Gazi Tıp’ta Neler Oluyor?

Gazi Üniversiteli Öğretim Üyeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. T. Sinan Sözen, ‘Bilimsel Araştırma Projeleri’ kurulu etik ve bilimsel usulsüzlüklere göz yummaktadır" dedi.

Gazi Tıp’ta Neler Oluyor?



Gazi Üniversiteli Öğretim Üyeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. T. Sinan Sözen, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Sözen, Tıp Fakültesinin vekaletle yönetildiğini, son iki yıldır Tıp Fakültesinde 3 defa dekan değişimi yaşandığını belirterek; “Eski dekan mahkeme kararı ile geri dönmesine rağmen YÖK tarafından tekrar görevden alındı. Önceki dekanın hukuki mücadelesi devam ediyor. Bilimsel projelerde yolsuzluk söz konusudur, Üniversite bünyesindeki en önemli kurumlardan biri olan ‘Bilimsel Araştırma Projeleri’ kurulu etik ve bilimsel usulsüzlüklere göz yummaktadır, bu tutuma Tıp Fakültesi yönetimince göz yumulmakta ve bu öğretim üyeleri yönetimce himaye edilmektedir. Anabilim dallarında ihtiyaç olmadığı halde kadrolaşma amacıyla öğretim elemanı alınmaktadır” dedi.

AMATEM’İN KAPATILMASI TEDAVİLERİ AKSATACAK

Prof. Dr. Sözen, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı bünyesinde yer alan 29 yıldır hizmet veren Alkol Madde Tedavi Merkezinin (AMATEM)’in Üniversite Rektörlüğü tarafından başka bir yer tahsis edilmeksizin kapatılmasının tedaviye, eğitime ve araştırmaya vurulan bir darbe olarak nitelendirerek, “Gazi Üniversitesi AMATEM’in yataklı servisinin kapatılması, önemli bir halk sağlığı sorunu olan alkol-madde bağımlılığının tedavisinin ciddi olarak aksamasına neden olacaktır” diye belirtti.

BELLİ AMAÇLARLA YAPILAN KADROLAŞMALAR VAR

Son altı yılda anabilim dallarının talebi ve ihtiyacı olmaksızın ve akademik kurullar yok sayılarak öğretim elemanı alınmakta ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi kurumsal niteliği kaybettirilmeye çalışılmakta olduğunu belirten Prof. Dr. Sözen şu maddelerle konuya dikkat çekti:

Öğretim elemanları alım ilanları bilinçli olarak kişi tarif eder özellikler taşımaktadır. Bu sayede başka başvuruların önü kesilmekte, daha önce belirlenen kişi ve kişiler kadroya müracaat edebilmektedir. Bu konu mahkeme kararları ile sabittir. İdareye itiraz etmemiş veya mahkemeye başvurmamış anabilim dalı nerdeyse kalmamıştır.
Yıllardır fakültede çalışan öğretim elemanları açılan kadrolara başvurmamaları için yönetim tarafından tehdit edilmektedirler. Gazi Üniversitesinde 2000’li yılların “ikna odaları” kurulmaktadır.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesine geçmiş dönem rektörü Prof. Dr. Rıza Ayhan döneminden başlayan kadrolaşma, fakültenin kurumsal ve akademik niteliğini bilinçli olarak zarara uğratmıştır. Fatih, Erciyes, Atatürk, 100. Yıl, Karabük, Gaziantep Üniversiteleri ve birçok devlet hastanesinin içi boşaltılarak, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesine öğretim elemanı alımı yapılmıştır. Alınacak öğretim üyesinin belirlenmesinde “eş durumundan” öğretim üyesi seçilmesi dahi kriter haline gelmiştir. Bunun neticesi olarak Tıp Fakültesi yönetiminde Gazi Tıp kökenli yönetici kalmamıştır. Kurumu yönetenler kurumdaki öğretim üyelerini dahi tanımamaktadırlar.
Öğretim üyesi olarak alınan bu kişilerin pek çoğunun eğitim formasyonu olmaması, Türkiye’nin başkenti Ankara’daki ülkemizin en büyük Tıp Fakültelerinden biri olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinin öğrenci eğitiminin kalitesine çok ciddi zarar vermiştir.
Bu yabancılaştırma politikasının bir bileşeni olarak, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi kendi yetiştirdiği, yıllardır bu kuruma emeği geçmiş öğretim elemanlarına kendi özlük hakları olan akademik yükseltmeleri dahi vermemektedir.
Vekil dekan hali hazırda 1000 hasta yatağı bulunan, yaklaşık 500 öğretim elemanı barındıran ve neredeyse araştırma görevlisi sayısından daha fazla öğretim elemanı olan bir fakültede kadrolaşmaya devam etme çabası nedeniyle Yüksek Öğretim Kurumundan 247 ek öğretim üyesi kadrosu talep etmiştir. Yıllar içinde kalitesini yükselterek eğitim ve hasta bakımında Ankara ve Türkiye için bir öncü fakülte haline gelmeye çalışan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesine hangi nitelik ve kaliteden tek seferde 247 öğretim üyesi alınma çabası anlaşılabilir değildir.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRUYORLAR

Öğretim üyesi sayısını artırmaya yönelik çabalara rağmen eğitim ile ilgili gelişmelerin aynı düzeyde olmadığını ifade eden Prof. Dr. Sözen, “ekstern tıp” öğrenimi kavramı gelişmiş, Tıp Fakültesinin temel eğitiminin alındığı 1-2-3. sınıflarda amfi yetersizliği nedeniyle öğrenci devam zorunluluğu pratikte kaldırılmıştır. Öğrenci eğitimi, eğitim formasyonu tartışılan öğretim üyesi haline getirilmiş hekimlerce yürütülmekte ve Anadolu’nun her köşesinden gelen Türkiye’nin medarı iftiharı öğrenciler ve araştırma görevlileri mevcut Tıp Fakültesi eğitimi karşısında hayal kırıklığına uğramaktadırlar.Tıp Fakültesi bünyesinde bulunan eğitim ve araştırma laboratuvarları öğretim üyelerinin bilgisi dışında, görüşleri sorulmadan plansızca fakülte dışına taşınmıştır. Tıp Fakültesinin eski dekanları ve onlarca öğretim üyesi laboratuvarlarını kapattırmamak için eylemler yapıp nöbet tutmuşlardır. Eğitime ve araştırmaya hiçbir destek vermeyen fakülte yönetimi bu icraatıyla araştırmaların daha da azalmasına neden olmuştur. Ayrıca laboratuvarlarda yapılan öğrenci eğitimi çok büyük zarar görmüştür.” diye sözlerini tamamladı.


Kaynak:medika 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.