'hiçbiriniz Cari Açığa Rıza Zarrab Kadar Kaynak Sağlayamadınız?'

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü,...

'hiçbiriniz Cari Açığa Rıza Zarrab Kadar Kaynak Sağlayamadınız?'



Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Ekonomi Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserleri Başkanlığı'nın 2015 yılı bütçesi görüşülmeye başlandı. TBMM Genel Kurulu'nun 30. birleşimini Meclis Başkanvekili Sadık Yakut yönetiyor.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, "Sözlerimin başında yolsuzluğu, rüşveti ve hırsızlığı haber yaptığı için basına getirilen sansür, baskı, gözaltıları şiddetle kınıyorum." ifadelerini kullandı. Hükûmetin ateşteki kestaneleri Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı maşasıyla topladığını dile getiren Türkoğlu, koordinasyon görevini ise devletin güvenlik kurumları arasında değil, İmralı-Kandil-HDP üçgeni arasında yerine getirdiğini kaydetti.

"Bir türlü koordine olamayan terörist başı ile Kandil'deki eşkıyası ve siyasi uzantıları arasında koordinasyonu ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu kurumu sağlayabilmektedir, bu ayıp da bize yeter." diyen Türkoğlu, "O yüzden, bu kurumun adı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı değil 'Teröristle Müzakere, İmralı-Kandil Arası Ulaştırma ve Koordinasyon Müsteşarlığı' olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Hükûmet makamını işgal eden AKP iktidarı, Türkiye'nin belirli bir coğrafyasında devletin egemenliğini kaybetmiştir. Vali ve kaymakamları eliyle vatandaşının can, mal ve özgürlüklerini kullanma emniyetini sağlayamayan Hükûmet, PKK, KCK ve HPG adıyla anılan terörist bozuntularından imdat istemektedir. Başbakan 'Biz kamu düzenini tesis edemiyoruz ne olur siz kamu düzenini sağlayın.' diye adeta teröriste yalvarmaktadır. Tam bir akıl tutulması. Teröristin işi zaten, kamu düzenini bozmak ve kamu güvenliğini, devlet otoritesini ortadan kaldırıp kendi otorite ve yasalarını topluma dayatmaktır. Siz kalkmış, teröristten kamu düzenini sağlamasını bekliyorsunuz. Terörist, terör ve silahla bir bölgede kamu düzenini sağlarsa orada devlet sona ermiş olur, terör örgütünün kurtarılmış bölgeleri ortaya çıkar. Orada, bu Meclisin ve Türkiye devletinin değil, terör örgütünün yasaları geçerli olur. Buna da siz adına ne derseniz deyin, siyaset bilimi teorisinde 'mutlak ya da kısmi bağımsızlık ilanı' denir. Bölgede artık örgüt topluma kendi yasalarını dayatmaktadır. Mahkemeler kurup yargılama yapmakta, vergi toplamakta, askere almakta, uymayanlara cezai yaptırımlar uygulamaktadır. Özerklik ilan ettiğini duyurup askerin ve polisin sokağa çıkmasını yasaklamakta, yol kesip kimlik kontrolü yapabilmektedir. Asayiş ekipleri kurup devriye gezmekte, belirli noktalarda asayiş uygulaması yapmaktadır. Suçlu bulduğu korucuyu şehrin ortasında direğe bağlayıp kurşuna dizerek idam etmekte, hakkında suç iddiası olan kaymakama mahkeme celbi çıkarmaktadır. Polis memurlarını gözaltına alabilmektedir. Şimdi, siz böyle bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığından ve hükümranlığından söz edebilir misiniz? Maalesef, hayır."

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan ise Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'ye seslenerek, "Sizinle hemşehriyiz, hukukumuz da var. Memleketimizden bir bakan çıktı dedik, sevindik. Sevinsek mi, sevinmesek mi? Hiç olmazsa, açarsa telefonu memleketin işi hallolur dedik. Şimdi hemşehrilerimiz soruyor; 'Bizim bakan ne oldu?' Daha doğrusu; 'Bizim Nihat bakan oldu.' Doğru. 'Yeni mi kuruldu o bakanlık?' diyorlar. 'Ondan önce de ekonomi bakanı vardı yani yeni gelmedi.' diyoruz. 'E, o adam ne oldu?' diyorlar. Bunu bize soruyorlar. 17-25 Aralık olaylarından sonra istifa etti deniyor. 'Ha, şu AKP Hükûmeti, paralel, kasa, kol saati, ayakkabı kutusu, artan parayla ev alma işi' diyorlar. Meğer her şeye vatandaş vâkıf. Bunlar konuşuluyormuş. 'Bırak, bir de anlatma, lanet olsun gerisi. 7 diyordu. Bakın, kimseyi suçlamadan söylüyorum ben bunları." diye konuştu.

Cari açık sorununa değinen Ayhan, "Şimdi, Sayın Bakan, cari açık, dış ticaret açığı azalıyor diye çok sevinmeyin. Bakın, büyüme tepetaklak gitti, ihracat düşüşe geçti. '3 kat büyüdü.' dediniz, dolar bazındaki millî gelir, 2008'den bu yana, altı senedir orta gelir çukurunda patinaj yapıyor, çıkamadı o çamurdan. Ama hiçbiriniz cari açığa Rıza Zarrab kadar kaynak sağlayamadınız, gayret edemediniz. Neden söylüyorum? Çıktı televizyona, açık ve net söyledi, arkasına da Türk bayrağını aldı, 'Ben cari açığı yüzde 15 düşürdüm.' dedi. Düşürmediyse söyleyin yani benim söylediğim falan değil bu." ifadelerini kullandı. Hükümete göre her şeyi paralelcilerin yaptığını vurgulayan Ayhan, ekonominin kötü gidişatından bahsetti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.