'kamu Görevlileri Acı Gerçekle Yüz Yüze Kalmıştır'

Kamu Personeli Danışma Kurulunda alınan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen kararların uygulanmasına yönelik olarak TBMM Dikmen kapısında düzenlediğimiz kitlesel basın açıklamasında, Enflasyon farkı, 4/C’lilere kadro, Emeklilikte 30 yıl sınırının kaldırılması, Sicil affı, Memura bir derece verilmesi vb. birçok başlıkta verilen sözlerin yerine getirilmesini talep ettik.

'kamu Görevlileri Acı Gerçekle Yüz Yüze Kalmıştır'



 KONCUK: KAMU GÖREVLİLERİ ACI GERÇEKLE YÜZ YÜZE KALMIŞTIR

Yoğun katılımın olduğu eylemimizde bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Kamu görevlileri bugün, Ağustos ayındaki toplu satış sözleşmesinden beri ifade ettiğimiz acı gerçekle yüz yüze kalmıştır” dedi. Koncuk, “Milletimiz yıllardır bir hayale inandırılmaktadır. İktidar, kendi çıkarları söz konusu olduğunda milli irade, demokrasi, adalet, özgürlük kavramlarına sarılmakta ama milletin gerçek iradesini yok saymaktadır.

Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl Ağustos ayında bir toplu sözleşme faciası yaşandı. Bazı sözde sendikalar, çalışanlarımızın birikmiş binlerce sorunu ortadayken iktidarla gizlice anlaşıp kamu görevlilerini masada sattılar. Her olayda milli iradeden bahsedenler, toplu sözleşme görüşmelerinde memurların iradesini hiçe saydılar ve kendi nefislerine yenik düştüler.

Memurların iradesi 2014 yılı için 123 lirayı, 2015 yılı için ise %3+3’ü kabul etmezdi. Milletin iradesi, emekliyi, memuru, dul ve yetimi ekonomik karanlığa sürükleyecek bu rezalete onay vermezdi ama iktidarın iradesi ve sözde sendikaların şahsi çıkarları, milletin iradesini yok saydı.

Kamu görevlileri bugün, Ağustos ayındaki toplu satış sözleşmesinden beri ifade ettiğimiz acı gerçekle yüz yüze kalmıştır. 

Yılın ilk üç ayında enflasyon %3,6 olarak gerçekleşti.

Gıda fiyatları üç ay içinde %8,5 zamlandı. 

Benzin 5 lirayı aştı.

Peynir, zeytin, fasulye, pirinç el yakıyor, patates lüks tüketim haline geldi.

Toplu sözleşme tiyatrosunun figüranı malum konfederasyonun, memurlara reva gördüğü 123 TL’lık zam da 3 ayda eridi.  Ekonomi iyi yolda, istikrar sürüyor, enflasyon düşüyor masalı, çarşı pazardaki gerçek fiyatlarla kâbusa dönüştü. 

Milletimizin en çok tükettiği 47 temel gıda ürünü baz alındığında fiyat artışı yüzde 10,5’i; 17 temel sağlık hizmetinde ortalama yıllık fiyat artışı %69’u bulmaktadır. Dört kişilik ailenin zorunlu harcamaları son bir yılda tam 310 lira zamlandı.

Buna rağmen memurlara 2014 yılı için 123 lira, 2015 için ise %3+3 zam yapılması öngörüldü; bu da yetmiyormuş gibi memurun enflasyon farkı dahi ellerinden alındı. 

2014 yılında çocuk parası, aile yardımı, doğum, ölüm yardımları, ek ödemeler, ek dersler, fazla mesai ücretleri ve tazminatlar artmadı. Bugün memurun eline geçen zam, yılın ilk üç ayında gerçekleşen enflasyonunun bile altındadır.

Gerçekler ortadayken, malum pazarlamacı konfederasyonun da eşlik ettiği masa başı oyunlarıyla memurlarımız, 2015 yılı sonuna kadar devreden çıkarıldılar. 

Satış sözleşmesine imza atıp, memurları ekonomik ateşin ortasına atan malum konfederasyon ise bu durumda dahi memurların haklarını korumayı akıl edemiyor, ağa babalarının pisliklerini temizlemeye, onları aklamaya çalışıyor” dedi.

 

KONCUK: VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASINI, ATILAN İMZALARA SAHİP ÇIKILMASINI İSTİYORUZ 

“Türkiye Kamu-Sen dün de meydanlardaydı; bugün de meydanlarda” diyen Genel Başkan İsmail Koncuk, “Memurların haklarını masa başı oyunlarıyla budayan malum konfederasyon ve yetkililer, bugün neredeler?” diye sordu. Koncuk, “Bugün memurlarımız ve emeklilerimiz acı gerçekle karşı karşıyadır. Toplu sözleşmenin kanunen sonlanmasına daha 23 gün varken, görüşmelerin 7. gününde, 3 toplantı sonunda yaşanan hezimetin mimarları, Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda birçok sorunun çözüleceğini dile getirdiler ve yine milyonlarca vatandaşımıza umut dağıttılar.     Aradan geçen aylar, hatta yıllara rağmen bir arpa boyu yol alınamadı.

Yapılan her toplantı sonrasında karar altına alınan konular, adeta suya yazıldı; toplantı sonrasında silinip gitti. Milyonlarca vatandaşımız, iradelerinin tecelli etmesini ve sorunlarının çözülmesi için bir adım atılmasını beklemektedir.

