandı. Protokol kurallarına aykırı olarak TOBB...

Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu Arasında Protokol Polemiği



Ankara'da bugün başlayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Kurulu'na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında protokol polemiği yaşandı. Protokol kurallarına aykırı olarak TOBB Başkanı'ndan sonra kürsüye çıkıp konuşan Erdoğan, karşısında olan Kılıçdaroğlu'nu yeni anayasa konusu, diktatör ifadesi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden dolayı eleştirdi. Erdoğan, konuşması bitince de divan üyeleri ile tokalaşıp, protokole uğramadan çıkışa yöneldi. Bu sırada sahneye Kılıçdaroğlu davet edilmesine rağmen, protokolde ve ilk sırada bulunanların büyük kısmı Erdoğan'ın ardından çıkışa yöneldi. Kılıçdaroğlu da TOBB'u protokol kurallarını uygulamamalarından dolayı eleştirirken, Erdoğan için ise "Konuştu ve ayrıldı neden beni dinlemiyor. Çünkü cesaret edemiyor." ifadelerini kullandı.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu'nun ardından kürsüye çıkan Erdoğan, konuşmasında geçtiğimiz yıl Mayıs ayında başlayan Gezi Olayları'na değindi. Gezi Olayları'nın 17 Aralık ile 25 Aralık operasyonları ile bağlantılı olduğunu iddia eden Erdoğan, "Gerek Gezi olayları gerek 17 25 aralık darbesi şahsım kadar, ailem, arkadaşlarım hükümetimiz kadar milli irade özellikle ülkedeki istikrarı büyüyen Türkiye ekonomisini hedef aldı. Sizler de yaşadınız sizler de hissettiniz. Benzeri saldırıların benzeri tahriklerin Mısır'ı Ukrayna'yı hangi noktaya taşıdığını görüyorsunuz." dedi.

"GEZİ'DE BANKALARI SOYDULAR"

Erdoğan, Gezi Olayları ile ilgili de daha önce dile getirmediği yeni bir iddia da bulundu: "Bu gösterilerin yapıldığı yerde camı çerçevesi kırılan kim? Benim esnaf kardeşim. Bu cam çerçeveler indirilirken tekrar yerine koymak isteyen kim? O da devlet. Kime karşı yapılıyor bunlar? Hatta bazı yerlerde bankalara varıncaya kadar işyerlerine varıncaya kadar buraları soydular. Bunları da yaptılar."

SOMA İLE GEZİ VE 17 ARALIK ARASINDA BAĞLANTI KURDU

Gezi Olayları, 17 ve 25 Aralık operasyonları ile Soma maden kazasını da birbirine bağlayan Erdoğan, aynı manzaranın Soma'daki maden kazasından sonra da görüldüğünü dile getirdi: "Madenciler işçiler oradaki şehitlerimiz onların aileleri umurlarında dahi değil. Buradan nasıl siyasi sonuç çıkarırız nasıl ideolojik rant elde ederiz diye iftiralar atanlar yalan söyleyen bunu yayan yayınlayanlar var. Aynı provokasyonu yapanlar var. Bunlara karşı ortak bir tavır gerçekleştirmek hepimizin vazifesidir. Bizim eleştiriden korkumuz yok. Bizim hukuk içinde yapılan gösteriden ifade özgürlüğünden asla eleştirimiz yok. Ama eleştiri adı altında gösteri adı altında eğer demokrasimiz milli irade ekonomi hele hele istiklalimiz hedef alınıyorsa kusura bakmayın buna biz de müsaade etmeyiz, sizlerin de müsaAde etmeyeceğine inanıyorum."

