Erdoğan'dan Meb'e Afrika'da Cemaat'e Alternatif Talimatı

Türk okullarındaki eğitim gönüllülerini ve yardım faaliyeti gösteren kuruluşları Afrikalı liderlere şikayet eden Erdoğan, MEB'e Afrika'da eğitim için talimat verdiğini açıkladı.

Erdoğan'dan Meb'e Afrika'da Cemaat'e Alternatif Talimatı



Cumhurbaşkanı Erdoğan, MEB'in, bu ülkenin eğitim sistemi ile ilgili çalışma yaptığını ifade etti.

Afrika ülkelerinde yardım faaliyetleri yürütüp okullar açan Hizmet Hareketi’ni katıldığı zirvede şikayet eden Erdoğan, "Ama bizim alternatifleri arttırmamız lazım. Bu da ağırlıklı olarak eğitimle ilgili. Bu sistemlere girecek kadroları arttırmamız lazım. Başbakanlığım döneminde talimatı vermiştim. Bazı modeller üzerinde Milli Eğitim şu anda çalışıyor." şeklinde konuştu. 

Erdoğan'ın, MEB'in Afrika ile ilgili çalışma yaptığını belirtmesi ise Türkiye'deki uygulamalar düşünülünce "Eyvah" dedirtti. 

En fazla bakan değişikliği AKP döneminde görülen ve sürekli yenilenen sistemlerle adeta çöküş yaşayan MEB, artık neredeyse sadece skandallarla anılır oldu.

Yönetim için tasfiye ve kadrolaşma; öğretmenler için alım gücünün azalması ve mesleğin saygınlığını yitirmesi; öğrenciler için 4+4+4'ünden TEOG'una sürekli değişen, biri oturmadan diğerine geçilen sistemler; kaos...

MEB deyince ilk akla gelenler bunlar ve o MEB şimdi, Meb Personel Hizmet Hareketi'ne alternatif olması için Erdoğan'ın talimatıyla Afrika eğitim sistemini ele aldı. 

Erdoğan, ilgili açıklamaları, 2’nci Türkiye-Afrika Ortak Zirvesi dönüşü, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken yaptı.

Erdoğan, kendisine yöneltilen "Afrika ülkelerine Paralel Yapı’yla ilgili uyarıda bulundunuz. Nasıl bir geri dönüş aldınız?" sorusuna şöyle cevap verdi:

"Afrika’dan aldığımız geri dönüşler olumlu. Ama bizim alternatifleri arttırmamız lazım. Bu da ağırlıklı olarak eğitimle ilgili. Bu sistemlere girecek kadroları arttırmamız lazım. Başbakanlığım döneminde talimatı vermiştim. Bazı modeller üzerinde Milli Eğitim şu anda çalışıyor."

Erdoğan, Ekvator Ginesi'nde düzenlenen 2. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'nde skandal ifadeler kullanmıştı. Erdoğan, Afrika ülkelerinde yardım faaliyetleri yürütüp okullar açan Hizmet Hareketi’ni şikayet etmişti.


Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı araştırmada bu minvalde Türkiye ve Afrika'ya çok şey anlatıyor.

EĞİTİM TEPE TAKLAK!

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası’nın (Eğitim-İş) 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı "Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri” adlı araştırma sonuçları, öğretmenlerin ekonomik sorunları ortaya koydu.

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde, bugün öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları, Cumhuriyet döneminden bugüne geçen yıllar içinde sürekli gerilediğine dikkat çekerek, özellikle AK Parti iktidarı döneminde eğitim sisteminde yaşanan köklü değişikliklerin, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbenin, okul dönüşümlerinin, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama hevesinin, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesinin öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirdiğini kaydetti. 

Öğretmen yetiştirme sürecinin siyasallaştırılarak çökertildiği, öğretmenliğin saygınlığının da bundan büyük zarar gördüğünü dile getiren Veli Demir, son yıllarda siyasi iktidar tarafından öğretmenlik mesleğinin itibarını zedeleyen söylem ve tutumların süreklilik kazanmasının,  Meb Personel Alo 147 gibi isimsiz ihbar hatlarının kurulmasının, öğretmene yönelik şiddet eylemlerini artırdığını belirterek, "Bu tür olaylar sonucunda hayatını kaybeden ya da ciddi sağlık problemleri yaşayan öğretmenler bulunmaktadır." dedi.

