Neden 10 Bin Türkçe Öğretmeni Atanmalı?

NEDEN 10 BİN TÜRKÇE ÖĞRETMENİ ATANMALI?

Neden 10 Bin Türkçe Öğretmeni Atanmalı?



Çünkü Türkçe öğretimi yetersizmiş. Bakan öyle dedi 11 Haziran daki Uluslararası Dil Eğitimi Konferansı nda. Bakanın yalancısıyım. Ben de Türkçe öğretmeniyim ancak yetersiz olduğum bir zamanı hatırlamıyorum. Bakan neye dayanarak Türkçe öğretiminin yetersiz olduğunu iddia etti onu da anlamış değilim. (Konuyla ilgili yazılarım, Türkçe Öğretiminin Sorunları ve Bakana 2. Cevabım: Dil Bilgisi Öğretiminin Sorunları başlığını taşımaktadır. İlgilenen arkadaşlarımız, Kamu Gazetesi adlı haber/kamu sayfasındaki köşemden okuyabilir.)

İkinci gerekçe; dönemin Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yanlış hatırlamıyorsam, 5.000 in üzerinde Türk Dili ve Edebiyatı mezununu Türkçe öğretmeni olarak atadı. Yani bakanlığın Türkçe Öğretmenliği okuyan/mezunlarına 5.000 den fazla kadro borcu var.

Üçüncüsü; emek sömürüsü düzeni içinde çalıştırılmak zorunda bırakılan sözleşmeli (4-B li) öğretmenlerin kadroya geçirildiği dönemlerde bakanlık, halka Öğretmen ataması yapıyoruz! yalanını söylüyordu. Aslında sözleşmeli atanan öğretmen arkadaşlarımız kendi KPSS puanlarıyla kadroya geçiyor dolayısıyla yeniden bir atama yapılmış olmuyordu. Benzer statüde çalışan 4-C li öğretmen arkadaşlarımızın sayısı Ömer Dinçer in dediği gibi 12.000 değil 60.000 e yakın… Ne kadarının Türkçe öğretmeni olduğuyla ilgili resmî veri olmasa da Türkçe ders saatine göre oranlarsak 5.000 den fazlasının Türkçe öğretmeni olduğunu söyleyebiliriz. Bakanlık 5.000 4-C li arkadaşımıza bir ayda verdiği maaşla her öğretmen atama döneminde 2.500 Türkçe öğretmeni atayabilir.

Dördüncü olarak; Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer dönemlerinden kalan ancak bir türlü ataması yapılmayan 55.000 öğretmen sözü var. Her yıl ortalama 50 branşta öğretmen ataması yapıldığı düşünülürse 55.000 i 50 ye bölersek 1100 rakamına ulaşırız ki bakanlık söz vererek borçlandığı ama atamasını yapmadığı 55.000 kadrodan ayrıca 1.100 Türkçe öğretmenliği kadrosu borcu bulunuyor.

Beşinci gerekçe, tüm lisans programları zordur ancak Türkçe Öğretmenliği bölümünün ayrı bir zorluğu vardır. Üniversite yıllarımdan hatırlıyorum da Kredi ve Yurtlar Kurumu nda etüt salonlarında Türkçecilerden başka ders çalışan olmazdı. O kadar ders çalışırdık ki etüt salonlarında sürekli ders çalıştığımız masayı parsellemiştik. Bizden başka o masada kimse ders çalışamazdı. O masalar bizim kimliğimizle özdeşleşmişti. Bu denli zor akademik süreçten geçen öğretmen adaylarının atanması elzemdir.

Altıncısı; 123 ü devlet, 73 ü özel olmak üzere ülkemizde toplam 196 üniversitede 100 İngilizce Öğretmenliği bölümü var. Ana dili becerisi kazanmamış çocuğun yabancı dilleri hızlı öğrenmesi beklenemez. Halen yabancı dil eğitimini sürdüren 90 Eğitim Fakültesi ndeki 200 e yakın yabancı dil bölümünü boşa mı açtık? Buralardan mezun olan öğretmen adayları ana dili zayıf öğrenciye yabancı bir dili nasıl öğretebilir? Merkezî sınavlarda en çok doğru sayısı ortalaması Türkçe dersine ait ancak 0 çeken öğrenci sayısı da ortada…

Yedinci gerekçe, yıldan yıla üniversite sayısı arttı o kadar ki her şehre bir üniversite kuruldu. Eğitim Fakültesi akabinde Türkçe öğretmenliği bölüm sayısında da patlama oldu. Bekleyen mezun sayısını eritemeyecek 300-500 kadro açıldı yıllarca. Ataması yapılmayan ve bu yıl yeni mezun olacak Türkçe öğretmeni adaylarının sizin ileriyi göremeyen eğitim politikalarınız sonucunda yerden bitme mantar gibi çoğalttığınız Türkçe öğretmenliği bölümlerinden mezun olacağını unutmayın. Adayları Yunanistan; Gümülcine ye, Selanik e öğretmen olarak atamayacak. Bu sorumluluk ve vebâl sizindir.

Son gerekçe ise Türkçeyi anlamayan, ana dili becerisine sahip olmayan öğrencinin diğer derslerde başarılı olması beklenemez. Sonra büyürler, her şeye bakan olurlar.

Yücel ÖNDER
Türkçe Öğretmeni
ve Türk Eğitim-Sen
Esenler İlçe Başkanı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.