"SOMA'DA MUHALEFET BİZDEN ÇOK OY ALDI"

Konuşmasında bazın özgürlüğüne de değinen Erdoğan, "Basın özgürlüğü yok denilen bir ülkede son 1 yıldır aylardır son haftalardır hükümet için başbakan için ağza alınmayacak hakaretler manşete çekilebiliniyor. Madende şehit olan kardeşlerimiz için onlar AK Parti'nin mitingine geldi dolayısıyla buna müstahaktırlar. Acaba onlar CHP'nin mitingine gitmiyorlar mı? Soma'da biz yüzde 42 oy aldıysak CHP ve MHP'nin 50 civarında oyu var. Böyle bir yaklaşım nasıl yapılabilir? Bu nasıl köşe yazarlığı? Bir diğeri, yine aynı patronun köşe yazarları, o da ne şehit ne gazi bunların hepsi...Bu ne densizlik? Böyle bir nefret suçu aleni olarak bu ülkede işlenebiliyor. Bütün bunlar bu şekilde işlenirken hala bu ülkede basın özgürlüğü yok deniyor. Polis asker bekçi şehit edenler hapse konuyor adları hapisteki gazeteci oluyor. Her gün sokaklarda terör estiriliyor ve esnafımız mağdur ediliyor, huzur bozuluyor. Her nasılsa o ülkede özgürlük olmuyor. Bu bir algı operasyonudur. Bu operasyonun hedefi de şahsım, hükümetim arkadaşlarım değil aslında 77 milyondur. O 77 milyon içinde de siz değerleri işadamları." dedi.

"SUSANLAR, SESSİZ KALANLAR MAHCUP OLACAK"

Erdoğan, "Kimin ne olduğunu bu süreçte çok iyi tanıdık tanıyoruz. Sizlerin halis duygularınızla yaptığınız bağışlarla himmetlerle büyüyenlerin nasıl bir ihanet içinde olduklarını görüyoruz. Tekrarının yaşanmaması için herkesin daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyoruz. Kim ne derse desin biz kararlılıkla samimiyetle ekonomiyi büyütmeye, demokrasiyi büyütmeye devam edeceğiz. Birlikte yaptık birlikte yapmaya devam edeceğiz. Susanlar, sessiz kalanlar mahcup olacaklar." dedi.

YENİ ANAYASA İÇİN "ERDOĞAN SÖZÜNÜN ADAMIDIR" DEDİ

Erdoğan ardından TOBB Genel Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu'nun, konuşmasında yaptığı yeni anayasa çağrısına değinerek, o sırada karşısında bulunan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi: "Az önce Sayın Başkan yeni bir anayasadan bahsetti. Ana Muhalefet'in Başkanı da burada. Aynı şekilde muhalefet partilerinden gelen temsilciler var. Düşünebiliyor musunuz? Bir Anayasa Uzlaşama Komisyonu kuruluyor. Kurulduğu zaman bizim Parlamentoda 326 üyemiz var. Bu komisyona 3 üye veriyoruz, diğer 3 siyasi parti 9 tane veriyor. Biz böyle bir anlayış gösteriyoruz. Derdimiz ne? Yeter ki yeni anayasa sözünü yerine getirelim. 60 tane maddede uzlaşma var. Sayın Başkan diyor ki 'biz bunu çözmeye hazırız'. Kendilerine arkadaşlarımı gönderiyorum. Dedim ki 'buyurun biz hazırız, hadi gelin bunu yapalım.' Beyefendi kabul etmedi; '4 partinin uzlaşması lazım.' İkimizin oyları buna yetiyor. Gelin bunu beraber yapalım. Şimdi 60 madde var, buyurun hadi gelin birlikte 60 maddeyi yapalım, MHP'yi, HDP'yi niye bekliyoruz? İkimiz beraber bunu yapalım. Sizlerin şahsında bütün Türkiye'ye sesleniyorum Tayyip Erdoğan sözünün adamıdır. Onlar da sözlerinin adamıysa gelin bunu yapalım. 60 maddede bunu çözelim, diğerlerini konuşalım. Ama milletin duygularını yalan yanlış ifadelerle kimse sömürmesin. 60 maddede uyum var, gelin bu 60 maddeyi çıkaralım. Masadan kaldıralım."

