Kobani Olaylarında Evladını Kaybeden Baba: Devlet O Gün Olsaydı, Oğlum Ölmezdi

Diyarbakır'da yaşanan Kobani olaylarında oğlu Hasan Gökgöz'ü kaybeden Mehmet Gökgöz, " Ben devlete sesleniyorum. Devlet o gün olsaydı ve müdahale etseydi, oğlum ölmezdi, çok kişi ölmezdi. O kadar dehşet olmazdı. Kimse müdahale etmedi."...

Kobani Olaylarında Evladını Kaybeden Baba: Devlet O Gün Olsaydı, Oğlum Ölmezdi



Diyarbakır'da yaşanan Kobani olaylarında oğlu Hasan Gökgöz'ü kaybeden Mehmet Gökgöz, " Ben devlete sesleniyorum. Devlet o gün olsaydı ve müdahale etseydi, oğlum ölmezdi, çok kişi ölmezdi. O kadar dehşet olmazdı. Kimse müdahale etmedi." dedi. Diyarbakır Gaffar Okan Anadolu Lisesi 3. sınıf öğrencisi Yasin Börü'nün annesi Hatice Börü ise, olaylar duyulduktan sonra hükümetin açıklama yapmasının ve Yasin'i sahipleniyor olmasının ağrına gittiğini belirterek, " Yasin'i sahiplenmesinler. Yasin gittikten sonra, onun üzerinden konuşmasınlar. MHP'yi sevmediğim halde, o bile onlardan önce açıklama yaptı ve içime su serpti, onlardan önce konuştu. Hükümet kalkmış, mal derdinde. Hiç canlardan bahsetmiyordu." diye konuştu.

Diyarbakır'da Kobani protestolarından sonra yaşanan olaylarda 13 kişi hayatını kaybetmişti. Emniyet'in yetersiz kaldığı olaylarda çok sayıda silahlı saldırı yaşanmıştı. Olaylar sırasında kurban eti dağıtırken öldürüldüğü belirtilen lise öğrencisi Yasin Börü ile 25 yaşındaki esnaf Hasan Gökgöz'ün aileleri Cihan Haber Ajansı'na () açıklamalarda bulundu. Hasan Gökgöz'ün babası Mehmet Gökgöz, oğlunun ömrü boyunca hep hayır işleri yaptığını söyledi. Gökgöz, "Oğlum şimdiye kadar hep hayır işleri yaptı. Başka hiçbir şeyi yoktu. HDP'ye sesleniyorum, 4 yıldır Suriye'de olaylar var. Binlerce kişi geldi bir lokma ekmek bile vermedin onlara. Kürt, Arap, Ezidi ve Ermeni de vardı. Biz hepsine yardım ettik." ifadelerini kullandı.

Olay günü oğlunun kurban eti dağıtırken bir grup göstericiyle karşılaştığını anlatan Gökgöz, "Bunlarla karşılaşıyorlar onlar, oğlum ve arkadaşlarına 'Bunlar IŞİD'dir' diyor, saldırıyorlar. Vahşete bak. Oğlum bir eve sığınıyor arkadaşlarıyla. Ancak saldırganlar dama çıkıyor, perde ve iplerle sarkıtarak eve giriyor. Oğlum ve arkadaşlarını evde silahla öldürüp üçüncü kattan atıyorlar. Yetmediği gibi üzerinden arabayla geçiyorlar, molotof atıp yakmak istiyorlar, kesiyorlar. Biz kimi kesiyorsunuz onlar da Kürt. Kardeş kardeşi öldürüyorsunuz." ifadelerini kullandı.

"O GÜN DEVLET DİYE BİR ŞEY YOKTU"

Olay günü Emniyet'i 3 - 4 defa aradığını anlatan Gökgöz, aynı şekilde oğlu ve arkadaşlarının da polisi aradığını ancak, kimsenin yardıma gelmediğini belirtti. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün oğlunun katillerini şuana kadar yakalamadığını anlatan Mehmet Gökgöz şöyle devam etti: " Şuana kadar katiller yakalanmadı. Biz devletten bunu istiyoruz. Benim oğlumun katili, bir an evvel yakalansın. Her sakal bırakan IŞİD midir? Benim babam, amcam dedem 80 - 90 yaşında öldü. Hepsi sakallıydı. Ben 4 yıldır, sakal bırakmışım. Ben IŞİD mi oldum. O gün Emniyet diye bir şey yoktu. Emniyet, diyor çıkamıyordum. Yahu sen çıkamıyorsan, sen devletsin ben ne yapacağım. Elimde ne var, ne yapabilirim. Ben devlete sesleniyorum. Devlet o gün müdahale etseydi, oğlum ölmezdi, çok kişi ölmezdi. O kadar dehşet olmazdı. Kimse müdahale etmedi."

