Öğretmenler İçin Zorunlu Hizmet Yerine “gönüllü Hizmet” Formülü!!..

Öğretmenler İçin Zorunlu Hizmet Yerine “Gönüllü Hizmet” Formülü!!

Öğretmenler İçin Zorunlu Hizmet Yerine “gönüllü Hizmet” Formülü!!..



Bugüne kadar öğretmenler için “zorunlu hizmet” kavramı mevzuatta hep oldu. Ancak yönetimde istikrar ve devamlılık sağlanmadı. Her 10 yıla bir af çıkarıldı. Bu aflar sonucunda zorunlu hizmete giden öğretmenler mağdur edildi. Birçok öğretmen ise bir hal çaresi bulup zorunlu hizmete gitmedi, aftan yararlandı. Aftan yararlananların sayısı çok olduğu için batı bölgelerinde öğretmen kadroları doldu. Doğuya giden öğretmenler 10-15 yıl zorunlu hizmet bölgesinde çalışmak zorunda kaldı.

 
Mazeret tayinleri de zorunlu hizmet dağılımının dengesini bozdu. MEB personeli diğer kurumlarda çalışan eşlere tâbi kılındı. Bu sorunun aşılması yolunda MEB ilk defa bu yıl Milli Savunma Bakanlığı ile protokol imzalayarak Asker eşi olan öğretmenlerin tayinine makul bir çözüm üretti. Aynı protokolün Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile de yapılması gerekmektedir.
(http://www.sabah.com.tr/Gundem/2014/05/06/alt-rutbeli-asker-esinin-atandigi-yere-tayin-olacak)
Özellikle öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgesine gittikten sonra geri dönemeyeceğini düşünmesi zorunlu hizmeti korkunç bir kavram gibi görünmesine sebep oldu. MEB öncelikle öğretmenlere zorunlu hizmeti tamamladıktan sonra batı illerine geri dönüş için garanti vermelidir. Bu garanti yönetmelik ile değil, kanun ile verilmelidir. Bu olumsuz psikolojik algı ancak bu şekilde kırılabilir.
 
TEHDİT YERİNE “TEŞVİK”...
 
Zorunlu hizmete özendirme konusunda tehdit içerikli yaklaşım bırakılmalı ve teşvik sistemine geçilmelidir. Öncelikle öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgesine neden gitmek istemedikleri ciddi bir şekilde araştırılmalıdır.
Bu sebepler genel olarak 5 başlıkta toplanmaktadır.
 
Zorunlu hizmete gittiğinde geri dönememek.
Zorunlu hizmet bölgesinde geçimin ve ulaşımın zor, kiraların yüksek olması
Zorunlu hizmet bölgesinde öğretmen çocuklarının eğitim imkanının azalması
Can güvenliği meselesi
 
Mevcut görev yaptığı yerdeki sosyal çevreyi kaybetmek istenmemesi, aile bağları.
Bu beş başlıkta sıraladığımız sorunlar çözüldüğünde ya da azaltıldığında öğretmenlerin isteyerek zorunlu hizmet bölgesine gidecekleri, verimli bir şekilde hizmet edecekleri aşikardır. Özellikle ilk iki madde çok önemlidir. Öğretmenlere zorunlu hizmetleri bittikten sonra tercihleri doğrultusunda tayin güvencesi kanun çıkartılarak verilmelidir.
 
Zorunlu hizmet bölgesinde ulaşım, kira, iaşe giderlerinin çok yüksek olduğu bilinmektedir. Bazı bölgelerde aylık kiralar 1000 tl. civarlarındadır. Bu yüzden öğretmenlere uçak biletleri konusunda %50 devlet indirimi sağlanmalı ya da ücretsiz bilet imkanı sağlanmalıdır. Öğretmenlerin tatillerde ve bayramlarda ailelere ulaşımı bu şekilde kolaylaşacaktır. Hakkari'den bir öğretmen 1 saatte İstanbula 50 tl ücret ile gidebiliyorsa mesafeyi neden sorun etsin ki? Şu an bir otobüs Hakkari'den İstanbul'a kişibaşı 130 tl ücretle 20 saatte gidebiliyor. Dört kişilik bir ailenin ödeyeceği gidiş-dönüş ücretini ve zahmeti düşünmek bile istemeyiz.
 
O zaman çözüm nedir?
 
Öğretmenlere zorunlu hizmetleri bittikten sonra tercihleri doğrultusunda tayin güvencesi kanun çıkartılarak verilmelidir.
 
Ulaşımda gerekli indirimler ve kolaylıklar sağlanmalıdır. (Yılda en az 2 defa ücretsiz gidiş dönüş bileti sağlanabilir, Ulaştırma Bakanlığı işbirliği ile indirim sağlanabilir.)
 
Zorunlu hizmet bölgesine giden öğretmene görev süresinin ilk dört yılı ile sınırlı olmak üzere aylık 700 tl zorunlu hizmet tazminatı ve 400 tl kira yardımı ödenmelidir. Dört yıldan fazla kalanlara ve çalıştığı zorunlu hizmet bölgesi kendi memleketi ya da eşinin memleketi olanlara bu ücretler ödenmemelidir.
Bazı “maliyeci” yaklaşımlar bu teşviklere bütçe ve maliyet açısından bakıp karşı çıkabilecektir. Bu konuda eğitimci yaklaşımı daha doğru olacaktır. Bu teşvikten 100.000 öğretmen faydalansa yıllık maliyeti yaklaşık 1.6 milyar tl olacaktır. [(1300 tl * 12)* 100.000] Bu da karşılanamayacak bir gider değildir. Getirisi ve verimliliği maliyetinin çok üzerinde olacaktır. Güvenlik personelinin benzeri tazminat ve teşvik ödeneklerinden faydalandığı düşünüldüğünde öğretmenler için de makul bir öneri olduğu daha bariz görülecektir.
Öğretmenlik ve eğitim bir gönül işidir. Neşet ERTAŞ'ın dediği gibi, “Gönülsüz bahçenin gülü derilmez”. Bu sebeple öğretmenler zorunlu hizmete gönderilmemeli, gönüllü olarak ve tercih ederek gitmesi sağlanmalıdır.
Zorunlu hizmet dışında rotasyon mutlaka olmalı. Bir görev yerinde belirli bir süre çalışan öğretmenler tercihleri doğrultusunda, kadro ve özlük hakları korunarak yer değiştirmelidir. Yer değiştirmeyi teşvik için farklı iller ve hizmet bölgeleri arasında becayiş imkanı ivedilikle sağlanmalıdır.

Aras DAĞLI
Eğitim Yöneticisi
Kamuajans.com

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.