Öcalan'ı Sınavda Soran O Hocayı Yanaklarından Öperim

Ankara Siyasal'da bir dersin finalinde Öcalan'ın yazdığı manifesto üzerinden Kürt hareketinin değişiminin tartışılması istendi. Bunu soran kimdi, öğrenciler ne cevap verdi, dekanlık ne dedi? Benim ne dediğim zaten belli.

Öcalan'ı Sınavda Soran O Hocayı Yanaklarından Öperim



 Akit ve (yeni çıkan benzeri) Vahdet’in hedefe koymayı görev bildiği… Hayır, hayır… Aslında sadece bu gazete görünümlü kağıt buketlerinin değil, devletimin de hazmedemeyeceği bir akademisyenle karşı karşıyayız. Yani, nasıl bir akademisyen? 10 numara. Kim? Barış Ünlü. Ankara Siyasal’da çalışıyor.
Okuyor, araştırıyor, yayın yapıyor, kitap yazıyor, düşünüyor, düşündürtüyor, soruyor ve de sorgulatıyor.
Yine öyle bir gün, yine öyle bir vesile.
Daha önce Akit’in ‘öğrencileri örgütlüyor, kaos çıkartıyor’ diye sunduğu Ünlü’yü, bu kez Vahdet ‘ele alıyor’ ve öğrencilere “PKK propagandası” yaptırıyor klasik kılıfına sokuyor.
**
Aslında olay ne?
Barış Ünlü “Ermeni ve Kürt meselesi”nin tartışıldığı seçmeli bir ders veriyor Siyasal’da. Modern Türkiye’yi anlamak için bu iki fay hattının anlaşılmasının elzem olduğu verisinden yola çıkarak 19’uncu yüzyılda özellikle Kürt siyasi hareketinin ne tür değişimler geçtiğini anlatıyor.
E doğal olarak 10 gün kadar önce yaptığı final sınavında da anlattığını soruyor.
Haber de zaten bu, yani Ünlü’nün öğrencilere sorduğu soru : “Abdullah Öcalan’ın yazmış olduğu, 1978 tarihli 'Kürdistan Devriminin Yolu Manifestosu' başlıklı broşür ile 2012 tarihli 'Ortadoğu’da Yerel Sistem İnşası Olarak Demokratik Modernite' başlıklı yazıyı, sömürge, ulus devlet, devrimci şiddet, demokrasi gibi kavramlara/olgulara olan yaklaşımları bağlamında kıyaslayınız. Bunu, arada geçen 34 yıl boyunca Dünya’da ve Türkiye’de yaşanan değişimleri ve Kürt hareketinin Kürt toplumunun yaşadığı dönüşümleri içerecek şekilde yapınız.”
**
Efendim, Öcalan’ın yazdığı ‘PKK propagandasından’ nasıl broşür diye söz edermiş? Öcalan’ın ‘manifestosunu’ öğrencilere nasıl okuturmuş? Hadi okuttun… Nasıl olur da sınavda sorarmış? Filan fıstık.
Demirtaş’ın Twitter’daki takipçilerine seslendiği biçimiyle, sözüme “Eyy şapşikler…” diye başlayıp “Kürt siyasi hareketinin dönüşümünü anlamak için Öcalan’ın yazdığı makale ve kitapları okumayıp da ne yapılacak, BİR. Devletin müzakere yaptığı, her sıkıntılı anda (6-7 Ekim 2014 Kobani olayları) yatıştırması için yardım istediği Öcalan’ın, kitabını sormak PKK propagandası oluyorsa, yüce devletimizin yöneticileri ne yapmış oluyor, İKİ…” Diye bitirmek isterim.
Bırakın çözüm süreciyle Türkiye devletinin ‘gözündeki’ durumunu, Kobani’de IŞİD’e karşı savaşmasının ardından uluslararası seviyede ‘terör örgütünden’, ‘meramı kıymetli bir örgüt’ noktasına gelmiş bir PKK’den söz ediyoruz bugün. Köhne devlet diliyle konuşmanın hiç alemi yok. (Elbette bunu varoluş sebebi köhne devlet diliyle konuşmak olan dinci gazeteler için söylemiyorum. Makul zihinleredir sözüm.)
**
Kürt sorunuyla ve özellikle Öcalan’ın düşünce pratiğiyle ilgili ne zaman bir yazı yazsam, bu konuların ne kadar da bilinmediğini görüyorum. Kürdistan’ın İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin bir sömürgesi olduğu ve çözümün ‘Birleşik Sosyalist Kürdistan’da yattığı fikri, 90’lara gelindiğinde Kürt siyasi hareketi tarafından terk edilmeye başlamıştı. Öcalan’ın 1993’te, 1997’de ve 1999’da (yakalandıktan sonra) yazdıkları hep ‘ulus devleti aştık’ minvalindeydi. Bunların Türkiye’de yaşayan bir siyasal öğrencisi tarafından bilinmesinin ne büyük önem teşkil ettiğini herhalde uzun uzun anlatmama gerek yok. Bu hareketin aldığı yol ne kadar çok kişi tarafından bilinirse, ne kadar çok kişi bu konuda entelektüel malzeme üretirse, şu anda sadece ve sadece pragmatik bir adım olarak atılan ‘çözüm süreci’ iki tarafın da tatmin olacağı biçimde nihayete erer.
Dolayısıyla dersiyle, sınavıyla bu amaca yönelik ciddi katkı sağlayan Barış Ünlü hocayı aradım ve şöyle dedim: “Bu dersi verdiğiniz ve öğrencilerinizin Türkiye’yi anlama seviyesini bu final sorusuyla ölçtüğünüz için sizi tebrik ediyor, yanaklarınızdan öpüyorum.”
Ünlü sorduğu soruya öğrencilerin nasıl yanıtladığını şöyle anlattı: "Çoğunluğu tatmin ediciydi. Kürt hareketinin 'sömürge tespiti'yle yola çıktığını, (İsmail) Beşikçi ekolünün bu noktada kalmasına rağmen Kürt hareketinin bunu aşıp  bağımsız bir devlet olma hedefini bıraktığını, bunda SSCB'nin çökmesinin, AB'nin, globalizmin ve neoliberalizmin etkisini olduğunu... Tüm bunların Türkiye’de siyasi ve sosyal hayata etkilerini yazmıştı öğrenciler."
**
Başta da söylediğim gibi Ünlü'nün bu tavrı, (yani dersi işleyiş biçimi ve final sorusu) hala bir cesaret örneği olarak algılanıyor. Bu nedenle üniversite yönetiminin nasıl tepki verdiğini sordum: "Bugüne kadar Mülkiye siyasi baskılara boyun eğmedi. Öğrencilerinin ve akademisyenlerinin gözdağı olsun diye soruşturulmasına izin vermedi. Dekanlık şimdi de arkamda. Tüm bu sebeplerden Siyasal, 1960'tan beri olduğu gibi, kurtarılmış bölge."
Siyasal'ın dekanına da, Ünlü gibi sahici akademisyenlerine de bravo.
 
Ezgi Başaran 
RADİKAL

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.