'hukuk Devleti Müslümanlara Karşı Nefret Ve Şiddete İzin Vermez'

Tüm batı dünyası gibi Almanya’da da günlük hayatın bir parçası haline gelen Müslüman karşıtı ırkçılığa, KRV İçişleri Bakanlığı, iç istihbarat Anayasayı Koruma Kurumu ve Müslümanlar Kordinasyon Konseyi’nin (KRM) birlikte düzenlediği...

'hukuk Devleti Müslümanlara Karşı Nefret Ve Şiddete İzin Vermez'



Tüm batı dünyası gibi Almanya’da da günlük hayatın bir parçası haline gelen Müslüman karşıtı ırkçılığa, KRV İçişleri Bakanlığı, iç istihbarat Anayasayı Koruma Kurumu ve Müslümanlar Kordinasyon Konseyi’nin (KRM) birlikte düzenlediği sempozyumda mercek tutuldu. KRV İçişleri Bakanı Jäger, İslam’ın Almanya’nın parçası olduğunu söyleyerek “Müslüman karşıtı ırkçılığa karşı hukuk devletinin tüm enstrümanlarıyla mücadele edilmeli.” dedi.

Almanya’daki Müslüman karşıtı ırkçılık, Kuzey Ren-Vesfalya (KRV) İçişleri Bakanlığı, İç istihbarat Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) ve İslami çatı kuruluşu KRM’nin ortaklaşa düzenlediği sempozyumda masaya yatırıldı. MediaPark Köln’deki KOMED’de gerçekleştirilen, “Genel Toplumsal Bir Sorun Olarak Müslüman Karşıtı Irkçılık” konulu sempozyumda çok sayıda bilimadamı çözüm yollarıyla ilgili sunum yaptı.

İlginin büyük olduğu sempozyumda konuşan KRM sözcüsü Erol Pürlü toplumda İslamofobi, İslam ve Müslüman karşıtlığının arttığını, birçok Müslümanın caddede, metroda, iş yerinde, iş veya ev ararken kısaca günlük hayatta dışlanmaya maruz kaldığını belirtti. Dinleri istismar edildiği için Müslümanların çoğu zaman zor duruma düştüğünü kaydeden Pürlü, Müslüman karşıtı ırkçılığın NSU ve Melve El Şerbini cinayetlerinde zirve yaptığına dikkat çekti. Pürlü, “Müslüman karşıtı ırkçığın beslendiği yeri ancak birlikte kurutabiliriz.” dedi.

BAKAN: BU SIRADAN BİR ETKİNLİK DEĞİL

Konuşmasına etkinliğin sıradan olmadığına dikkat çekerek başlayan İçişleri Bakanı Ralf Jäger ise “Bu sıradan bir etkinlik değil. Anayasayı Koruma Teşkilatı memurları, Müslümanlar Koordinasyon Konseyi (KRM) ile birlikte böyle bir etkinliği gerçekleştiriyor. Almanya’da ilk mi bilmem ama çok nadirdir.” dedi. Müslümanların kuruluşlarıyla karşılıklı güven için çalışmalar yürüttüklerini belirten bakan, “Hepiniz bu konu için bizim birer tellalımızsınız. Diyalog içinde olmamız önemli. Müslüman karşıtı ırkçılığın bu toplumda yeni ortamlar bulamaması için bir birimize ihtiyacımız var.” diye konuştu.

Müslüman karşıtı ırkçılıkla mücadelenin sürekli bir görev olduğunu vurgulayan Bakan Jäger, “Bu bir kereyle başarılabilecek bir şey değil. Çünkü Müslümanların dışlanması nadir istisnalardan çok günlük, her gün yaşanan bir deneyimdir. Bu noktada devlet Müslüman karşıtı ırkçılığa karşı Müslümanları korumak, gerekeni yapmak için hukuk devletinin tüm imkanlarını, tüm enstrümanları kullanmalı. Ben İçişleri Bakanı olarak kendimi, ırkçılığın her türlüsüne karşı, İslam düşmanlığına karşı hukuk devletinin tüm araçlarıyla mücadele etmekle görevli hissediyorum.” dedi.

ÖZGÜR BİR DEMOKRASİ DİN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMADAN OLMAZ
Irkçıların Müslümanlara karşı bir kısmı çok agresif olan kampanyalar yürüttüklerine değinen bakan, “Korkuları ve ret duygusunu arttırmaya çalışıyorlar. Toplumda çeşitlilik ve uyuma karşı duruyorlar. Bu tüm demokratları harekete geçirmeli. Bence özgür bir demokrasi insan onuru ve din özgürlüğü olmadan olmaz.” ifadesini kullandı. Derneklerini yasaklama, sıkı takip gibi yöntemlerle ırkçı gruplarla mücadele ettiklerini anlatan bakan, rakamların, eyalette ırkçı etkinliklere katılımın azaldığını gösterdiğini kaydetti.

Bakan, “Hukuk devleti nefret ve şiddete izin vermez. Ve bu sinyal çok önemli. Ancak Pro Köln’ün gösterilerine karşı gösteri yapmak gibi vatandaşın da yapabileceği çok önemli şeyler var.” dedi.

Eski Cumhurbaşkanı Wulff’un “İslam Almanya’ya aittir” tespitine aynen katıldığını belirten bakan, konunun çeşitlilik ve her bireyin ayrımcılıktan korunması olduğunu, çokkültürlülük ve çokdinliliğin toplum için zenginleştirici olduğunu kaydetti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.