"POLİSE KATİLLERİ GÖSTERDİM POLİS "BOŞVER " DEDİ"

Oğlunun binada mahsur kaldığı haberi üzerine olay yerine gittiğini anlatan Gökgöz, bir bayan göstericinin 'Vurun bu IŞİD'dir' dediğini ve ardından silahlı saldırıya uğradığını dile getirdi. Gökgöz, " Ben yaralı olarak karakolda bekledim. Benim hastane götürmediler, sonra götürdüler. Oğlum binada esir alınmıştı, kurtarmaya gittim. Bir tane kız, vurun bu IŞİD'çidir dedi. 100 kişi, bana saldırdı. Bir pompalıyla ateş açıldı. Sırtımdan vuruldum, yaralandım. Kan gelmeye başladı. Bir genç sıktı. Ben yaralandım, beni hastaneye götürdüler. Ben sırada bazı kişileri gösterdim polislere, bunlar onlardandır dedim, polisler "boş ver" dediler. Ne yaptıysak, yardıma gelmedi. Benim oğlumun yardımına gitseydi, oğlum ölmezdi." ifadelerini kullandı.

Başbakan'a seslenen Mehmet Gökgöz, " Katili bulun. Hükümetin eli uzundur. ABD'li bayan İstanbul'da kameraların olmadığı yerde vuruldu. Katilini Hatay'da buldunuz. Onun katili bulundu, benim oğlumun katili neden bulunmasın. Cumhurbaşkanına oy verdim, beni koru dedim, ama korumadı. Korumak mecburiyetinde." şeklinde konuştu.

YASİN BÖRÜ'NÜN ANNESİ: HÜKÜMET VE DEVLET BİZİ PKK'NIN İNSAFINA BIRAKTI

Olay günü kurban eti dağıtırken saldırıya uğrayan ve hayatını kaybeden Diyarbakır Gaffar Okan Anadolu Lisesi 3. sınıf öğrencisi Yasin Börü'nün annesi Hatice Börü ise hükümet ve devletin kendilerini PKK'nın insafıyla baş başa bıraktığını dile getirdi. Anne Hatice Börü, " PKK'nın insafına bizi devlet ve hükümet baş başa bıraktı. Önce sahip çıkmadı. Polis hiç yoktu. Yardıma gidecek kimse yoktu. Polisten yardım istediler ama yok. Elinize silah alıyorsunuz, neden bu devleti korumuyorsunuz. İş işten geçtikten sonra, artık Yasin ve arkadaşları gelmez ki. Sıkıyönetim uyguladılar Yasin gelmedikten sonra, ben ne yapayım sıkı yönetimi. Olan oldu. Yasin gitti. Ağrıma giden, olaylar duyulduktan sonra hükümetin açıklama yapması ve Yasin'i sahipleniyor olması. Yasin'i sahiplenmesinler. Yasin gittikten sonra, onun üzerinden konuşmasınlar. MHP'yi sevmediğim halde, o bile onlardan önce açıklama yaptı ve içime su serpti, onlardan önce konuştu. Hükümet kalkmış, mal derdinde. Hiç canlardan bahsetmiyordu." diye konuştu.

Oğlunun kurban eti dağıtmak için kendisinden izin aldığını ve çıktığını dile getiren anne, "Bilseydim olaylar çıkacak, zaten izin vermezdim. Akşama kadar bekledim. Telefon açmadı ve gelmedi. Ben aradım, telefonu kapalıydı. Akşam oldu. Olaylar büyüdü. Balkonda onu beklemeye başladı. Bir yere sığınmış olabileceğini düşündüm. O gece bekledik. Sabah babası, karakol ve hastanele gitti bulamadı. Belki de gözaltına alınmıştır, diye düşündük. Yanında olan arkadaşlarıyla birlik hayatını kaybetti. 4 arkadaş bir eve sığınmış ve 4'ü de sağ çıkamadı." diye kaydetti.

ACILI BABA: BU OLAYI YAPANLAR BULUNSUN
Yasin Börü'nün babası Fikri Börü ise oğlunun vahşice saldırıya uğradığını belirterek, " Çok işkence yaptılar. Her tarafını ezdiler. Yerde taşlarla ezmişlerdi. Bunu çocuklara bir vahşi bile yapmaz. Halkı sokağa dökmek yazıktır. Bu gençlerin kanına sebep oluyorsun. Yapanların kimliği belli olmadı. Devletin bu zanlıları bulup, cezalandırması gerekiyor. Bu olayı yapanların da aynı şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Hapiste beslemesinler." dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.