Mesele Teog Değil, Sistemin Kendisi

Eğitimde fırsat eşitliği sunmadan, ülkenin her yerindeki her okulda eşit nitelikte eğitim vermeden, söz konusu seçme ve yerleştirme sisteminin herkes için adalet sağlayacağı düşüncesi gerçekçi değildir.

Mesele Teog Değil, Sistemin Kendisi



Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemiyle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) ortaya koyduğu yeni taslağın, bir önceki yıl yaşanan tartışmaları ve zihin karışıklığını gidermek veya azaltmak adına hazırlandığı şüphesiz. MEB, geçen tercih ve sınav sistemine ilişkin pratikte yaşanan sorunların giderilebilmesi için şimdi sistemde yeni düzenlemeler yapma yoluna gidiyor. Ancak bugün yaptığımızın da aslında dün yaptığımızdan farkı yok. Yine şekil ve şartları değiştirip sistemi düzeltebileceğimizi düşünüyoruz.

Bu yıla yönelik orta öğretim kurumlarına geçiş uygulamasında yapılması planlanan değişiklikler arasında daha önce "A" ve "B" olarak hazırlanan tercih listesinin sayısının teke düşürülmesi, internet üzerinden yapılan tercih işlemlerinde "tercih butonu" uygulamasına gidilmesi, 15 yerine 25 okul tercihi yapılacak olması, nakil komisyonları oluşturulması, özel okul kayıtlarının merkezi yerleştirmeden önceki bir tarihte yapılması, özel okulları tercih eden öğrencilerin TEOG'da yüksek puan alsa dahi devlet okullarından tercih yapamayacak olması gibi bir dizi yeni düzenleme mevcut. Bu yeni düzenlemeleri tek tek irdeleyerek "faydalı veya sakıncalı" gibi bir değerlendirmeyle yol almanın bütünü gözden kaçırıp ayrıntılarda boğulmak anlamına geleceği kanaatindeyim.

Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, sistemi bütünsel olarak ele almadan yapılan her türlü değişiklik, var olan problemlerin çözülmesinin ötesinde daha da derinleşmesine yol açacaktır. Her yıl sisteme ilişkin ortaya çıkan yeni bir iyileştirme girişimi, veliler ve öğrenciler açısından endişeli bir atmosfer yaratmaktadır. Ortaöğretime geçişte son 10 yıldır sistem değişikliği adı altında denenen tüm farklı düzenlemeler (LGS, OKS, SBS, TEOG), toplumun bilinç altında "yeni sorunların habercisi" şeklinde bir algı yaratmış; velilerin ve öğrencilerin yıllar içindeki şikayetleri azalmak yerine artarak devam etmiştir.

Türkiye'nin asıl sorunu, sıralama sınavı

Şu bir gerçektir ki, dünyanın her yerinde akademik tabakanın kaymağı olarak tanımlayabileceğimiz kısım ayrıştırılır. Ama bu, ya binlerle ya yüzdelik dilimlerle anlatılan bir şeydir. TEOG'daki en büyük sorun, herkesi sınavla yerleştirmeye tabi tutmaktır.

"Bütün öğrencileri liseye yerleştirmek için neden sınav yapıyoruz?"

sorusunun yanıtını bulmalıyız. Amacımız herkesin katılımıyla bir merkezi sınav gerçekleştirmeyi başarmak mı, yoksa yapılan sınavın öğrencilere hizmet etmesi ve adil olması mı?
Türkiye'nin asıl sorununun sıralama sınavı olduğunu unutmamalıyız. Okulların kalitesi, sayısı, türünün çeşitliliği ile sıralama amaçlı sınavlara giren öğrencilerin sayısı azaltılmalıdır. Aslında yapılması gereken şey, ayrıcalıklı okullar olarak tanımlayabileceğimiz fen liseleri ve özellikli Anadolu liselerinin az sayıda olanlarının belirlenmesi, bir not baremi koyularak sınavın, yerleştirmenin sadece buralar için yapılmasıdır. Diğerleri için doğru olan ise bölge okulları olabilecek, mahalledeki en yakın okullara devam etmesidir. Sistem olarak siz herkesi yerleştirmeye tabi tuttuğunuz takdirde evinin yakınındaki okula gitme imkanı olan çocuk, puanı diğerlerinden biraz daha düşük olsa yani bir iki soru eksik yapmış olsa yine belli bir mesafedeki okula gidecek. Bunun getireceği hiçbir avantaj yok. Kaldı ki sınav merkezli bu sistem, başarı ile elde edilen yerleştirme sonucu arasında adil olmayan parametrelerle devam ettiği sürece iyileştirme adı altında yapılan her müdahale yeni, öngörülemeyen başka sorunların da kaynağı olacaktır.

Eğitimde fırsat eşitliği sunmadan, ülkenin her yerindeki her okulda eşit nitelikte eğitim vermeden, söz konusu seçme ve yerleştirme sisteminin herkes için adalet sağlayacağı düşüncesi gerçekçi değildir. "Rekabet ve yarış" ortamı, eşit olmayanlar arasında psikolojik baskı ve stres yaratmaktadır. Bu nedenle, sistem üzerinde nasıl bir değişiklik yaparsanız yapın sağlıklı olmayacaktır.

Mağduriyetler ortadan kalkmayacak

Biz, Türk Eğitim Derneği (TED) olarak belli not baremleriyle bu özellikli okulların sınavına bile giren öğrenci sayısının düşürülmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Toplumun tüm kesimlerini, daha çocuk yaşta yerleştirmeye tabi tutmak ve bunun baskısına maruz bırakmanın mantıkla izah edilebilir tarafı yoktur. Sonuç itibarıyla yine bazı düzenlemelerle, geçen yıl yaşanan büyük kaos yerine daha orta ölçekli sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Ama sorun ve bu nedenle yaşanan mağduriyetler ortadan kalkmayacaktır. Meslek lisesinde öğrenim görmek istemeyen bir çocuğun mahallesinin okulunda yer varken meslek lisesine gitmeye zorlanması demokratik teamüllere uygun değildir.

Tüm öğrencilerin bir puanlama sistemi içerisinde sıralanarak farklı kalite ve niteliklerdeki okullara yerleştirilmesinin yapıldığı bir sistemde, hangi çözüm ortaya atılırsa atılsın çare olmayacaktır.

TED olarak ortaöğretimde sıralama sınavına karşıyız. Yönlendirmenin okullarda yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bir an önce bir sistem sorunu içinde olduğumuzun farkına varmamız gerekiyor. Türkiye'de ortaöğretimde performansa dayalı bir yapıyı bir an önce hayata geçirmeliyiz.

Maalesef, bu ülkede eğitimcileri ve akademisyenleri ölçemiyoruz, bakanlığı ölçemiyoruz, yöneticileri, müdürleri, öğretmenleri ölçemiyoruz. Sadece ölçtüğümüzü iddia ettiğimiz kişiler öğrenciler. Bu nedenle de çocuklarının geleceği için endişelenen velilere "Allah yardımcınız olsun" diyoruz.

Al Jazeera

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.