İlkokul Mezunları İstihdamda İlk Sırada..

TBMM Araştırma Merkezi, "Sosyal Göstergelerle Gençlik" adı altında araştırma raporu hazırladı

İlkokul Mezunları İstihdamda İlk Sırada..



TBMM Araştırma Merkezi, "Sosyal Göstergelerle Gençlik" adı altında araştırma raporu hazırladı Türkiye'de 2023 yılında genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15,1'e, 2050 yılında yüzde 11,7'ye, 2075 yılında ise yüzde 10,1'e düşeceği tahmin ediliyor. TBMM Araştırma Merkezi, "Sosyal Göstergelerle Gençlik" adı altında yaptığı çalışmada, Türkiye ile Avrupa ve bazı ülkelerdeki gençlere ilişkin göstergelerin yer aldığı rapor hazırladı. Rapora göre, Türkiye'de genç nüfus oranı 1935 yılında yüzde 15,1, 1980-2000 yılları arasında ortalama olarak yüzde 20 iken daha sonra azalma gösterdi. 2013 yılı verilerine göre genç nüfus, Türkiye nüfusunun yüzde 16,6'sı oluştuyor. Genç nüfusun yüzde 51,1'ini erkekler, yüzde 48,9'unu kadınlar oluşturuyor. 2023 yılında genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15,1'e, 2050 yılında yüzde 11,7'ye, 2075 yılında ise yüzde 10,1'e düşeceği tahmin ediliyor. Raporda, AB üyesi ülkelerin göstergeleri de yer alıyor. 15-24 yaş aralığındaki nüfusun toplam nüfusa oranı, AB üyesi ülkeler için ortalama yüzde 11,5. Türkiye yüzde 16,6 ile söz konusu ülkeler arasında genç nüfus oranı en yüksek olan ülke. Türkiye'den sonra Avrupa ülkeleri arasında en fazla genç nüfus oranına sahip ülke ise yüzde 14,6 ile Makedonya. İspanya ve İtalya ise yüzde 9,9 ile en düşük genç nüfus oranına sahip. -"Zorunlu eğitim süresi 9 ile 12 yıl arasında değişiyor" Avrupa ülkelerinde zorunlu eğitime başlama yaşının en düşük olduğu ülke 4 yaş 8 ay ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi. Diğer ülkelerde zorunlu eğitim ağırlıklı olarak 6 yaşın bitiminde başlıyor. Bu yaş grubu birçok ülkede aynı zamanda ilköğretime başlama yaşı olarak kabul ediliyor. 6 yaş öncesindeki zorunlu eğitim, bazı ülkelerde okul öncesi eğitime tekabül ediyor. Zorunlu eğitimin en uzun olduğu ülke 13 yıl ile Hollanda. Diğer ülkelerde zorunlu eğitim süresi 9 ile 12 yıl arasında değişiyor. Zorunlu eğitimin bittiği yaş ise ağırlıklı olarak 16. Ortaöğretimde okullaşma oranları, AB ortalamalarına göre 2010 yılından bu yana az da olsa yükselme gösteriyor. AB ülkelerinde bu oran yüzde 64,8, Türkiye'de ise yüzde 38,4. Ortaöğretimde okullaşmanın en yüksek olduğu ülkeler Hırvatistan, Slovenya ve Finlandiya. AB'de ortaöğretim öğrencilerinin yarısı mesleki eğitime, diğer yarısı genel eğitime yöneliyor . Ancak bu konuda ülkeler arasında büyük farklar da bulunuyor. 2012 yılı verilerine göre Avusturya'da öğrencilerin yüzde 75,3 gibi ağırlıklı bir kısmı mesleki eğitime devam ederken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Malta'da ancak yüzde 10'a yakını mesleki eğitime kayıtlı. Türkiye'de ise genel eğitime devam eden öğrenci sayısı daha fazla. Mesleki eğitime kayıtlı öğrencilerin oranı yüzde 43,6. AB seviyesinde mesleki eğitimde erkek öğrencilerin oranı yüzde 55,7 iken Avusturya'da yüzde 80'lere çıkıyor. Avusturya'yı Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan takip ediyor. 