Ögretmeni Erken Emekli Eden O Görüntü

Sendika başkanları, Antalya’da 35 yıllık öğretmenin, öğrenciler sınıfta uyuduğu için mesleği bırakıp emekliliğini istemesini değerlendirdi. Başkanlar, “Bu çocukların suçu değil. Herkes suçlu. MEB bu tür olayların yaygınlaşmaması için önlem almalı” dedi.

Ögretmeni Erken Emekli Eden O Görüntü



    Antalya’da 35 yıllık öğretmenin, öğrenciler sınıfta uyuyor diye emekliliğini istemesi tartışma yarattı. Eğitim sendikası başkanları, asıl sorunun sistem olduğunu ve önlem alınması gerektiğini savundu. Sendika başkanları, “Bir kerana çekilmek doğru değil. Suçu çocuklara yüklemek yanlış, herkes suçlu. Bu yeni bir manzara değil, birçok öğretmenin yıllardır yaşadığı bir durum. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bu tip olayların daha fazla yaygınlaşmaması için hemen önlem alması gerekiyor” dedi.  Sendika başkanlarının görüşleri şöyle:

  “Bir kenara çekiliyorum” demek doğru değil
   Kamuran Karaca (Eğitim-Sen Genel Başkanı): Eğitim alanında son yapılan değişikliklerden dolay birçok sorun yaşanıyor. Geçtiğimiz aylarda da Kayseri’de bir öğrencinin öğretmene saldırması sonucu öğretmen hayatını kaybetmişti.  Eğitimci ile öğrenci arasında sevgi ve saygı çift taraflı.  Çocukların derse katılmadığı, sorumluluk almadıklarına yönelik öğretmenlerden çok şikayet var. Bu da bun benzer münferit bir olay. Öğretmenini dinlemeyen, ona itiraz, küfür eden, saldıran gençlerle karşılaşıyoruz. Ancak bir sınıfta böyle bir olayın olduğunu ilk kez duyuyorum.  Bu durumun 2 nedeni olabilir. Birincisi öğrencilerin öğretmene tepkisi, ikincisi öğrencilerin alışkanlığı. Nedenlerini araştırmadan bilemeyiz ancak öğretmenin emekliliğe ayrılması sorunların çözümüne katkı sağlamaz. Yanlış, kişisel bir karar ile eğitim problemleri çözülemez. Başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere il milli eğitim müdürlükleri var. Bizler de  iyi bir eğitim ortamı içi mücadele veriyoruz. Bu karar alınmadan önce bu paydaşlar ile değerlendirme yapılması lazımdı.  Sorunlara karşı “Bir kenara çekiliyorum” demek doğru değil.  Okullarda sınıflar kalabalık, ders araçları yetersiz ekonomik koşullar kötü, öğretmenler çok iyi değil. Çözüm bunların iyileştirilmesinde. Uzun vadeli politikalar yapılmasında. Öğrenci davranışları için başta sosyologlar, psikologlar olmak üzere herkes katkıda bulunmalı.   Çocuklar için daha fazla sosyal aktiviteye dayalı eğitimler olmalı,  velilerle toplantılar seminerler yapılmalı.
Suçu çocuklara yüklemek yanlış, herkes suçlu
Veli Demir (Eğitim İş Genel Başkanı): Öğrencilerin bu davranışı eğitim öğretimde yozlaşmanın olduğunun bir göstergesi. Bunun arkasında sosyal, ekonomik ve siyasi nedenler var. Bunlar yoksul aile çocukları. Örneğin ALO 147 hattı açıldı. İsteyen herkes veliyim diye  buradan öğretmenler hakkında aslı olmayan iddialarda bulunabiliyor. Eğitimde öğrenciler bir amaç, ideal bir meslek için okula gelmiyor, hayata karşı hedefleri yok artık. Sadece okula gidip geliyorlar. Eğitim sistemimiz laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğilimden uzak. Bu olayda suçu çocuklara yüklemek çok yanlış. Herkes suçlu. Başta iktidar olmak üzere sosyal taraflar. Öğretmenler itibarsızlaştı. Antalya’da yaşanan örnek öğretmenin düştüğü yeri gösteriyor. Burada öğrencilerin hareketinin bilinçli olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’nin farklı yerlerinde de bunlar oluyor. Bir amacı olmayan öğrenciler bunu yapabiliyor. Bundan sonra da böyle olaylar yaşanacak. Okullar eğitim öğretim yeri olmaktan çıktı. Okulda mescit zorunluğu getiriliyor sosyal alanlar yok. Burada yapılması gereken öğrencilere daha çok sosyal olanaklar tanınması.  Çocukların bir hedefi olmalı. Etrafında ne olduğunun farkında olmalılar. Çocuklara sosyal kültürel anlamda kendilerini geliştirebilecekleri ortamlar sunulmalı.
Önlem alınmalı
İsmail Koncuk (Türk Eğitim Sen Genel Başkanı): Eğitim sisteminin geldiği durum okulda disiplinsizlik olarak ortaya çıkıyor. Öğrenciler karşısındakini dinlemiyor. Öğretmen ise eğitim sistemine karşı bir protesto olarak bu kararı alıyor diye düşünüyorum. Kendini dinlemeyen öğrenciye yani sisteme verilen bir tepkidir bu olay. Hocayı kutlarım. Buradan ders çıkarması gerekenler var. Onlar da bu ülkeyi yönetenlerdir.  Tarih öğretmeni kötü anlatıyor diye öğrenciler uyumuyor, bu organize bir olay. Disiplinsizlik. Bir öğrenci uyumayacak diğerleri yatacak. Hababam Sınıfı’na benzeri bir şey söz konusu. Bakanlığın  bu tip olayların daha fazla yaygınlaşmaması için hemen önlem alması gerekiyor.  Eğitimcinin emekliliğe ayrılmasının ardında  eğitim sistemi var. Öğretmene sahip çıkılmadığı için bu yapmıştır. Bu yeni bir manzara değil, birçok öğretmenin yıllardır yaşadığı bir durum. Öğretmen öğrenci üzerinde kontrol kuramıyor. Velilerin saldırdığı, elinden yetkileri alınan, çocuğa kızmasının bile  engellendiği bir sistem var artık. Öğrencinin patron olduğu bir sistem var. Öğretmenin, öğrencinin üzerinde etkisi olmalı. Bu şekilde öğretmeleri kaybediyoruz. HÜRRİYET

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.