Medeniyetimizle Barışık Müfredata İhtiyaç Var

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer, “Türkiye'de resmi ideolojinin dayattığı ve bilimsel geçerliliği olmayan müfredatın gelecek nesillerin yetişmesinde büyük bir problem olarak duruyor. Artık medeniyetimizle barışık bir müfredata ihtiyaç var” dedi.

Medeniyetimizle Barışık Müfredata İhtiyaç Var



 Eğitim-Bir-Sen kardeş sivil toplum kuruluşlarıyla iftar programı gerçekleştirdi.
 
Programda konuşan Özer, müfredat üzerine yoğun bir çalışma sürdürdüklerini ifade ederek, şunları söyledi: “Son zamanlarda özellikle üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi müfredat. Eğitime Bakış dergimizin son sayısını bu konuya ayırdık. Bundan sonraki yapacağımız çalışmalar ağırlıklı olarak müfredat konusu olacak. Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde duran en önemli konulardan bir tanesi müfredattır. Bu konularda neler yapılabilir, müfredatı nasıl daha milli hale getirebiliriz, bu müfredata bağlı olarak yazılan kitapları milletin ihtiyacına cevap verecek hale nasıl getirebiliriz bunun çalışmalarını yapıyoruz. Ders kitaplarındaki yanlışlıklar, ders kitaplarındaki hatalar, ders kitaplarında bizim değerlerimizle uyuşmayan içerik ve resimler hala duruyor. Müfredat tam olarak istediğimiz, arzu ettiğimiz düzeye gelmiş değil. Bu konuda eğitimle ilgili bütün kurumların akıl yürütmesine ihtiyaç var.”

Biz Tarafsız Olamayız

 
Gazze şu anda ateş altında, ölü sayısı 200'ü geçtiğini, yaralı sayısının ise 1200'den fazla olduğuna vurgu yapan Özer, şöyle konuştu: “Katliama nasıl dur deriz bunun kaygısını, sancısını yaşıyoruz. Orada bir zulüm var ve biz buna kayıtsız kalamayız. ‘Biz tarafsız olmalıyız' diyenlere sesleniyorum, burada tarafsız kalamayız. Buralar Osmanlı'dan kalan mirastır. Bizim için İstanbul ne ise Bağdat, Şam, Gazze hepsi aynıdır”

 
Türkiye'deki sivil toplum örgütleri olarak Türkiye'deki Müslümanlar olarak Gazze'deki katliama tarafsız kalmanın asla mümkün olmayacağını belirterek, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Tarafsız olamayız Filistin bir parçamız, Gazze bizim bir parçamız, Suriye zaten bizim parçamız, Kudüs ilk kıblemiz dolayısıyla buralarda tarafsız kalmamız asla mümkün değil. Suriye'de tarafsız kalmamız mümkün değil, Suriye bundan seksen sene önce bizim toprağımızdı, Irak bizim toprağımızdı, Bağdat bizim toprağımızdı oralarda hala bizim izlerimiz var. Dolayısıyla eğer oralarda Amerika dolaşıyorsa, İngiltere dolaşıyorsa, Fransa, Almanya oralarda dolaşıyorsa bizim oralarda haydi, haydi dolaşma oralarda hak iddia etme hakkımız vardır. Ümit ediyorum önümüzdeki süreçte yine devletimizin de katkılarıyla hükümetin yapacağı budaki önemli adımlarla Gazze'deki Filistin'deki kardeşlerimizin yeniden güvenliği sağlanmış olur. Özellikle Müslümanların orada biraya gelip bir birlik hükümeti kurma niyetleri ortaya çıktıktan sonra İsrail'in bir takım bahanelerle orayı bombalaması işgal etmesi var. Biz bu oyunu biliyoruz. Onların sürekli olarak dünya kamuoyunu kandırdığını ve yalan söylediğini biliyoruz. Bunların taktiğini, yalancılıklarını, üçkâğıtçılıklarını kamuoyunun dikkatine sunmalıyız.”

Türkiye'deki Örgütler En Büyük Gücümüz

 
Eğitim-Bir-Sen'in 81 il ve 850 ilçenin tamamında örgütlü olduklarını ifade eden Özer,  “60.000 okul ve Türkiye'nin bütün üniversitelerinde temsilcilerimiz var. Dolayısıyla buradan, hadi bakalım dediğimiz andan itibaren on beş dakika içerisinde Türkiye'nin her tarafında ulaşma imkânımız oluyor, bu gücümüzü diğer kardeş sivil toplum örgütlerimizin gücü ile birleştirerek hizmete dönüştürmek hepimizin görevi” diye konuştu.

 
Vesayeti Deşifre Etmek İçin Sendikacılık Yapıyoruz

 
15 Mayıs 2014 tarihi itibariyle 280.000 kişiye ulaşarak Türkiye'nin en büyük memur sendikası ve sivil toplum örgütü olduklarını söyleyen Özer, konuşmasına son olarak şunları söyledi:  “Konfederasyonumuz Memur-Sen'in ise 762.000 üyesi var. Memur-Sen Türkiye'nin en büyük konfederasyonu, bizde en büyük sendikasıyız. Kuruluş amacımız eğitim çalışanlarının özlük hakları, sosyal hakları, ücretleri konusunda haklarını korumak, kazanmak ve daha ileriye taşımaktır. Ancak bizim sendikamızın kuruluşunun bir amacı daha var. Sendikamız Kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan abimize, ‘niçin sendika kuruyorsun' diye sorulduğunda, ‘biz ve vesayeti deşifre etmek için sendikacılık yapıyoruz, sendikayı bu yüzden kurduk' diyerek aslında bizim sendikacılığımızın ne maksatla kurulduğunu, hangi hizmetleri yapması gerektiği konusunda bize ufuk açmış ve bizde bu doğrultuda sendikacılık yapıyoruz. Biz öteden beri ve Türkiye'nin kök sorunlarının çözülmesi ve konusunda çalışmalar yaptık. Öteden beri darbelere, darbecilere karşı durduk, sivil bir anayasanın yapılması konusunda yoğun çalışmalar yaptık. Ülkemizin kaosa sürüklenmek istendiği dönemlerde kardeş sivil toplum örgütleriyle beraber ortak akıl mitingleri düzenledik. Türkiye'de bir anlamda ortak bir değeri ve direnişi oluşturmaya gayret gösterdik.”

Programa, İlim Yayma Vakfı, Önder Vakfı, Ensar Vakfı, Yeni Dünya Vakfı, Hayrat Vakfı, Server Vakfı, Anadolu Platformu, Şehir ve Medeniyet Vakfı, Birlik Vakfı, Yunus Emre Vakfı yöneticileri katıldı. Sivil toplum kuruluşu yöneticileri, kurumlarının yaptıkları faaliyetler hakkında kısa bilgi verdi.
 
mebpersonel.com

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.