İdris Bal, Demokratik Gelişim Partisi’ni Tanıttı

Demokratik Gelişim Partisi (DGP) Genel Başkanı İdris Bal partisini tanıttı. Amblemindeki kırmızının bayraktan geldiğini söyleyen Bal, kırmızının içindeki açık elin de hukuksuzluğa, iftira terörü yapanlara ‘dur’ anlamına geldiğini...

İdris Bal, Demokratik Gelişim Partisi’ni Tanıttı



Demokratik Gelişim Partisi (DGP) Genel Başkanı İdris Bal partisini tanıttı. Amblemindeki kırmızının bayraktan geldiğini söyleyen Bal, kırmızının içindeki açık elin de hukuksuzluğa, iftira terörü yapanlara ‘dur’ anlamına geldiğini söyledi.

İdris Bal tanıtım toplantısına gelişinde davulla karşılandı. Parti üyelerinin de hazır bulunduğu tanıtımda konuşan Bal, partinin isminin nereden geldiğini anlattı. Bal, "Zannediyorum herkes ülkemizdeki ihtiyacın demokrasi ihtiyacı olduğunu kabul edecektir. En büyük sorunun ise hukuksuzluk olduğunu, kural tanımamazlık olduğunu kabul edecektir. Zaten hukuksuzluk, devlet gelenekleriyle oynama bizim varlık sebebimizdir. Kutuplaşma, yalan terörü, iftira terörü ve silahlı terör bizim varlık sebebimiz ve bu adımı atma sebebimizdir. İşte onun için DGP’nin D’si yani demokrasi, ülkemiz için şu anda olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. Neden Gelişim? Biz hala gelişmekte olan bir ülkeyiz. Halâ eğitimimizde, sağlığımızda, ulaştırmamızda ve genel anlamda hizmetlerimizde büyük eksiklikler var. Onun için gelişmeye devam etmeliyiz ve bu istikrarlı olmalı. Sanal bir gelişmişlik algısı değil, gerçek bir gelişmişlik olmalıdır. İşte onun için bizim partimizin ismi demokrasiden sonra gelişimdir. Onun için Demokratik Gelişim Partisi’dir." şeklinde konuştu.

DGP Genel Başkanı, partinin amblemini ise şu şekilde anlattı: "Neden kırmızının içinde açık, beyaz bir el vardır? Bizim amblemimizde kırmızı bayrağımızdan geliyor, milli rengimizdir. Açık el neyi kastediyor? ‘Önce dur, yeter' diyor. Hukuksuzluk yapanlara diyor, iftira terörü yapanlara diyor, dini imanı siyaset aleti yapanlara ‘dur’ diyor. Bu hareket aynı zamanda ‘benim elim açık, saklayacağımız bir şey yok’ diyor. Zira şeffaflıktan, hesap verebilirlikten, yargı bağımsızlığından özgür medyadan kimse korkmaz. Sağcı da korkmaz, solcu da korkmaz. Sadece ve sadece hırsızlar, arsızlar yalancılar korkar. Aynı zamanda bu açık el, selam anlamına geliyor. Kime, herkese selam. Yani bu barış, dostluk anlamına geliyor. Demokrasi ve hukuk flaması altında bir araya gelelim, dik olalım anlamına geliyor."

"ADIM ADIM TAKİP EDİLDİK"

Bu yola çıktıklarında her yaptıkları toplantının takip edildiğini söyleyen Bal, "Rencide edildik, iş adamı arkadaşlarımıza telefon edildi. Ne işiniz var İdris Bal’ın yanında dendi. Dernek, vakıf başkanları korkutuldu. Adım adım takip edildik. Yemeklerimizin içine arkadaşlarını gönderdiler, resimlerimizi çektiler, korkuttular ama tüm bunlara rağmen cesur insanlar ‘biz varız’ dediler." diye konuştu.

İstifa ederken çok yoğun talep gördüğünü antalan Bal, "Sevgi gördüm, açlık gördüm. Neye? Dik durmaya bu ülkenin, bu halkın aç olduğunu gördüm. İnsanlar bizi orada yalnız bırakmadıklarını gördükten sonra, İstanbul’da da İzmir’de de Çorum’da da Osmaniye’de de Hatay’da da yalnız bırakmıyor. Bunu gelen telefonlarla gördüm. İnsanlar ‘Lütfen dik durmaya devam edin’ diyorlar. Bu samimiyet karşısında çekip gitmeyi kendime ve arkadaşlarıma yakıştıramadım." ifadelerini kullandı.

"DEVLETİN OMURGASIYLA OYNANIYOR"

Karşılarında bu ülkede dini ve milli değerleri tepe tepe kullanan bir anlayışın olduğunu söyleyen Bal, şöyle devam etti: "Dini ve milli değerler karşısında saygısı şüpheli. Aksi takdirde anneye küfredildiğinde, Efendimiz'le karşılaştırma yapıldığında, ‘o gururlandı, biz gururlanmadık’ dendiğinde, bir kişi gelip dönemin Başbakanı'na ‘Allah’ın tüm sıfatları var’ dendiğinde, bir başkası ayetle hadisle alay ettiğinde eğer saygılıysanız milli değerlerimize ‘bir dakika arkadaş’ dersiniz. İşte onları disipline yollarsınız. Başka ne gördük, mağduriyeti gördük. Mağduriyet edebiyatını gördük. Sıkıştıkça darbeler diyen, 28 Şubat diyen bir anlayışa şahit olduk. İstiklal Mahkemeleri derken yeni modern istiklal mahkemesi kurulmasına şahit oluyoruz. Evrensel standartlara uymaz. Dün sermaye yeşil olan olmayan diye ayrılırken bugün paralel olan olmayan diye ayrılıyor. MGK’da dün yapılmayan bugün yapılmaya çalışılıyor. İktidar eliyle irtica terimi tekrar konup tüm inançlı insanlara yönelik baskı tekrar gündeme getirilmeye çalışılıyor. Bir zihniyet yargıya yoğun baskı yapıyor, polise yoğun baskı yapıyor, askere baskı yapmak istiyor, TÜBİTAK’a baskı yapıyor, RTÜK’e baskı yapıyor. Yani devletin omurgasıyla oynanıyor."

"GAZETELERİ TEKELİNE ALANLAR ACABA KAÇ DEFA YARGILANACAK"

Bu dönemde havuzlara şahit olduklarını ifade eden Bal şöyle devam etti: "Profesyonelce havuzların kurulmasına şahit olduk. Dün Mesut Yılmaz, Korkmaz Yiğit aracılığıyla Milliyet gazetesini alma girişiminde bulundu diye Yüce Divan’da yargılandı. Milletimize soruyorum. Şu anda havuz medyası oluşturanlar yirmilerle, otuzlarla ifade edilebilecek gazeteleri, televizyonları tek eline alanlar acaba kaç defa yargılanacak?"

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.