"TOPLU SÖZLEŞMELER ÖĞRETMENİ OLUMSUZ ETKİLEDİ"

Veli Demir, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana öğretmenlerin alım gücünde çok fazla bir düşüş olduğunun bilinen bir gerçek olduğunu saptayarak, "2002 yılında mesleğe yeni başlayan bir öğretmen maaşı ile 24 çeyrek altın alırken, 2014 yılında sadece 14 çeyrek altın alabilmektedir. Bu hesaba göre 2002 yılından bu yana öğretmenlerin maaşlarındaki alım gücü yüzde 41,6 oranında düşmüştür. Yetkili ama etkisiz sendika, Memur-Sen ile Hükümet arasında 2014 yılında imzalanan ihanet sözleşmesi nedeniyle enflasyon farkının ödenmeyecek olması da öğretmenleri olumsuz etkilemektedir." izahında bulundu.

Eğitim-İş’in 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, 38 ilde 1165 öğretmenle yüz yüze görüşerek yaptığı "Öğretmenlerin gelirlerine ilişkin öğretmen görüşleri" adlı araştırma sonuçları öğretmenlerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları ortaya koydu.

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını, yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını, yüzde 69’u ise daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.

ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 93’Ü MESLEĞİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLERİ YETERSİZ BULDU

Araştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:

Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 42’sinin erkek, yüzde 58’inin ise kadın olduğu belirlenmiştir.

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 77’sinin hiçbir sendikaya üye olmadığı, sadece yüzde 23’ünün herhangi bir sendikaya üye olduğu tespit edildi.

Öğretmenlerin yüzde 93’ü mesleğinden elde ettiği gelirleri yetersiz buldu.

Öğretmenlerin yüzde 91’i eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz buldu.

Öğretmenlerin yüzde 84’ü gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 91’i verilen çocuk yardımının yetersiz olduğunu belirtti

Öğretmenlerin yüzde 91’i ek ders ücretlerinin yetersiz olduğunu belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 87’si ek ders ücretlerinin kesilmemesi için hasta raporlarını işleme koydurmak istemediklerini belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını belirtti

Öğretmenlerin yüzde 68’i kazandığı para ile çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadığını, yüzde 22’si ise kısmen karşıladığını belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 73’ü gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle mesleğine motive olamadığını belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 61’i gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadığını belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 69’u daha çok para kazanacağı bir iş imkanı olursa öğretmenliği bırakacağını belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 89’u gelirlerindeki yetersizlik nedeniyle öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını belirtmiştir.

Öğretmenlerin yüzde 86’sı öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini belirtti.

Öğretmenlerin yüzde 85’i son on yılda alım gücünün düştüğünü belirtti.

"EĞİTİM HER AŞAMASINDA PARASIZ OLMALI"

Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir sorunun çözümü için ise yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Eğitimin ulusal, bilimsel, laik ve kamusal esaslara dayandırılmasını, her aşamasında parasız olmasını,

Öğretmenlerin sosyo-ekonomik statülerini yükseltecek önlemler alınmalı,

Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmeli,

Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması yönündeki söylem ve uygulamalara son verilmeli,

Gerici, ırkçı ve bölücü kadrolaşmanın önlenmesini, eğitim yöneticiliği için nesnel ölçütlerin geçerli kılınmalı,

Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının gerçekçi bir biçimde belirlenerek, yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmeli,

Okullarda ‘kölelik sistemi’ veya ‘mevsimlik işçi’ olarak adlandırılan ücretli öğretmen uygulamasına son verilmeli,

Ülkemizin koşulları göz önünde bulundurularak, yeni bir öğretmen yetiştirme sistemi geliştirilmeli,

Eğitimde etnik kimlik ve mezhep-tarikat gibi kimlikleri öne çıkartacak ithal müfredat programları yerine, ulusal, laik, bilimsel ve halktan yana programlar uygulanmalı.

Eğitim çalışanları ve tüm kamu çalışanlarının örgütlenme haklarının önündeki bütün engellerin kaldırılıp, grev ve toplu sözleşme hakkının tanınmasını istiyoruz."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.