Kpss Kursları Tel Tel Döküldü, Öğretmenler Mahçup

Memur adaylarını her ay hatırı sayılır ücretlerle sınava hazırlayan KPSS kursları ve öğretmenler, hafta sonu yapılan sınavda, bütün yıl anlattıkları konuların dışında kalan sürpriz sorularla muhatap olmuş adaylara karşı mahçup... Vicdan muhasebesi yapan öğretmenler ve kurs işletmecileri, ÖSYM'yi memur adaylarını ters köşeye yatırmak için macera aramakla eleştiriyor. Memuruz.Net'in öğretmen yazarı Ahmet Haşim Arslan, "Bir gün bunu hesabını ödeyecekler. Bu dünyada olmasa da emin olun öbür dünyada" diyerek, sınavla ilgili değerlendirmesini sizlerle paylaştı.

Kpss Kursları Tel Tel Döküldü, Öğretmenler Mahçup



 Müfredatta olmayan ve sürpriz yerlerden çıkan KPSS 2014 soruları sadece memur adayları arasında değil KPSS kursları ve öğretmenler arasında da şiddetle tartışılıyor. KPSS adaylarını her ay hatırı sayılır ücretlerle sınava hazırlayan kurslar ve öğretmenler, bütün bir yıl anlattıkları konulardan değil de farklı alanlardan sorular çıktığı için memur adaylarına karşı mahçup… Resmi ya da gayrıresmi hiçbir sorumlulukları olmadığı halde KPSS adaylarının düşürüldüğü bu durum karşısında vicdan muhasebesi yapan öğretmenler ve kurs işletmecileri bilhassa ÖSYM‘ye kızgın. Memur adaylarını ters köşeye yatırmak için macera aramakla eleştirilen ÖSYM‘ye eleştiri oklarını yönelten öğretmenlerden biri de Memuruz.Net Yazarı Ahmet Haşim Arslan… İşte Arslan’ın KPSS 2014 mağdurlarını değerlendirdiği o yazısı…
 

Öğretmen Ahmet Haşim ARSLAN

Herkes “önemli olan sıralama” diyor.

Bu bir sıralama sınavı; “zor olan herkese zor” deniyor ama hiç kimse sınavdan çıkan insanların öğleden sonraki sınava nasıl bir psikolojiyle girdiğini bilse de dile getirmiyor!

Cumartesi günü yapılan 2014 KPSS sabah oturumu, öğleden sonra yapılan ve tüm eğitimcilerin kolay diye tabir ettiği Eğitim Bilimleri sınavında olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuş ve birçok öğrenci (öğretmen) arkadaşın kâbusu olmaya devam etmiştir.

Her sene kendi eşim de bu sınava girer, özellikle son iki yıldır bu sınava ciddi bir şekilde kursa giderek hazırlanıyor. Yani bu insanların nasıl bir psikolojide ve durumda bu sınava hazırlandığını çok iyi biliyorum.

6 yaşında bir kızım var ve çoğu zaman annesine “Anne, yine mi ders çalışıyorsun, ne zaman oyun oynayacağız” diyerek ağladığını beni ve annesini gizlice ağlattığını çok iyi biliyor musunuz?

Bir öğrenci kardeşimin “Bu sınavda da atanamazsan seninle evlenmemiz mümkün değil” dediğini,

Başka bir öğrenci kardeşimin çocuğunun oyuncakçının önünden geçerken istediği oyuncağı maddi imkânsızlıktan dolayı alamadığını,

“Hocam ben bu sınavı çocuğuma istediği oyuncağı için kazanmak istiyorum” dediğini biliyor muydunuz?

Bu nedenle ben de onunla sabah sınava giderim ve destek olmak için sınavın sonuna kadar onu beklerim, tıpkı diğer eşler gibi tıpkı diğer babalar anneler gibi tıpkı diğer nişanlılar, sevgililer gibi…

İnanın, bu insanlar tıpkı benim eşim gibi evdeki çocuğunu sabah sınava gitmek için annesine bırakıyor, yan komşusuna bırakıyor, bırakacak kimsesi olmayanlar çocuklarıyla birlikte sınav yerine geliyor ve hiç tanımadığı bir insana, bir yabancıya canını evladını emanet ediyor.

Bunlar benim gözlemlerim sadece.

Belki de benim göremediğim nice iç acıtan durum var ama hiç kimse bu manzarayı fark etmiyor, fark etmek istemiyor.

Bu insanların umudu olan bu insanları umudunu kırmak hangi vicdana sığar, bu insanların hayallerini yıkmak hangi insanlığa sığar, bu insanların duygularıyla oynamak, bu insanların seslerini kısmak, bu insanların emeklerini çalmak (Evet, doğru duydunuz emek hırsızlığı yapmıştır ÖSYM!), bu insanların psikolojilerini al üst etmek hangi insanoğlunun hakkıdır.

Bunu kendilerine hak olarak görenler, bir gün bunu hesabını ödeyecekler, bu dünyada olmasa da emin olun öbür dünyada bunun hesabını verecekler.

Şimdi soruyorum size; Bunun hesabını kim verecek?

Soruların önceki yıllarla benzerlik gösterdiğini söyleyen KPSS kursları, öğretmenler mi? (Ben de öğrenci arkadaşlarıma bu önerileri veren bir öğretmenim)

Sınavda özellikle sabah oturumunda soruları yapamayan öğrenci arkadaşlar mı yoksa fantezi yapmaya çalışan, egoları kendi bedenlerinden şişik/büyük olan ÖSYM’in sınav komisyonu mu?

Sorunun cevabı aslında çok basit… Ama ülkemizde hiçbir kurum, devletin diğer kurumları da dâhil eleştirileri dikkate alıp özür dilemeyi beceremiyor, beceremiyoruz.

Düşünsenize ÖSYM öyle bir sınav yapıyor ki özellikle tarih sorularını öyle bir hazırlıyor ki bugüne kadar hiç böyle bir soru tarzı görülmemiş.

Ben şahsım adına bunca yıldır eğitimciyim, büyüklerimden de hep şöyle öğrendim: ÖSYM soruları öğrenciler çözsün diye sorar ama ÖSYM amacını aşmış durumda. Amiyane bir tabir olacak ama ÖSYM artık öğrenciyi nasıl ters köşeye yatırım düşüncesiyle hareket ediyor.

ÖSYM, şimdi sana sesleniyorum: Senin işin insanları aldatmak değil, senin işin siyasi otoritenin yalakalığını yapmak değil, senin işin emek çalmak değil (insanların yıllarını çalıyorsun) bir an önce kendine gel ve işini yap!…

 

Ahmet Haşim ARSLAN

Memuruz.Net Yazarı (Öğretmen)

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.