Kazakistan’daki Yeraltı Mescitleri Görenleri Hayran Bırakıyor

Kazakistan’ın batısında Türkmenistan, Karakalpakistan, İran ve Hazar Denizi’ne sınırı olan Mangistau eyaletine bağlı Aktav şehrinde bulunan Şopan Ata ve Beket Ata yeraltı mescitleri, görenleri hayran bırakıyor. Ülkenin en zengin petrol...

Kazakistan’daki Yeraltı Mescitleri Görenleri Hayran Bırakıyor



Kazakistan’ın batısında Türkmenistan, Karakalpakistan, İran ve Hazar Denizi’ne sınırı olan Mangistau eyaletine bağlı Aktav şehrinde bulunan Şopan Ata ve Beket Ata yeraltı mescitleri, görenleri hayran bırakıyor. Ülkenin en zengin petrol yataklarına sahip Aktav şehir merkezine yaklaşık ikiyüz elli kilometre uzaklıktaki mescitler, Ramazan'da ziyaretçileri ağırlıyor.

Sekizinci asrın başlarında Orta Asya’ya İslam’ı anlatmak için gelen Arap kökenli Hocalar grubuna bağlı Şopan ve Beket Ata, Hoca Ahmet Yesevi hazretlerinin izinden giderek İslamın yayılmasına hizmet etmiş. Hanefi mezhebi ve Maturidi akidesine bağlı olan evliyalar, hayatlarını sufi olarak sürdürdü. Evliyalar bölgesi olarak da adlandırılan Mangistau eyaletinde 362 evliyanın yaşadığı biliniyor.

Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1992'de Şopan Ata Yeraltı Mescidi restorasyonuna katılan Bazarbay Abdrahmanov, Şopan Ata adıyla tanınan zatın aslında Ahmet Yesevi'nin talebelerinden ve üçüncü halifesi olan Hakim Süleyman Ata olduğunu söyledi.

Halk arasında Şopan Ata olarak bilinen Sülayman Bağırgani’nin Hoca Ahmet Yesevi’nin nasihatı üzerine devesine binerek Harezm bölgesine irşada gittiğini kaydeden Abdrahmanov, Kul Süleyman, Hakim Süleyman, Hakim Hoca Süleyman ve Hakim Ata gibi mahlaslar kullanan Şopan Ata’nın, Hoca Ahmet Yesevi tarzında hece vezni ile yazdığı Bakırgan, Ahirzaman ve Meryem adlı kitapların önemli eserlerinden olduğunu kaydetti.

Şopan Ata Yeraltı Mescidi'nin etrafında bulanan mezarlıkta Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri'nin talebelerinin de yattığını hatırlatan Abdrahmanov, aynı yerde çok eski zamanlara ait kabirlerin de olduğunu bildirdi. Dağın içine oyularak yapılan mescitte nde 12 sınıf bulunduğunu ve Cuma namazının minber bulunan en büyük odada kılındığını vurgulayan Abdrahmanov, odalardan odalara iki kapıyla geçildiğini, üstadın huzuruna gelen talebenin görüştükten sonra Allah’a karşı olan muhabbetinin ve imanın arttığını bu yüzden de farklı bir kapıdan çıktığını söyledi. Abdrahmanov, minberin yanında da Hoca Ahmet Yesevi’den bu yana gelen asanın bulunduğunu belirtti.

Mescidin bakımını yapan ve gelen misafirleri ağırlayan Meryem Apa, ata-babalardan süregelen adetleri yaşatmaya çalıştıklarını ve mescidin yanına inşa ettikleri dinlenme alanında gelen ziyaretçilerin tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi.

Yeraltı mescidinin yanında muridlerin kaldığı yeraltı zikirhaneleri de bulunuyor. Ziyarete gelenler, eski zamanlardan kalan mezarlıkta niyetlerinin kabulü için dua edip sadaka bırakarak bölgeden ayrılıyor.

Mezarlıkta üç tip kabirle bulunuyor. Dönemin zenginlerinin yattığı mezarlar, genellikle görkemli ve büyük anıt tarzı. Müridlerin mezarları ise bel hizasında dörtgen ve sade. Mezarlıkta ayrıca Osmanlı zamanındaki mezar taşlarına benzeyen sade ve üzerinde arapça yazıların olduğu kabirlere de rastlamak mümkün.

Ziyaretçiler adet gereği önce Şopan Ata Mescidi'ni ziyaret edip dua ettikten sonra Beket Ata Mescidi’ne gidiyor. İki mescit arası yaklaşık 60 kilometre ve yol boyunca başıboş deve ve keçiler görülebiliyor.

Bir kanyon içinde yeralan Beket Ata Yeraltı Mescidi'ne yaya olarak yaklaşık iki kilometre yürüdükten sonra ulaşılıyor. Halkın çok uzaklardan gelerek ziyaret ettiği mescit, yüksek bir dağın içine oyularak yapılmış. Mescidi özellikle hastası olanlar şifa bulmak maksadıyla ziyaret ederek dua ediyor.

Şopan Ata ve Beket Ata mescitlerinin bulunduğu bölgede ziyaretçilere konaklama için kurulan tesislerde kendi soylarından gelen aileler hizmet veriyor. Özellikle Ramazan ayında ziyaretçi akımına uğrayan bu mescitlerde ziyaretçiler istedikleri kadar misafir kalabiliyor.

Türk İslam tarihinin izlerinin yoğun görüldüğü bölgede bulunan eserlerin UNESCO tarafından koruma altına alınması gerektiğini bildiren uzmanlar, aksi takdirde bu zenginliğin doğal afetler yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

Şopan Ata: Süleyman Ata ve Haki Ata’ da olarak bilinen Şopan Ata, Türkistan’da dünyaya geldi. Ahmed Yesevi hazretlerinin ileri gelen talebelerindendir. Süleyman Bağırgani olarak da bilinir. Efsaneye göre Hoca Ahmet Yesevi yetiştirdiği talabeleri toplar ve herbirinden çadırın tepesindeki delikten (Şanırak) oklarını fırlatmasını ister. Daha sonra da müritlerini oklarını bulmaya gönderirir ve buldukları yerlerde İslam’ı anlatmayla vazifelendirir. Şopan Ata, okunu Bayan adında zengin bir sığır çobanının köyünde bulur. Okun düştüğü dağın eteğine bir mescit yapar ve çevre köylerde irşat faaliyetlerine başlar. 1186 yılında vefât eden Şopan Ata’nın (Süleyman Ata) Harezm'de Bağırgan'a (Akkurgan) defnedildi.

Beket Ata: On sekizinci yüzyılda yaşayan Beket Mırzağulolı, 1750 yılında Atırav eyelatine bağlı Kulsari bölgesi yakınlarında Akmescit’te dünyaya geldi. Dört yaşında hadis ve Kuran okumaya başlayan Beket Ata, dini bilgisini artırmak için Hiva’da okumak istediğini babasına söyler. Babası da yola çıkmadan önce Şopan Ata’yı ziyaret etmesini ister. Efsaneye göre Şopan Ata mescidinde üç gün kalan Beket Ata, Şopan Ata’nın hazırladığı binekle 14 yaşında Hiva’ya gelerek Emir Timur’un yaptırdığı Şerğazı Medresesi’nde Fahraddin Pakırcan Hacı’dan ders alır. 21 yaşında eline dönen Beket Ata, halka vaaz ederek İslam’ı anlatır ve talebe yetiştirir. Yaşadığı zaman zarfında yaptırdığı yedi camiden ancak beşi günümüze ulaşmıştır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.