İzzettin Doğan: Aleviler Erdoğan'ı Desteklemez, İhsanoğlu'na Oy Verilebilir

Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Alevi kesimin cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı desteklemeyeceğini söyledi. Sandığı boykot edecekleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Doğan, Ekmeleddin İhsanoğlu'na...

İzzettin Doğan: Aleviler Erdoğan'ı Desteklemez, İhsanoğlu'na Oy Verilebilir



Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, Alevi kesimin cumhurbaşkanı adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı desteklemeyeceğini söyledi. Sandığı boykot edecekleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Doğan, Ekmeleddin İhsanoğlu'na oy verilebileceğini ifade etti. Doğan, Fethullah Gülen Hocaefendi'ye yönelik Erdoğan'ın söylemlerine karşı çıkarak, Hocaefendi'nin bir din adamı ve İslam düşünürü olduğunu belirtti.

Yeniköy'deki evinin kapılarını Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) açan Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, Erdoğan'ın Aleviler'e yönelik sözlerinden, sahur vakti yapılan polislere yönelik operasyona kadar birçok konu hakkında görüşlerini dile getirdi.

Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'nun Alevi, Demirtaş'ın ise Zaza olduğuna yönelik söylemlerinin hatırlatılması üzerine Doğan şu ifadeleri kullandı: "Bu bir Başbakan'a yakışmayan bir yaklaşım. Fevkalede çirkin bir yaklaşım. Kendisinin Sunni olduğunu ifadeyle Sunnilerin oylarını almaya çalışmak dinin siyasete apaçık bir biçimde alet edilmesidir. Bu anayasaya göre yasaktır. Bir Başbakan durduğu yerde eğer böyle bir tartışmayı başlatıyorsa ve mezhepler bazında bir seçime doğru gitmeyi hedef alıyorsa bu anayasada laik devlet düzeninin yasakladığı bir olaydır. Bu yasağı bile bile herkesin gözünün içine bakarak bunun çiğnenmesi yanlıştır. Kendisine bu konuda defalarca ikaz da bulunuldu. Bendeniz bunu yapma ihtiyacı hissettim. Şurda seçime birkaç gün kaldı. Bir kaç gün kalmasına rağmen hala vatandaşların Alevi mi Sunni mi, Şafi mi, Zaza mı, Ermeni mi olduğunu soruyor. Bu sadece Başbakan'a değil sorumluluk duygusu yaşayan hiçbir yurttaşa yakışmaz. Hz. Muhammed söylemiştir; 'Sizin dininiz size bizim dinimiz bize' bu bir tartışma alanı hele hele bir Başbakan tarafından yapılamaz. Onun için doğru bulmadım ve yakıştıramadım Başbakan'a o sözleri."

Aleviler üzerinde her dönem oyun oynanmak istendiğini belirten Doğan, "Maraş'ta, Çorum'da, Malatya'da, Sivas'ta, Aleviler üzerinde oynanmak istenen bütün oyunlara Aleviler hiçbir zaman gelmemiş. Çok üzücü sonuçlar doğmuştur. Aleviler yakılıp öldürülmüştür. Bir aile gibi yaşayanlar birbirlerinin karşılarına diktirilmek istenmiştir. Ama hiçbir zaman Aleviler, Sünni kardeşlerine kin ve nefret beslememişlerdir." dedi.

'SANDIĞI BOYKOT ETMEYECEĞİZ, İHSANOĞLU'NA OY VERİLEBİLİR'

Alevilerin sandığı boykot edecekleri yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Doğan şöyle devam etti: "Üç beş tane yan maceraperest yahut devlet tarafından güdümlü kurulan dernekler medyanın kapısını çalıp varsa tanıdıkları ile işleri biraz daha kolay oluyor, 'Aleviler oy vermiyor veya filana oy verecek' gibi arkasında beş kişinin dahi bulunmadığı bu tür dernekler Aleviler adına konuşuyor. Aleviler 25-30 milyonluk bir kitle. Aleviler kamil insanlar kime oy vereceklerini bilir. Aleviliği dışlayan, cemevini bile çok gören, 'Cemevi diye bir ibadethane olamaz' diyen bir siyasal akıma Alevilerin destek vermesi mümkün değil. Eğer bu akımın başında Başbakan varsa Başbakan'a da destek vermezler. Alevilerin bu seçimde Başbakan'a destek vereceklerini zannetmiyorum. Çünkü onun Alevilere verdiği hiçbir şey yok. Aleviler sandığı kesinlikle boykot etmeyecek. O bir iki maceraperestin kendilerine göre ifadeleri. İhsanoğlu'nu şahsen tanıyorum. Yaptıkları işlere baktığınızda objektif bir değerlendirme yaptığınız zaman oy verilebilecek bir kişi olarak görünüyor. Alevi kesimin İhsanoğlu'nu destekleyebileceğini söyleyebiliriz. Bunu derken ihtimalli konuşuyorum. Alevilere hiçbir zaman sevdiği saydığı bir kişi olarak, 'Şuna oy verin, buna oy verin' demeyi saygısızlık kabul ederim."