DİKTATÖR POLEMİĞİ

Ardından Kılıçdaroğlu'nun kendisi için diktatör ifadesini kullanmasını eleştiren Erdoğan, "Bütün bunların yanında bir noktayı özellikle söylemek zorundayım. Sayın Başkan konuşması esnasında özellikle bir huzurdan bahsetti. Bu ülkenin Başbakanı'na defaatla diktatör yakıştırmasını yapan bir muhalefet var, diktatör ifadesini kullanan kişiler var, karşımda şu anda bulunuyor. Tayyip Erdoğan diktatör olacak sen meydanlarda dolaşacaksın öyle mi? Diktatörün olduğu bir ülkede bunu yapamazsınız. Bu tür yakıştırmalarla ülkenin milletin huzurunu bozuyorsunuz. Önce ağzınızdan çıkanı kulaklarınızın duyması lazım." şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU'NA ADAY OL ÇAĞRISI

Erdoğan, konuşmasında son olarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine değindi ve Kılıçdaroğlu'na 'aday ol' çağrısı yaptı: "Cumhurbaşkanlığı seçimleri hepimizin gündeminde. Ne diyor Başkan? Sivil bir cumhurbaşkanı diyor. Sen nesin, sivil değil misin? Hadi aday ol. Süleyman Demirel sivil değil miydi? Turgut Özal sivil değil miydi, Sayın Sezer sivil değil miydi? Siz siville neyi ifade ediyorsunuz? Hala apoletli arıyorsanız o ayrı mesele. Ama eğer sivil arıyorsanız kusura bakmayın biz demokratik parlamenter sistem içerisinde sivil milli iradeyi temsil edenleriz. Bundan da hiçbir zaman gocunmayacağız. Bir siyasi parti başkanını da aday gösterir, içinden başka birini de gösterir. Biz Dışişleri Bakanımız Abdullah Gül'ü aday göstermiştik. 7 yıldır bu işi başarıyla yürütüyor. Milletin seçtiği Cumhurbaşkanına hep birlikte saygı duymak zorundayız. Milletin seçtiğini beğenmek zorundasın. İnşallah Ağustos ayında cumhurbaşkanı halkın oylarıyla seçilecek, milli iradenin tam tecellisi ile daha güçlü demokratik bir ülke olarak 2023 hedeflerine ilerleyeceğiz."

PROTOKOL KRİZİ

Erdoğan, konuşmasının ardından divanla tokalaştı ve protokole uğramadan çıkış kapısına yöneldi. Ardından protokolde bulunanların tamamı da Erdoğan'ın peşinden gitti. Bu sırada ise kürsüye Kılıçdaroğlu çıktı ve protokol kurallarına uymayan TOBB yönetimini eleştirdi: "Geçen yıl gelememiştim. Davet edilmediğim için. Bu yıl davet edildim geldim. Mutluyum huzurluyum. Saygın her devletin protokol kuralları vardır. Şimdi ben TOBB’un değerli yöneticilerine seslenmek istiyorum. Siz neden bu protokol kurallarına uymuyorsunuz? Hangi gerekçeyle uymuyorsunuz? Anayasa Mahkemesi’nde, Danıştay’da, Kutlu Doğum Haftası'ndan Mevlana Anma programında protokol kuralları uygulanır. Neden TOBB’a gelince uygulanmaz? Eğer TOBB’un yöneticileri korkuyorsa korkmasınlar bu ülkede demokrasi var cumhuriyet var. Derler ki kusura bakmayın Sayın Başbakan. Sizin koyduğunuz protokol kurallarını uyguluyoruz. Konuştu ve ayrıldı neden beni dinlemiyor. Çünkü cesaret edemiyor."

Salona ilk önce Erdoğan gelmiş, Kılıçdaroğlu da program başladığı sıralarda gelmişti. 2 ismin arasına da TOBB Başkanı oturdu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.