Her toplantı sonrasında umut dağıtarak, her basın açıklamasında milyonlarca kişiyi beklenti içine sokarak iktidarını sürdürmeye çalışmak zulümden başka bir şey değildir. Masada verilen sözleri unutmak, yapılan açıklamaları yok saymak hangi dürüstlüğün, hangi adaletin, hangi iradenin düsturudur?

Söz verdiniz:

Zamlar altında ezilen memur ve emekli enflasyon farkı bekliyor.
2005 yılından sonra göreve başlayanlar bir derece bekliyor.
Milyonlarca memur disiplin cezalarının affedilmesini bekliyor.
Yardımcı hizmetler sınıfındakiler ek gösterge bekliyor. Tüm memurlar köhneleşmiş ek gösterge ve özel hizmet tazminatlarının yeniden düzenlenmesini bekliyor.
Memurlarımız emekli ikramiyelerindeki 30 yıl sınırlamasının kaldırılmasını bekliyor.
Mahkeme çalışanları fazla mesai ücreti verilmesini bekliyor.
4/C’li personel, insanlık ayıbının kaldırılmasını ve kadroya geçirilmelerini bekliyor.
Öğretim elemanları ücretlerinin iyileştirilmesini bekliyor. Akademik zam artık kuru bir söz olmaktan çıkmalı, hayata geçmelidir.
İş ve meslek danışmanları, atama sözünün yerine getirilmesini, düşen maaşlarının yeniden eski seviyesine getirilmesini bekliyor.
AFAD çalışanları sağlam bir yönetmelik istiyor, özlük haklarının düzeltilmesini bekliyor.
Üniversite mezunu işçiler memur kadrosuna atama bekliyor.
Şefler, adalet bekliyor.
Taşeron işçiler, mağduriyetlerinin giderilmesini bekliyor. 
Ölmeden mezara sokulan, emeklilikte yaşa takılanlar bir umut bekliyor.
Biz biliyoruz ki, bütün bu düzenlemeler Başbakan’ın iki dudağının arasındadır. Başbakanın iradesi, milyonların iradesinin üzerinde olmamalıdır. Kaçamazsınız. Kaçamayacaksınız. Umut dağıtıp milyonlarca çalışanın hayalleriyle, gelecekleriyle oynayamazsınız. Sayın Başbakan, memurun, emeklinin, 4/C’linin, işçinin umutlarıyla oynamaktan artık vazgeçin.   Bu mağduriyetleri siz yarattınız; giderecek olan da sizlersiniz.

Türkiye Kamu-Sen dün de meydanlardaydı; bugün de meydanlarda. Dün ne dediyse, bugün de aynısını söylüyor. Sizler de verdiğiniz sözün, attığınız imzanın arkasında durun.

Memurların haklarını masa başı oyunlarıyla budayan malum konfederasyon ve yetkililer, bugün neredeler?

Bugün, tatlı su demokratları ile hormonlu sendikalar, gerçekler karşısında saklanacak delik arıyorlar. Bir yılda ailenin zorunlu harcamaları 310 lira artmışken, 123 lira zamma “Evet” diyenler, memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

Hizmetlileri yok sayanlar, TÜİK çalışanı dahil tüm 4/C’lilere; vekil ebe, hemşire, imam ve aile sağlığı elemanlarına üvey evlat muamelesi yapıp kadroya geçirmeyenler,  yardımcı hizmetliyi, öğretmeni, akademisyeni, sağlık çalışanını, maliyeciyi, adliye çalışanını unutanlar,

Postacıya, ormancıya, belediye çalışanına, diyanet çalışanına kör bakanlar, Emeklileri, ek gösterge sorunlarını, ek ödeme sorunlarını, fazla mesaileri, döner sermayeleri bir kenara bırakıp, 3 gün içinde memuru masada satıp kaçanlar, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

Aylardır, memurları pembe yalanlarla aldatıp gününü gün edenler, toplu sözleşme ikramiyesini 45 liradan 60 liraya çıkardık diyerek, bir yıl sonra yapılacak artışları da sanki bugün yapılmış gibi göstermeye çalışanlar, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

“Milli iradeye saygı” kisvesi altında, milletin kaynaklarını sömürenlere yardım ve yataklık eden ama memurun iradesini yerle bir edenler, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

Her toplantıda çalışanlarımıza mavi boncuk dağıtan ama gerçekte havanda su dövenler, milletin iradesinin tecelli ettiği Meclis çatısı altına ne yüzle gelecekler?

Elbette, bu memur pazarlamacılarının hepsi bir deliğe gizlenecek ve varlık sebepleri, biricik iktidarlarının gitmemesi için, varıyla yoğuyla mücadele edecekler.

Bu anlayışın adaleti, bu kadardır.

Biz haksız kazanç istemiyoruz.

Biz verilen sözlerin tutulmasını, atılan imzalara sahip çıkılmasını istiyoruz. 

Kısacası biz hakkımızı istiyoruz.

Üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen, Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda kabul edilen yanlışları düzeltmemekte ısrar eden anlayışı protesto ediyoruz.

Memurlarımızın popülist siyasete kurban edilmesini kabul etmiyoruz.

Bilinmelidir ki, yıllardır milyonlarca çalışanı umutla bekletip, doğmamış çocuklarımızın hakkını gasp edenler, kul hakkı yemektedirler.

Biz, milli iradenin gerçek anlamda hayat bulmasını, bu feryatların duyulmasını ve verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. 

Hepinize saygılar sunuyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

TBMM Dikmen kapısı önünde düzenlediğimiz eyleme, Genel Başkanımız İsmail Koncuk ile birlikte, konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yöneticileri, Şube Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri ve kamu çalışanları katıldı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.