Memur-sen Ne Kadar Adil?

MEMUR-SEN NE KADAR ADİL?

Memur-sen Ne Kadar Adil?



İktidara yakınlığı ile eleştiri oklarının hedefi olan Memur-Sen’in, her geçen gün kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan’ın “Bizden olmayanların hakkını da korumamız lazım” anlayışından uzaklaştığını söyleyen Turabi Gözüpek, sendika yöneticilerine can alıcı sorular sordu.
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in kurucusu rahmetli Akif İnan, 60 yıllık ömrünün büyük bölümü hakkın, hakikatin hâkimiyeti için verilmiş bir mücadele ile geçti.

Onlar, dönemlerinde, bu günkü gibi devletin veya iktidarın imkânlarından yararlanmaları söz konusu olmayan, sayıları az ama inanmış, adanmış insanlarla yola devam ediyorlardı.

Bu gün üye sayısı 1 milyona yaklaşan Memur-Sen ailesinin en azından yöneticilerinin düşünmeleri gereken bir hakikat var:
Memur-Sen, Mehmet Akif İnan’ın, uğruna bir ömür adadığı davasına, çizgisine sadece sözde mi bağlı; yoksa o ruha yakışır bir erdemin teşkilatlarının hücrelerine kadar işlediğinden bahsedilebilir mi?
Ne diyordu Mehmet Akif İnan, “Biz sadece bizim gibi düşünenlerin değil, bizim gibi düşünmeyenlerin de hakkını savunmak zorundayız.”
Erdemli, hakça, adil ve Müslüman’ca bir duruş…
Elinde güç yokken sergilenen o duruş, şartlar değişince neye evirildi?
Kendisiyle aynı mahalleden insanların iktidarda oldukları bu gün Mehmet Akif İnan yaşasaydı acaba nasıl bir duruşa sahip olurdu?
Fikriyatının tek referansının “İslam” olduğunu bildiğimiz Mehmet Akif İnan, acaba bizden oldukları gerekçesiyle bu günkü iktidara karşı bu kadar toleranslı olur muydu?
Dindar Müslümanlar, cumhuriyetin “öz vatanında parya” kabul ettiği garip insanlardı.
Bu sebepten dolayı çok zulüm gördüler.
Şimdi, devran değişti.
Artık iktidarda, kendi mahallelerinden kendileri gibi düşünen ve yaşayan insanlar var.
Acaba, İslam’ın, hayatın her alanını düzenleyen bir yaşam tarzı öngördüğünü iddia eden ve varlık gerekçelerini de inançlarının emri olduğu iddiasına bağlayan Memur-Sen ailesi, bu büyük iddianın hakkını ne ölçüde veriyor?
Acaba “Mazlumken sahip olduğumuz erdemi, güçlüyken tatbik etmemiz gerekir. Biz, bizden olmayanların da emin oldukları bir camia olmak zorundayız.” anlayışıyla mı hareket ediliyor? Yoksa, "Bize yapılan haksızlıkları ve adaletsizliklerin rövanşını alıncaya kadar hak, hukuk, adalet ve erdemi bir köşeye bırakalım. Sonra düşünürüz”  şeklinde mi düşünüyorlar?
Bu soru, büyüdükçe varlığının sebebi olan mefkureden uzaklaşan Memur-Sen’in gündeminde olması gereken hayati bir problemdir.
Acaba konfederasyon ve bağlı sendikaların gündeminde bu hayati soru ve sorun var mı?


kamuhavadis

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.