Meb Ve Anayasa Mahkemesi!

Bugün eski bir arkadaşımı ziyaret için İdare Mahkemesinin yolunu tuttum. İdari hakimlik sınavını kazandığında çok sevindiğim, sonrasında kaymakamlık sınavını kazanıp hakimlik mi? kaymakamlık mı? tereddüdüne düşen arkadaşım hakimlikte karar kılmıştı.

Meb Ve Anayasa Mahkemesi!



 Bu seçiminde bizim de telkinlerimizin etkili olduğu bir gerçekti. Ne yapacaktı ki kaymakam olup? Hakim olmuştu, bağımsızdı, yaptığı işte torpil işlemeyecek, kimseden tavsiye ve telkin almayacak, hukukun üstünlüğüne inanacak ve vicdani kanaatlerine göre karar verecekti.
 
İdare Mahkemesine girince koridorlardaki kalabalık dikkatimi çekmişti. Veznenin önünde kuyruk oluşmuştu. Bu zamana kadar görmeye alışık olmadığım bir durumdu bu... Üst kata çıkmış arkadaşımın odasında soluğu almıştım. Oda; küçük, gösterişsiz içinde iki masa bulunan bir odaydı. Birbirimize sarıldığımızda şakalaşmadan da geçemedim. Kaymakam olsaydın bu odanın 4 katı bir odada tek başına otururdun dediğimde. Masasının üstünü göstererek "bu dosyaları görüyor musun hepsi 2 gün içinde geldi. İyi ki kaymakam olmamışım bak bu dosyaların hepsi öğretmenlere ait ve hukuku son sığınakları görmüş yapacak son şeyleri buraya başvurmak olduğu için gelmişler" dedi. Masasının üstünde 50 ye yakın dosya vardı. Koridordaki ve vezne önündeki kalabalıktan bahsettiğimde onların da öğretmenler olduğunu düşündüğünü söyledi. Genel anlamıyla haksızlığa uğrayan bir insanın haksızlığını önlemenin ne kadar mutluluk verdiğinden bahsetti.
 
Okul idarecilerinin görevden alınma sürecini, çıkarılan kanunu, Anayasa Mahkemesi sürecini yakından bildiğimden durumun önemini anlayabilmiştim. Evet, dosyaların birçoğu Anayasa Mahkemesine götürülme talepliymiş. Anılarımızdan bahsettikten sonra hak ve adalet bekleyen insanların biran önce kararlarına ulaşması temennisiyle odadan ayrıldım. O kalabalık yine koridorda ve vezne önündeydi sadece yüzler değişikti. Anlaşılan o ki sadece bu mahkemeye yüzlerce dava açılmıştı.
 
İş yerime dönerken aklımda bir çok soru dolaşıyordu cevabını bulamadığım. Anayasa Mahkemesi kararını ne zaman verecek ti? Ya eğitimciler durumun önemini Anayasa Mahkemesine iletebilmişler miydi? Sendikalar, eğitimciler, mektup, mail, faks vb. ulaşmışlar mıydı Yüce Mahkemeye?  Anlaşılan o ki insanlar perişan edilmişti geç gelen adalet, adalet miydi? Sınav kazanıp atanan bir çok eğitim yöneticisi görevden alınmış onların yerine o sınavlarda bir kez bile başarılı olamayan fakat dayıları sayesinde yönetici olanlar gelmişti. Kariyer ve liyakat bu muydu? Kul hakkı neydi? Müslüman kul hakkı da yemezse hata nerdeydi? Yada Müslüman kime denirdi ki?  Ya bunlar benim çocuklarımın da başına gelirse diye düşünürken irkildim. İrkilmemle beraber bu can sıkıcı sorulara ve bulamadığım ve bulamayacağım o cevaplara veda ettim şimdilik kaydıyla.
 
Ahh! bu sorular bazen beni dünyadan koparıyor... Ya cevaplar? Yok ki. Ne diyeyim tek temennim Anayasa Mahkemesinin eğitim yöneticilerini şartsız kuralsız görevden alan bu kanun hakkında biran önce karar vermesi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.