Cami-cemevi projesi hakkında da bilgi veren Doğan, "Şuan bir tane yapılıyor. Üç dört tane yapılacak bu proje kapsamında. Bu sembolik olarak, caminin de cemevinin de ibadet yeri olarak aynı değerde olduğunu ifade eden, Müslümanların kendilerini bölerek, Alevi, Sunni, Şafi olarak bölerek değil, her yerde ibadet yapabilecek. İstanbul, İzmir ve Ankara'da bu tip yerler yapılacak." ifadelerini kullandı.

'FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ BİR DİN ADAMI VE İSLAM DÜŞÜNÜRÜDÜR'

Erdoğan'ın son aylarda Hizmet Hareketi'ne yönelik söylemlerini de değerlendiren Doğan şunları söyledi: "Başbakan 11 yıl kendi altının oyulduğunu, yargı organının tamamen devre dışı bırakıldığını, kendisinin etki alanı dışında kaldığını iddia ediyorsa, polis teşkilatının emniyet güvenlik güçlerinin, ordunun, güvenlik güçlerinin eğer devre dışı kaldığını ve bu faaliyetin de sayın Fethullah Gülen Hocaefendi tarafından gerçekleştirildiği iddiası varsa 11 yılda Başbakan olarak farkına varmamışsa Türkiye'nin vay haline. Böyle bir şeyin ciddiyetine inanmak kolay değildir. Doğru değildir. Böyle bir suçlamayı günde bir kaç defa ulu orta kullanamaz bir Başbakan. Daha ciddi olması lazım. İddiası varsa yargı önünde delillerini koyar, yargı organı da gerekli cezayı verir. Ben Fethullah Gülen Hocaefendi'nin yalancı peygamber ya da bir silahlı terör örgütü lideri olduğunu düşünmüyorum. Ben onu hep bir din adamı, bir İslam düşünürü, İslam'ı kendisine göre çok iyi yorumlayan, üzerinde çok çalışmış, çalışmaya devam eden bir kişi olarak biliyorum. 15-16 yıl kendisi ile görüşmedik. 16 yıl sonra ilk temasımız ortak ibadethane alanının yapılmasıyla ilgilidir."

'GÖZALTI SÜRELERİNİN AŞILMASI DEVLETİ MAHKUMİYETE GÖTÜRÜR'

Polislere yönelik sahur vakti yapılan operasyonları da değerlendiren Doğan, "Polislere cebir, şiddet kullanmak, kelepçe takmak doğru değil. Ben o olayı doğru bulmuyorum. Kaçma şüphesi olan, psikolojik bakımdan şizofren olan tiplerde yasalar belirli tedbitleri ön görebilirler. Bunlar görevde bulunan ne yaptıklarını bildikleri karine olarak kabul edilen insanlar kendi teşkilatınızın insanları. Davet edersiniz ifadelerini alırsınız. Gözaltı sürelerinin aşılması yanlış. Bu devleti mahkumiyete götürür. Bu konuda içtihatlar var. Gözaltı süreleri lüzumundan fazla uzadığı zaman, makul bir süreyi aştığı zaman, o devleti mahkum etmeye götürür AİHM'de. Şimdi bu konularla ilgili Anayasa Mahkemesi'ne de gidilebiliyor. Anayasa Mahkemesi güzel kararlar da veriyor." şeklinde konuştu.

'500 BİN KİŞİYİ NASIL GÖZALTINA ALIYOR, ORDU KOMUTANI MI?'

Bir savcının, 'Gerekirse 500 bin kişiyi gözaltına alırız' sözlerini de değerlendiren Doğan sözlerini şöyle tamamladı: "Bu abartılı bir ifade. Bir savcı nasıl 500 bin kişiyi gözaltına alıyor. Ordu komutanı mı? Genelkurmay Başkanı mı? Bir hukukçunun bunu söylemesi yanlış."

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.