2011 yılı itibariyle Türkiye'de mesleki eğitimde erkek öğrencilerin oranı yüzde 45,5, kadınlarda yüzde 41,4. -Kadınların yükseköğretimdeki payı Raporda, okul terk oranlarına da yer veriliyor. Buna göre, erken ayrılma oranının en az olduğu ülkeler Slovenya ve Hırvatistan. En yüksek olduğu ülkeler ise Türkiye, Malta ve Portekiz. AB'de iki ülke dışında kadınların yükseköğretimdeki oranı erkeklerden yüksek. Yalnızca Yunanistan ve Türkiye'de kadınların yükseköğretimdeki payı yüzde 50'nin altında. AB genelinde yükseköğretimde kadınların oranı yüzde 55,2, erkeklerin oranı ise yüzde 44,8. İzlanda, kadınların yükseköğretimde en yüksek oranda bulunduğu ülke. -İnternete erişim Araştırmada, 16-24 yaş grubunun internet erişimine ilişkin verilere göre, 2005 yılında AB ülkelerinde yüzde 68 olan oran, 2013 yılında yüzde 94'e kadar yükseldi. Ülkeler bazındaki inceleme sonucuna göre, birçok Avrupa ülkesinde internete erişim yüzde 90'ların üzerinde. Türkiye'de ise bu oran 2013 yılı kayıtlarına göre yüzde 63 civarında bulunuyor. Rapora göre Türkiye'de gençlerin yüzde 11,9'u tütün ürünü kullanıyor. Bu oran Belarus'ta 26,9, Bosna Hersek'te 13,3, Bulgaristan'da 29,3, Hırvatistan'da 24,9, Çek Cumhuriyeti'nde 35, Estonya'da 30,8, Yunanistan'da 16,2, Macaristan'da 27,8, Letonya'da 37,6, Litvanya'da 33,7, Polonya'da 29,6, Moldova'da 13,4, Romanya'da 14,4, Rusya'da 27,3, Sırbistan'da 10,4, Slovakya'da 26,6, Slovenya'da 21,8, Makedonya'da 11,8, Ukrayna'da yüzde 26. -Yoksulluk riski AB üyesi ülkelerde genç nüfusta yoksulluk oranı ortalaması yüzde 31,4. Türkiye'de ise genç nüfus içindeki yüzde 73,8'li bir bölüm yoksulluk riski kapsamında. Türkiye'de toplam engelli nüfus içerisinde genç nüfustaki engellilerin oranı yüzde 17,2. Genç nüfusun oranının en yüksek olduğu engellilik türü yüzde 27,5 ile zihinsel engellilik. Genç nüfus oranının en düşük olduğu engellilik türü ise yüzde 9,2 ile ve %9,3 ile sırasıyla süreğen hastalık ve ruhsal ve duygusal engellilik. -Ekonomik krizler gençleri vuruyor Türkiye 2000 yılında 15-24 yaş arası genç nüfus 12 milyon 703 bin, işgücü ise 5 milyon 401 bin kişi. İşgücü içerisinde 4 milyon 696 bin kişi istihdam ediliyor. Bu dönemde gençlerin işgücüne katılma oranı yüzde 42,5. İşsizlik oranı ise yüzde 13,1. Türkiye'nin genel işsizlik oranının %6,5 olduğu bu dönemde gençlerin işsizlik oranı yüzde 13,1. Bu dönemde Türkiye'nin tarım dışı işsizlik oranı yüzde 9,3. Gençlerde ise yüzde 19. 2013 yılına gelindiğinde ise 4 milyon 584 bin genç işgücünün 857 bini işsiz. Buna göre 2013 yılında gençlerdeki işsizlik oranı yüzde 18,7, tarım dışı genç işsizlik oranı ise yüzde 22 olarak gerçekleşti. Araştırmaya göre, 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin genç nüfusun istihdam durumuna olumsuz etkisi büyük oldu. 2000 yılında yaklaşık 700 bin olan genç işsiz sayısı kriz sonrası dönemde 1 milyona yaklaştı. Aynı dönemde genç işsizlik oranı yüzde 13,1'den yüzde 19,2'ye, tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 19'dan yüzde 26,6'ya yükseldi. Benzer bir olumsuz durum 2008 küresel ekonomik krizi sonrasında da yaşandı. 2002 yılından itibaren bir miktar azalarak 871 bine düşen genç işsiz sayısı, küresel ekonomik kriz sonrasında, 2009 yılında 1 milyon 126 bine sıçradı. Bu dönemde işsizlik oranı da yüzde 20'den yüzde 25,3'e, tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 23,3'ten yüzde 29,8

Haberin devamı için
TIKLAYINIZ

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.